Çevre Temizlik Vergileri ve İdari Para Cezalarının Zamanaşımına Uğratılması
… tarihli ve … sayılı Ek İlamın …’nci maddesi ile hüküm dışı bırakılmasına karar verilen konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 50’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildi.
… tarih ve … sayılı İlamın …’inci maddesiyle … yılında tahakkuk etmiş olan arsa, bina ve çevre temizlik vergileri ile diğer hizmet gelirleri ve diğer idari para cezalarının kamu alacağı zamanaşımına uğramadan önce kamu alacağının terkinine ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmemesi, zamanaşımını kesen veya durduran sebeplerin ortaya konulamaması ve aynı zamanda da alacağın zamanaşımına uğratılmasına bağlı olarak artık alacağın tahsil işleminin herhangi bir hukuki sonuç doğurmaması gerekçeleriyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 102’nci maddesine göre 31.12.2014 tarihi itibari ile tahsil edilmeyen ve zamanaşımına uğrayan toplam …-TL’nin tazminine karar verilmişti.
Bu tazmin hükmüne ilişkin olarak Kurumu adına Üst Yönetici sıfatıyla (Belediye Başkanı) … tarafından Sayıştay Temyiz Kuruluna sunulan temyiz dilekçesi üzerine anılan Kurulca … tarih ve … tutanak sayılı İlamın …’inci maddesiyle,
Belediyelerin vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli ve gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacaklarının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediğinde zamanaşımına uğradığı,
Bununla beraber, zamanaşımı süresi içerisinde mükellef tarafından yapılan ödemelerin, belediye tarafından mükellefe haciz uygulanmasının, usulüne uygun şekilde tebliğ yapılması ve ödeme emri tebliğ edilmesinin veya cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her türlü tahsilatın zamanaşımı süresini keserek yeniden başlattığı,
6183 sayılı Kanun’un “Zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 103’üncü maddesine göre kısmi tahsilatın ve tapu ve banka hesaplarına haciz işlemlerinin zamanaşımı süresini kesen sebepler arasında olduğu ancak temyiz dilekçesine eklenen tahsilat tablolarının incelenmesinden yapılan tahsilatların ve hacizlerin hangi tarihlerde yapıldığına ilişkin kanıtlayıcı belgeler sunulmamış olduğundan alacakların zamanaşımı süresinin etkilenip etkilenmediğinin anlaşılamadığı,
belirtilerek, tazmin hükmüne konu edilen alacaklardan zamanaşımını kesen veya durduran nedenlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesini teminen söz konusu tazmin hükmü bozularak, dosyanın Dairemize tevdiine karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun anılan kararının Dairemizce Denetçisine havalesi üzerine Denetçi tarafından düzenlenen Ek Raporda Temyiz Kurulunun tazmin hükmüne konu edilen alacaklar için zamanaşımını kesen veya durduran nedenlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesini teminen verdiği bozma kararının ek raporda karşılanmamış olduğu gerekçesiyle, söz konusu eksikliklerin giderilip bahse konu alacakların zamanaşımına uğratılması hususunda sorumluların yeniden savunmalarının alınması ve sunulacak kanıtlayıcı belgelerin denetçisi tarafından alınarak sonucun ek raporla Dairemize intikaline değin konunun hüküm dışına bırakılmasına karar verilmişti.
Bu defa Dairemizin kararı üzerine düzenlenen ek rapor ve eklerinin incelenmesi sonucunda, Denetçi tarafından Temyiz Kurulunun anılan kararında belirtilen hususların değerlendirildiği ve her ne kadar yeniden savunma alınması gerektiği Daire kararında ifade edilmiş ise de, kamu zararı olduğu iddiası ile sorgu konusu edilen tutarın azalması ve konunun esasında değişiklik olmaması nedenleriyle savunma alınmadığı görülerek gereği düşünüldü,
Denetçi tarafından 6183 sayılı Kanun’un 102’nci maddesi gereğince İdare tarafından zamanaşımı sonrasında gerçekleşen toplam …-TL tutarındaki tahsilatın kabul edilerek söz konusu tahsilat tutarına ilişkin olarak sorumluların beraatine hükmedilmesine, kalan tutar olan …-TL kamu zararının ise sorumlularına ödettirilmesine karar verilmesinin istendiği görülmüşse de,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Alacaklarını Silinmesi” başlıklı 79’uncu maddesinde, “Özel mevzuatındaki hükümler saklı kalmak üzere, idare hesaplarında kayıtlı olup 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında izlenen kamu alacakları dışında kalan,
a) Zaruri veya mücbir sebeplerle tahsil imkanı kalmayan,
b) Tahsili için yapılacak takibat giderlerinin asıl alacak tutarından fazla olacağı anlaşılan, kamu alacaklarından merkezi yönetim bütçe kanununda gösterilen tutarlara kadar olanların kayıtlardan çıkarılmasına üst yöneticiler yetkilidir. (a) bendine göre belirlenen tutarı aşan kamu alacaklarından silinmesi öngörülenler merkezi yönetim bütçe kanununda ayrıca gösterilir.”
hükmü yer almaktadır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Tahsil İmkansızlığı Sebebi ile Terkin” başlıklı 106’ncı maddesinde ise,
“Yapılacak takip sonucunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir”.
denilmektedir.
Söz konusu mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere zaruri veya mücbir sebeplerle takip ve tahsil imkanı kalmayan ve tahsili için yapılacak takibat giderlerinin asıl alacak tutarından fazla olacağı anlaşılan kamu alacaklarından Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda gösterilecek tutarlara kadar olan alacakların (Vergi, resim, harç ve benzeri kamu alacakları için 10-TL) üst yönetici onayı ile kayıtlardan çıkarılabileceği anlaşılmaktadır.
Ek sorgudaki kamu zararı tablosu incelendiğinde takip gideri tahsil gelirinden fazla olduğu gerekçesiyle terkin edilmesi üst yöneticinin uhdesinde bırakılan 10-TL altındaki kamu alacaklarının da kamu zararına dahil edildiği görülmektedir. Söz konusu alacakların tahsili için yapılacak takibat giderlerinin asıl alacak tutarından fazla olacağı açıktır. Bunun yanı sıra, sorumluların savunmalarından bir kısım alacakların hiçbir geliri olmayan, üzerlerine kayıtlı herhangi bir taşınmazı ve benzeri malları bulunmayan vatandaşlara ait olması ve bazı mükelleflerin adres ve kimlik bilgilerindeki eksiklikler bulunması sebebiyle alacakların takibinin zorunlu nedenlerle yapılamamış olduğu ve söz konusu alacakların halen 121-Gelirlerden Takipli Alacaklar hesabında izlendiği ve rapor eki belgelerden gerekli tahsilat ve icra işlemlerinin yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, … tarihli ve … sayılı Ek İlamın …’nci maddesi ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılmasına ve tahsil ve icra takip işlemlerinin yürütülmekte olduğu görüldüğünden konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İşbu ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.