Makam tazminatı
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
….na vekâlet eden …’a 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı olarak makam tazminatı ödendiği görülmüştür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesinde bir görevin vekâleten yürütülmesinde aylıksız vekâletin asıl olduğu ancak belirli şartlar halinde vekâlet aylığının ödenebileceği, 174’üncü maddesinde vekâlet aylığı ödemesinin görevin fiilen yapılması şartına bağlandığı, 175’inci maddesinde ise, vekâlet aylığının miktarı ile vekâlet aylığı ödemesi için vekilin asilde aranan şartları taşıma zorunluluğu düzenlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek 26’ncı maddesinin (a) fıkrasında ise,
“Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizaların-da gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hâkimlik tazminatı ödenmez.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun genel yapısı dikkate alındığında, memurların aylık ve ödeneklerinin işgal ettikleri kadrolara göre belirlendiği ve memurun asaleten bulunduğu kadro dışında yürüttüğü bir görevin bulunması halinde, buna ilişkin mali hakların açıkça sayılmak suretiyle düzenlendiği görülmektedir. Bununla birlikte Kanun’da vekâlet konusunda yer alan düzenlemelerin genel amacının, görevlerin vekâleten yürütülmesinde mali açıdan önemli bir avantaj sağlanmasının engellenmesi ve vekâlet müessesesinin asaleten atamaya göre cazip bir tercih haline gelmesinin önüne geçilmesi olduğu söylenebilir. Bu nedenle yalnızca belirli şartların sağlanması halinde, söz konusu vekâlet görevinin oluşturduğu ek iş yükü ile orantılı olacak biçimde mali bir getirinin sağlaması amacı ile vekâlet aylığının düzenlendiği, vekâlet eden memura vekâlet aylığı dışında sağlanabilecek mali bir hakkın ise, ilgili mevzuatında açıkça hüküm konulmak sureti ile yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, bir görevin vekâlet yürütülmesi halinde, vekâlete ilişkin bir ödemenin yapılabilmesi için, söz konusu ödemenin yer aldığı mevzuatta vekâlet durumunda ödemeye izin veren açık bir düzenlenmenin olması gerektiği değerlendirilmektedir. Makam tazminatına ilişkin olarak 657 sayılı Kanun’un ek 26’ncı maddesinde, vekâlet halinde makam tazminatı ödenebileceğine ilişkin açık bir düzenleme yer almadığından, bu ödemenin yapılabilmesi mümkün değildir.
Danıştay 11. Dairesinin 6.11.2006 tarih ve 20004/3562 Esas, 2006/4996 Karar sayılı emsal nitelikteki kararında da personelin özlük haklarının atandıkları kadrolarla belirlendiği, buna göre 657 sayılı Kanun’un oluşturduğu sistemde memurun görev ve yetkileri ile aylık ve ödeneklerinin doğrudan doğruya işgal ettikleri kadrolarla ilgili olduğu, vekâlet halinde talep edilecek mali hakların 657 sayılı Kanun’un 175’inci maddesinde düzenlendiği, gerek söz konusu maddede, gerekse makam tazminatını düzenleyen ek 26’ncı maddede bir görevi vekâleten yürütenler için makam tazminatı ödenebileceğine ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, bu sebeplerle kişinin makam tazminatına hak kazanabilmesi için makam tazminatı almasını gerektiren görev ünvanına asaleten atanması gerektiği ifade edilmiştir. Devlet Personel Başkanlığı’nın konuya ilişkin 17.01.2017 tarih ve 305 sayılı mütalaası da, bir görevi vekâleten yürütenlere makam tazminatının ödenemeyeceği yönündedir.
Bu itibarla, …na vekâlet eden…’a 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı olarak makam tazminatı ödenmesi sonucunda neden olunan ve ayrıntısı aşağıdaki tabloda gösterilen kamu zararı tutarı ….-TL’nin,
…-TL’sinin …ve…’a,
…-TL’sinin …ve…’ya,
…-TL’sinin …ve…’a,
…-TL’sinin …ve…’ya,
Müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine,
Anılan Kanun’un 55 inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.