2009 ve 2010 Yıllarında Tahakkuk Etmiş Emlak Vergileri ve Çevre Temizlik Vergilerinin 2014 ve 2015 Yılları Sonu İtibariyle Tahsil Edilmeyerek Zaman Aşımına Uğratılması.
2009 ve 2010 yıllarında tahakkuk etmiş emlak ve çevre temizlik vergilerinin 2014 ve 2015 yılları sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zaman aşımına uğratıldığı görülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102’nci maddesinde,
“Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.”
hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm gereğince, kamu alacağı vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediği taktirde zaman aşımına uğrayacaktır.
2009 ve 2010 yıllarında tahakkuk etmiş emlak ve çevre temizlik vergilerinin 2014 ve 2015 yılları sonu itibariyle tahsil edilmeleri gerekmekte olup, bu vergilerin tahsil edilmeyerek zaman aşımına uğratıldığı, söz konusu tutarın Sayıştay Denetim ekibi gözetiminde belediye mali hizmetler birimi tarafından da 02.02.2016 tarihinde tutanak altına alındığı görülmüştür.
Ayrıca, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Yönetim dönemi” başlıklı 415 inci maddesinde de,
“(1) Yönetim dönemi, bir mali yılın başından sonuna kadar yapılan bütün işlemler ile mali yıl geçtikten sonra, mahsup dönemi içerisinde önceki mali yıla ilişkin olarak yapılan mahsup işlemlerini kapsar.
(2) Yönetim dönemi hesabı, yönetim döneminde yapılan bütün mali işlemleri kapsayan mali tablo, rapor, defter ve cetveller ile sayım tutanaklarından oluşur. Görev başındaki muhasebe yetkilisi tarafından düzenlenen yönetim dönemi hesabı dosyasının bir örneği de muhasebe biriminde muhafaza edilir.”
denilmektedir.
Söz konusu mevzuat hükmü gereğince “Bütçe Gelirleri Tahakkuk Artıklarından Zamanaşımına Uğramış Olanlara İlişkin Ayrıntı Cetveli”nde zaman aşımına uğramış olan gelirlerin gösterilmesi gerekmektedir. Ancak, söz konusu defterin herhangi bir kayıt içermediği de anlaşılmıştır.
Sorumlular tarafından yapılan savunmalardan, TAKBİS (Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi) verilerine göre sorgulama yapıldığı, gayrimenkullerden ….. TL’lik kısmının satışı yapıldığı halde sehven eski maliklerinin üzerine gözüktüğü, bunlar adına tahakkuk eden vergiler ile ilgili azaltan terkin işlemlerinin uygulandığı ve azaltan terkin bordrolarının sicil bazında tanzim edilerek savunma ekinde sunulduğu, azaltan terkin işlemleri yapılan gayrimenkuller ve diğer gayrimenkullerin emlak ve çevre temizlik vergilerinden zaman aşımına uğrayanlarla ilgili, 2009 yılına ilişkin …. TL, 2010 yılına ilişkin olarak da …. TL olmak üzere toplam …. TL için Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazılarak taşınmazlar üzerinde haciz işlemi yapıldığı, …. TL’ye ilişkin olarak da tahsilat bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, Denetçi sorgusunda ifade edilen kamu zararı tutarı …. TL’nin
Satışı yapıldığı halde sehven eski maliklerinin üzerinde gözüken gayrimenkullere ait vergilerden azaltan terkin işlemi yapılanlardan zaman aşımına uğramayan …. TL’si için ilişilecek husus bulunmadığına,
….. TL’si de tahsil edildiğinden ilişilecek husus kalmadığına,
Her ne kadar Tapu Sicil Müdürlüğünde haciz işlemi yapılmış olup haciz işlemine ait evraklar savunma ekinde sunulmakla birlikte, tahsilat bildirilmediğinden kalan kamu zararı tutarı …. TL’nin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince belediye gelirlerini takip ve tahsil etmek görevi bulunan üst yönetici (Belediye Başkanı) …. ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 61’inci maddesi gereğince gelirlerin ve alacakların takip ve tahsilinden sorumluluğu bulunan (Mali Hizmetler Müdürü) …..’e müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,
(Üye …..’nun “Gönderilen savunmalardan 2009 ve 2010 yıllarına ait zaman aşımına uğramış vergiler ile ilgili olarak satışı yapıldığı halde sehven eski maliklerinin üzerinde gözüken gayrimenkullere ait vergilerden azaltan terkin işlemi yapıldığı,
…. TL’nin tahsil edildiği,
Tahsil edilemeyen alacaklar ile ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne haciz işlemi yapılması için gerekli yazının yazıldığı,
Savunmalardan görülmüş olup, denetçinin sorgu ile yapmış olduğu uyarı doğrultusunda işlem yapılmış olduğundan konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına kararı verilmesi gerekir.” şeklindeki,
Üye ….’ın “Denetçi tarafından düzenlenen sorguda, meydana gelen kamu zararından Belediye Başkanı ile Mali Hizmetler Müdürü sorumlu tutulmuşlardır. Ancak emlak ve çevre temizlik vergilerinin tahsilinden sorumluluğu bulunan birimde çalışan personel sorumlu tutulmamıştır. Dolayısıyla sorumluluğu bulunan personelin de savunmaları alınarak düzenlenecek Ek Raporun Dairemize intikaline değin konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki,
esasa ilişkin ayrışık görüşlerine karşı,
Üye ….’un “Bir belediyenin bütçesine ilişkin kamu zararı iki husustan meydana gelmektedir. Birinci husus kamu görevlilerinin mevzuata aykırı fiil ve davranışları nedeniyle belediyenin kamu kaynağında eksilişe neden olunması, ikincisi ise belediye gelirinin toplanmasında görevli ve yetkili personelinin mevzuata aykırı kusurlu fiil ve davranışı ile kamu kaynağında artışa engel olunmasıdır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesi, “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesi, “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesi, “Mali Hizmetler Birimi “başlıklı 60’ncı maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde yer alan hükümler birlikte değerlendirildiğinde belediye gelirlerinin tahakkuk, takip ve tahsil aşamalarında mali hizmetler biriminin görevli ve sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, belediye başkanının sorumluluğu, belediye gelirinin elde edilmesinde ve muhasebeleştirilmesinde görevli birimi ve kamu görevlisini görevlendirme ve yetkilendirme ile sınırlıdır. Dolayısıyla belediye başkanının 5393 sayılı Kanundan doğan, belediye gelirini takip ve tahsil görevi, 5018 sayılı Kanun hükmü uyarınca mali hizmetler birimi ve anılan birimin yöneticisini görevlendirmekle yerine getirilmiş olur. Mali hizmetler birimi müdürü veya yöneticisi ise bu bağlamda gelirin elde edilmesinden, takibinden ve tahsilinden görevli ve yetkili bir kamu görevlisi olarak sorumlu olur.
Özetle, belediye emlak vergisi ve çevre temizlik vergisinin zaman aşımına uğratılarak kamu zararına dönüşmesinde mali sorumluluk mali hizmetler birimi ve yöneticisine aittir.
Bu itibarla, bahse konu kamu zararının oluşmasından dahli bulunmadığından Belediye Başkanı …..’ın sorumlu tutulmamasına karar verilmesi gerekir.” şeklindeki sorumluluğa ilişkin ayrışık görüşüne karşı)
oy çokluğuyla karar verildi.