Emlak Vergisi Alacaklarının Zamanaşımına Uğratılması
Asıl İlamın 9’uncu maddesi ile tazminine hükmolunan konu ile ilgili olarak Temyiz Kurulunun .... tarih ve .... tutanak numaralı bozma kararı üzerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğince konunun görüşülmesine karar verildi.
Asıl İlamın 9’uncu maddesiyle .... Belediyesinde 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında yer alan 2007 yılında tahakkuk etmiş emlak vergisinin, 2012 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması nedeniyle .... TL’nin tazminine karar verilmişti.
Bu tazmin hükmüne karşı sorumlulardan .... (Belediye Başkanı) ve .... (Mali Hizmetler Müdürü) tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna yapılan temyiz başvurusu üzerine anılan Kurulca .... tarih ve .... tutanak sayılı kararın 2’nci maddesiyle,
“Bu tutanağın 1. Sırasında belirtilen gerekçelerle, Emlak Vergisi Kanunu’nun 40. Maddesindeki zamanaşımına ilişkin hüküm de dikkate alınarak, tazmin hükmüne konu alacaklardan zamanaşımına uğrayanların mükellefleri itibariyle tespit edilmesinin sağlanması ve olay bazında zamanaşımını kesen veya durduran nedenlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin de ortaya konulması suretiyle yeniden hüküm tesisini teminen .... sayılı ilamın 9’uncu maddesiyle verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın kararı veren Daireye GÖNDERİLMESİNE,”
karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun anılan kararına istinaden Dairemize havale edilen söz konusu dosyanın incelenmesi sonucunda gereği düşünüldü:
2007 yılında tahakkuk ettirilen emlak vergisi alacaklarının 31.12.2012 tarihi itibariyle tahsil edilmeyerek tahsil zamanaşımına uğratılması sonucu gecikme faizleri dahil toplam ....-TL kamu zararına neden olunduğu isnat edilmiş ise de;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; kamu zararı iddiasının belediyenin yönetim bilgi sisteminde mevcut olan dijital veriler baz alınarak tespit edildiği, mükelleflere ait vergi borçlarına ilişkin olarak sorumlularca 2008-2012 yılları arası yapılan ve 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un anılan hükümleri gereği zamanaşımını kesen ve durduran takibat, tahsilat vb. (tahsilat, terkin, ödeme emri tebliği, 6111 sayılı Kanuna istinaden borcun yeniden yapılandırılması vb.) işlemlerin denetçi tarafından mükellef bazında açılan takibat dosyaları üzerinden incelenmediği görülmüştür.
Belediyelere ait vergi, gecikme zammı, faiz gibi amme alacakları ve bunların takip masrafları hakkında 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un; ‘Kanunun şümulü’ başlıklı 1’inci maddesine göre, bu kanun hükümleri tatbik olunur.
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ‘Tahsil zamanaşımı’ başlıklı 102’nci maddesinde;
“Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.”
“Zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 103’üncü maddesinde;
“Aşağıdaki hallerde zamanaşımı kesilir;
5. Ödeme,
6. Haciz tatbiki,
7. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her türlü tahsilat,
8. Ödeme emri tebliği,
…”
denilmektedir.
Kanunun ‘Zamanaşımının işlememesi’ başlıklı 102’nci maddesi hükmü gereğince borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez. Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan süre kaldığı yerden devam eder.
Anılan hükümler uyarınca; belediyelerin vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli ve gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları zamanaşımının kesilmesi ve durması halleri ile mevzuatta belirtilen diğer hallerin vuku bulmaması durumunda vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediğinde zamanaşımına uğrar. Bununla beraber zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler ise kabul olunur.
Öte yandan 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde belirtildiği üzere bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımı, bu bina ve arazinin bildirim dışı kaldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlar. Dolayısıyla 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında beyan veren mükelleflerin borçları geriye dönük olarak tahakkuk edilmekle beraber idare tarafından bu bina ve arazilerin bildirim dışı kaldığının öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren zamanaşımı süresi başlayacaktır. Bu itibarla emlak vergisinde sadece tahakkuk yılı baz alınarak zamanaşımı süresi hesaplanmaz.
Bu itibarla 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında yer alan 2007 yılında tahakkuk etmiş Emlak Vergisinin, 2012 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratıldığı ve bu suretle de ....-TL kamu zararına neden olunduğu hususunda savunma ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde;
31.12.2012 tarihi itibari ile, Mükellef Borç Bordrosu raporuna göre, 2007 ve öncesi emlak vergisi beyanlarının 01.01.2007-31.12.2007 arası tahakkuklarının ….-TL olduğu,
21.06.2016 tarihi itibariyle Mükellef Borç Bordrosu raporuna göre, 01.01.2007-31.12.2007 arasında tahakkuk edip tahsil edilmeyen emlak vergisi alacağının …. TL’ye düştüğü, diğer bir deyişle 31.12.2012 ile 21.06.2016 tarihleri arasında mükelleflerin rızaen yaptığı ödemeler sonucu toplam …. TL’nin zamanaşımına uğramadığı,
Tahsil edilmeyen …. TL’nin;
- …. TL’sinin, mükelleflerin yurtdışında yaşamasından dolayı tahsil edilemediği, bu durumun 6183 sayılı Kanunun 104’üncü maddesi hükmü gereği zamanaşımını durdurduğu ve bu suretle söz konusu tutarların zamanaşımına uğramadığı,
- …. TL’sinin mükelleflerin vefat etmeleri ve yasal mirasçılarının mirası reddetmesi sebebiyle tahsil imkanının kalmadığı,
- …. TL’sinin 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında mükellefler tarafından yapılandırıldığı ve bu durumun 6183 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesi hükmü gereği zamanaşımını kestiği ve bu suretle söz konusu tutarların zamanaşımına uğramadığı,
- …. TL’sinin mahkeme tarafından hakkında verilmiş iflas erteleme kararı bulunan …. sicil no.lu …. A.Ş.’ye ait olduğu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 179’uncu maddesinin (b) bendinde yer alan; “Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz kararları uygulanmaz; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.” hükmü uyarınca bu durumun zamanaşımını kestiği ve bu suretle söz konusu tutarların zamanaşımına uğramadığı,
- …. TL’si için …. sicil no.lu …. A.Ş.’nin vergi borcuna karşılık .... 7. İcra Müdürlüğü tarafından 2004/…. E. sayılı dosyada gayrimenkul satışının 25.07.2014 tarihinde gerçekleştirildiği ve sıra cetveline itirazda bulunulduğu, söz konusu icra işlemlerinin 6183 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesi hükmü gereği zamanaşımını kestiği ve bu suretle söz konusu tutarların zamanaşımına uğramadığı,
- …. TL’si için …. sicil no.lu ….A.Ş.’ye ait mülklere kamu haczi konulduğu, söz konusu haciz işlemlerinin 6183 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesi hükmü gereği zamanaşımını kestiği ve bu suretle söz konusu tutarların zamanaşımına uğramadığı,
- …. TL’si için ….sicil no.lu ….Ltd.Şti’ne ait mülklere kamu haczi konulduğu, söz konusu haciz işlemlerinin 6183 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesi hükmü gereği zamanaşımını kestiği ve bu suretle söz konusu tutarların zamanaşımına uğramadığı,
- …. TL’si için …. sicil no.lu …. A.Ş.’ye ait mülklere kamu haczi konulduğu, söz konusu haciz işlemlerinin 6183 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesi hükmü gereği zamanaşımını kestiği ve bu suretle söz konusu tutarların zamanaşımına uğramadığı,
- …. TL’si için …. sicil no.lu …. isimli mükellefe ait mülklere kamu haczi konulduğu, söz konusu haciz işlemlerinin 6183 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesi hükmü gereği zamanaşımını kestiği ve bu suretle söz konusu tutarların zamanaşımına uğramadığı,
görülmüştür.
Sonuç olarak, sorgu konusu 121 Gelirlerden Alacaklar Hesabında yer alan 2007 yılında tahakkuk emlak vergisi alacağının ....-TL olmayıp ….-TL olduğu, söz konusu tutarın hesap yılı olan 2012 yılı itibariyle tahsil zamanaşımına uğramadığı ve savunmalardan gerekli takibatların yapıldığı anlaşıldığından, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.