Gecikme Zammı
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, ................................... tarafından ……………..ödenmesi gereken bağlantı yolu aydınlatma izin bedelinin zamanında ödenmemesi nedeniyle gecikme zammı ödendiği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde,
“Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
…
(Değişk son fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
denilmektedir.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde de,
“(1) Kamu zararının belirlenmesinde,
…
g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,
…
esas alınır.”
hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde ise,
“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.
Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.
Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir.”
denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşıldığı üzere memurların kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idarenin uğramış olduğu zararın, zarara sebebiyet veren memura rücu edilmek suretiyle tahsil edilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede ………..Müdürlüğünce D-100 bağlantı aydınlatması izni için tahakkuk ettirilen …..yılı izin bedelinin ……TL olduğu görülmüştür. Bu tutarın ihtiva ettiği unsurlar ise ……TL izin bedeli, ……TL KDV, …….TL gecikme zammıdır. …….Müdürlüğünce tahakkuk ettirilen ….yılı izin bedelinin zamanında ödenmemesi sonucu gecikme zammına sebebiyet verildiği ve bu gecikme zammının belediye bütçesinden karşılandığı ve zarara sebebiyet veren memura rücu edilmediği görülmüştür. Halbuki anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere zararın, zarara sebebiyet veren memura rücu edilmek suretiyle tahsil edilmesi gerekirdi.
Sorumlular savunmalarında …..tarihinde göreve getirildiklerini, bu nedenle …….Müdürlüğünce D-100 bağlantı aydınlatması izni için tahakkuk ettirilen … yılı izin bedelinin zamanında ödenmemesinden sorumlu olmadıklarını belirtmişlerdir. Ancak ……Müdürlüğünce D-100 bağlantı aydınlatması izni için tahakkuk ettirilen ….. yılı izin bedeli ……TL’dir. Bu tutarın ihtiva ettiği unsurlar ise ……TL izin bedeli, …..TL KDV, ……TL gecikme zammıdır. Gecikme zammı ise …..yılına ilişkin izin bedelinin vadesi olan ….tarihinden …..tarihine kadar KDV dahil izin bedeli olan …..TL üzerinden hesap edilip tahakkuk ettirilmiştir. Dolayısıyla sorumlular da göreve getirildikleri tarihten itibaren …..yılında tahakkuk etmiş izin bedelini ödemediklerinden bir başka deyişle idarenin yükümlülüğünü mevzuata uygun bir şekilde yerine getirmemeleri nedeniyle idarelerine gecikme zammından oluşan bir ek mali külfet getirdiklerinden kamu zararından sorumlu tutulmuşlardır.
Bu itibarla, açıklanan gerekçelerle belediye bütçesinden ödenen gecikme zammı tutarı …..TL kamu zararının, …..ile……..’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.