Hakediş
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
… A.Ş yüklenimindeki “… Kaldırım Yaptırılması İşi”nde,
A) Her ne kadar Denetçi tarafından idarece yükleniciye verilen süre uzatımının yersiz olduğu ve yersiz süre uzatımı verilmesi sonucunda söz konusu süre için gecikme cezası uygulanmaması nedeniyle kamu zararına neden olunduğunun iddia edildiği görülmüşse de,
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “İşin süresi ve sürenin uzatılması” başlıklı 29’uncu maddesinde,
“(1) İşin, sözleşmesinde belirlenen zamanda tamamlanıp geçici kabule hazır hale getirilmemesi durumunda, gecikilen her gün için sözleşmesinde öngörülen günlük gecikme cezası uygulanır.
(2) Mücbir sebepler nedeniyle süre uzatımı verilebilecek haller aşağıda sayılmıştır:
a) Doğal afetler.
b) Kanuni grev.
c) Genel salgın hastalık.
ç) Kısmi veya genel seferberlik ilanı.
d) Gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer haller.
(3) İkinci fıkrada belirtilen hallerin mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve Yükleniciye süre uzatımı verilebilmesi için, mücbir sebep olarak kabul edilecek durumun,
a) Yüklenicinin kusurundan kaynaklanmamış olması,
b) Taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması,
c) Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi,
ç) Mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde Yüklenicinin İdareye yazılı olarak bildirimde bulunması,
d) Yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi,
zorunludur.
(4) İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini Yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) ve bu sebeple sorumluluğu Yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması halinde, işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre, işin bir kısmına veya tamamına ait süre en az gecikilen süre kadar uzatılır.”,
Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenen mücbir sebep halleri” başıklı 25.3’üncü maddesinde ise,
“…
25.3.4. Kamu İhale Kurumu tarafından anılan Kanun maddesinin (e) bendi çerçevesinde mücbir sebep olarak kabul edilebilecek benzeri diğer hallere ilişkin olarak genel bir belirleme yapılmaktadır. 4735 Sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (a), (b), (c), (d) bentlerinde sayılan mücbir sebep hallerine bakıldığında bu durumlarda hem öngörülmezlik, hem de önlenemezlik şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerektiği açıktır. Anılan maddenin (e) bendi çerçevesinde Kurumca belirlenecek “benzeri diğer haller” için de bu iki kriterin bir arada sağlanması şartı aranmaktadır. Buna göre idarelerce yapılacak başvurularda mücbir sebep olarak belirlenmesi istenilen durumun öngörülmezlik ve önlenemezlik kriterlerini birlikte taşıması gerekmektedir.
…”
hükümleri yer almaktadır.
Anılan mevzuat düzenlemelerine göre, yukarıda sayılan durumların mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve bu nedenlere dayalı olarak yükleniciye süre uzatımı verilebilmesi için, a) Bu durumların yüklenicinin kusurundan kaynaklanmamış olması, b) Yüklenici tarafından taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, c) Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması, d) Mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde Yüklenicinin İdareye yazılı olarak bildirimde bulunması, e) Yetkili merciler tarafından bu durumun belgelendirilmesi gerekmektedir.
4735 sayılı Kanun’da düzenlenen haliyle mücbir sebepler, yüklenicinin sözleşme konusu işi sözleşmede belirtilen şartlarda yapmasını engelleyen durumlardır. Yukarıdaki maddelerde sayılan hallerin taahhüdün ifasını engellemesi durumunda, yüklenici tarafından süresi içerisinde idareye mücbir sebep başvurusunda bulunulması gerekmektedir. Yüklenicinin talebinin mevzuat çerçevesinde sonuçlandırılması hususundaki yetki ve sorumluluk idarededir.
Sorgu konusu olayda, işin bitim tarihi … olup … tarih ve … sayılı Olur ile %20 iş artışına gidilmiş ve bu nedenle … tarih ve … sayılı Olur ile … tarihinden … tarihine kadar süre uzatımı verilmiştir.
Sorumluların savunmalarından ve savunma ekinde sunulan belgelerden, süre uzatımı öncesi ve sonrasında, ihale dokümanına uygun olarak 3 ayrı ekiple çalışmaya devam etmesine rağmen havanın mevsim normallerinin üzerinde sıcak olması ve imalat döneminin Ramazan ayına denk gelmesi sebebiyle imalat verilerinin süre uzatımı öncesindeki değerlere göre düşük düzeyde seyretmesi sonucunda “verilen ek 60 günlük süre içinde mevsim şartlarının aşırı sıcak geçmesi nedeni ile iş programının gerisinde kalındığı” gerekçesi ile … tarihinden itibaren 19 gün süre uzatımı verildiği görülmüştür.
Denetçi tarafından, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan devresinin Sözleşmenin 9’uncu maddesi uyarınca dikkate alındığı, ayrıca hava sıcaklığının çalışmaya uygun olmadığına dair herhangi bir rapor ve belgenin mevcut olmadığı ifade edilerek söz konusu durumun ihaleyi yapan idare tarafından süre uzatımı verilebilecek bir hal olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmişse de, … İlçesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tespit edilmiş olan havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan bir devresinin bulunmadığı, bu nedenle ihale öncesinde havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan süresinin belirlenmediği ve ihale süresine ilave edilmediği anlaşılmıştır.
Ayrıca, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 25.3.4’üncü maddesine göre Kamu İhale Kurumu tarafından mücbir sebep olarak kabul edilebilecek benzeri diğer hallerde, hem öngörülemezlik hem de önlenemezlik şartlarının bir arada gerçekleşmesinin gerekmektedir. Dolayısıyla, 4735 sayılı Kanun’nu 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde hem öngörülemezlik hem de önlenemezlik şartlarının bir arada gerçekleştiği durumlar mücbir sebep olarak dikkate alınır.
Bu çerçevede, hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde olması halinin somut olay açısından öngörülemezlik ve önlenemezlik şartlarını sağladığı, ayrıca söz konusu durumun yüklenicinin kusurundan kaynaklanmadığı, işin ifasını geciktirecek nitelikte olduğu ve yüklenicinin söz konusu durumu değiştirmeye gücünün yetmediği değerlendirilmiştir.
Bu itibarla, yapılan işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığından konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
B) “6 cm yüksekliğindeki parke taşı ile döşe kaplaması” iş kalemi birim fiyat tanımına uygun olarak yapılmadığı halde, herhangi bir kesinti yapılmaksızın ödendiği görülmüştür.
İşe ait Teknik Şartnamede, “Bütün imalatlar ait oldukları Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ve Karayolları Birim Fiyat Tariflerinde bulunan, 1 sıra numaralı imalat 26.017/067.Y.MK-A, 2 sıra numaralı imalat 26.017/031.Y.MK-A, 3 sıra numaralı imalat 18.303/MK, 7 sıra numaralı imalat 16.050/04, 8 sıra numaralı imalat 21.001/02.Y, 9 sıra numaralı imalat 15.140/4-A, 11 sıra numaralı imalat 26.017/067.Y, 12 sıra numaralı imalat 18.189/A pozunda belirtilen şekilde imal edilecektir. 4 sıra numaralı imalat ÖBF-1, 5 sıra numaralı imalar ÖBF-2, 6 sıra numaralı imalat ÖBF-3, 10 sıra numaralı imalat ÖBF-4 verilen boyutlara göre imal edilip ve 26.017/031.Y.MK-A poz tarifine göre uygulama yapılacaktır.” denilmekte olup,
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının birim fiyat listelerinde Y.26.017/031 poz numaralı iş kalemi, “Kaplama yapılacak tabanın düzenlenmesi ve 10 cm kalınlıkta kum serilmesi, 6cm yüksekliğinde doğru kenarlı ve prizmatik normal çimentolu, her ebat, renk ve desende buhar kürlü beton parke taşının kum tabakası üzerine istenen eğimde ve derz aralığında döşenmesi, taşların tokmaklanması, derz aralarının kumla doldurulması, yüzeyinin süpürülmesi, inşaat yerindeki yükleme, yatay ve düşey taşıma, boşaltmalar, her türlü malzeme ve zayiat, işçilik, araç ve gereç giderleri, müteahhit genel giderleri ve kârı dâhil, 1 m2 fiyatı:
ÖLÇÜ : Kaplama yapılan yüzey alanı proje üzerinden hesaplanır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Buna göre, parke döşenmesinde, tabana 10 cm kalınlığında kum serilerek uygulamanın yapılması gerekmektedir. Sorgu konusu olayda ise serilen kum kalınlığının 7 cm olduğu görülmüştür.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 23’üncü maddesinde, “…Proje ve şartnamelere uymayan, eksik ve kusurlu oldukları tespit edilen işleri yüklenici, yapı denetim görevlisinin talimatı ile belirlenen süre içinde bedelsiz olarak değiştirmek veya yıkıp yeniden yapmak zorundadır. Bundan dolayı bir gecikme olursa sorumluluğu yükleniciye aittir. Bununla birlikte, yüklenici tarafından proje ve şartnameden farklı olarak yapılmış olan işlerin, fen ve sanat kurallarına ve istenen özelliklere uygun oldukları idarece tespit edilirse, bu işler yeni durumları ile de kabul edilebilir. Ancak bu takdirde yüklenici, daha büyük boyutta veya fazla miktarda malzeme kullandığını ve daha fazla emek harcadığını öne sürerek fazla bedel isteyemez. Bu gibi hallerde hakediş raporlarına, proje ve şartnamelerde gösterilen veya yazılı talimatla bildirilen boyutlara göre hesaplanmış miktarlar yazılır. Bu şekilde yapılan işlerin boyutları, emeğin değeri ve malzemesi daha az ise bedeli de ona göre ödenir.”
‘Hatalı, kusurlu ve eksik işler’ başlıklı 24’üncü maddesinde, “Sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri, geçici hakedişlere girmiş olsa bile, yüklenicinin daha sonraki hakedişlerinden veya kesin hakedişinden ya da teminatından kesilir.”
hükümleri yer almaktadır.
Anılan mevzuat hükümleri uyarınca, idarece kabul edilen ancak eksik malzeme kullanılarak yapılan imalatlara ilişkin bedellerde, malzeme veya emek noksanlığı kadar bir azaltmanın yapılması ve bu tutarın hakedişlerden kesilmesi gerekmektedir.
Sorgu konusu olayda, 10 cm kalınlığından kum serilmesi gerektiği halde 7 cm kum serilmesine rağmen aradaki fark üzerinden herhangi bir kesinti yapılmaması nedeniyle kamu zararına neden olunduğu görülmüşse de, bahse konu kamu zararı tutarı olan …-TL’nin … tarih … seri nolu tahsilat makbuzu ile tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, sorgu konusu kamu zararı tahsil edildiğinden konu hakkında ilişilecek husus kalmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.