Yurt dışından alınan avukatlık hizmetlerinden KDV stopajı yapılmaması
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
Türkiye’de mükellefiyeti olmayan bir şirketten yurt dışından alınan avukatlık hizmetlerinden Türkiye’de faydalanılmasına rağmen ilgili harcamalara ilişkin katma değer vergisi stopajı yapılmadığı görülmüştür.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “ Verginin konusunu teşkil eden işlemler” başlıklı 1’inci maddesinin 1’inci fıkrasında, Türkiye'de Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 6’ncı maddesinde ise, “İşlemlerin Türkiye'de yapılması: Malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını,” ifade edeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca anılan Kanun’un 9’uncu maddesinde, “mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.” hükmüyle de sorumluluk kavramı açıklanmıştır.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden Türkiye de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, malların teslim anında Türkiye'de bulunması ve hizmetin Türkiye'de yapılması veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması durumunda katma değer vergisine tabi olduğu anlaşılmaktadır. KDV Kanunu’nun 9’uncu maddesinde de, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde Maliye Bakanlığına vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma yetkisi tanımıştır. ............ Bakanlığı bu yetkisini kullanarak 117 Seri No’lu KDV Genel Tebliği ile kişi ve kuruluşların Türkiye’de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı, ancak Türkiye’de faydalanılan hizmetlerde KDV’nin tamamının hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödeneceği yönünde düzenlemeler yapmıştır.
Bu itibarla bir hizmetin yurt dışında yapılması katma değer vergisinin konusuna girmediği anlamına gelmemektedir. Şayet yurt dışından alınan hizmetten Türkiye de faydalanma gerçekleşiyorsa hizmet verginin konusuna girmektedir. Bu kapsamda kurumun Türkiye’de gerçekleşen bir anlaşmazlık nedeniyle tahkime başvurması dolayısıyla yurt dışından aldığı avukatlık hizmetleri anlaşmazlık konusu işin Türkiye’de olması ve dava sonucunun direk Türkiye’de yapılan faaliyeti etkilemesi nedeniyle faydalanma kriterini sağladığı ortadadır. Bu kapsamda kurumun yapmış olduğu ödemelere ilişkin Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesi gereği vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla kurum tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi gerekirken herhangi bir beyan ve ödemede bulunulmadığı ayrıca verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi sonucu vergi ziyaı oluştuğu görülmüştür.
Açıklanan gerekçelerle, katma değer vergisi sorumluluğuna aykırı davranılması sonucu ............TL kamu zararına neden olunmuştur
Bununla birlikte, kamu zararı tutarı ............TL’nin ............tarih ............ nolu ödeme emri belgesi ile katma değer vergisi tahakkuku yapılmış olduğu anlaşıldığından konu hakkında ilişilecek husus kalmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.