Gecikme Cezası
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, .................yükleniminde olan .................İşi”nin süresinde bitirilmemesine rağmen sözleşme hükümleri gereği kesilmesi gereken gecikme cezasının kesilmediği ve bu suretle kamu zararına neden olunduğu iddia edilmiş ise de,
İdare ile yüklenici firma arasında … tarihinde imzalanan ………TL sözleşme bedelli yapım işi ihalesine ait sözleşmenin, “İşe Başlama ve Bitirme Tarihi” başlıklı 9’uncu maddesinin 9.1. kısmında, “Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 (yedi) gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanır. 9.2. bendinde ise, “Yüklenici taahhüdün tümünü, işyeri teslim tarihinden itibaren 170 (yüz yetmiş) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır…” hükmü yer almaktadır.
Sözleşmenin “Gecikme halinde uygulanacak cezalar ve kesintiler ile sözleşmenin feshi” başlıklı 25’inci maddesinin 25.2 bendinde “Yüklenicinin, sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,06 (onbinde altı) oranında gecikme cezası uygulanır.” denilmektedir.
.................işine ilişkin yer teslim tutanağı ile 29.07.2015 tarihinde işyeri teslimi yapılmıştır. Sözleşmenin yukarıda yer verilen hükümleri gereği, taahhüdün tümünün iş yeri tesliminden itibaren 170 takvim günü içinde tamamlanması gerekmektedir. 170 takvim günü içinde bitirilmesi kararlaştırılan işin süresi 14.01.2016 tarihinde dolmaktadır.
Yapılan incelemede söz konusu işe ilişkin geçici kabul tutanağının işin bitim tarihi 28.06.2016 olarak itibar edilmek üzere 25.07.2016 tarihinde düzenlendiği görülmüş, tespit edilen 166 günlük gecikme için toplam ………..TL’nin ilgili sözleşme hükmü gereğince gecikme cezası olarak hak edişlerden kesildiği görülmüştür. Belediyece gecikme cezasının Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 29’uncu maddesinde yer alan “işin sözleşmesinde belirlenen zamanda tamamlanıp geçici kabule hazır hale getirilmemesi durumunda, gecikilen her gün için sözleşmesinde öngörülen günlük gecikme cezasının uygulanır.” hükmüne uygun olarak işin bitim tarihi ile geçici kabul itibar tarihi arasındaki süre kadar kesildiği görülmektedir.
Denetçi kesin hakediş raporunun iç kapağında yer alan “09.09.2016 tarihine kadar yapılan iş” ibaresinde yer alan 09.09.2016 tarihinin geçici kabul tutanağında işin bitim tarihi olarak belirtilen 28.06.2016 tarihinden sonra olduğunu, bu nedenle geçici kabulden sonra da yani 28.06.2016-09.09.2016 tarihleri arasında da çeşitli işlerin yapıldığını, dolayısıyla bu tarihler arasındaki günler için de gecikme cezası kesilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40 ve 41’inci maddelerinde açık bir şekilde geçici kabul yapıldıktan sonra kesin hakedişin düzenleneceği belirtilmiştir. Geçici kabulde tespit olunmakla birlikte kabule engel teşkil etmeyen eksikliklerin giderilmesi ve kesin hakediş raporunun düzenlenmesine esas teşkil eden belgelerin hazırlanması, işin doğası gereği geçici kabul tarihinden sonra başlamaktadır. Kesin hakediş raporunun iç kapağında yer alan “09.09.2016 tarihine kadar yapılan iş” ibaresi bu nedenle tek başına işin 09.09.2016 tarihinde bittiğini göstermez. Kaldı ki kesin hakediş raporunun ön kapağında hakediş rapor tarihi olarak da 09.09.2016 tarihi belirtilmiştir. Ayrıca geçici kabul itibar tarihi olan 28.06.2016 tarihinden sonra 21.07.2016 tarihinde yüklenici Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne hakediş raporunun da ekleri içinde bulunduğu bir yazı ile 20.07.2016 tarihi itibariyle işi bitirdiğini ve bu tarihten sonra sigortalı işçi çalıştırmadığı için dosyanın kapanması gerektiğini bildirmiştir. Bu nedenle sadece sorguya dayanak olarak gösterilen kesin hakediş raporunun iç kapağından yola çıkarak işin bitirilme tarihinin 09.09.2016 olduğunu söylemek mümkün değildir. Denetçi tarafından geçici kabulden sonra bir imalat yapıldığı ve işin 09.09.2016 tarihinde tamamlandığı ile ilgili olarak hakediş raporu iç kapağında yer alan tarih hariç herhangi bir belge de gösterilmemiştir. Bu nedenlerle sorgu konusu hususun mevzuata aykırılık taşıdığına ve kamu zararı oluşturduğuna kanaat getirmek dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla, sorgu konusu ……..TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.