KİRALIK TAŞINMAZA YAPI BELEDİYE RUHSAT VE İZNİ OLMAKSIZIN İNŞAAT YAPILMAZI
A) Mülkiyeti belediyeye ait ……parselde yer alan ve akaryakıt ve lpg istasyonu olarak kullanılmak üzere kiraya verilen …….. m2 taşınmazın bir bölümüne, belediye meclisince onaylanan imar planı değişikliği sonrasında kiracı ……… .Ltd.Şti. tarafından wc, restoran, kafeterya, mescit ve düğün salonu olarak kullanılan 5 adet tek katlı bağımsız yapı inşa edildiği, ancak söz konusu yapılar için belediyeden yapı ruhsatı ve yapı kullanım izninin alınmadığı görülmüştür.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun,
“Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde,
“Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir.”,
“Yapı” başlıklı 20’nci maddesinde,
“Yapı:
a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde,
b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile,
İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir.”,
“Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21’inci maddesinde,
“Bu kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.
Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumlarda bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz.
……”,
“Yapı kullanım izni” başlıklı 30’uncu maddesinde,
“Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik bürolarından, 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye veya valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.
Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatını en geç (30) gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.
Bu maddeye göre verilen izin, yapı sahibini, kanuna ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi, her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz.” ,
“Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32’nci maddesinde,
“Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç, ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.”,
“İdari Müeyyideler” başlıklı 42’nci maddesinde,
“Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.
Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır.
a) Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için,
1) I. sınıf A grubu yapılara üç, B grubu yapılara beş Türk Lirası,
2) II. sınıf A grubu yapılara sekiz, B grubu yapılara onbir Türk Lirası,
3) III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası,
4) IV. sınıf A grubu yapılara yirmiüç, B grubu yapılara yirmibeş, C grubu yapılara otuzbir Türk Lirası,
5) V. sınıf A grubu yapılara otuzsekiz, B grubu yapılara kırkaltı, C grubu yapılara elliiki, D grubu yapılara altmışüç Türk Lirası,
idari para cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanır.
b) Mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verilir.
( c) (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı,
1) Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın % 30’u,
2) Kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın % 40’ı,
3) Uygulama imar planında veya parselasyon planında “Kamu Tesisi Alanı veya Umumî Hizmet Alanı” olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış ise cezanın % 60’ı,
4) Mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise cezanın % 100’ü,
5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20’si,
6) Yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış ise cezanın % 80’i,
7) Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın % 50’si,
8) Ruhsatsız ise cezanın % 180’i,
9) Ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise cezanın % 50’si,
10) Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu ise cezanın % 100’ü,
11) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor ise cezanın % 10’u,
12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20’si,
13) Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın % 20’si,
(a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır.
18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir.
Yapıldığı tarih itibarıyla plana ve mevzuata uygun olmakla beraber, mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği veya edeceği ilgili idare veya mahkeme kararı ile tespit olunan yapılara, ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen idarece tanınan süre içinde takviyede bulunmayan veya bu yapıları 39 uncu madde uyarınca yıkmayan yapı sahibine onbin Türk Lirası idari para cezası verilir.
27 nci maddeye göre il özel idaresince belirlenmiş köy yerleşme alanı sınırları içinde köyün nüfusuna kayıtlı olan ve köyde sürekli oturanlar tarafından, projeleri il özel idaresince incelenerek fen, sanat ve sağlık şartlarına uygun olmasına rağmen muhtarlık izni olmaksızın konut ve zatî maksatlı tarım ve hayvancılık yapısı inşa edilmesi halinde yapı sahibine üçyüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu yapılardaki diğer aykırılıklar ve ruhsata tabi tarım ve hayvancılık maksatlı yapılardaki aykırılıklar için verilecek olan idari para cezası, üçyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, ikinci fıkraya göre hesaplanan toplam ceza miktarının beşte biri olarak uygulanır.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır.
Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.
Yapının bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, plana, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere uygun hale getirilmesi için idarenin yazılı izni dahilinde yapılan iş ve işlemler mühür bozma suçu teşkil etmez.
Müelliflerin, fenni mesul mimar ve mühendislerin, yapı müteahhitlerinin, şantiye şefi mimar ve mühendislerin, imar mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı verilen cezaları ve haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararları, kendi kayıtlarına işlenmek ve ilgili mevzuata göre cezai işlem yapılmak üzere, üyesi bulundukları meslek odasına ve Bakanlığa ilgili idarece bildirilir. Bu kişiler, verilen ceza süresi içinde yeni bir iş üstlenemez.
Yapı müteahhidinin yetki belgesi,
a) Yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilmesi ve 32 nci maddeye göre verilen süre içinde aykırılığın giderilmemesi halinde beş yıl,
b) Yapım işinde ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilen imalatın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi halinde on yıl,
c) Bakanlıkça olumsuz kayıt değerlendirmesi yapılan hallerde bir yıl,
süreyle Bakanlıkça iptal edilir. Yapı müteahhidinin, yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarını ödememesi ve diğer sorumluluklarını yerine getirmemesi hallerinde yetki belgesi bir yıldan az olmamak üzere Bakanlıkça iptal edilir ve bunlara sorumluluklarını yerine getirinceye kadar yeni yetki belgesi düzenlenmez. Yetki belgesi iptal edilen yapı müteahhidi yeni yetki belgesi düzenleninceye kadar yeni iş üstlenemez, ancak mevcut işlerini tamamlar. Yetki belgeli yapı müteahhidi olmaksızın başlanılan yapının ruhsatı iptal edilir ve yapı mühürlenir.”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, yapıların imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılması, 3194 sayılı Kanun kapsamına giren bütün yapılar için 26’ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınması, yapı ruhsatına dayanılarak inşa edilen yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise belediye veya valilikten yapı kullanım izni alınması gerekmektedir.
Ayrıca bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç, ruhsat alınmadan yapıya başlanıldığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının tespiti veya herhangi bir şekilde bu durumun öğrenilmesi halinde yapının mühürlenerek inşaatın durdurulması, söz konusu yapıdaki ruhsata aykırılığın giderilmesi durumunda inşaatın devamına izin verilmesi, aksi takdirde ruhsata aykırı veya ruhsatsız binanın belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılarak masrafının yapı sahibinden tahsil edilmesi ve bu Kanun’un 42’nci maddesinde düzenlenen idari yaptırımların uygulanması gerekmektedir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, mülkiyeti belediyeye ait, ……..taşınmaz, akaryakıt ve lpg istasyonu olarak kullanılmak üzere …… tarihli belediye encümeni kararıyla 10 yıllığına ……… ....Ltd.Şti.’ne kiraya verilmiş olup kiracı şirket ……. tarihli dilekçe ile kiraladığı taşınmazın bir bölümüne düğün salonu yapma talebinde bulunmuştur.
Şirketin talebi üzerine 1/1000 uygulama imar planında değişikliğe gidilerek sözkonusu alanın “………. ve sosyal tesis alanı (düğün salonu)” olarak işaretlenmesi ………… nolu belediye meclisi kararı ile onanmış ve plan değişikliğine karşı bazı belediye meclis üyelerince yapılan itiraz da ............sayılı belediye meclis kararı ile reddedilmiştir.
Kiracı firma imar planı değişikliği sonrasında wc, restoran, kafeterya, mescit ve düğün salonu olarak kullanılan 5 adet tek katlı bağımsız yapı inşa etmiş ise de söz konusu yapılar için belediyeden “yapı ruhsatı” ve “yapı kullanım izni” alınmadığı görülmüştür. 3194 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca kiracı firma tarafından söz konusu yapılar için “yapı ruhsatı” alınmadığından bahsi geçen yapıların belediye tarafından mühürlenerek inşaatın durdurulması, Kanunda belirtilen süre içinde firmanın ruhsat almaması halinde anılan yapıların yıktırılarak yıkım masraflarının kiracı firmadan tahsil edilmesi ve Kanun’un 42’nci maddesinde belirtilen idari müeyyidelerin uygulanması gerekirdi.
Belediye Başkanı ………. tarafından gönderilen savunmada, ………. ...Ltd.Şti.’nin (kiracı şirket) belediyeden kiraladığı ...........m2 alanın bir bölümüne inşa ettiği yapı ruhsatı ve yapı kullanım izni olmayan tek katlı ahşap bölümler için (wc, restoran, kafeterya, mescit ve düğün salonu) belediyeden izin almadığı ve bu tesisten belediyenin haberinin olmadığı iddia edilmekte ise de,
Kiracı şirket İmar İşleri Müdürlüğüne hitaben verdiği .......evrak kayıt numaralı dilekçede, ........... parselde bulunan halen akaryakıt istasyonu olarak kullandığımız ............ Belediyesine ait 8 dönümlük yere düğün salonu yapmak istiyoruz. Plan değişikliği yapılmasını arz ederiz.” şeklinde talepte bulunmuştur.
Bu talebe istinaden İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce Belediye Başkanlık Makamına yazılan ……… sayılı yazıda, “Mülkiyeti Belediyemize ait ……… nolu parsel onaylı imar planımızda Akaryakıt ve LPG İkmal İstasyonu olarak belirtilmiştir. ………nolu ... yapılmasına olanak sağlanacak plan kararı alınmasına ilişkin makamınızca yapılan teklifin görüşülebilmesi için konunun imar komisyonuna havalelerinizi arz ederim.” denilmekte olup bu yazı Belediye Başkanının imzasıyla imar komisyonuna havale edilmiştir.
İmar planı değişikliği talebi imar komisyonunda oy çokluğu ile kabul edildikten sonra belediye meclisinin ……… nolu kararı ile oy çokluğu ile onaylanmış, bazı meclis üyelerinin bu karara yaptığı itiraz ………. nolu belediye meclis kararı ile yine oy çokluğu ile reddedilmiştir.
Bu karar üzerine bazı meclis üyeleri 1/1000 imar planı değişikliğinin iptal edilmesi istemiyle (yürütmeyi durdurma talepli) ............ İdare Mahkemesinde dava açmışlar, İdare mahkemesi ……. sayılı yazıyla anlaşmazlığın çözümü için 05.01.2011 tarihinde mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılacağını belediyeyi temsile yetkili avukatlara bildirmiş, söz konusu tarihte mahallinde yapılan keşif ve inceleme sonucunda düzenlenen 08.02.2011 tarihli bilirkişi raporunun muhtelif bölümlerinde düğün salonu işletmesi ile ilgili tespitlere (wc, restoran, kafeterya, mescit ve düğün salonu olarak kullanılan) ve bu yapıların hangi mevzuat hükümlerine aykırı olduğu ile ilgili açıklamalara yer verilmiş, sonuç olarak imar planı değişikliğinin şehircilik esaslarına ve planlama ilkelerine uygun olmadığı görüş ve kanaatine varılmış, İdare Mahkemesi de 17.02.2011 tarihinde dava konusu işlemin (imar planı değişikliğinin) yürürlüğünün durdurulmasına, 05.7.2011 tarihinde de iptaline karar vermiştir.
Ayrıca imar planı değişikliğinin iptali için açılan dava devam ederken kiracı şirket ........tarihli dilekçesi ile söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan kafeterya ruhsatlı (burada sözü edilen kafeterya şirketin belediyeden akaryakıt istasyonu ile birlikte kiraladığı ve imar durumunda herhangi bir tereddüt bulunmayan yerdir.) alanda ve bahçesinde merasim yapmak için izin talep etmiş ve belediye encümeninin ……….. nolu kararı ile adı geçen şirkete kafeterya ruhsatlı alanda ve bahçesinde merasim yapmak için izin verilmiştir.
Görüldüğü üzere, şirketin düğün salonu yapma (imar planı değişikliği) talebinin imar komisyonuna havale edildiği …………sayılı yazıda, imar planı değişikliğinin onayladığı ………. nolu belediye meclis kararında ve bazı meclis üyelerinin yaptığı itirazın reddedildiği …….. nolu belediye meclis kararında belediye başkanının imzası bulunmaktadır. Ayrıca mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde belediyeyi temsile yetkili avukat ………… hazır bulunmuş, söz konusu düğün salonu işletmesi hakkında düzenlenen bilirkişi raporu belediyeye tebliğ edilmiş, açılan dava ile ilgili olarak belediyeyi temsile yetkili avukatlarca İdare Mahkemesine savunma gönderilmiş, İdare Mahkemesinin imar planı değişikliği hakkında verdiği yürütmeyi durdurma kararına karşı ......... Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz, İdare Mahkemesinin iptal kararına karşı Danıştay nezdinde temyizde bulunulmuş iken üst yöneticinin, kiracı şirketin inşa ettiği düğün salonu işletmesinden (wc, restoran, kafeterya, mescit ve düğün salonu) belediyenin haberinin olmadığı iddiasını kabul etmek mümkün değildir.
Belediye Başkanı tarafından savunma ekinde gönderilen ……… nolu belediye encümen kararında aynen,
“Encümence yapılan müzakere sonunda, .............. Ltd.Şti’ye ait akaryakıt ve Lpg istasyonu olarak kullanılmak üzere ............Turizm İnşaat Gıda Ticaret ve Sanayi Ltd.Şti adına ........kiraya verilen ............ parseldeki Belediyemize ait …… m2’lik taşınmazın ……… sayılı ilk ruhsat ile ...... sayılı ilave ruhsat ve eklerine aykırı şekilde parselin güney boşluğuna kira sözleşmesi hükümlerine, ruhsat ve eklerine aykırı olarak ………….. tarihinde tutanakla tespitinden sonra 22.07.2013 tarihinde yerinde yapılan kontrolde ruhsatsız ilave inşaat yıkılmadığı gibi ruhsatlandırılmadığı da tespit edildiğinden, kaçak yapının 3194 Sayılı Yasanın 32. Maddesine istinaden yıkılarak masrafların yapı sahibinden tahsiline.
……, 3194 sayılı Yasanın 42. Maddesi (Değişik Md: 09.12.2009 – 5940 Sayılı Kanunun 2. maddesi) uyarınca ……… TL para cezasıyla cezalandırılmasına.
Diğer taraftan durumun, ilgili Müdürlükçe kaçak inşaat yapıldığına dair Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmasına.
Gereği için işbu kararımızın İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne, Fen İşleri Müdürlüğüne ve Mali Hizmetler Müdürlüğüne tevdiine 25.07.2013 tarihindeki toplantıda karar verildi.
…………..”
denilmektedir.
Buna göre söz konusu encümen kararında, imar planına, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapı ruhsatı olmaksızın inşa edilen yapı kullanım izni de olmayan düğün salonu işletmesinin ……..3194 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi uyarınca yıkılarak masraflarının yapı sahibinden tahsiline, kiracı şirket yetkilisinin ......... 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42’nci maddesi uyarınca ……… TL para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak inşaat yapıldığına dair Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğinden bu hususlarda denecek kalmamıştır.
Ancak yukarıda ifade edildiği üzere, şirketin düğün salonu yapma talebi üzerine yapılan imar planı değişikliğinin belediye meclisinde 08.01.2010 tarihinde onaylandığı, şirkete 07.7.2010 tarihinde kafeterya ruhsatlı alanda ve bahçesinde merasim yapma izni verildiği, imar planı değişikliği hakkında açılan dava ile ilgili olarak 05.01.2011 tarihinde mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, idare mahkemesince 17.02.2011 tarihinde yürütmeyi durdurma, 05.7.2011 tarihinde de iptal kararı verildiği halde yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni olmayan söz konusu yapılar için (wc, restoran, kafeterya, mescit ve düğün salonu) 3194 sayılı Kanun hükümlerinin yaklaşık 3 yıl sonra uygulandığı ve kiracı şirketin 2010 yılı Temmuz ayından bu yana sözü edilen tesiste düğün salonu işletmeciliği faaliyetinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususların incelenmesi ve gerekirse soruşturulması amacıyla İçişleri Bakanlığı’na yazılmasına,
…… 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42’inci maddesi uyarınca ………. TL para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak inşaat yapıldığına dair Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğinden konunun Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına gerek olmadığına,
Sorgu konusu işlem Sayıştay’ın denetim alanı kapsamına giren gelir, gider ve mal işlemlerinden olmadığından yapılacak işlem olmadığına,
B) Kiracı ...............Ltd.Şti. tarafından kiraladığı alanın bir bölümüne yapılan düğün salonu işletmesinin (wc, restoran, kafeterya, mescit ve düğün salonu) işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığı görülmüştür.
10.08.2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin “İşyeri açılması” başlıklı 6’ncı maddesinde,
“Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. ……İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır……”
denilmektedir.
Anılan Yönetmeliğin “Birden fazla faaliyet konusu bulunan işyerleri” başlıklı 10’uncu maddesinde,
“Adresi ve işleticisi aynı olan ve birden fazla faaliyet konusu bulunan işyerlerine, ana faaliyet dalı esas alınarak tek ruhsat düzenlenir. Talî faaliyet konuları ruhsatta ayrıca belirtilir.
Aynı adreste bulunsa bile ana faaliyet konusu veya işletmecisi farklı olan işyerlerine ayrı ayrı ruhsat düzenlenir.
……”
hükmü yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılması ve çalıştırılması mümkün olmayıp aynı adreste bulunsa bile ana faaliyet konusu farklı olan işyerlerine ayrı ayrı ruhsat düzenlemesi, söz konusu ruhsat alınmadan açılan işyerlerinin ise yetkili idareler tarafından kapatılması gerekmektedir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, ............San.Ltd.Şti. belediyeden kiraladığı .......... m2 taşınmazın bir bölümüne imar planı değişikliği sonrasında düğün salonu işletmesi (wc, restoran, kafeterya, mescit ve düğün salonu) yapmış ise de bu işletmenin işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığı görülmüştür. Söz konusu şirketin aynı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt ve lpg istasyonu işletmesi ile düğün salonu işletmesinin ana faaliyet konuları farklı olduğundan düğün salonu işletmesi için de belediyeden ayrıca işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınması gerekirdi.
Belediye Başkanı ............tarafından gönderilen savunmada özetle, kiracının ruhsatsız inşa ettiği yerlerle ilgili belediyeye bildirimde bulunmadığı, konuyla ilgili şikayet veya tespitin olmadığı, belediyenin bilgisi dışında işyeri açma ve çalışma ruhsatı almaksızın bir ticari faaliyet yürüttüğü, ruhsatsız yapılan tek katlı ahşap bölümler için yıkım kararı verildiği, dolayısıyla ticari faaliyetin yapılmasının da imkansız hale geldiği ifade edilmiştir.
İşbu ilamın 9’uncu maddesinin (A) bendinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere yapı ruhsatı ve yapı kullanım izni olmayan tek katlı ahşap bölümlerden (wc, restoran, kafeterya, mescit ve düğün salonu) belediyenin haberinin olmadığını iddiasının kabulü mümkün değildir.
Bununla birlikte 10.8.2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in “İşyerlerinde aranacak genel şartlar” başlıklı 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasının “c” bendinde düğün salonu açmak için yapı kullanma izin belgesinin alınmış olması gerektiği, “d” bendinde umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin, patlayıcı, parlayıcı, yanıcı ve benzeri tehlikeli maddeler üretilen, satılan, kullanılan, depolanan yerler ile gaz dolum tesislerine mevzuatın öngördüğü uzaklıkta bulunması gerektiği belirtilmektedir.
Bahsi geçen düğün salonu işletmesinin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi olmadığından ayrıca 05.01.2011 tarihinde mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 08.02.2011 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere aynı parselde yer alan akaryakıt tanklarına olan mesafesi 15.05.1997 tarih ve 22990 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmeliğin 41’nci maddesi ve 19.12.2007 tarih ve 26735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Binaların Yangından Korunması Hakkın da Yönetmeliğin 110’uncu maddesi ve bu yönetmelik eki EK-13 no’lu tabloda belirlenen asgari mesafelere uygun olmadığından söz konusu düğün salonu işletmesine işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı verilmesine imkan bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Denetçi görüşü doğrultusunda yapılacak işlem olmadığına ve bu nedenle Bakanlığına yazılmasına da gerek olmadığına,
C) Kiraya verilen taşınmaz üzerinde yapılan imar planı değişikliğine karşı bazı belediye meclis üyelerince açılan dava sonucunda ............ İdare Mahkemesince önce yürütmenin durdurulması daha sonra da işlemin iptali kararı verildiği halde söz konusu kararların gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanı” başlıklı 37’nci maddesinde,
“Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir…….”
“Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinde,
“Belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
a) Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak.
……
c) Belediyeyi Devlet dairelerinde ve törenlerde, davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek.
……
e) Belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek.
f) Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek.
……”,
denilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28’nci maddesinde,
“Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
……
Mahkeme kararlarının (otuz) gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir.
……”
hükmü yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere belediye başkanı belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olup belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak, belediyeyi davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil tayin etmek, belediyenin taşınır ve taşınmaz mallarını idare etmek ve belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek görevleri arasında sayılmıştır.
Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre idare tarafından en geç 30 gün içinde işlem tesis edilmesi veya eylemde bulunulması gerekmekte olup mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilecektir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, ............Tur.İnş.Gıda T San.Ltd.Şti. akaryakıt ve lpg istasyonu olarak kullanmak üzere kiraladığı ……. m2 taşınmazın bir bölümüne düğün salonu yapmak üzere belediyeye talepte bulunmuş ve şirketin talebi üzerine 1/1000 uygulama imar planında değişikliğe gidilerek söz konusu alanın “akaryakıt+lpg ikmal istasyonu ve sosyal tesis alanı (düğün salonu)” olarak işaretlenmesi ………. nolu belediye meclisi kararı ile onanmış ve plan değişikliğine karşı bazı meclis üyelerince yapılan itiraz da 05.03.2010 tarih ve 43 sayılı belediye meclis kararı ile reddedilmiştir. Yapılan itirazın reddedilmesi üzerine bazı belediye meclis üyeleri 1/1000 uygulama imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin belediye meclis kararının yürürlüğünün durdurulması ve iptali istemiyle dava açmışlardır. ............ İdare Mahkemesi ………. Esas No’lu kararında, dava konusu işlemin teminat alınmaksızın yürürlüğünün durdurulmasına karar vermiş, yürütmenin durdurulması kararına karşı yapılan itiraz da Kırıkkale Bölge İdare Mahkemesince …….. nolu karar ile reddedilmiştir. Daha sonra ............ İdare Mahkemesi ………. Karar No: ……… nolu kararı ile aynı gerekçelerle dava konusu işlemin (imar planı değişikliğinin) iptaline karar vermiştir. Söz konusu mahkeme kararı Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından 10.8.2011 tarihinde Danıştayda temyiz edilmiş olup temyiz henüz sonuçlanmamıştır.
Belediye Başkanı ............tarafından gönderilen savunmada özetle, belediye meclisince yapılan imar planı değişikliğinin İdare Mahkemesince iptal edilmesi sonrasında belediye tarafından verilmiş herhangi bir ruhsat veya iznin bulunmadığı, kapalı alanların tamamen belediyenin bilgisi dışında yapıldığı, tespit yapıldıktan sonra encümen tarafından gerekli kararların alınarak uygulamaya konulduğu, kiracıya verilen merasim yapma izninin kafeterya ruhsatlı alanda ve bahçesinde yapılmak kaydıyla verildiği ifade edilmiştir.
Önceki bentlerde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere yapı ruhsatı ve yapı kullanım izni olmayan tek katlı ahşap bölümlerden (wc, restoran, kafeterya, mescit ve düğün salonu) belediyenin haberinin olmadığını iddiasının kabulü mümkün değildir.
Kiracı şirkete verilen merasim yapma izninin kafeterya ruhsatlı alanda ve bahçesinde yapılmak kaydıyla verildiği belirtilmişse de yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmayan düğün salonu işletmesine bu iznin verilmesi mümkün olmayıp belediyenin söz konusu izni ruhsatlı kafeterya ve bahçesinde vermesi ticari faaliyetin yapılmasına göz yumduğunu göstermektedir. Zaten belediye başkanı savunmasında, yapılan araştırmada bu ahşap bölümlerde nikah ve nişan gibi merasimlerin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını belirtmiştir. Bir başka deyişle kiracı şirketin merasim yapma izni aldığı 07.7.2010 tarihinden bu yana düğün salonu işletmeciliği faaliyetini esas olarak yapı ruhsatı olmayan tesislerde sürdürdüğü belediye tarafından bilinmekte olup bununla ilgili herhangi bir işlem yapılmamıştır.
Görüldüğü üzere imar planı değişikliği ile ilgili olarak İdare Mahkemesince hem yürütmenin durdurulması hem de işlemin iptali kararı verildiği halde bu kararların gereğinin yerine getirilmediği (mahkeme kararları sonrasında belediyenin söz konusu tesis ile ilgili olarak herhangi bir eylemde ve işlemde bulunmadığı), adı geçen firmanın yapı ruhsatı, yapı kullanım izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı da olmayan söz konusu tesisi (düğün salonu işletmesini) 2010 yılı Temmuz ayından bu yana kullanmaya devam ettiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususların incelenmesi ve gerekirse soruşturulması amacıyla İçişleri Bakanlığı’na yazılmasına,
….. nolu belediye encümen kararında, imar planına, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapı ruhsatı olmaksızın inşa edilen yapı kullanım izni de olmayan düğün salonu işletmesinin ………. 3194 sayılı Kanunun 32’nci maddesi uyarınca yıkılarak masraflarının yapı sahibinden tahsiline, kiracı şirket yetkilisinin ...... 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca .......TL para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak inşaat yapıldığına dair Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğinden konunun Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına gerek olmadığına,
Sorgu konusu işlem Sayıştay’ın denetim alanı kapsamına giren gelir, gider ve mal işlemlerinden olmadığından yapılacak işlem olmadığına,
D) Belediye Meclisi tarafından onaylanan imar planı değişikliği hakkında ............ İdare Mahkemesince önce yürütmenin durdurulması, daha sonra da iptal kararı verilmiş olmasına rağmen, kiraladığı taşınmazın bir bölümünü mahkeme kararlarından sonra da düğün salonu işletmesi olarak kullanmaya devam eden kiracı şirketin kesin teminatının gelir kaydedilmediği ve kira sözleşmesinin feshedilmediği görülmüştür.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Müteahhit veya müşterinin sözleşmenin bozulmasına neden olması” başlıklı 62’nci maddesinde,
“Sözleşme yapıldıktan sonra 63 üncü maddede yazılı hükümler dışında müteahhit veya müşterinin taahhüdünden vazgeçmesi veya taahhüdünü, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi üzerine, idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.
……”
denilmektedir.
Belediye ile kiracı şirket arasında imzalanan kira sözleşmesinin (Hususi Şartlar) 7’nci maddesinde,
“............ Belediye Encümeninin yazılı muvafakati olmaksızın kiracı, kiraladığı yeri bir başkasına devredemez, ortak alamaz, genişletemez, değiştiremez, amacı dışında kullanamaz. Esaslı tadilat yapamaz, mülkiyet üzerinde sınırlayıcı sonuçlar doğuran intifa, irtifak vb. işlemler tesis edemez. Kiraya verilen menkul ve gayrimenkulde gerek görüldüğünde binanın görünümü ve ahengine uygun bir şekilde boya badana gibi onarım yapmak, bina ve müştemilat dışında kalan arazinin değerini düşürmeyecek, özelliğini ve verim gücünü bozmayacak önlemleri almak zorundadır. Bu konuda yapılacak masraflar, kiracı tarafından karşılanacaktır, verilecek zararlar, kiracı tarafından tazmin olunacaktır. Belediyeden hiçbir bedel talep edilmeyecektir.”
hükmü yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere kiracının taahhüdünü, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi halinde, idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi durumunda, ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatının gelir kaydedilmesi ve sözleşmenin feshedilerek hesabın genel hükümlere göre tasfiye edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda da belirtiliği üzere, belediye meclisi tarafından onaylanan imar planı değişikliği sonrasında kiraladığı taşınmazın bir bölümüne düğün salonu işletmesi yapan kiracı şirket, imar planı değişikliği hakkında ............ İdare Mahkemesince 17.02.2011 tarihinde yürütmenin durdurulması, 05.07.2011 tarihinde de iptal kararı verilmiş olmasına rağmen düğün salonu işletmeciliği faaliyetine mahkeme kararlarından sonra da devam ederek (kiraladığı taşınmazın bir bölümünü amacı dışında kullanarak) kira sözleşmesinin 7’nci maddesine aykırı hareket etmiştir.
Ancak, ............ İdare Mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması kararından sonra imar planı değişikliği hakkında Danıştay tarafından kesin karar verilinceye kadar adı geçen şirketin kiraladığı taşınmaz üzerinde düğün salonu işletmeciliği faaliyetinde bulunmaması gerekirdi. Kiracı şirket bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinden (kira sözleşmesinin 7’nci maddesine aykırı hareket ettiğinden) belediye tarafından en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarname çekilmesi, bu ihtara rağmen aynı durumun devam etmesi durumunda, ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatının gelir kaydedilmesi ve sözleşmenin feshedilerek hesabın genel hükümlere göre tasfiye edilmesi gerekirdi.
Belediye Başkanı ............tarafından gönderilen savunmada özetle, belediye ile kiracı arasında yapılan kira sözleşmesinin 7’nci maddesine istinaden kiracının talebi üzerine merasim yapma izninin verildiğini, kiracının kiraladığı alanı amacı dışında kullanmadığı, bu sebeple teminatının irat kaydedilmediği ve sözleşmesinin de feshedilmediği, ancak imar hukukuna aykırı yapılaşma nedeniyle gerekli işlemlerin yapıldığı ifade edilmiştir.
Belediye ile kiracı şirket arasında düzenlenen kira sözleşmesinin hususi şartlar başlıklı 7’nci maddesinde “............ Belediye Encümeninin yazılı muvafakati olmaksızın kiracı, kiraladığı yeri bir başkasına devredemez, ortak alamaz, genişletemez, değiştiremez, amacı dışında kullanamaz……” hükmü yer almaktadır. Buna göre her ne kadar kiracı şirket düğün salonu yapmak için talepte bulunmuş, belediye meclisi tarafından söz konusu alanda imar planı değişikliği yapılmış ise de plan değişikliği hakkında ............ İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararından sonra da düğün salonu işletmeciliği faaliyetine devam etmiştir.
İdare Mahkemesince karar verildikten sonra kiracı şirketin düğün salonu işletmeciliği faaliyetine devam etmesi belediyeden kiraladığı ……… m2 alanın bir bölümünü amacı dışında kullandığı yani kira sözleşmesinin 7’nci maddesine aykırı hareket ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla kira sözleşmesinin 7’nci maddesine aykırı hareket eden kiracı şirket hakkında belediye tarafından en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarname çekilmesi, bu ihtara rağmen aynı durumun devam etmesi durumunda, ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatının gelir kaydedilmesi ve sözleşmenin feshedilerek hesabın genel hükümlere göre tasfiye edilmesi gerekirdi.
Yukarıda belirtilen hususların incelenmesi ve gerekirse soruşturulması amacıyla İçişleri Bakanlığı’na yazılmasına,
……… nolu belediye encümen kararında, imar planına, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapı ruhsatı olmaksızın inşa edilen yapı kullanım izni de olmayan düğün salonu işletmesinin ……… 3194 sayılı Kanunun 32’nci maddesi uyarınca yıkılarak masraflarının yapı sahibinden tahsiline, kiracı şirket yetkilisinin......... 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca ………. TL para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak inşaat yapıldığına dair Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğinden konunun Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına gerek olmadığına,
Sorgu konusu işlem Sayıştay’ın denetim alanı kapsamına giren gelir, gider ve mal işlemlerinden olmadığından yapılacak işlem olmadığına,
oy birliğiyle karar verildi.