Katılma Payı Tahsilatı
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
Denetçi tarafından … Belediyesi tarafından tahakkuk ettirilip ilan ve tebliğ edilen katılma payı tutarının zaman alımına uğratılması suretiyle kamu zararına neden olunduğunun iddia edildiği görülmüşse de,
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun ‘Yol Harcamalarına Katılma payı’ başlıklı 86’ncı maddesinde,
“Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce aşağıdaki şekillerde inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile Yol Harcamalarına Katılma Payı alınabilir.
a) Yeni yol açılması,
b) Mevcut yolların yüzde 40 nispetinde veya daha fazla genişletilmesi,
c) Kaldırımsız ve bakımsız bulunan yolların, kaldırım veya parke kaldırım haline getirilmesi veya asfalt yapılması, kaldırım veya şose halindeki yolların da parke, beton veya asfalta çevrilmesi,
d) Mevcut kaldırım veya parkelerin sökülüp yeniden düzenlenmesi,
Yolların kaldırımlar da dahil olmak üzere (15) metreden fazla genişliklerine düşen giderler, belediyelere ait olup harç payına konu teşkil etmez. “
İki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller için asıl cepheyi teşkil eden yoldan düşen pay tam, diğer yollara ait pay ise yarım olarak hesaplanır.” denilmekte,
Aynı Kanun’un “Yönetmelikle Tespit Olunacak Hususlar” başlıklı 94’üncü maddesinde ise:
“Harcamalara Katılma Paylarının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca düzenlenecek bir yönetmelikte belirtilir.”
hükmü yer almaktadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’na dayanılarak çıkarılan, 21.08.1981 tarih ve 17435 numaralı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Harcamalara Katılma Payları İle İlgili Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in A-Yol Harcamalarına Katılma Payına ilişkin “Mahiyeti” başlıklı 4’üncü maddesinde:
“Belediye veya bağlı kuruluşlarınca, belediye sınırları ve mücavir alanlar içerisinde,
a) Yeni yol açılması,
b) Mevcut yolların % 40 oranında veya daha fazla genişletilmesi,
c) Kaldırımsız ve bakımsız bulunan yolların kaldırım veya parke kaldırım haline getirilmesi veya asfalt yapılması, kaldırım veya şose halindeki yolların da parke, beton veya asfalta çevrilmesi,
d) Mevcut kaldırım veya parkelerin sökülüp yeniden düzenlenmesi,
hallerinde bu yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden Yol Harcamalarına Katılma Payı alınır.”,
“Payın Hesaplanması” başlıklı 5’inci maddesinde:
“Yol Harcamalarına Katılma Payı bir program dahilinde veya istek üzerine doğrudan doğruya yapılan işlerde, 4 üncü madde de belirlenen hizmetler için yapılan giderlerin 1/3'üdür. Giderlerin hesaplanmasında maliyet, işler hangi ihale usulü ile yapılmış olursa olsun, Bayındırlık Bakanlığı ve İller Bankası Genel Müdürlüğünün o yıllar için tespit ederek yayınlandığı birim fiyatlar ve rayiçlere göre hesaplanan gerçek bedeli geçemez.
Yolların kaldırımlar da dâhil olmak üzere (15) metreden fazla genişliklerine düşen giderler, belediyelere ait olup, harç hesaplanmasında bu giderler nazara alınmaz.
Böylece hesaplanan gider tutarında özel Devlet yardımları karşılıksız fon tahsisleri, bu iş için yapılan bağış ve yardımlar ile istimlak bedelleri düşüldükten sonra kalan miktarın 1/3'ü, 4 üncü maddede belirtilen mükellefler adına Belediye Encümeninin kararını müteakip tahakkuk ettirilir.”,
“Payın Tahakkuk Şekli” başlıklı 6’ncı maddesinde:
“Yol Harcamalarına Katılma Payı 5 inci maddeye göre hesaplanan katılma payları toplamının ilgili gayrimenkullerin sahipleri arasında vergi değeri toplamına oranlanması ile bulunur. İki veya daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkul için asıl cepheyi teşkil eden yoldan dolayı düşen pay tam, diğer yollardan dolayı düşen paylar ise yarım olarak tahakkuk ettirilir.” ve
“Payın Tahakkuk Zaman” başlıklı 7’nci maddesinde ise:
“Yol Harcamalarına Katılma Payının tahakkuku, iş hangi ihale usulüne göre yapılmış olursa olsun, hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmasından sonra yapılır.
Şu kadar ki, belediyenin çalışma programı uygulaması gereğince veya teknik zorunluluklar dolayısıyla kısım kısım inşa, tamir veya genişletme yapılması halinde, bitirilerek istifadeye açılmış olması şartı ile, katılma payının kısım kısım da tahakkuku mümkündür.
İşin bitirilerek hizmete açılmış olduğu geçici kabulünün yapılması ile belirlenir.”
hükümleri yer almaktadır.
Yine aynı Yönetmelik’in “Payın Üst Sınırı” başlıklı 16’ncı maddesinde:
“Harcamalara Katılma Payı bina ve arsalarda vergi değerinin % 1 ini geçemez”
denilmektedir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, yol harcamalarına katılma payının tahakkukunun, iş hangi usule göre yapılmış olursa olsun, hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmasından ve geçici kabul yapıldıktan sonra hizmetin yapıldığı yıla ait maliyet bedelleri esas alınarak yapılması gerekmektedir. Bununla birlikte, mevzuatta ayrıntıları ile düzenlenmiş bulunan harcamalara katılım payının hem kişiler hem de idareyi duraksamaya ve kuşkuya uğratmayacak şekilde açık, net ve anlaşılır ve herkese eşit şekilde uygulanabilir olması gerekmektedir
Sorgu konusu olayda ise, İlan ve tebligatın yapılmasından sonra yol harcamalarına katılım payı hesaplama yöntemine ve mükellef tespitine yapılan yoğun itirazlara karşın tereddütlü mükellef ve hesaplama bilgilerinin hızlı biçimde düzeltilememesi, gerek mükellefler bazında gerekse hesaplama yöntemi açısından ciddi tereddütlere yol açan hususların olması, yol harcamalarına katılım payının ilanına ilişkin bir belge bulunamaması ve mükelleflere yapılan tebligatta hukuka uygun olmayan durumların tespit edilmesi, tahakkuk işleminin kim tarafından ve hangi bilgi ve belgelere istinaden yapıldığı tespit edilememesi, katılım payının tarh edilmesine dayanak oluşturan hesaplamaların neye göre yapıldığının anlaşılamaması ve 14 yıl önceki belgelere ulaşılamaması, tarh, tahakkuk ve ilan/tebliğ süreçlerinde hata bulunması, dolayısıyla, hem kamu zararının varlığı hem de ilgili görevlilerin sorumluluğu noktasında hukuki anlamda tatmin edici bir bilgi ve neticeye ulaşılamamış olması nedeniyle harcamalara katılım paylarının alınması için gerekli olan şartların fiilen oluşmadığı değerlendirilmektedir.
Bu çerçevede, meclis kararıyla harcamalara katılma paylarının alınmamış olmasında mevzuata aykırılık bulunmadığından, aynı zamanda ilamda sorumluluk yüklenen kamu görevlilerin söz konusu olayda kusur veya ihmallerinin var olmadığı sonucuna varıldığından, herhangi bir kamu zararından söz edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, sorgu konusu edilen konu hakkında yapılacak işlem bulunmadığına 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.