Temsil Tazminatı, Görev Tazminatı ve Ek Ödeme
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
A)- …………………..ve.........................……… ödenen görev tazminatından ilgililere ödenen ek ödemelerin mahsup edilmediği görülmüştür.
26.4.2000 tarih ve 24031 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kararın 1 inci maddesinde, “Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, … hükümlerine göre almakta olan personelden ekli cetvelde yer alan gösterge rakamları üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı alanlara, hizalarında gösterilen gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda Temsil Tazminatı ödenir.” hükmü yer almaktadır.
Genel sekreter kadrosuna atananlar, 5216 sayılı sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22’nci maddesine istinaden genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürlerinin makam ve temsil tazminatlarından aynen yararlanmaktadırlar. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun makam tazminatına ilişkin ek 26’ncı maddesinde gönderme yapılan IV sayılı cetvelde genel müdürlerin makam tazminatı gösterge rakamı 7.000 olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla makam tazminatı gösterge rakamı 7.000 olan genel sekretere, Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Karara ekli cetvel dikkate alındığında 17.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda temsil tazminatı ödenmektedir.
12.2.2000 tarihli 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun’un 5’inci maddesinin (c) bendinde,
“Teşkilat veya özel kanunlarında yer alan hükümlere göre kadro karşılığı sözleşmeli, sözleşmeli veya kapsam dışı statüde çalışanlara temsil tazminatı ödenmez. Bu tazminata hak kazananlara personel veya teşkilat kanunları veya diğer kanuni düzenlemeler ile kaynağı ne olursa olsun ödenmekte olan döner sermaye katkı payları, fiilen yapılmayan ders karşılığı ek ders ücreti ödemeleri, fon, ek ödeme, teşvik ödemesi ve benzeri ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir.
Ancak mahsup işlemleri, görev tazminatına uygulanan mahsupla ilgili hükümler esas alınarak yürütülür. …”
denilmektedir.
4505 sayılı Kanun’a dayanılarak yayımlanan 10.03.2000 tarihli ve 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kararın, 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Bu tazminatın ödenmesinde, aylık (ek gösterge dahil), taban aylığı, kıdem aylığı, makam ve yüksek hakimlik tazminatları, aile yardımı ödeneği, lojman ve yabancı dil tazminatları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 213 üncü maddesinden sonra gelen “Zam ve Tazminatlar” başlıklı Ek Maddesi kapsamındaki zam ve tazminatlar ile aynı Kanunun Ek 33 üncü maddesindeki nöbet ücreti, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Ek 3 ve Ek 17 nci maddeleri kapsamındaki zam ve tazminatlar, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu kapsamındaki üniversite ödeneği, idari görev ödeneği, eğitim öğretim ödeneği ve geliştirme ödeneği, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 106 ncı maddesi kapsamındaki ödenek ve tazminatlar, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve diğer yargı kuruluşlarında ödenen ek ödenek ve ek tazminatlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi kapsamındaki tazminatlar, 28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemeler, 13/11/1996 tarihli ve 4208 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan ek ücret ödemeleri, doğal afetler nedeniyle yapılan ödemeler, Personel ve Teşkilat Kanunları gereği verilen ve aylık veya ücret mahiyeti taşımayan mükafat ve ödüller, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun kapsamında yapılan ödemeler, 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanun kapsamında yapılan ödemeler, huzur hakkı, toplantı ödeneği ile yönetim ve denetim görevi karşılığında yapılan ödemeler mahsup işlemine tabi tutulmaz.” denilmektedir.
Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kararın 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise, “Yukarıdaki fıkra kapsamı dışında kalan personel veya teşkilat kanunları veya diğer düzenlemeler ile kaynağı ne olursa olsun ödenmekte olan, ilgili mevzuatları uyarınca kurulmuş fon ve hesaplardan yapılan her türlü ödemeler, 24/6/1994 tarihli ve 4009 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca yapılan ödemeler, İl Özel İdaresi Kanununun 100 ve 140 ıncı maddeleri uyarınca yapılan ödemeler, fiilen yapılmayan ders karşılığı ödenen ek ders ücretleri, maktu ve nisbi olarak ödenen her türlü fazla çalışma ücretleri (asayiş tazminatı dahil, doğal afetler nedeniyle yapılan ödemeler hariç), ek tazminat ve kurumsal bazda yapılan tazminat ödemeleri, 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Kanunun değişik 2 nci maddesi uyarınca yol tazminatının 1/2 si olarak kamu bankasına yatırılan paralardan her ay itibarıyla yapılan ödemeler, döner sermaye kaynaklarından yapılan her türlü ödemeler, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılan ek tazminat ödemeleri, muhtelif mevzuat çerçevesinde yapılan, ödeme, ücret ödemesi, ek ücret ödemesi, teşvik ödemesi ve ikramiye ile benzeri adlar altında yapılan bütün ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir.” hükmü yer almaktadır.
Anılan hükümler değerlendirildiğinde, Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kararın 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında, temsil tazminatının ödenmesinde mahsup işlemine tabi tutulmayacak ödemeler tadadi olarak aynen sayılmıştır. Mezkur maddenin ikinci fıkrasında ise temsil tazminatından mahsup edilmesi gereken ödemeler belirtilirken, tadadi olarak sayılan ödemelerin akabinde “muhtelif mevzuat çerçevesinde yapılan, ödeme, ücret ödemesi, ek ücret ödemesi, teşvik ödemesi ve ikramiye ile benzeri adlar altında yapılan bütün ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir.” ifadesi yer almıştır. Söz konusu ifade yorumlandığında muhtelif mevzuat ile belirlenmiş olan bütün ödemelerin, adlarının ilgili fıkrada geçip geçmediğine bakılmaksızın temsil tazminatından mahsup edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca yukarıda hükümleri belirtilen ve değerlendirilen Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kararın dayanağı olan 4505 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin (c) bendinde, ek ödemenin temsil tazminatından mahsup edileceğine de hükmedilmiştir.
Dolayısıyla 375 sayılı KHK’nın ek 9’uncu maddesi uyarınca yapılan ek ödemenin, genel sekretere ödenmekte olan temsil tazminatından mahsup edilmesi gerekmektedir.
631 sayılı KHK’nın 11’inci maddesi ile 375 sayılı KHK’nın 1’inci maddesine eklenen (C) bendinde görev tazminatına ilişkin düzenlemeler yer almış olup ilgili bentte,
“…temsil tazminatı almayan personelden,
1 - 7.000’den daha düşük göstergeler üzerinden makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, 15.000 gösterge rakamını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenir.
…
3- (1) numaralı alt bende göre ödenecek görev tazminatının uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye çalışanlar ve emekliler için gösterge rakamları belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
4 –Görev tazminatı, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve bu tazminata hak kazanmada ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır.”
denilmektedir.
375 sayılı KHK’nın 1’inci maddesinin (C) bendinde görev tazminatı gösterge rakamlarının belirlenmesi için verilen yetkiye istinaden 11.06.2008 tarih ve 26903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2008/13964 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kararın “Görev tazminatı göstergeleri” başlıklı 1’inci maddesinde, makam tazminatları 4.000 ve daha az olanlara 6.000 gösterge rakamına almakta oldukları makam tazminatı gösterge rakamının ilave edilmesi suretiyle görev tazminatı gösterge rakamının bulunacağına hükmedilmiştir.
Dolayısıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek 26’ncı maddesinde gönderme yapılan IV sayılı cetvelde belirtildiği üzere makam tazminatı gösterge rakamı 2.000 olan belediye daire başkanlarına, iç denetçilere ve uzmanlara 8.000 gösterge rakamının, mezkur cetvelde makam tazminatı gösterge rakamı 3.000 olarak belirtilen teftiş kurulu başkanı ve genel sekreter yardımcılarına 9.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenmektedir.
2008/13694 sayılı BKK ekinde yer alan Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kararın “Uygulama” başlıklı 3’üncü maddesinde, “10.03.2000 tarihli ve 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın 3, 4, 5 ve 6 ncı maddeleri görev tazminatı hakkında da uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kararın uygulanmasına ilişkin 10.03.2000 tarihli ve 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Karara gönderme yapılmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca daha önce zikredildiği üzere ek ödemenin, temsil tazminatı ödemelerinden mahsup edilmesi gerekmekte olup görev tazminatı hakkında da Temsil Tazminatının Ödenmesi Hakkındaki Kararın 4’üncü maddesinin uygulanması gerektiğinden temsil tazminatından mahsup edilen 375 sayılı KHK çerçevesinde yapılan ek ödemenin, belediye daire başkanlarına, iç denetçilere, teftiş kurulu başkanı ve uzmanlara ödenen görev tazminatından da mahsup edilmesi gerekmektedir.
Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde, temsil tazminatından yapılacak mahsup işlemlerinin, görev tazminatına uygulanacak mahsupla ilgili hükümlerin esas alınarak yürütüleceği belirtilmiştir. Mezkur maddede, benzeri ödemelerin kapsamı ile uygulamaya ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu Kararı ile belirleneceği belirtilmiştir.
Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kararın “Asgari görev tazminatı başlıklı” 4’üncü maddesinde ise aynen, “Bu Kararın 1 inci maddesi gereğince ödenecek görev tazminatı tutarından mahsup edilecek tutarın, görev tazminatının %20'sini geçmesi halinde, görev tazminatının % 80'i asgari görev tazminatı olarak ödenir.” denilmektedir.
Yukarıda yer alan hükümler değerlendirildiğinde görev ve temsil tazminatından mahsup edilmesi gereken ek ödeme tutarı, genel sekreter, genel sekreter yardımcıları, daire başkanları, teftiş kurulu başkanı, uzman ve iç denetçilere ödenmesi gereken görev ve temsil tazminatının %20’sini geçtiğinden ilgili personele görev ve temsil tazminatlarının % 80'inin asgari görev ve temsil tazminatı olarak ödenmesi gerekmektedir.
Sorumlular savunmalarında 666 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek 9’uncu maddede yer alan “Bu maddeye göre yapılacak ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz” hükmüne dayanarak söz konusu hüküm ile ek ödemenin daha önce veya sonradan yapılacak zam, tazminat ve benzeri ödemelerle illiyet bağının kesildiğini belirtmiş iseler de, söz konusu hükümde ek ödemenin zam, tazminat, ödenek, ikramiye ve benzeri ödemelerin hesabında artırıcı olarak yer alamayacağı ifade edilmiştir. Başka bir deyişle ek ödemenin, kamu personel mevzuatında en yüksek Devlet memurunun aylığının belli bir katı şeklinde veya benzeri atıf ve usullerle belirlenen ödemelerin tespitinde dikkate alınmayacağı ifade edilmiştir.
Öte yandan sorumluluk hususunda, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde,
“Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde,
a) Yetkililerin imzasını,
…
Kontrol etmekle yükümlüdür.
(….) Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz.
…
Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. (…)”
denilmektedir.
Söz konusu hükme istinaden daire başkanı…………….’a yapılan makam ve görev tazminatı ödemelerine ilişkin olan ödeme emri belgelerinde harcama yetkilisinin imzası bulunmamasına rağmen ödemeyi gerçekleştirdiğinden dolayı ilgili ödeme emri belgeleri ile yapılan ödemeden doğan kamu zararından muhasebe yetkilisinin de sorumlu olduğu görülmüştür.
Bu itibarla, anılan gerekçelerle genel sekretere ödenen temsil tazminatından ve genel sekreter yardımcıları, daire başkanları, teftiş kurulu başkanı, uzman, iç denetçiler ve 1. hukuk müşavirine ödenen görev tazminatından ilgililere ödenen ek ödemelerin mahsup edilmemesi sonucu oluşan ve ayrıntısı aşağıda yer alan kamu zararı tablosunda gösterilen …….TL kamu zararının,
- ……TL’si …….tarih …… muhasebe yetkilisi mutemedi alındısı ve …….tarih …… sayılı muhasebe yetkilisi mutemedi alındısı ile hesap yılından sonra ilgililerinden tahsil edildiğinden ……TL hakkında ilişilecek husus kalmadığına,
…TL’sinin Harcama Yetkilisi .. ile Gerçekleştirme Görevlileri …ve Maaş Tahakkuk Şube Müdürü…’ya,
…
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ile ödettirilmesine,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
B)- İç denetçi kadrosunda yer alan personelin ek ödeme tutarının hesabında, hatalı ek ödeme oranlarının uygulandığı görülmüştür.
Kamu görevlilerinin bazı mali haklarına ilişkin düzenleme yapılması maksadıyla Bakanlar Kurulunca 11.10.2011 tarihinde kararlaştırılan 02.11.2011 tarih 28103 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 666 sayılı KHK ile 17.06.1989 tarihli ve 375 sayılı KHK’ya maddeler eklenmiştir.
Söz konusu 375 sayılı KHK’nın ek 9’uncu maddesinde, “(Ek: 11/10/2011-KHK-666/1 md.) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, … en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Mezkûr maddede belirtilen 666 sayılı KHK’ya ekli (I) sayılı cetvelde, ek ödeme tutarının hesaplanmasına ilişkin kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen ek ödeme oranları tespit edilmiş olup ilgili (I) sayılı cetvel de 375 sayılı KHK’ya eklenmiştir.
375 sayılı KHK’ya ekli (I) sayılı cetvelin “A- Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa Göre Alanlar” bölümünün (1) numaralı sırasının (ı) bendinde, mahalli idareler ve bu idarelere bağlı genel müdürlüklerde 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre iç denetçi kadrolarına atananlardan, 1-2 dereceden aylık alanların ek ödeme oranının %165 olduğuna hükmedilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine istinaden iç denetçi kadrosunda yer alan personelin ek ödeme tutarının hesabında, ek gösterge dahil en yüksek Devlet memuru aylığına, 375 sayılı KHK’ya ekli (I) sayılı cetvelde hükmedilen %165 oranının uygulanması gerekirken, %170 oranının uygulanması sonucunda kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
Sorumlular savunmalarında yer verilen Anayasa Mahkemesinin 26.09.2017 tarih ve 30192 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26.07.2017 tarih ve 2017/123 sayılı kararının konusu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1’ maddesiyle eklenen,
A. Ek 10. maddenin birinci fıkrasının 20.8.2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik öncesinde yürürlükte bulunan (c) bendinde yer alan "... müfettiş, ... " ibaresinin,
B. (III) sayılı Ücret ve Tazminat Gösterge Cetveli'nin 6745 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik öncesinde yürürlükte bulunan (1) numaralı sırasında yer alan "... müfettiş, ... " ibaresinin,
Anayasa'nın 91. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.
Anayasa Mahkemesi söz konusu kararında, “… mevcut veya yeni ihdas edilen ya da bir başka bakanlıkla birleştirilen bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesiyle ilgili olmayan hususlar 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun kapsamında bulunmadığından KHK'yla doğrudan mali haklarda bir düzenleme yapılamaz. Bir başka ifadeyle 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amaç, kapsam ve ilkeleri bakımından kamu personelinin mali ve sosyal haklarına ilişkin olarak Bakanlar Kuruluna doğrudan bir düzenleme yapma yetkisini vermediği ancak mali ve sosyal haklarla ilgili hükümlerin 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun amacı ve kapsamına giren konularda yapılan düzenlemelerin doğal sonucu olması durumunda mümkün olabileceği, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nda öngörülen amaç, kapsam ve ilkeleriyle bağlantılı olmaksızın sırf mali konularda bir düzenleme yapılamayacağı açıktır.” denilmektedir.
Mahkeme itiraza konu kuralları, 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında bulmadığından iptal etmiştir.
Anayasa Mahkemesi 666 sayılı KHK’nın 6223 sayılı Yetki Kanunu’nda belirtilen istisnalar dışında mali haklarda yapmış olduğu bir takım düzenlemeleri önüne gelen iddiada yer alan istem ile bağlı olarak iptal etmektedir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi, Anayasaya aykırılık iddiası ile kendisine gönderilmemiş olan sorgu konusu edilen hususu içeren norma ilişkin bir iptal kararı vermemiş olup konu hakkındaki mevzuat hükümleri yürürlüktedir.
Bu itibarla iç denetçi kadrosunda bulunan personele ek ödemenin yapılmasında, %165 oranı uygulanması gerekirken, %170 oranının uygulanması sonucu oluşan ve ayrıntısı aşağıda yer alan kamu zararı tablosunda gösterilen …………TL kamu zararının,
…TL’sinin Harcama Yetkilisi .. ile Gerçekleştirme Görevlileri …ve Maaş Tahakkuk Şube Müdürü…’ya,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ile ödettirilmesine, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,
C) Daire başkanı kadrosunda yer alan ……….’nin aylığının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekli II sayılı cetvelde daire başkanı unvanı için tespit edilen 3600 ek gösterge rakamı yerine 4800 ek gösterge rakamının eklenmesi suretiyle hesap edilerek ödendiği görülmüştür.
657 sayılı Devler Memurları Kanunu’nun “Göstergeler” başlıklı 43’üncü maddesinde,
“Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylık ve ek göstergeleri aşağıda gösterildiği şekilde tespit edilir:
…
B) Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır. II sayılı cetvelde yer alan unvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilave etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz. Kurumların 1,2,3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve üyelikleri, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkan ve Üyelikleri, Müşavir ve 1'inci dereceden uzman ünvanlı kadrolara atananlara bu kadrolarda bulundukları sürece daha önce almış oldukları en yüksek ek gösterge üzerinden ödeme yapılır.
…”
hükümleri yer almaktadır.
657 sayılı Kanun’un, “Kadroların tespiti” başlıklı 33’üncü maddesinde, kadrosuz memur çalıştırılamayacağı, “Deyimler” başlıklı 147’nci maddesinde de aylığın, hizmetlerin karşılığında kadroya dayanılarak ay itibarıyla ödenen parayı ifade ettiği, 43-B maddesinin birinci fıkrasında, ek göstergelerin, hizmet sınıfları ve görev türleri dikkate alınarak Kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde belirlendiği, 43-B maddesinin ikinci fıkrasında, ek göstergelerin, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınacağı ve terfi bakımından kazanılmış hak sayılmayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde ek göstergeden yararlanabilmek için cetvellerde karşılığı gösterilen kadroların birine atanmış ve bu görevi fiilen ifa ediyor olma şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bu uygulamanın istisnaları ise, mezkur Kanunun, 43-B maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Kurumların 1,2,3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.” hükmü ve 43-B maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hüküm ile belirlenmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Personel İstihdamı” başlıklı 22’nci maddesinin ikinci fıkrasında ise, belediye daire başkanlığı kadrosuna atananların, bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek göstergeden aynen yararlanacağı belirtilmiştir. II sayılı cetvelde “Kadroları Genel İdare Hizmetleri Sınıfının Birinci Derecesinde Bulunanların Ek Göstergeleri” başlığı altında unvan ve derecelere uygulanacak ek göstergelere hükmedilmiş olup söz konusu cetvelde daire başkanına uygulanacak ek gösterge rakamı 3600 olarak belirlenmiştir.
Anılan mevzuat hükümleri uyarınca, ….’nin aylığının, kadrosunda yer aldığı daire başkanı unvanı için belirlenen ek gösterge rakamı (3600) yerine, daha öncesinde görevde bulunduğu ……….unvanı için belirlenen ek gösterge rakamının (4800) ilave edilmesi suretiyle hesaplanması sonucunda adı geçen personele olması gerekenden fazla ödemede bulunulmuştur.
Ancak sorumlular savunmalarında kamu zararının tahsil edildiğini belirtmişler ve tahsilata dair kanıtlayıcı evrak sunmuşlardır.
Bu itibarla ……….’nin aylığının, kadrosunda yer aldığı daire başkanı unvanı için belirlenen ek gösterge rakamı (3600) yerine, (4800) ek gösterge rakamının eklenmesi suretiyle hesaplanması sonucunda oluşan ………TL kamu zararının,
………….TL’si ahizinden …….tarih ve … yevmiye ödeme emri belgesi ile mahsuben,
…..TL’si ahizinden …..tarih ve ….. yevmiye ödeme emri belgesi ile mahsuben,
hesap yılından sonra tahsil edildiğinden konu hakkında ilişilecek husus kalmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.