Vekaleten Atama
A) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde daire başkanı kadrosuna atanmaya ilişkin hüküm altına alınan hizmet süresi şartına haiz olmayan 3’üncü dereceli şube müdürü kadrosunda bulunan …’in daire başkanlığı kadrosuna atandığı görülmüştür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekalet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175 inci maddesinin 1 ve 2’nci fıkralarında,
“Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. (…)
Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.”
657 sayılı Kanun’un “Zam ve Tazminatlar” başlıklı 152’nci maddesine istinaden çıkarılan, 05.05.2006 tarih ve 26159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, ödemenin yapıldığı tarihte de yürürlükte olan 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın 9 uncu maddesinde,
“(1) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca,
a) 1) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet ettirilenlere,
aa) Vekaletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,
(…)
cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,
kaydıyla, vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark, 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.
2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,
(…)
vekalet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.”
666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 1’inci maddesiyle 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen ek 9’uncu maddede ise,
“… kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir.”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre vekalet eden kişiye asli kadrosu ile vekalet ettiği kadroya karşılık gelen ek gösterge, ek ödeme ile zam ve tazminatları arasında kişinin aleyhinde bir fark olması halinde söz konusu farkın ödenmesi belirli şartlara bağlanmıştır. Bahse konu ödemenin yapılabilmesi için, kişinin vekaleten atanma onayının tabi olduğu usule ilişkin şartların yanı sıra, asilde aranan şartların taşınması yönündeki esasa ilişkin yeterlilik koşullarını da (varsa vekaleten atandığı kadro için öngörülmüş olan sınava girebilme hakkının elde edilmesi de dahil olmak üzere) sağlaması gerekmektedir.
Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in Yönetmelik’in 7’nci maddesinde,
“ (1) 5 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) Müdür ve şube müdürü kadrosuna atanabilmek için,
1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,
2) Fakülte veya en az dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,
3) Ekli (1) sayılı listede sayılan ve teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için, yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak,
4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,
….”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Derece yükselmesinin usul ve şartları” başlıklı 68’inci maddesinin alt 68/B maddesinde ise,
“Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.
Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin,
a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,
b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,
c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,
hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir. Bu sürelerin hesabında, 8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dâhil kurumlarda fiilen çalışılan süreler ile Yasama Organı Üyeliğinde, belediye başkanlığında, belediye ve il genel meclisi üyeliğinde, kanunlarla kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte, okul devresi dâhil yedek subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile yükseköğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin, Başbakanlık ve bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarının müsteşar ve müsteşar yardımcıları ile en üst yönetici konumundaki genel müdür ve başkan kadrolarına atanacaklar için tamamı, diğer kadrolara atanacaklar için altı yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınır. (…)” hükmü yer almaktadır.
hükümleri yer almaktadır.
Mevzuat hükümleri uyarınca …’in 1 inci derece ve ek göstergesi 3600 olan daire başkanlığı kadrosuna atanabilmesi için 10 yıl hizmetinin bulunması ve yüksek öğrenim görmesi şarttır. İlgilinin atanabilmesi için şart olarak mevzuatta hükmedilen 10 yıllık sürenin hesabında, 217 sayılı KHK’nin 2’nci maddesi kapsamında dahil kurumlarda fiilen çalışılan sürenin tamamı, yükseköğrenim gördüğü 09.06.2014 tarihinden sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin dörtte üç dikkate alınmalıdır. Bahse konu şartın sağlanması halinde vekalet edilen görevin gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme tutarları ilgili personele ödenebilecektir.
Sorgu konusu olayda ise, 16.10.2017 tarihinde daire başkanlığı kadrosuna atanan ilgili personel …, 09.06.2014 tarihinde dört yıllık yüksek öğrenimini tamamladığı, atama tarihi itibari ile 9 Yıl 8 Ay 19 Gün hizmetinin bulunduğu görüldüğünden, bahsi geçen kişiye vekalet ettirildiği şube müdürlüğü kadrosu için öngörülen gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme tutarlarına ilişkin fark ödemesinin yapılması mümkün değildir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde daire başkanı kadrosuna atanmaya ilişkin hüküm altına alınan hizmet süresi şartına haiz olmayan 3’üncü dereceli şube müdürü kadrosunda bulunan …’e genel ve özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları bir arada taşımamasına rağmen vekalet ettirildiği şube müdürlüğü kadrosunun gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı ve ek ödeme tutarlarının ödenmesi sonucunda … TL kamu zararına neden olunduğu görülmüşse de, söz konusu kamu zararının ahizi …’den … tarih ve … sıra numaralı alındı ile tahsil edildiği, söz konusu tahsilatın … tarih ve …numaralı muhasebe işlem fişinde gösterildiği anlaşıldığından konu hakkında ilişilecek husus kalmadığına 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
Ek Ödeme
B) Daire başkanları ve iç denetçiye ödenen ek ödemelerin, ilgililere ödenen görev tazminatlarından mahsup edilmediği görülmüştür.
12.2.2000 tarihli 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanunun 5’inci maddesinin (c) bendinde,
“Teşkilat veya özel kanunlarında yer alan hükümlere göre kadro karşılığı sözleşmeli, sözleşmeli veya kapsam dışı statüde çalışanlara temsil tazminatı ödenmez. Bu tazminata hak kazananlara personel veya teşkilat kanunları veya diğer kanuni düzenlemeler ile kaynağı ne olursa olsun ödenmekte olan döner sermaye katkı payları, fiilen yapılmayan ders karşılığı ek ders ücreti ödemeleri, fon, ek ödeme, teşvik ödemesi ve benzeri ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir.
Ancak mahsup işlemleri, görev tazminatına uygulanan mahsupla ilgili hükümler esas alınarak yürütülür. …” denilmekte,
4505 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan 10.03.2000 tarihli ve 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Karar’ın 4’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında,
“Yukarıdaki fıkra kapsamı dışında kalan personel veya teşkilat kanunları veya diğer düzenlemeler ile kaynağı ne olursa olsun ödenmekte olan, ilgili mevzuatları uyarınca kurulmuş fon ve hesaplardan yapılan her türlü ödemeler, 24/6/1994 tarihli ve 4009 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca yapılan ödemeler, İl Özel İdaresi Kanununun 100 ve 140 ıncı maddeleri uyarınca yapılan ödemeler, fiilen yapılmayan ders karşılığı ödenen ek ders ücretleri, maktu ve nisbi olarak ödenen her türlü fazla çalışma ücretleri (asayiş tazminatı dahil, doğal afetler nedeniyle yapılan ödemeler hariç), ek tazminat ve kurumsal bazda yapılan tazminat ödemeleri, 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Kanunun değişik 2 nci maddesi uyarınca yol tazminatının 1/2 si olarak kamu bankasına yatırılan paralardan her ay itibarıyla yapılan ödemeler, döner sermaye kaynaklarından yapılan her türlü ödemeler, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılan ek tazminat ödemeleri, muhtelif mevzuat çerçevesinde yapılan, ödeme, ücret ödemesi, ek ücret ödemesi, teşvik ödemesi ve ikramiye ile benzeri adlar altında yapılan bütün ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir.” hükmü yer almaktadır.
Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kararın 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında ise, temsil tazminatının ödenmesinde mahsup işlemine tabi tutulmayacak ödemeler tahdidi olarak sayılmıştır.
Mezkur maddenin 2’nci fıkrasında temsil tazminatından mahsup edilmesi gereken ödemeler belirtilirken, tahdidi olarak sayılan ödemelerin akabinde “muhtelif mevzuat çerçevesinde yapılan, ödeme, ücret ödemesi, ek ücret ödemesi, teşvik ödemesi ve ikramiye ile benzeri adlar altında yapılan bütün ödemelerin aylık net tutarları, temsil tazminatının net tutarından mahsup edilir.” ifadesinden muhtelif mevzuat ile belirlenmiş olan bütün ödemelerin, adlarının ilgili fıkrada geçip geçmediğine bakılmaksızın temsil tazminatından mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Karar’ın dayanağı olan 4505 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin (c) bendinde de, ek ödemenin temsil tazminatından mahsup edileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla 375 sayılı KHK’nın ek 9’uncu maddesi uyarınca yapılan ek ödemenin de temsil tazminatından mahsup edilmesi gerekmektedir.
11.06.2008 tarih ve 26903 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2008/13964 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Karar’ın “Görev tazminatı göstergeleri” başlıklı 1’inci maddesinde, makam tazminatları 4.000 ve daha az olanlara 6.000 gösterge rakamına almakta oldukları makam tazminatı gösterge rakamının ilave edilmesi suretiyle görev tazminatı gösterge rakamının bulunacağına hükmedilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Personel istihdamı” başlıklı 22’nci maddesinin 2’nci fıkrasında ise, “Genel sekreter, belediye başkanının teklifi üzerine İçişleri Bakanı tarafından atanır. Genel sekreter kadrosuna atananlar, genel idare hizmeti sınıfına dahil bakanlık genel müdürleri, genel sekreter yardımcısı kadrosuna atananlar bakanlık müstakil daire başkanları, 1. hukuk müşaviri ve daire başkanlığı kadrosuna atananlar ise bakanlık daire başkanları için ilgili mevzuatında öngörülen ek gösterge, makam, görev ve temsil tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan aynen yararlanırlar.” denilmektedir.
2008/13694 sayılı BKK ekinde yer alan Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Karar’ın “Uygulama” başlıklı 3’üncü maddesinde,
“10.03.2000 tarihli ve 2000/457 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Kararın 3, 4, 5 ve 6 ncı maddeleri görev tazminatı hakkında da uygulanır.”
Görev Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Karar’ın “Asgari görev tazminatı başlıklı” 4’üncü maddesinde ise,
“Bu Kararın 1 inci maddesi gereğince ödenecek görev tazminatı tutarından mahsup edilecek tutarın, görev tazminatının %20'sini geçmesi halinde, görev tazminatının % 80'i asgari görev tazminatı olarak ödenir.”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca ek ödemenin, temsil tazminatı ödemelerinden mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiş olup görev tazminatı hakkında da Temsil Tazminatının Ödenmesi Hakkındaki Karar’ın 4’üncü maddesinin uygulanması gerektiğinden temsil tazminatından mahsup edilen 375 sayılı KHK çerçevesinde gerçekleştirilen ek ödemenin, belediye daire başkanlarına ödenen görev tazminatından mahsup edilmesi gerekmektedir.
Görev ve temsil tazminatından mahsup edilmesi gereken ek ödeme tutarı, belediye daire başkanlarına ödenmesi gereken görev tazminatının %20’sini geçtiğinden ilgili personele görev tazminatlarının % 80'inin asgari görev tazminatı olarak ödenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla belediye daire başkanlarına 8.000 gösterge rakamının %80’i olan 6400 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda asgari görev tazminatı ödenmesi gerekmektedir.
Sorgu konusu olayda ise idare tarafından belediye daire başkanlarına yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve değerlendirmelere aykırı olarak 8.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda görev tazminatı ödenmesi suretiyle …-TL kamu zararına neden olunduğu görülmüştür.
Bu itibarla, … Belediyesi tarafından Daire başkanları ve iç denetçiye ödenen ek ödemelerin, ilgililere ödenen görev tazminatlarından mahsup edilmemesi suretiyle neden olunan ve ayrıntısına aşağıdaki tabloda yer verilen kamu zararı tutarı olan …-TL’nin Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi … ile Gerçekleştirme Görevlisi …’ya müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.