Sosyal Denge Tazminatı
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
… Belediyesi ile … Sendikası arasında … tarihinde imzalanan ve ek protokolle … tarihinde süresi uzatılan Sosyal Denge Sözleşmesi ile 2018 yılında memurlara mevzuatın öngördüğü tavan tutarın üzerinde ödeme yapıldığı görülmüştür.
30.06.1989 tarih ve 20211 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye, 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6289 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanun’unda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33’üncü maddesiyle eklenen Ek 15’inci maddede, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanun’una göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir” denilmektedir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir…”
Aynı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde ise “15/03/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzer adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde, üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Bununla birlikte “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4.Dönem Toplu Sözleşme”nin yerel yönetim hizmet koluna ilişkin düzenlemeleri içeren dördüncü bölümünün 1’inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) %100’dür.” denilerek, aynı bölümün 7’nci maddesinde ise “4688 sayılı Kanunun geçici 14’üncü maddesinde yer alan “31.12.2015” ibaresi “31.12.2019” şeklinde uygulanır.” ifadesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2019 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2019 tarihine kadar yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan tutarı olarak esas alınabilecektir. Başka bir ifade ile 31.12.2019 tarihine kadarki dönemde, yenilenen sözleşme ile ilgili personele ödenen meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutarların artırılması mümkün değildir. Diğer taraftan aynı dönemde, bir önceki sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, bu defa yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar kadar olabilecektir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre, 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan Toplu İş Sözleşmesinde Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Tazminat Tavan Tutarı 2018 yılında,
- 01/01/2018-30/06/2018 tarihleri arasında aylık brüt 1031,23 TL (9500 x 0,108550),
- 01/07/2018-31/12/2018 tarihleri arasında ise aylık brüt 1120,43TL (9500 x 0,117940) olarak gerçekleşmektedir.
… Belediyesi ile … Sendikası arasında … tarihinde imzalanan ve … dönemini kapsayan sosyal denge Sözleşmesi’nin,
“Aylık Sosyal Denge” başlıklı 18’inci maddesinde,
“a) Çalışana 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre verilen ücrete ilaveten işverence her ay verilecek olan net sosyal denge yardımı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
b) Ayrıca Riyaset makamınca uygun görülen başarılı personele aylık olarak ikramiye verilir.
FİİLEN GÖREV YAPANLARA,
a) Başkan yardımcılarına net …TL
b) Müdürlere, Evlendirme Sorumlusuna net … TL
c) Şeflere, Zabıta Komiseri, Zabıta Amirlerine, Gerçekleştirme görevlilerine ve Müdürler dışında harcama yetkilisi görevi yapanlara net … TL
d) Birim müdürünce arazide görevlendirilen 4 yıllık teknik bölüm mezunlarına net … TL
e) Diğer tüm memurlara net … TL
verilir.”
“Yıllık İzin Parası” başlıklı 26’ncı maddesinde,
“Çalışanların en az 7 gün olmak kaydı ile yıllık izine ayrılması durumunda net … TL yıllık izin parası ödenir.”
“Eğitim Yardımı” başlıklı 27’nci maddesinde,
“Çalışanların öğretim yılı başında en fazla iki çocuğa kadar yılda bir defaya mahsus olmak üzere belge karşılığı ilk ve ortaöğretim için net …TL Yüksekokul için net … TL öğrenim yardımı yapılır.”
“Doğum Yardımı” başlıklı 28’inci maddesinde,
“Çalışan memura doğum yardımı olarak net …TL”
“Evlenme Yardımı” başlıklı 29’uncu maddesinde,
“Çalışan memurun kendisinin evlenmesi halinde işveren evlenme yardımı olarak net … TL evlenme yardımı yapar. İşverene ait düğün salonlarından çalışanı ve 1. derece yakınları için ücretsiz yararlanır.”
“Ölüm Yardımı” başlıklı 30’uncu maddesinde,
“Çalışanın ölümü halinde … TL ödeme yapılır. Çalışan memurun anne, baba, eş ve çocuklarının ölümü halinde … TL ödeme yapılır. İşveren cenazelerin nakli için araç tahsis eder ve mezarlık tahsisinde kolaylık sağlar.
Yine söz konusu Sosyal Denge Sözleşmesi’nin Ek 1’inci maddesinde,
“… Belediyesinde çalışan memur personel ile seçilmiş ve atanmış yöneticilere 02.01.2012 tarihinden itibaren aylık net …TL yemek bedeli ödenmesi”
Sosyal Denge Sözleşmesi’nin “Yürürlük ve Süre” başlıklı 35’inci maddesinde ise,
“Bu sosyal denge sözleşmesi 02.01.2012 tarihinde başlar ve 31.12.2015 tarihine kadar geçerli olup, yıllık artışlar bütün maddeler için yüzde beş(%5) refah payı olarak artırılır.”
hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen sözleşme hükümleri doğrultusunda şarta bağlı ödemeler hesaba katılmadan unvan bazında personele ödenmesi gereken ortalama aylık tavan tutarlar,
Başkan Yardımcıları için … TL,
Müdürler ve Evlendirme Sorumlusu için … TL,
Şefler, Zabıta Komiseri, Zabıta Amiri, Gerçekleştirme Görevlileri, Müdür Dışında Harcama Yetkilisi Görevi Yapanlar, Birim Müdürünce Arazide Görevlendirilen 4 Yıllık Teknik Bölüm Mezunları için … TL,
Diğer Memurlar için ise … TL olmaktadır. Söz konusu ortalama aylık tutarlar, 4688 sayılı Kanun uyarınca belirlenmiş olan tavan tutarın üzerinde olduğundan, 02.01.2012-31.12.2015 dönemini kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesi’ne göre hesaplanan tutarların ilgili personeller için aylık tavan tutar olarak kabul edilmesi gerekir. Bu itibarla, 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınacağından 31.12.2019 tarihine kadarki dönemde yenilenen sözleşme ile ilgili personele ödenecek meblağ bu tutardan yüksek olamaz.
… ile … Sendikası arasında 14.12.2015 tarihinde imzalanan ve ek protokolle 19.12.2017 tarihinde 01.01.2018 – 31.12.2019 dönemini kapsayacak şekilde süresi uzatılan Sosyal Denge Sözleşmesi’nin “Aylık Sosyal Denge” başlıklı 18’inci maddesinde,
“a) Çalışana 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre verilen ücrete ilaveten işverence her ay verilecek olan net sosyal denge yardımı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
b) Ayrıca Riyaset makamınca uygun görülen başarılı personele aylık olarak ikramiye verilir.
FİİLEN GÖREV YAPANLARA,
a) Başkan yardımcılarına net … TL
b) Müdürlere, Evlendirme Sorumlusuna net … TL
c) Şeflere, Zabıta Komiseri, Zabıta Amirlerine, Gerçekleştirme görevlilerine ve Müdürler dışında harcama yetkilisi görevi yapanlara net … TL
d) Birim müdürünce arazide görevlendirilen 4 yıllık teknik bölüm mezunlarına net … TL
e) Diğer tüm memurlara net … TL verilir.”
“Yıllık İzin Parası” başlıklı 26’ncı maddesinde,
“Çalışanların en az 5 gün olmak kaydı ile yıllık izine ayrılması durumunda net … TL yıllık izin parası ödenir.”
“Eğitim Yardımı” başlıklı 27’nci maddesinde,
“Çalışanların öğretim yılı başında eğitim gören çocuklarına yılda bir defaya mahsus olmak üzere belge karşılığı ilk ve ortaöğretim için net … TL, Yüksekokul için net … TL öğrenim yardımı yapılır.”
“Doğum Yardımı” başlıklı 28’inci maddesinde,
“Çalışan memura doğum yardımı olarak net … TL”
“Evlenme Yardımı” başlıklı 29’uncu maddesinde,
“Çalışan memurun kendisinin evlenmesi halinde işveren evlenme yardımı olarak net … TL evlenme yardımı yapar. Kuruma ait düğün salonlarından çalışan ve 1. derece yakınları ücretsiz yararlanır.”
“Ölüm Yardımı” başlıklı 30’uncu maddesinde,
“Çalışanın ölümü halinde … TL ödeme yapılır. Çalışan memurun anne, baba, eş ve çocuklarının ölümü halinde … TL ödeme yapılır. İşveren cenazelerin nakli için araç tahsis eder ve mezarlık tahsisinde kolaylık sağlar.
“Yemek Yardımı” başlıklı 35’inci maddesinde,
“… Belediyesinde çalışan memur personel ile seçilmiş ve atanmış yöneticilere 01.01.2016 tarihinden itibaren aylık 22 işgünü üzerinden net … TL yemek yardımı yapar. Zabıta olarak görev yapan memurlara nöbet sayısı kadar ilave edilir.”
“Yürürlük ve Süre” başlıklı 36’ncı maddesinde ise,
“Bu sosyal denge sözleşmesi 01.01.2016 tarihinde başlar ve 31.12.2017 tarihine kadar geçerli olup, yıllık artışlar bütün maddeler için yıllık enflasyon üzerine yüzde beş(%5) refah payı ilave edilerek ödenir.”
hükümleri yer almaktadır.
… ile … Sendikası arasında 14.12.2015 tarihinde imzalanan ve ek protokolle 19.12.2017 tarihinde süresi uzatılan Sosyal Denge Sözleşmesi’nin yukarıda yer verilen maddelerine göre 2018 yılında unvanlar itibariyle ilgili personele ödenen aylık sosyal denge tazminatı tutarının ödenebilecek tavan tutarların üzerinde olduğu ve bu suretle kamu zararına sebep olunduğu görülmüştür.
Sorumlularca benzer nitelikteki konularda Sayıştay Dairelerince verilen çeşitli kararlar emsal olarak gösterilerek konunun kamu zararı oluşturmadığı ifade edilmekte ise, Sayıştay Dairelerince verilen kararlar yalnızca bahsi geçen konu için bağlayıcı nitelikte olup, sorgu konusu edilen hususta herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığından bu yönde yapılan savunmaların kabulü mümkün değildir.
Yine savunmalarda, ILO Sözleşmeleri ve komite kararlarında toplu iş sözleşmesinin sendikal örgütlülüğün ayrılmaz bir parçası olduğu, bu hakkın kullanımına yönelik herhangi bir engelleme veya kısıtlamanın ise sendikal örgütlülüğe müdahale niteliğinde olduğunun belirtildiği görülmüşse de, sorgu konusu edilen husus toplu sözleşme ya da sendikal örgütlülükle ilgili değildir. Sorgu konusu edilen husus toplu iş sözleşmesi ya da sendikal örgütlenme yapılamayacağı değil, sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin yasal sınır içerisinde olması gerektiği ile ilgilidir.
Anayasa’nın 53’üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü ile diğer hususların kanunla düzenlenmesi gerekmekte olup sosyal denge tazminatına ilişkin toplu sözleşmelere kanunla tavan tutar sınırlaması getirilmesi Anayasa’nın mezkur hükmü gereğidir. Her ülkenin ekonomik gücü farklı olduğundan dolayı uluslararası sözleşmelerde mali haklara girilmemekte sadece temel hak ve özgürlüklere ilişkin haklar korunmaktadır. Uluslararası antlaşmalar veya Anayasa’da toplu sözleşme hakkı verilmesi bu hakkın sınırsız bir şekilde kullanılacağı anlamına gelmemektedir. Bu hakkın nasıl kullanılacağı kanunlarla belirlenir. 4688 sayılı Kanun ile de bu belirlenme yapılmış olup ödenecek sosyal denge tazminatına ilişkin tavan tutar uygulamasının nasıl olacağına yönelik bir yöntem benimsenmiştir. Bu çerçevede iç hukuk düzeni ile uluslararası anlaşmalar arasında ihtilaflı herhangi bir durum bulunmamaktadır.
Sorumlular savunmalarında 02.01.2012 tarihinde imzaladıkları sözleşmelerini yenilediklerini, var olan sözleşmelerinin süresini uzattıklarını ifade etmişseler de savunmalarının aksine 31.12.2015 tarihinden sonra yürürlükte bulunan sözleşme 4688 sayılı Kanun’un 32’nci fıkrası kapsamında yapılmış yeni bir sosyal denge sözleşmesidir. Ayrıca her ne kadar eski sözleşmenin yalnızca süresi uzatıldığı iddia edilse de eski sözleşmede belirlenen bazı hükümler yeni yapılan sözleşmede değiştirilmiştir. Örneğin, eski sözleşmede yıllık izin ödemesinin 7 gün izne ayrılma halinde verilmesi öngörülmüşken bu hüküm yeni yapılan sözleşmede 5 gün izne ayrılma halinde verileceği yönünde değiştirilmiştir. Ayrıca sosyal denge yardımından yararlanamama şartlarında değişiklik yapılmış ve eski sözleşmede bütün maddeler için yıllık ödeme artış oranı yalnızca %5 refah payı şeklinde öngörülmüşken yeni sözleşmede enflasyon oranı üzerine %5 refah payı eklenecek şekilde artırılacağı yönünde hüküm konulmuştur. Bu çerçevede iki sözleşme birbirinin devamı niteliğinde de değildir.
Öte yandan, sorumlular savunmalarında kanun koyucunun 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32’nci maddesi ile belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine yapılacak sosyal denge ödemesi bakımından idarelere herhangi bir sınırlama veya tavan uygulaması getirmediğini ifade etmişlerdir. Tavan tutar uygulaması 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin ilk fıkrasında ve geçici 14’üncü maddesinde düzenlenmekte olup anılan Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde de ifade edildiği üzere idareler, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi hükümleri çerçevesinde yalnızca bu maddenin üçüncü fıkra hükümlerini dikkate almadan yeni bir sözleşme imzalayabileceklerdir. Bir başka deyişle idareler 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin ilk fıkrasında ve geçici 14’üncü maddesinde düzenlenen tavan tutar uygulamasından muaf değildir, yalnızca 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin üçüncü fıkrasında ifade edilen durumların gerçekleşmesi halinde sosyal denge sözleşmesi imzalanamaması durumundan muaftır. Bu düzenlemenin haricinde tavan tutarlardan muaf olunduğuna dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Konunun sorumluluk yönünden değerlendirilmesine gelince,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı “ başlıklı 71’inci maddesinde, kamu zararı “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” olarak tanımlanmaktadır. Kamu zararının belirlenmesinde, illiyet bağı kamu görevlisi ile kamu zararı arasındaki bağı oluşturan asli unsurlardan biridir. Nitekim 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında, 5018 sayılı Kanun’un “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesi ile Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesi çerçevesinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine atfedilen görevler uyarınca bütçeden yapılacak harcamalarda sürecin, harcama talimatı ile başladığı ve ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme yapılması ile son bulduğu açıklanmış olup, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında ve onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğü ve gerçekleştirme görevlisinin ise ödeme emri belgesini düzenleme görevinin yanı sıra, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması ve düzenlenen belge ile harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğu ile mevzuata uygunluğundan da sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.
31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete yayınlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Ön Mali Kontrolün Kapsamı” başlıklı 10’uncu maddesinde,
“Ön malî kontrol görevi, idarelerin yönetim sorumluluğu çerçevesinde, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilir.
Ön malî kontrol, harcama birimleri tarafından yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrollerden oluşur. Malî hizmetler birimi tarafından yapılacak ön malî kontrol, Usul ve Esaslarda belirtilen kontroller ile idarelerce yapılacak düzenlemeler çerçevesinde bu birim tarafından yapılması öngörülen kontrollerden meydana gelir.
Gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin malî karar ve işlemler, harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, ayrıntılı harcama veya finansman programları, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluk yönlerinden kontrol edilir. Malî karar ve işlemler harcama birimleri tarafından kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması açısından da kontrol edilir.”
hükmü yer almaktadır.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla ve yapılacak harcamanın nitelik itibari ile hukuka aykırılık taşıması durumunda söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmakla yükümlüdür. Dolayısı ile idare ile sendika arasında imzalanan ve hukuka aykırı nitelik taşıyan sözleşme hükümlerini yerine getiren harcamalara ilişkin olarak harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Ayrıca, 5018 sayılı Kanun’un “Harcama Yetkisi ve Yetkilisi” başlıklı 31’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” hükmü yer almaktadır. Harcama Yetkilileri aynı maddenin birinci fıkrasında “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi” olarak tanımlanmıştır. Sözleşmeyi imza edenler, kendilerine bütçe ile ödenek tahsis edilen harcama biriminin yöneticisi olmamakla, dolayısıyla da Kanun’un yaptığı tanıma göre harcama yetkilisi olmamakla birlikte, 3’üncü fıkrada yer alan düzenleme uyarınca harcama yetkisinden doğan sorumluluğa tabidirler. Bu çerçevede, sorgu konusu aykırı hükümleri içeren sözleşmeyi idare adına imzalayan Üst Yöneticinin (Belediye Başkanı) de söz konusu sözleşmeyi imzalayan kişi olması sebebiyle sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, mevzuatta belirlenen tavan tutarın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle neden olunan kamu zararı tutarı olan …-TL’nin,
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’a
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …., Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’ya
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’a
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’a,
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’a
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’a
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’ye
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’a
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’ya
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’ya
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’a
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’ya
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’a
… TL’sinin Üst Yönetici …, Harcama Yetkilisi …, Gerçekleştirme Görevlisi …’e
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy:
Üye …’un Karşı Oy Gerekçesi:
Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’nin “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde, “(1) Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.
Bu bağlamda, 4688 sayılı Kanun’un “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci ve Geçici 14’üncü maddesi ile 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde belediye personeline sosyal denge tazminatı ödenebilmektedir. Ancak, uygulamada belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatının tavan tutarının belirlenmesine esas teşkil eden “aylık” kavramının dar anlamda yorumlanmasından kaynaklanan bir tereddüt meydana gelmektedir. Zira toplu sözleşmede bahsedilen aylık kavramı sadece gösterge ve ek gösterge aylıklarının toplamını ifade etmemektedir. Bu tanıma taban aylık ve kıdem aylık tutarının da dahil edilmek suretiyle sosyal denge tazminatı ödemesine ilişkin tavan tutarın tespit edilmesi gerekir. Çünkü aylık kavramı ve kapsamı 657 sayılı Kanun’un 50 yılı aşkın uygulama sürecinde değişiklikler geçirmiştir. Aşınan aylık unsurunun yerine yeni ve ek unsurlar ilave edilmiştir. Günümüzde ise kamu görevlilerine genel olarak temel maaş, zam ve tazminatlar ile sosyal yardımlar adıyla üç başlık altında aylık ödemesi yapılmaktadır. Analitik bütçe sınıflandırmasında da temel maaş unsurları “Bir kadroya dayalı olarak istihdam edilenlere ilgili mevzuatına göre yapılan aylık, ek gösterge, kıdem aylığı ve taban aylığı ödemeleri,…” olarak tanımlanmıştır.
Buradan hareketle “en yüksek devlet memuru aylığı” kavramını dar anlamda düşünmek ve değerlendirmek, günümüz uygulamasındaki gerçekliğe uygun düşmez. Ayrıca, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde geçen “… Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu ödemeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde, üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir …” ibaresindeki “ortalama aylık ödeme” kavramının da sosyal denge tazminatı ödemelerinin değerlendirmelerinde dikkate alınması gerekir.
Özetle, “ en yüksek devlet memuru aylığı”nın geniş anlamda ve güncel yorumu dikkate alındığında, … Belediyesi tarafından personeline ödenen sosyal denge tazminatı ödemesinin aylık tutarlarının kamu zararı meydana getirecek bir meblağa ulaşmadığı değerlendirildiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.