Yemek Yardımı
Yemek yardımının yemek verme yerine para ile temsil edilen elektronik kart vasıtasıyla yapılması hususuna ilişkin olarak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
Her ne kadar Denetçi tarafından … Belediyesi personeline verilen yiyecek yardımının yemek verme yerine 4734 sayılı Kanun kapsamında açık ihale usulüyle ihale edilmek suretiyle para ile temsil edilen araçlar (elektronik kart) vasıtasıyla yapılması suretiyle kamu zararına neden olunduğunun iddia edildiği görülmüşse de,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununu “Yiyecek yardımı” başlıklı 212’nci maddesinde,
“Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacaklar ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur. ”
denilmiş ve bu hüküm gereğince 11.12.1986 tarih ve 19308 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliğinin “Yardım şekli” başlıklı 3’üncü maddesinde,
“Yiyecek yardımı yemek verme şeklinde yapılır. Bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmaz. Yiyecek yardımı haftalık çalışma süresi 40 saati aşmayan yerlerde öğle yemeği olarak verilir. Günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerde çalışan memurlara, görevlerinin diğer yemek saatlerinde de devam etmesi şartıyla üç öğüne kadar yemek verilebilir.”
hükmüne yer verilmiştir. Anılan hüküm uyarınca, memurlara nakden yardım yapılamayacağı açıkça ifade edilmiş olmakla birlikte hakedişlerin incelenmesi neticesinde idare tarafından memurların öğle yemeği ihtiyacının yapılan ihale sonucunda ihaleyi kazanan yemek firmasından karşılandığı, her ay düzenlenen hakedişler ile ay içinde yemek yiyen memurların tükettiği öğün sayısı üzerinden adı geçen firmaya ödeme yapıldığı görülmüştür. Yüklenici firma tarafından memurlara anlaşmalı olunan yerlerden yemek hizmeti alabilmeleri amacı ile kart dağıtılmış, memurların bahse konu kartları kullanarak aldıkları öğle yemeği hizmeti dikkate alınarak icmaller oluşturulmuş ve aylık tüketilen öğün miktarlarına göre anılan firmaya öğün bedellerinin ödemesi gerçekleştirilmiştir. İcmal cetvellerinin incelenmesi sonucunda ise, isme özel olarak verilen kartların öğle yemeği öğünlerinin kim tarafından, nerede ve ne zaman yendiğinin kontrolü amacı ile kullanıldığı, söz konusu karta yükleme yapılarak nakden ödeme aracı şeklinde kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Firmaya ödenen hakediş bedelinin tespiti için elektronik kartların kullanıldığı ve sorgu konusu ödemenin kart aracılığı ile memurlara yapılan nakdi bir yardım şeklinde değil, alınan hizmetin karşılığı olarak firmaya yapıldığı görülmektedir.
Bu minvalde, fiili durumun incelenmesi neticesinde her ne kadar personele verilen yemek yardımının elektronik kart vasıtasıyla sağlandığı görülmekte ise de, elektronik kartın nakden ödeme aracı olarak kullanılmadığı, bir başka deyişle sistemin nakit harcamaya izin vermediği görüldüğünden söz konusu yemek yardımının memurlara nakdi yardım biçiminde olmadığı anlaşılmıştır.
Buna ek olarak, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin “Yardımın şartları” başlıklı 5’inci maddesinde, “Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödenek memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödenir.” hükmü yer almakta olup, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 2’inci maddesinde,
“ Aşağıda belirtilen idarelerin kullanımında bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihaleleri bu Kanun hükümlerine göre yürütülür:
a) Değişik: 1/6/2007-5680/1 md.) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı, döner sermayeli kuruluşlar, birlikler (meslekî kuruluş şeklinde faaliyet gösterenler ile bunların üst kuruluşları hariç), tüzel kişiler...”
Aynı Kanun’un 4 üncü maddesinde ise, “Bu Kanunun uygulanmasında, “Mal: Satın alınan her türlü ihtiyaç maddeleri ile taşınır ve taşınmaz mal ve hakları,
Hizmet: (Değişik: 30/7/2003-4964/3 md.) Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, (...) (2), tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri, ...ifade eder.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Yemek hizmetinin özel bir firmadan açık ihale usulü ile karşılanması hususuna mevzuatta açıkça yer verilmemekle birlikte, söz konusu uygulamanın idarenin yemek verme hizmetini kendi bünyesinde karşılama konusundaki fiili imkansızlıklarından kaynaklandığı, yiyecek yardımının sosyal bir hak olması nedeniyle söz konusu haktan yararlanan memurlara nazaran bu haktan faydalanamayan memurlar açısından eşitlik ilkesine aykırı bir duruma yol açtığı, kurum tarafından yemek verilmesine kıyasla sosyal bir hak olan yemek hizmetinin çok daha ekonomik olarak karşılandığı ve 2018-2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Memur Toplu Sözleşmesi’nin yemek yardımına ilişkin hükümleri dikkate alındığında yapılan uygulamanın memur lehine değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yemek yardımının %50’sinden fazlasının belediye bütçesinden karşılanması hususuna ilişkin olarak,
19.11.1986 tarih ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin “Yemek Servisi Giderleri” başlıklı 4’üncü maddesinde,
“Yiyecek Yardımının gerektirdiği giderler yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır. Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. Sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemek yemeleri halinde yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.” denilerek personele yapılan yiyecek yardımının gerektirdiği giderin yarısının kurum bütçesinden ödenmesi, diğer yarısının da yemek yiyenlerden alınması gerektiği belirtilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 5, 6 ve 7’nci maddelerinden yemek yardımının, memurlara kurumlarca oluşturulacak veya oluşturulmuş yemek servisleri aracılığıyla verilmesine göre düzenlendiği anlaşılmakta, servisler aracılığıyla verilen ve yarısı yemek yiyenlerden alınacağı belirtilen yemek maliyetinin nasıl belirleneceği ise Yönetmeliğin 9’uncu maddesinde açıklanmaktadır. Yönetmeliğin 9’uncu maddesinde ise, “Yönetmeliğin 4’üncü maddesinin uygulanmasında, kurum kadrolarında olup, yemek servisinde görevlendirilen personel giderleri kira, amortisman, su, elektrik ve havagazı giderleri yemek maliyetine dahil edilmez.” hükmü yer almaktadır.
Firmaya ödenen yemek bedelinin içerisinde firma karı ile birlikte idare tarafından karşılanması gereken bina, tesis demirbaş, yemek servisinde görevlendirilen personel giderleri, kira, amortisman, su, elektrik ve havagazı giderlerinin de olduğu düşünüldüğünde yemek servisinden faydalanan personelin sadece yemek malzeme maliyetinin yarısını karşılaması gerekmektedir. Bununla birlikte, sorgu konusu olayda, firmaya yapılan ödemeler ile personelin maaşından tahsil edilen tutarlar karşılaştırıldığında, zaten yiyecek yardımı için belediye bütçesinden harcanan tutarın %50’sinin yemek yiyenlerden alındığı da görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, sorgu konusu edilen işlemde kamu zararı oluşmadığından konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy:
Üye … ve Üye …’nun karşı oy gerekçesi:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yiyecek Yardımı” başlıklı 212’nci maddesi uyarınca çıkarılan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin “Yemek Servisi Giderleri” başlıklı 4’üncü maddesinde:
“Yiyecek Yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır.
Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır.
Yemek bedelinin bütçeden karşılanamayan kısmı yemek yiyenlerden alınır. 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanuna göre tayın bedeli verilen personel ile sözleşmeli olarak çalıştırılanların, bu Yönetmeliğe göre yiyecek yardımı yapılan yemek servislerinde yemek yemeleri halinde, yemek bedelinin tamamı kendilerinden alınır.”
denilmektedir.
Buna göre kurum bütçesine konulan yiyecek yardımı ödeneğinden yemek maliyetinin yarısını aşmamak üzere harcama yapılabileceğinden, yemek maliyetinin bütçeden karşılanamayacak olan kısmı yemek yiyenlerden karşılanacaktır. Yemek yiyenlerden alınacak yemek ücretleri tarifesi ise her yılbaşında Bütçe Uygulama Talimatı ile asgari rakamlar üzerinden belirlenmekte olup kurumlar yemek maliyetinin kalan kısmını karşılayacak şekilde bu rakamların daha üstünde fiyatlar tespit edebilecektir. Bütçe Uygulama Talimatı ile belirlenen miktarlar en az alınması gereken miktarı ifade ettiğinden, bu miktarlar üzerinden kişilerden tahsil edilen bedel, yemeğin maliyetinin yarısını karşılamaya yetmiyorsa, kişilerden tahsil edilen miktarın yemeğin maliyetinin yarısını karşılayacak şekilde artırılması veya yemeğin maliyetinin düşürülmesi gerekmektedir. Dolayısıyla kamu zararının, yemek maliyetinin yarısı ile personelden kesilen tutar arasındaki fark olarak tespit edilmesi gerekir.
Denetçi her ne kadar Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesine aykırı şekilde yemek maliyetinin %50’sini geçen tutarda aktarım yapıldığını belirtmişse de, kamu zararına ilişkin denetçi tarafından hazırlanan tablolarda genel toplam satırı ile müdürlükler bazında hazırlanan listeler arasında tutarsızlık olduğu görülmektedir, bu nedenle yemek maliyetinin %50’sini aşan tutarda ödemenin yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise ne kadar olduğu anlaşılmamıştır.
Bu itibarla, kamu zararının yemek maliyetinin %50’sini aşan aktarım tutarları dikkate alınarak yeniden hesaplanıp sonucun ek raporla Dairemize intikaline değin konunun hüküm dışı bırakılmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.