Kaynak Suları Harcının tahsil edilmemesi.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda:
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu hükümleri uyarınca tahsil edilmesi gereken Kaynak Suları Harcının tahsil edilmemesi dolayısıyla kamu zararına neden olunduğu iddia edilmişse de,
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 63’üncü maddesinde,
“Özel kaplara doldurup satılacak olan kaynak sularının (işlenmiş sular dâhil) belediyelerce denetlenerek hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaret konulması, Kaynak Suları Harcına tabidir.” hükmü yer almakta olup aynı Kanun’un 64’üncü maddesinde de, harcın mükellefinin kaynak sularını özel işaretli kaplara doldurup satanlar olduğu belirtilmektedir.
Aynı Kanun’un 66’ncı maddesinde,
“Kaynak Suları harcı, bu suların satışı arzı için kaplara doldurulmasına müteakip, kaplar üzerine özel işaret konulması sırasında bu işi yapan Belediye’ye makbuz karşılığı peşin olarak ödenir. Başka bir Belediye sınırları ve mücavir alanlar içerisinde satışa arz edilen Kaynak Sularından ikinci bir kez harç alınmaz.” hükmü yer almaktadır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 5’inci maddesinde, “Büyükşehir belediyelerinin sınırları, il mülki sınırları, ilçe belediyelerinin sınırları, bu ilçelerin mülki sınırları” olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un 7/r maddesi ile “kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak.” Büyükşehir belediyesinin görevleri arasında sayılmış, dolayısı ile kaynak suları harcından bahsetmeyip kendisinin kaynak suyu çıkarıp pazarlamasından bahsetmiştir.
Aynı Kanun’un 23’üncü maddesinde büyükşehir belediyelerinin gelirleri sayılmış, maddenin (d) bendinde,
“Büyükşehir belediyesine bırakılan sosyal ve kültürel tesisler, spor, eğlence ve dinlenme yerleri ile yeşil sahalar içinde tahsil edilecek her türlü belediye vergi, resim ve harçları.” şeklinde ayrıntılı bir belirleme yapılmıştır.
Görüldüğü üzere burada sayılan harçlar büyükşehir belediyesine bırakılan sosyal ve kültürel tesisler, spor, eğlence ve dinlenme yerleri ile yeşil sahalar içinde tahsil edilecek harçlardan bahsedilmektedir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda sayılan gelirlerin bir kısmı 5216 sayılı Kanun’un 23’üncü maddesinde sayıldığı halde kaynak suları harcından, Kanun’un 23’üncü maddesinde de bahsedilmemektedir.
Oysa 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15/c maddesinde,
“Gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetleri ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen izin veya ruhsatı vermek.” hükmü,
Aynı Kanun’un 15’inci maddesi (d) bendinde de,
“Özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak, vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 15’inci maddesi (e) bendinde ise büyükşehir belediye Kanun’unda büyükşehre tanınan haklar gibi, “Müktesep haklar saklı kalmak üzere, içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak, atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak, bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek, kaynak sularını işletmek veya işlettirmek.” belediyelerin görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kanun’un 59’uncu maddesinde belediyenin gelirleri sayılmış olup, (a) bendindeki “Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları.” hükmüyle, belediyelerin gelirleri ayrıntılı olarak belirlenmiştir.
Yukarıda zikredilen kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, ilçe belediyesinin sınırı ilçe mülki amirliğinin, büyükşehir belediyesinin sınırı il mülki amirliğinin sınırıdır. Dolayısı ile kaynak suyunun çıktığı alan büyükşehirlerde hem ilçe belediyesinin hem de il büyükşehir belediyesinin sınırları içindedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nda ilçe belediyesinin kaynak sularından harç alacağı hükme bağlandığı halde 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nda büyükşehir belediyesinin gelirleri arasında kaynak suları harcından bahsetmemektedir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda ise belediye sınırları içinde hizmeti götüren belediyenin kaynak suları harcı tahsil edebileceği hükme bağlanmıştır. Dolayısı ile Belediye Gelirleri Kanunu 26.05.1981 tarihinde kabul edildiğinde 5393 ve 5216 sayılı Kanunlar yürürlükte olmadığından, kaynak suları harcının tahsilini yapma yetkisinin hangi belediyede olduğu hususunda bir çelişki olduğu açıktır.
Bununla birlikte, hiçbir hizmet götürülmeden büyükşehir belediyesinin veya ilçe belediyesinin kaynak suları harcı alması yasal olarak mümkün olmadığından bu yönde bir hizmet götürülmeden “belediyenin söz konusu harcı almadığı” gerekçesiyle “kamu zararı” oluştuğu iddiasının kabulü, hukuken mümkün değildir.
Kaldı ki, … ve … ilçe Belediye Başkanlıklarının,
… ilçesinde … Gıda San. A.Ş., … İçecek A.Ş., … San. ve Tic. A.Ş., … Gıda ve Meş. San. Tic. A.Ş.’ den,
… ilçesinde ... San. Tic. A.Ş., ... Paz. ve Tic. Ltd. Şti.’ den
Kaynak Suları harcı tahsil ettikleri anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, … Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaynak Suları Harcının tahsil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle, her hangi bir kamu zararı oluşmadığından sorgu konusu edilen toplam … TL ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına ve konunun soruşturulması için İçişleri Bakanlığına yazılmasına da gerek olmadığına,
(Üye … ve Üye …’ ün, “6360 sayılı Yasa’nın 06.12.2012 tarihinde Geçici 1’inci maddesinin 23’üncü fıkrasının yürürlüğe girmesinden sonra büyükşehir belediyelerin mücavir alanları il mülki sınırı olduğundan kaynak suları harcının Büyükşehir Belediyesince tahsil edilmesi gerekir. Ayrıca 6360 sayılı Yasa değişikliğinden önce de yine anılan kaynaklar Büyükşehir Belediyesi’nin mücavir alanı içerisinde kalmakta idi. Yani mücavir alan konusunda herhangi bir tereddüt söz konusu olmadığından esasen Kaynak Suları Harcının hangi belediye tarafından tahsil edileceği konusunda da bir tereddüt söz konusu değildir. Bu gerekçelerle, … Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaynak Suları Harcının tahsil edilmemesi dolayısıyla oluşan kamu zararının sorumlulara ödettirilmesi uygun olur” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)
Oy çokluğuyla,
Karar verildi.