Kira Bedeli
… Belediyesi ile … Derneği arasında … tarihinden itibaren geçerli olan 29 yıl süre ile “… Ürün Kiralaması” işine ilişkin olarak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve duruşmaya katılan sorumluların sözlü açıklamalarının dinlenmesi sonucunda,
A) … Belediyesi ile … Derneği arasında imzalanan sözleşme gereği Kulüp tarafından kira borçlarının ödenmemesi nedeniyle muaccel hale gelmesi gereken alacağın tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı görülmüştür.
İdare ile … Derneği arasında imzalanan sözleşmenin “Bedel Ödeme Yükümlülüğü” başlıklı 3’üncü maddesinde,
“Kulüp, işbu sözleşme uyarınca aylık … TL + KDV kira bedelini her ayın ilk beş günü içinde peşin ve nakden ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Kira ödemeleri Türkiye Futbol Federasyonu (T.F.F) tarafından maç oynanma izni verilmesini takip eden ay 01 Şubat 2016 tarihi itibari ile başlatılmıştır.
Kira bedeli her yıl (ÜFE+TÜFE)/2 oranlarında arttırılacaktır.
Kira bedelleri, ortak yerlere ilişkin tüm giderler ile çevre, çöp ve benzeri belediye vergi ve harçları tamamen hariç olmak üzere, sadece Kiralanan yer’in net kirasını ifade eder.” denildiği halde, kira başlangıcı olan 01.02.2016 tarihinden 31.12.2017 tarihine kadar olan 23 aylık kira bedelleri ve bunlara ilişkin Katma Değer Vergilerine yönelik olarak herhangi bir tahsilat yapılmamıştır.
Her ne kadar sorumlularca söz konusu kira bedellerinin mahsuben tahsil edilmesi için idare ile … Derneği arasında 31.12.2018 tarihine kadar olan tüm kira borçlarına karşılık Stadyumun Kuzey Doğu Tribünündeki 30 kişilik … nolu locanın … tarihine kadar idareye devredilmesine ilişkin bir devir sözleşmesi imzalandığı belirtilmiş ise de,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 139’uncu maddesinde, borcun takas edilmesine ilişkin haller düzenlenmiştir. Buna göre, iki taraf, ancak karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde ve her iki borç da muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.
Sorgu konusu olayda ise, … Derneğinin sözleşmeye göre ödemesi gereken kira bedelini ödemediği, dolayısı ile dernek açısından idareye olan muaccel bir borç bulunduğu, ancak idarenin … Kulübüne herhangi bir borcu bulunmadığı görülmektedir. Dolayısı ile karşılıklı bir borç ilişkisi olmadan, borcun takas edilmesinden bahsetmek mümkün değildir.
Bununla birlikte, idareye olan loca devrinin, sorgu konusu alacağı karşılaması konusunda da net bir değerlendirme yapmak mümkün değildir. Zira yapılan devir sözleşmesinde, locanın devrine ilişkin herhangi bir bedel yer almamakta, yalnızca söz konusu sözleşmenin derneğin belediyeye olan kira borcunun mahsubuna ilişkin olduğu belirtilmektedir. Bu çerçevede, yapılan devir sözleşmesi ile herhangi bir bedel tespit edilmeksizin kira borcunun mahsup edildiğinden bahsetmek de mümkün değildir.
Bununla birlikte, sorgu konusu bilgi ve belgelerde yapılan inceleme sonucunda, sorguda kamu zararı olarak hesaplanan …-TL için gecikme faizi oranının hatalı olarak hesaplandığı, olması gereken gecikme faizi tutarının asıl borca eklenmesi neticesinde kamu zararı tutarının …-TL olduğu tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, … Belediyesi ile … Derneği arasında imzalanan sözleşme gereği Kulüp tarafından kira borçlarının ödenmemesi nedeniyle muaccel hale gelmesi gereken alacağın tahakkuk ve tahsilatının yapılmaması nedeniyle sorgu konusu edilen …-TL’nin,
Ayrıntısına aşağıdaki tabloda yer verilen kamu zararı tutarı olan …-TL’sinin Üst Yönetici … ve … ve Muhasebe Yetkilisi …’ya müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,
Kalan tutar olan …-TL’si için ilişilecek husus bulunmadığına,
Anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İşbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy:
Üye … ve Üye …’in karşı oy gerekçesi:
… Belediyesi ile … Derneği arasında imzalanan sözleşme gereği Kulüp tarafından kira borçlarının ödenmemesi nedeniyle muaccel hale gelmesi gereken alacağın tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı iddiasına ilişkin olarak,
Yapılan savunmalardan, bahse konu kira bedeli karşılığında … Derneğinin, … Belediyesine … tarihine kadar olan tüm kira borçlarına karşılık (kira bedeli, KDV ve gecikmeler dâhil) Stadyumun Kuzey Doğu Tribünündeki 30 kişilik … nolu locayı 30.06.2025 tarihine kadar devretmiş olduğu ve söz konusu locanın Belediyenin sosyal amaçlı projelerinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kira bedeli karşılığı yapılan devir sözleşmesi ile sorgu konusu edilen alacağın tahsili gerçekleşmiş olduğundan konu hakkında ilişilecek husus kalmadığına hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
B) Denetçi tarafından … Belediyesi ile … Derneği arasında imzalanan sözleşme gereği Kulüp tarafından kira borçlarının ödenmemesi nedeniyle muaccel hale gelmesi gereken alacağın tahakkuk ve tahsilatının yapılmaması suretiyle kamu zararına neden olunduğunun iddia edildiği görülmüşse de,
İdare ile … Derneği arasında imzalanan sözleşmenin 3’üncü maddesinde, “Kira bedellerinin herhangi ikisinin üst üste ödenmemesi halinde ihtar ya da ihbara gerek olmaksızın kira dönemi sonuna kadar olan tüm kira bedelleri muaccel hale gelmiş sayılacağını taraflar peşinen kabul eder. İdare'nin muacceliyet kaydından doğan hak ve yetkilerini kullanmaması ve/veya geç kullanması bu hak ve yetkilerinden feragat anlamına gelmez. Bu hususta hakkın ve yetkinin kullanılmaması bu hak ve yetkilerin devamlı olarak ileride de kullanılmayacağı anlamına gelmez.” denilmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Kiracı aleyhine düzenleme yasağı” başlıklı 346’ncı maddesinde ise,
“Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.” hükmü yer almaktadır.
Anılan hükme göre, sözleşmede kira bedelinin geciktirmesi halinde kalan tüm kira borçlarının muaccel hale geleceğine ilişkin hüküm kesin hükümsüzlük hali ile geçersiz olacaktır.
Bu itibarla, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İşbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
C) Denetçi tarafından İdare ve Kulüp arasından imzalanan ve 11.02.2015 tarihinden itibaren geçerli olan sözleşme gereğince alınması gereken bedellerin alınmaması sonucunda kamu zararına sebebiyet verildiğinin iddia edildiği görülmüşse de,
Stadyum giriş kapıları ve tribün kapılarının isim hakları gelirine ilişkin olarak … tarihinde imzalanan sözleşmede yer alan “Stadyum giriş kapıları ve tribün kapılarının isim hakları geliri idareye aittir” hükmü … tarihindeki ek sözleşme ile değiştirilmiş olup söz konusu gelirlerin kulübe ait olduğu düzenlenmiştir.
Savunmalardan, Dernekten idareye gönderilen … tarih ve … sayılı yazıda, 2 adet tribün kapısı isim alanı kira sözleşmesinin yapıldığı, bunlardan ilki için … tarihinden … tarihine kadar olan bedelin …-TL olduğu, diğeri için ise, idareye aktarılması gereken bedelin … tarihi arasındaki dönem için …-TL olduğu ve söz konusu bedellerin tahsil edilmesi için işlemlerin yapıldığı anlaşılmıştır.
Sorgu konusu edilen tutara ilişkin olarak … Derneğinden idareye gönderilen yazıya eklenen sözleşmeler incelendiğinde ise, söz konusu sözleşmelerin birinin … ile yapıldığı, söz konusu sözleşmenin tribün isim hakkının yanı sıra, reklam unsurları içerdiği, diğerinin ise … ile yapıldığı ve tamamen reklama ilişkin olduğu, idare ile dernek arasında imzalanan sözleşme uyarınca reklam bedellerinin ise derneğe ait olduğu görülmüştür.
Anılan bedellerin tahsili için çalışmaların devam ediyor olması, söz konusu bedellere ilişkin zamanaşımı süresinin dolmaması ve … ile yapılan sözleşmeye ilişkin olarak tribün isim hakkına tekabül eden tutarın belirlenmesi için çalışmaların başlatılmış olması nedeniyle, herhangi bir kamu zararı oluşmadığından konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İşbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
D) Denetçi tarafından Ürün Kiralamasına ilişkin olarak mevzuata aykırı tahsis işlemi yapılması ve kira bedelinin emsallerine göre eksik belirlenmesi nedeniyle kamu zararına neden olunduğunun iddia edildiği görülmüşse de,
Sorumluların savunmalarından, söz konusu stadyumun bağlantı yollarının tamamlanmaması, statta görsel açıdan emsallerine kıyasla önemli eksiklikler bulunması, otopark alanlarının tam kapasite ile çalışmaması, ticari alanlarda ve sosyal alanlarda eksiklikler bulunması gibi sebeplerle kira bedellerinin emsallerine göre eksik belirlendiği anlaşılmıştır.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun ‘Tahmin edilen beledin tespiti’ başlıklı 9’uncu maddesinde,
“Tahmin edilen bedel, idarelerce tespit edilir veya ettirilir. İşin özelliğine göre gerektiğinde bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatlar belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulur. Tahmin edilen bedel, bunun dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterilir ve asıl evrak arasında saklanır. Bu bedel gerektiğinde ihale komisyonlarınca tahkik ettirilir.
Ancak, yapım işlerinde bu işler için kanunların verdiği yetkiye dayanılarak ilgili dairelerce tespit edilmiş birim fiyatları varsa, bunlar uygulanır.” denilmektedir.
Anılan hükme istinaden, idarenin söz konusu stadın özel kullanım eksikliklerini göz önünde bulundurarak bedel tespiti yaptığı değerlendirilmektedir.
Spor Genel Müdürlüğü İşletme Yönetmeliği’nin ‘Kapsam’ başlıklı 2’nci maddesinde,
“Bu Yönetmelik, Spor Genel Müdürlüğü taşra teşkilatının kullanımında bulunan her türlü gençlik ve spor tesisi, büfe, atölye, misafirhane ve sporcu kamp eğitim merkezi, sağlık merkezi, otopark, çay ocağı, kafeterya ve benzeri yerlerin bakımı, kullanımı, tahsis ve işletilmesi ile reklam ve yayınlarla ilgili usul ve esasları kapsar.” denilmektedir.
Anılan hüküm uyarınca, Yönetmelik’in belediyeleri kapsama almadığı açıktır. Dolayısı ile bahse konu Yönetmelik’in ilgili maddesine dayanılarak yayımlanan ücret tarifesinin Yönetmelik’in kapsamında yer almayan belediyeler açısından emsal nitelikte olduğundan bahisle kamu zararı hesaplanamayacağı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İşbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.