Giyim Yardımı
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve duruşma sırasında yapılan sözlü savunmaların dinlenilmesi sonucunda,
.....Genel Müdürlüğü personelinin tamamına her birine brüt ....-TL olmak üzere nakdi giyim yardımı ödendiği görülmüştür.
4325 sayılı ..... Elektrik ve Havagazı ve ... Elektrik Müesseselerinin İdare ve İşletmeleri Hakkında Kanun’un 18’inci maddesinde, “Müesseseler, umum müdür veya müdür, memur veya müstahdemlerine verilecek ücretler 3659 sayılı kanun hükümlerine tabidir.”
3659 sayılı Bankalar ve Devlet Müesseseleri Memurları Aylıklarının Tevhid ve Teadülü Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde, “Aşağıda yazılı müesseseler memurları bu kanun hükümlerine tabidir:
...
C) Devletçe veya mülhak veya hususi bütçeli idarelerce veya belediyelerce veya yukarıdaki bendlerde yazılı teşekkül ve bankalar tarafından sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan teşekküller ve bunların aynı nispette iştirakleriyle vücut bulan kurumlar ve ticaret ve sanayi odaları ve borsalar veya satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseler.”
3659 sayılı Kanun’un 1 kanun başlığı dip notunda, “Bu Kanun ile ek ve değişiklikleri, bu Kanuna tabi kurumların personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar uygulanmaya devam olunur. Bu personelin aylıklarının hesabında 14/7/1965 tarih ve 657 sayılı (Devlet Memurları Kanunu) na 31/7/1970 tarih ve 1327 sayılı Kanunla eklenen Ek geçici 9 uncu madde hükümleri uygulanır.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 9’uncu maddesinin “(Ek: 31/7/1970 - 1327/90 md., Değişik: 30/5/1974 - KHK/12, Aynen kabul: 15/5/1975 - 1897/2 md.) birinci fıkrasında, “3659 sayılı Kanunla ek ve değişiklikleri, 2847 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine tabi olan kurumların (Et ve Balık Kurumu ve Petrol Ofisi dahil) personeli hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar, söz konusu kanunların ilgili hükümleri ile özel kanunlarındaki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.”
Ek Geçici 21’inci maddesinde, “Ek Geçici 7, 9, 12, 13 ve 14 üncü maddeler kapsamına giren personele bu Kanuna tabi memurlara ödenenler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz. Ancak, 440 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümleri ile 30 ve geçici 7 nci maddesindeki haklar saklıdır.
…
Bu kanunun İkinci görev yasağı, ikinci görev verilecek memurlar ve görevler ders görevi ve konferans ücreti, iş güçlüğü zammı, iş riski zammı, mali sorumluluk tazminatı (Kasa açığından sorumlu olan veznedarlar, nakit ve kıymet muhafızları ve diğer görevlilere verilen kasa tazminatları) eleman temininde güçlük zammı, avukatlık ücreti, fazla çalışma ücreti ile diğer özlük ve sosyal haklarla ve istihdam şekilleriyle ilgili hükümleri birinci fıkrada yazılı personel hakkında da uygulanır.”
211’inci maddesinde, “Devlet memurlarından hangilerinin ne şekilde giyecek yardımından faydalanacakları Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 211’inci maddesindeki yetkiye istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve 09.10.1991 tarih ve 21016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği’nin “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde, “Bu Yönetmelik hükümleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel ile bu Kanunun ek geçici 21 inci maddesinde belirtilen personel ve diğer kanunlarda giyecek yardımı konusunda 657 sayılı Kanuna göre işlem yapılacağına ilişkin hüküm bulunan personel hakkında uygulanır.”
Aynı Yönetmelik’in “Giyecek Yardımından Yararlanacak Olanlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, “2 nci maddede belirtilen personelden giyecek eşyası verilecek olanlar, kadro unvanları ve hizmet sınıfları itibariyle ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilmiştir. Bu cetvellerde yer almayanlar her ne suretle olursa olsun bu yardımdan yararlandırılmazlar.”
Mezkur Yönetmelik’in Ek 1’inci maddesinde ise, “(Ek: 7/5/2010-2010/508 K.), Bu Yönetmeliğe ekli (I) sayılı Cetvelin (…) (17), (18), (19), (20), (21), (22) ve (23) numaralı sıraları ile (II) sayılı Cetvelin Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına ait bölümün (3) ve (4) numaralı sıraları hariç olmak üzere, personele verilmesi öngörülen giyecek yardımlarının bedeli, 11 inci madde uyarınca belirlenen fiyatlar esas alınmak suretiyle nakden ödenir. Emniyet Hizmetleri Sınıfı ile Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığında görev yapan personel için bu madde hükümleri uygulanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.”
hükümleri yer almaktadır.
Anılan mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde görüleceği üzere:
3659 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinin (C) bendi, belediyelerce sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan teşekküller ve satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseleri de kapsamakta olup 4325 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi gereği ... Genel Müdürlüğü bu kapsama dahildir.
3659 sayılı Kanun kapsamındaki personelin aylıklarının hesabında bu Kanun’un 1 kanun başlığı dip notu gereği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 9’uncu maddesi hükmü uygulanmaktadır. 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre aylıkları Ek Geçici 9’uncu maddesi hükmüne göre hesaplanıp ödenenler sosyal haklar bakımından da bu Kanun hükümlerine tabi olup, giyim yardımı bir sosyal hak olduğundan ... Genel Müdürlüğü personelinin giyim yardımı bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olduğu kuşkusuzdur.
Diğer bir ifadeyle, ....Genel Müdürlüğü personeli ücretler yönünden 4325 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi gereği 3659 sayılı Kanun kapsamında olup, bu personelin aylıklarının hesabında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek Geçici 9’uncu maddesi hükmü uygulanmaktadır. 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinde de aylıkları Ek Geçici 9’uncu madde kapsamında hesaplanan personele yapılacak “diğer özlük ve sosyal haklara ilişkin ödemelerde de bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı” hüküm altına alındığından .... Genel Müdürlüğü personeli giyim yardımı bakımından da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 211’inci maddesindeki yetkiye istinaden Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve 09.10.1991 tarih ve 21016 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği’nin 1’inci maddesinde, mezkür Yönetmelik hükümlerinin 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinde belirtilen personel hakkında da uygulanacağı, 12’nci maddesinde ise, Yönetmelik kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların giyecek yardımı konusunda ayrı bir yönetmelik çıkaramayacağı hüküm altına alınmış ve Yönetmeliğin I ve II sayılı cetvellerinde giyecek eşyası verilecek olanlar kadro unvanları ve hizmet sınıfları itibariyle gösterilmiş olup, bu cetvellerde yer almayanlar her ne suretle olursa olsun bu yardımdan yararlandırılamazlar.
Ayrıca anılan Yönetmeliğin Ek 1’inci maddesi hükmüne göre, bu Yönetmeliğe ekli (I) sayılı Cetvelin (17), (18), (19), (20), (21), (22) ve (23) numaralı sıraları ile (II) sayılı Cetvelin Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına ait bölümün (3) ve (4) numaralı sıraları hariç olmak üzere personele verilmesi öngörülen giyecek yardımlarının bedeli 11’inci madde uyarınca belirlenen fiyatlar esas alınmak suretiyle nakden ödenebilmektedir.
Oysa anılan ...Genel Müdürlükçe, Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği hükümlerine göre giyim yardımından yararlanma imkanı olup olmadığı dikkate alınmadan bütün memurlara ve ayrıca aynı Yönetmeliğin 11’inci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen fiyatlar esas alınmadan giyim yardımı ödemesi yapılmış ve bu suretle de ayrıntılı hesabı aşağıdaki tabloda gösterilen toplam ..-TL tutarında kamu zararına neden olunmuştur.
Her ne kadar sorumlular savunmalarında, 4325 sayılı Kanun’dan hareketle, Kuruluşun tacir sıfatıyla ticaret yaptığını ve Kuruluş personelinin farklı bir mevzuata tabi olduğunu ve aylık ödemeleri dışında 657 sayılı Kanun’a tabi olunmadığını, 4325 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi gereği giyecek yardımı yönünden 657 sayılı Kanun’un kendilerine uygulanamayacağını, 657 sayılı Kanun ile Kuruluş personeline yapılacak ödemelerin asgari limitinin belirlendiğini ve ilgili mevzuata göre bahsedilen limitlerin üzerinde ödeme yapılabileceğini iddia etmektelerse de,
4325 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde, “..... elektrik ve havagazı ve Adana elektrik hizmetlerini görmek üzere bu şehirler belediyelerince (..... Elektrik ve Havagazı İşletme Müessesesi) ve (... Elektrik İşletme Müessesesi) adlariyle birer müessese kurulur.” denilmek suretiyle .... Genel Müdürlüğünün ilk olarak ..... Elektrik ve Havagazı İşletme Müessesesi ismiyle kurulduğu belirtilmiştir. Yine aynı maddede, “Bu müesseseler, hükmi şahsiyeti haiz olmak ve adı geçen belediyelere bağlı bulunmak üzere birer umum müdürlük veya müdürlük tarafından bu kanunda yazılı esaslara ve hususi hukuk hükümlerine göre idare edilir.” denilerek kuruluşun hukuki durumu tanımlanmıştır. Diğer yandan, anılan Kanunda Kuruluşun bağlı olduğu idareden ayrı bir bütçesinin olduğu belirtilmiştir.
Söz konusu Kanun incelendiğinde, başlangıçta Kuruluşun çalışanlarının hem özlük hakları hem de disiplin vb cezalar yönünden farklı statüde olduğu anlaşılmaktadır:
Mezkur Kanun’un 17’nci maddesinde, “İşletme müesseselerinin memur ve müstahdemleri halk ve mensup oldukları idare ile münasebetlerinde hususi müessese memurları gibi muameleye tabidirler. Bunlar hakkında Memurin Muhakematı hakkındaki kanun ile Memurin Kanunu hükümleri tatbik olunmaz.” 18’inci maddesinde, “Müesseseler umum müdür veya müdür, memur veya müstahdemlerine verilecek ücretler 3659 sayılı kanun hükümlerine tabidir.” denilerek Kuruluş personelinin ücret ödemelerinin 3659 sayılı Kanun’a göre yapılacağı, personelin halk ve idare ile ilişkilerinden kaynaklanan hukuki ihtilaflarda ise Memurin Muhakematı Hakkındaki Kanun ile Memurin Kanunu hükümlerinin tatbik olunmayacağı ve hususi kuruluşların personeli gibi işleme tabi tutulacağı belirtilmiştir. Bu durumda, 4325 sayılı Kanun’un 17’nci maddesinin personelin hak ve menfaatleriyle değil, disiplin ve yargılama süreçleriyle ilgili olduğu açıktır. Dolayısıyla belirtilen maddeden hareketle, ... Genel Müdürlüğü personelinin sosyal yardımlar yönünden 657 sayılı Kanun’a tabi olmadığının ileri sürülmesi kabul edilemez.
Yukarıda da belirtildiği üzere ... Genel Müdürlüğünün memur statüsündeki personeli, 1327 sayılı Kanun’la 657 sayılı Kanun’a eklenen Ek Geçici 9 ve Ek Geçici 21’inci maddelerdeki düzenlemeler neticesinde, aylıklarının hesabı, özel hizmet tazminatı, ikinci görev yasağı, vekalet görevi, ders görevleri, sosyal yardımlar vb ödemeler yönünde 657 sayılı Kanun’a tabi kılınmış ve ilgili personele 657 sayılı Kanun’a tabi personele ödenenlerin dışında hiç bir ödeme yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. (Ek Geçici 21’inci maddede sadece 440 sayılı Kanun’da belirtilen ikramiye ödemesi istisna tutulmuştur.) Bu anlamda, .... Genel Müdürlüğü personelinin ücret ve yukarıda sayılan diğer ödemeler yönünden 657 sayılı Kanun’a tabi olduğu tartışmasızdır.
Öte yandan, savunmada ileri sürüldüğü şekliyle 657 sayılı Kanun’da ... Genel Müdürlüğü personelinin ücretleri ile sosyal yardımlarının asgari limitinin belirlendiği iddiasının yasal bir dayanağı da bulunmamaktadır.
Kaldı ki, Yasa Koyucu, sosyal yardımlar konusunda Kuruluşun personelini ayrık tutmak isteseydi, 657 sayılı Kanun’da yapılan düzenlemede bu durumu 440 sayılı Kanun ile ilgili istisna düzenlemesinde olduğu gibi açıkça belirtirdi. Savunmada ileri sürülen asgari limit iddiasını ne 4325 sayılı Kanun, ne 3659 sayılı Kanun, ne de 657 sayılı Kanun hükümleri desteklemektedir. Özetle, giyim yardımının asgari limitlerinin 657 sayılı Kanun’a göre belirleneceğine ve daha fazla veya farklı ödeme yapılacak şekilde Kuruluşa yetki verildiğine dair bir yasal düzenleme mevcut değildir.
Yine sorumlular savunmalarında, Kuruluş personeline eski yıllardan beri nakit olarak ödenmekte olan “giyim yardımının” Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı Müfettişlerince teftiş layihasına alındığını ve buna bağlı olarak 01.01.2000 tarihi itibariyle giyim yardımlarının kesildiğini, ancak idare aleyhine açılan davalar neticesinde idare mahkemelerince personel lehine karar verildiğini, Kuruluşta uygulanan giyim yardımı usulünü destekleyen yargı kararlarının bulunduğunu, bu kararları İdarenin uygulamak zorunda olduğunu, düzenlenen Sayıştay sorgusunun yargı kararlarına aykırı düştüğünü belirtmiş ve savunmalarında ..... 4’üncü İdare Mahkemesinin 2000/937E. ve 2000/979E sayılı kararları, ..... 9’uncu İdare Mahkemesinin 21.11.2007 tarih ve 2005/1044 E. ve 2007/2051 K. sayılı kararı, ..... 6’ncı İdare Mahkemesinin 11.11.2004 gün ve 2004/2877-2170 E.K. sayılı iptal kararı, Danıştay 5’inci Dairesinin 30.11.2004 tarih ve 2002/2729 E. ve 2004/4895 K sayılı kararı, Danıştay 11’inci Dairesinin 2002/260E-2005/3919K sayılı kararına yer verilmiş ve mahkeme kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu belirtilmişse de,
Söz konusu mahkeme kararlarının bir kısmının gerekçesinde 4325 sayılı Kanun’un 17’nci maddesiyle Bütçe Kararnamesi, bir kısmında ise 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinden hareketle Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği hükümleri esas alınmıştır.
Bahse konu yargı kararlarından biri olan Danıştay 5’inci Dairesinin 30.11.2004 tarih ve 2002/2729 E. ve 2004/4895 K. sayılı kararında, “4325 sayılı ..... Elektrik ve Havagazı ve Adana Elektrik Müesseselerinin İdare ve İşletmeleri Hakkında Kanunun 17. maddesinde, "İşletme Müesseselerinin memur ve müstahdemleri hak ve mensup oldukları idare ile münasebetlerinde hususi müessese memurları gibi muameleye tabidirler. Bunlar hakkında memurun muhakematı hakkında kanun ile memurin kanunları hükümleri tatbik olunmaz" hükmü yer almakta olup, bu hüküm uyarınca ...personeli özlük hakları bakımında 657 Sayılı Yasaya tabii olduğu halde, diğer hak ve ödemeleri özel yasalar olan 4325 Sayılı Yasa ve bu yasanın 18.maddesinin göndermede bulunduğu 3659 Sayılı Yasa ile düzenlenmiştir. Bu nedenle, memurlara yapılacak giyecek yardımı yönetmeliği ve devlet memurları yiyecek yardımı yönetmeliğinin ...personeline uygulanması olanaksızdır.” denilmektedir.
Görüldüğü üzere anılan kararda, 4325 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi gerekçe olarak alınmış, ancak kararda Kanun maddesinde yer alan “halk” kelimesi “hak” olarak yazılmış ve değerlendirme buna göre yapılmıştır. Bu hatalı yazım Kanun maddesinin anlamını değiştirmiştir.
Danıştay 5’inci Dairesinin Kararında, Kanun’un 17’nci maddesindeki düzenlemeden yola çıkılarak Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği ile Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin ... Genel Müdürlüğü personeline uygulanmasının olanaksız olduğuna hükmedilmiştir. Halbuki giyim yardımının yapılması hususunda 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci madde önemlidir ve Kararın verildiği tarih itibariyle yürürlüktedir. Üstelik, 657 sayılı Kanun’un Kuruluşu ilgilendiren Ek Geçici 9 ve Ek Geçici 21’inci maddelerinde, Kuruluş personeline, 657 sayılı Kanun’a tabi personele ödenenlerin dışında hiçbir ödeme yapılamayacağı, Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği’nin kapsam maddesinde de 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinde yer alan personelin de bu Yönetmeliğe tabi olduğu belirtilmektedir.
Dolayısıyla, 4325 sayılı Kanun’un disiplin ve yargılama konusunu düzenleyen 17’nci maddesinden hareketle 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinin alanının daraltılması kabul edilemez.
Bahse konu yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde,
İdarenin, yerine mevzuata uygun bir işlem tesis etmeden nakdi giyim yardımını kestiği hallerde ilgili memurların Kuruluşun Bütçe Kararnamesini ve bazen de ilave olarak 4325 sayılı Kanun’un 17’nci maddesini gerekçe göstererek itiraz ettikleri ve idare mahkemelerinde dava açtıkları, idarenin mahkemelere sunduğu savunmalarda ise, bahsedilen yardımla ilgili olarak İdare Encümeni tarafından karar alınmadığı ve bu nedenle giyim yardımı yapılmadığının belirtildiği, anlaşılmaktadır.
Bu durumda söz konusu davalarda giyim yardımının yapılmamasına yani tamamen kesilmesine ilişkin idari işlem yargılama konusu edilmiştir. Dolayısıyla, mahkemeler esasında giyim yardımının tamamen kesilmesini mevzuata uygun bulmamışlardır. Kararların bir kısmında, ..... 4’üncü İdare Mahkemesinin 2000/937.E ve 2000/979.E sayılı Kararları ile Danıştay 11’inci Dairesinin 2002/260E-2005/3919K sayılı Kararında olduğu gibi, 657 sayılı Kanun’un Ek Geçici 21’inci maddesinden hareketle Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği’ne atıf yapılmış ve Kuruluş personelinin bahsedilen Yönetmelik gereği giyecek yardımından faydalanması gerektiği vurgulanmıştır.
Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması, kararlar kesinleşmiş dahi olsa, mümkün bulunmamaktadır.
Kaldı ki 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 78’inci maddesinin ikinci fıkrasında, adli, idari ve askeri mahkemelerce verilen hükümlerin, Sayıştayın denetim yapmasına ve hükme bağlamasına engel olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Yine sorumlular savunmalarında, memur personele giyim yardımı yapılmasının Kuruluşun 2015 yılı Bütçe Kararnamesinde yer aldığını, Bütçe Kararnamesi’nin 4325 sayılı Kanun uyarınca Belediye Meclisi kararıyla kabul edildiğini, Kararname’de yazılı hususların yerine getirilmesinin Kuruluş açısından zorunluluk olduğunu belirtilmekte ise de, Kuruluşun 2015 yılı Bütçe Kararnamesi’nin “İdare Encümenine Verilen Yetkiler” başlıklı 8’inci maddesinin 7’nci bendinde, “657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personele, yılda toplam bir maaş tutarında ikramiye ile sosyal yardım vermeye, miktarını ve zamanını tespit etmeye yetkilidir.” denilerek İdare Encümenine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi personele mevzuatına uygun olarak sosyal yardım verilmesi konusunda yetki verilmiştir. Bu yetkinin yapılacak sosyal yardımlara ilişkin yürürlükteki mevzuat hükümlerinin yok sayılarak kullanılabileceğinin kabulü mümkün değildir.
Diğer bir ifadeyle bahse konu yetki hak doğurucu bir yetkiyi içermemektedir. Kararname’deki düzenleme, giyim yardımının İdare Encümeni kararıyla mevzuatına uygun olarak yapılmasını içermektedir.
Ayrıca, 657 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmeliğe göre giyim yardımı yapılması için Kuruluşun Bütçe Kararnamesi’ne hüküm konulmasına da gerek bulunmamaktadır. Zaten, personel yasal düzenlemenin verdiği bir hak ve menfaat için Bütçe Kararnamesi’nde hüküm olmasa bile talepte bulunabilir. Bu bağlamda, bir kamu giderinin Bütçe Kararnamesi’nde yer almasından daha çok mevzuatta yerinin olup olmadığı önemlidir. Dolayısıyla, mevzuatta yeri olmayan bir ödemeyi veya ödeme şeklini Bütçe Kararnamesi ile mevzuata uygun hale getirmek mümkün değildir.
Yine sorumluların savunmalarında, kamu zararı tespitinin 5018 sayılı Kanun’un 71, 6085 sayılı Kanun’un 35 ve Sayıştay Denetim Yönetmeliği’nin 43’üncü maddelerine aykırı olduğu, mevzuatta belirtilen şartlar oluşmamasına rağmen kamu zararı tespitinin yapıldığı belirtilmekte ise de,
5018 sayılı Kanun’un 71’nci maddesinde, “Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.”
6085 sayılı Kanun’un 35’inci maddesinde, “ Düzenlilik denetimi, kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin Kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespitini kapsayacak şekilde yapılır.”
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’na dayalı olarak çıkarılan Sayıştay Denetim Yönetmeliği’nin 43’üncü maddesinde de,
“(1) Yargılamaya esas raporlar düzenlenirken kamu zararının tespiti ile kamu görevlilerine sorumluluk yöneltilmesinde aşağıdaki şartların oluşup oluşmadığı aranır:
a) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerin varlığı,
b) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemden bir kamu zararı oluşması,
c) Bu zararın oluşmasına neden olan kamu görevlilerinin belirlenmesi,
ç) Kamu zararının, belirlenen kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin illiyet bağının kurulması.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan hükümlere göre mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem olduğunda ve bu karar, işlem veya eylemde de kamu görevlisi kusurlu olup sonuçta zarar meydana gelmiş ise kamu zararının oluştuğunun kabulü gerekir. Somut olayda da mevzuata aykırı olarak giyim yardımı ödemesi yapılmış ve bu mevzuatta aykırılıktan sorumluların kusuru mevcut olup, sonuçta da Kuruluş bütçesinden fazla ödemeye neden olunduğundan anılan Mevzuat hükümlerinde öngörülen kamu zararının oluştuğu açıktır.
Açıklanan bütün bu gerekçelerle sorumluların savunmalarının kabulü mümkün değildir.
Öte yandan, her ne kadar sorguda Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesi hükmü dayanak gösterilerek memurlara nakdi giyim yardımı yapılamayacağı kabulü ile yapılan ödemenin tamamı olan ...-TL kamu zararı kabul edilmişse de, sonradan ek olarak düzenlenip sunulan raporun sonuç kısmında, anılan Yönetmeliğin Ek 1’inci maddesi hükmü uyarınca nakdi giyim yardımı yapılabileceği kabul edilerek söz konusu İdarenin de bilgisi dahilinde kamu zararı tutarı ....-TL olarak düzeltilmiştir.
Sonuç olarak, sorgu konusu giyim yardımı ödemesi tutarı ...-TL’nin,
Mevzuata aykırı ödeme tutarı olan ve bu nedenle de kamu zararı olan ...-TL’sinin Harcama Yetkilisi ve İdare Encümeni Üyesi ....ve Gerçekleştirme Görevlisi .... ile İdare Encümeni Üyeleri:....’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle ödettirilmesine oy çokluğuyla,
Mevzuata uygun ödeme tutarı olan ....-TL’si için ise ilişilecek husus bulunmadığına,
Her ne kadar sorguda yapılan ödemeden Muhasebe Yetkilisi de sorumlu tutulmuş ise de, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 61’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde, yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını ve hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlü olup, sorumlulukları bu kontrol yükümlülükleriyle sınırlı olduğundan ve mevzuata aykırı ödeme bu kapsama girmediğinden kamu zararından Muhasebe Yetkilisi (Muhasebe Şube Müd. V.)....’ın sorumlu tutulmamasına,
oy birliğiyle,
karar verildi.
Karşı Oy:
Daire Başkanı...’in karşı oy gerekçesi,
4325 sayılı Kanun ile özel hukuk hükümlerine göre Türk Ticaret Kanunu’na tabi şekilde ve “tacir” statüsünde ticari faaliyette bulunmak üzere kurulmuş bir Kuruluş olan söz konusu Genel Müdürlük ..... Büyükşehir Belediyesine bağlı bulunmakla birlikte ondan ayrı ve farklı bir şekilde bir tüzel kişinin yasal olarak sahip olması gereken tüm organlara (karar alma organı/İdare Encümeni, yürütme organı/danışma ve denetim organları/Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği) ve ayrı bir “Bütçe”ye sahip olup, bir “ticari kuruluş” mahiyetinde olması itibariyle mevzuatı da, bu mevzuat uyarınca çalışan personeli de hukuken farklı statüdedir.
Genel Müdürlüğün “memur” statüsündeki personeli sadece özlük hakları ile sahip oldukları “maddi hakların” alt limitleri itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir. Kurumun tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre, Kurumda “Memur” statüsünde görev yapmakta olan personele Genel Müdürlükçe yapılacak olan ödemeler, 657 sayılı Kanun’a tabi şekilde faaliyet gösteren diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında “Memur” statüsünde çalışan emsal personele kuruluşlarınca yapılacak ödemelerden hiçbir şekilde aşağı olmaz, ancak üzerinde olabilir.
Bu husus, 2001 yılından bu güne kadar Kurum personeli tarafından Genel Müdürlüğe karşı açılan (ikramiye, giyim yardımı ve faiz gibi) maddi talepleri içeren idari davalar neticesinde verilen muhtelif ..... idare mahkemeleri kararlarının yanı sıra, ..... Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay Daireleri tarafından verilen çok sayıdaki yargı karar ve içtihatlarıyla da ortaya konulmuştur.
Nitekim Danıştay 5’inci Dairenin 30.11.2004 tarih ve 2002/2729 E. ve 2004/4895 K. sayılı kararında, “4325 sayılı ..... Elektrik ve Havagazı ve Adana Elektrik Müesseselerinin İdare ve İşletmeleri Hakkında Kanunun 17.maddesinde, "İşletme Müesseselerinin memur ve müstahdemleri halk ve mensup oldukları idare ile münasebetlerinde hususi müessese memurları gibi muameleye tabidirler. Bunlar hakkında memurun muhakematı hakkında kanun ile memurin kanunları hükümleri tatbik olunmaz" hükmü yer almakta olup, bu hüküm uyarınca .... personeli özlük hakları bakımında 657 Sayılı Yasaya tabii olduğu halde, diğer hak ve ödemeleri özel yasalar olan 4325 Sayılı Yasa ve bu yasanın 18.maddesinin göndermede bulunduğu 3659 Sayılı Yasa ile düzenlenmiştir. Bu nedenle, memurlara yapılacak giyecek yardımı yönetmeliği ve devlet memurları yiyecek yardımı yönetmeliğinin ....personeline uygulanması olanaksızdır" denilmektedir.
Ayrıca Kuruluşun 2015 yılı Bütçesinde ve Bütçe Kararnamesi’nde memur personele giyim yardımı yapılması hükmüne yer verilmiştir. Bütçe Kararnamesi 4325 sayılı Kanun’un 7/1-A ve 5216 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca Belediye Meclisi kararıyla kabul edilmekte olup, Kararname’de yazılı hususların yerine getirilmesi Kuruluş açısından zorunludur.
Açıklanan gerekçelerle, mevzuatına uygun olan sorgu konusu husus hakkında ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.