Sosyal Denge Tazminatı
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve duruşmada hazır bulunanların dinlenilmesi sonucunda,
A) .....................Belediyesi tarafından Teftiş Kurulu Başkanına mevzuata aykırı olarak sosyal denge tazminatı ödendiği görülmüştür.
6289 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 15’inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”,
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde, “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin, vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.”,
04.04.2012 günü kabul edilen ve 11.04.2012 gün ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 6289 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesiyle yürürlüğe giren 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde ise,“15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde, üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”,
denilmektedir.
Sosyal denge ödemeleri Kanuni sınırlar içinde kalmak şartıyla sözleşme hükümlerine göre ödenecektir. Yapılacak ödemenin aylık brüt tutarı hiçbir halde Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4’üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür.” ifadesine göre 2018 yılının ilk yarısı için aylık 1.031,23 TL, ikinci yarısı için aylık 1.120,43 TL’yi geçemeyecektir.
4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesiyle, 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına sözleşme sürelerinin sonuna kadar devam edilebileceği, sözleşmeleri 31.12.2015 tarihinden önce sona eren veya karşılıklı fesih edilen sözleşmelerin sona erme veya fesih tarihinden itibaren 32’nci maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, a) ilgili mahalli idarenin vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, b) ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması, c) gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu aşması ölçütleri aranmaksızın sözleşme yapılabilme imkânı getirilmiştir.
2016 ve 2017 yılında geçerli Toplu Sözleşme ile 31.12.2015 tarihi 31.12.2017 olarak değiştirilmiştir. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4’üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün “Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7’nci maddesinde, “4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2019” şeklinde uygulanır.” denilerek tarihle ilgili belirleme yapılmıştır.
Maddenin son cümlesindeki, “Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde, üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.” ifadesinin açıklığa kavuşturulması gerekir. Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte var olan sözleşmede (15.03.2012 tarihindeki tutarlar) personele ortalama aylık örneğin 1.500,00 TL ödenmesi öngörülmesi durumunda bu kişilere idarenin tercihiyle tavan uygulaması yapılmayacak, tavan tutar 1.500,00 TL’ye ulaşana kadar bu tutar ödenebilecektir. Ancak sözleşme sona erip yeni bir sözleşme yapıldığında sadece üç ölçüte dikkat edilmeden toplu sözleşme yapılmalı, ancak tavan uygulamasına uyulmalıdır.
4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde yer alan 31.12.2015 tarihinin 2018 ve 2019 yılında geçerli Toplu Sözleşme ile 31.12.2019 tarihine uzatılması sözleşmenin uzatılması değil, tavan uygulamasının uzatılmasıdır. Toplu sözleşmedeki bu hüküm Belediyeler ile sendikalar arasında imzalanan sözleşmenin süresini uzatmamıştır. Sözleşme süresi tarafların iradesiyle oluşan ancak Kanunda belirlenen ölçütlere uyularak yapıldığından dolayı süre ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır.
………….. tarihli ve ….. sayılı Meclis kararına istinaden ilk olarak ……….0 tarihli .....................Belediye Başkanlığı ile ............... arasında 01.01.2010-31.12.2012 Dönemlerine Ait Sosyal Denge Sözleşmesi imzalanmıştır. İmzalanan sözleşmenin 14’üncü maddesiyle her ay verilecek brüt sosyal denge yardımı ve 15’inci maddesiyle verilecek bayram yardımı düzenlenmiştir. Sözleşmenin 23’üncü maddesinde sosyal denge sözleşmesinin 01.01.2010 tarihinde başlayıp, 31.12.2012 tarihinde sona ereceği belirtilmiştir.
………. tarihli .....................Belediye Başkanlığı ile ............... arasında akdedilen 01.01.2010-31.12.2012 Dönemlerine Ait Sosyal Denge Sözleşmesine Ek Yapılmasına Dair Protokol ile Şef, İtfaiye Amiri, Zabıta Amiri, zabıta Komiseri, Baş çavuş, İtfaiye çavuşu v.s gibi görevleri yapmak üzere tedviren görevlendirilen personellerin, yeni görevleri ile ilgili sosyal denge ödemelerinden Genel Sekreter veya Genel Müdürün onayı ile faydalanacağı kararlaştırılmıştır.
………. tarihli .....................Belediye Başkanlığı ile ............... Arasında akdedilen 01.01.2010-31.12.2012 Dönemlerine Ait Sosyal Denge Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Protokol ile sözleşmenin 14’üncü maddesinde değişiklik yapılarak her ay verilecek olan brüt sosyal denge yardımı miktarları artırılmış ve genel sekreter ile genel müdür ilave edilmiştir.
…………….. tarihli .....................Belediye Başkanlığı ile ............... Arasında akdedilen 01.01.2010-31.12.2012 Dönemine Ait Sosyal Denge Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Protokol ile .....................Belediyesinde birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesine göre çalışmakta olan personele, kendi kurumlarından almış oldukları maaş ve ek ödemeleri dikkate alınarak oluşacak özlük hakkı farkları, fiilen görev yaptıkları sürece, .....................Belediyesi tarafından sosyal denge olarak ayrıca ödeneği kararlaştırılmıştır.
……… tarihli .....................Belediye Başkanlığı ile ............... Arasında akdedilen 01.01.2010-31.12.2012 Dönemine Ait Sosyal Denge Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Ek Protokol ile çalışanlara her ay verilecek olan “brüt sosyal denge yardımı” ibaresi “net sosyal denge yardımı” olarak değiştirilmiş ve sözleşmesinin 23’üncü maddesi de, “Sosyal Denge Sözleşmesi 01.01.2010 tarihinde başlar, 31.12.2015 tarihinde sona erer. Yeni bir sosyal denge sözleşmesi imzalanana kadar süresi sona eren bu sosyal denge sözleşmesindeki tüm maddeler kazanılmış hak olarak devam eder. 2015 yılı sonuna kadar uzatılan sözleşmedeki miktarlara TÜİK’in açıkladığı TÜFE ve ÜFE ortalamasına göre belirlenen oranda artış yapılır. Bu sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir ay önce sosyal denge sözleşmesi görüşmelerine başlanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
………….. tarihli .....................Belediye Başkanlığı ile ............... Arasında 01.01.2010 Tarihinde Akdedilen ve 01.01.2010-31.12.2015 Tarihine Kadar Uzatılan Sosyal Denge Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Ek Protokol ile sözleşmenin 23’üncü maddesi, “Sosyal Denge Sözleşmesi 01.01.2010 tarihinde başlar, 31.12.2017 tarihinde sona erer. Yeni bir sosyal denge sözleşmesi imzalanana kadar süresi sona eren bu sosyal denge sözleşmesindeki tüm maddeler kazanılmış hak olarak devam eder. 2017 yılı sonuna kadar uzatılan sözleşmedeki miktarlara TÜİK’in açıkladığı TÜFE ve ÜFE ortalamasına göre belirlenen oranda artış yapılır. Bu sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir ay önce sosyal denge sözleşmesi görüşmelerine başlanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
………. tarihli .....................Belediye Başkanlığı- ..... Genel Müdürlüğü ile ............... Arasında Akdedilen 01.01.2010-31.12.2017 Dönemlerine Ait Sosyal Denge Sözleşmesinde Süre Uzatımıyla İlgili Değişiklik Yapılmasına Dair Ek Protokol ile, “25 Ağustos 2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2018 Yıllarını Kapsayan 4’üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme Bölümünün “Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7’nci maddesinde belirtilen, “4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2019” şeklinde uygulanır.” hükmü uyarınca Sosyal Denge Sözleşmesinin 23’üncü maddesi, “Sosyal Denge Sözleşmesi 01.01.2010 tarihinde başlar, 31.12.2019 tarihinde sona erer. Yeni bir sosyal denge sözleşmesi imzalanana kadar süresi sona eren bu sosyal denge sözleşmesindeki tüm maddeler kazanılmış hak olarak devam eder. 2019 yılı sonuna kadar uzatılan sözleşmedeki miktarlara TÜİK’in açıkladığı TÜFE ve ÜFE ortalamasına göre belirlenen oranda artış yapılır. Bu sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir ay önce sosyal denge sözleşmesi görüşmelerine başlanır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Tavan tutarın belirlenmesi konusunda “…………… tarihli .....................Belediye Başkanlığı İle ............... Arasında Akdedilen 01.01.2010-31.12.2012 Dönemine Ait Sosyal Denge Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Ek Protokol”e değinilmesi gerekmektedir. Bu Protokol, geçici 14’üncü maddenin yürürlüğe girme tarihi olan 11.04.2012 tarihinde uygulanmakta olan ve 01.01.2010-31.12.2012 tarihleri arasında geçerli olan Sözleşmeye ek olarak imzalanmıştır. Söz konusu Ek Protokolün imza tarihi …………..’dir. Bu protokol, Sosyal Denge Sözleşmesini 31.12.2015 tarihine kadar uzatmakta, yeni bir sosyal denge sözleşmesi imzalanana kadar süresi sona eren bu sosyal denge sözleşmesindeki tüm maddelerin kazanılmış hak olarak devam edeceğini ve 2015 yılı sonuna kadar uzatılan Sözleşmedeki miktarlara TÜİK’in açıkladığı TÜFE ve ÜFE ortalamasına göre belirlenen oranda artış yapılacağını öngörmektedir. Dolayısıyla, 11.04.2012 tarihinden önce imzalanarak yürürlüğe giren bu Protokol ile Sosyal Denge Sözleşmesinin yeni süresi 01.01.2010-31.12.2015 tarihleri olduğundan tavan tutarın hesaplanmasında 31.12.2015 tarihi itibariyle hesaplanan tavan tutarın dikkate alınması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, 31.12.2015 tarihinde ödenmiş olan sosyal denge tazminatı yeni tavan tutarını oluşturmaktadır.
Dolayısıyla, 2018 yılında o ay içinde ödenen sosyal denge ödemesi ile 2015 yılındaki ortalama sosyal denge ödemesi arasındaki fark fazla ödemedir. 2015 yılındaki ortalama tavan ücreti 2018 yılında o ay içinde ödenen Devlet memuru aylığının altında kalması halinde fazla ödeme 2018 yılında o ay içinde ödenen sosyal denge sözleşmesi ile o ayki en yüksek Devlet memuru aylığı arasındaki fark olarak dikkate alınması gerekmektedir. Ancak, Denetçi tarafından kamu zararı hesabı yapılırken bahsi geçen 02.01.2012 tarihli ek protokolün sözleşmeyi 2015 yılına uzatan hükmü dikkate alınmamış ve tavan tutarın belirlenmesinde 2012 yılındaki ortalama tavan ücretinin esas alındığı anlaşılmıştır. Bu sebeple, Denetçi sorgusunda kamu zararı tutarını …………… TL olarak hesaplamışsa da, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde, 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha fazla tutarda sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu oluşan kamu zararı tutarının …………….. TL olduğu anlaşılmıştır.
Diğer taraftan, Belediye Başkanı ........ ..........savunmasında özetle şahsının harcama yetkilisi olmaması ve yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olması nedeniyle sorgunun kaldırılması gerektiğini belirtmişse de, Belediye adına ek protokolü imzalayan Belediye Başkanı ........ ..........imzalanan ek sözleşmede 4688 sayılı Kanun ve Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4’üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hükümler olmasından dolayı gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi ile birlikte sorumludur.
Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama Yetkisi ve Yetkilisi” başlıklı 31’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” hükmü yer almaktadır. Harcama Yetkilileri aynı maddenin birinci fıkrasında “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi” olarak tanımlanmıştır. Sözleşmeyi imza edenler, kendilerine bütçe ile ödenek tahsis edilen harcama biriminin yöneticisi olmamakla, dolayısıyla da Kanun’un yaptığı tanıma göre harcama yetkilisi olmamakla birlikte, 3’üncü fıkrada yer alan düzenleme uyarınca harcama yetkisinden doğan sorumluluğa tabidirler.
Öte yandan, sorumlular tarafından toplu sözleşmelere sınır getirilmesinin uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’ya aykırı olduğu iddia edilmektedir. Öncelikle, Anayasa normlar hiyerarşisinde kanunlar ve uluslararası sözleşmelerin üzerinde, tek başına en tepede yer almaktadır. Devletin sosyal ve ekonomik alandaki görevlerinin sınırı Anayasa madde 65 ile belirlenmiştir. Anayasa’nın “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde: “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla sosyal ve ekonomik haklar ve ödevler kapsamında yer alan toplu sözleşme hakkı (AY md.53) kapsamında Devletin görevlerinin sınırı kaynağını Anayasa’nın 65’inci maddesinden almaktadır. Bu kapsamda, 4688 sayılı Kanun’la sosyal denge ödemelerine getirilen tavan tutar düzenlemesinin sınırını Anayasa’nın 65’inci maddesi oluşturmakta, Kanun’la getirilen bu sınır kaynağını Anayasa’dan almaktadır.
Sonuç olarak, .....................Belediye Başkanlığı ile ....... Sendikası (...............) arasında akdedilen Toplu İş Sözleşmesiyle Teftiş Kurulu Başkanına 2018 yılında mevzuatın öngördüğü tutardan daha yüksek tutarda sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu ……… TL kamu zararına neden olunmuştur.
Bu itibarla, sorgu konusu edilen ……….. TL’nin,
……….. TL’si için yukarıda açıklanan gerekçelerle ilişilecek husus bulunmadığına oy birliğiyle,
Kalan ve kamu zararı olduğu anlaşılan ………. TL’sinin ise,
………. TL’sinin Diğer Sorumlu (………………….) ........ .........., Harcama Yetkilisi (……………) ………….. ve Gerçekleştirme Görevlisi (………….) ……………..’e,
………. TL’sinin Diğer Sorumlu (………………….) ........ .........., Harcama Yetkilisi (……………) ………….. ve Gerçekleştirme Görevlisi (………….) ……………..’e,
………. TL’sinin Diğer Sorumlu (………………….) ........ .........., Harcama Yetkilisi (……………) ………….. ve Gerçekleştirme Görevlisi (………….) ……………..’e,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine oy çokluğuyla,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
Karşı Oy:
Üye ...... .......’un karşı oy gerekçesi:
Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme’nin “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.
Bu bağlamda 4688 sayılı Kanun’un “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci ve Geçici 14’üncü maddesi ile 375 sayılı KHK’nın Ek 15’nci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde Belediye personeline sosyal denge tazminatı ödenebilmektedir. Ancak, uygulamada belediye personeline ödenen sosyal denge tazminatının tavan tutarının belirlenmesine esas teşkil eden “aylık” kavramının dar anlamda yorumlanmasından kaynaklanan bir tereddüt meydana gelmektedir. Zira, toplu sözleşmede bahsedilen aylık kavramı sadece gösterge ve ek gösterge aylıklarının toplamını ifade etmemektedir. Bu tanıma taban aylık ve kıdem aylık tutarlarının da dahil edilmek suretiyle sosyal denge tazminatı ödemesine ilişkin tavan tutarın tespit edilmesi gerekir. Çünkü aylık kavramı ve kapsamı 657 sayılı Kanun’un 50 yılı aşan uygulama sürecinde değişiklikler geçirmiştir. Aşınan aylık unsurunun yerine yeni ve ek unsurlar ilave edilmiştir. Günümüzde ise kamu görevlilerine genel olarak temel maaş, zam ve tazminatlar ile sosyal yardımlar adıyla üç başlık altında aylık ödemesi yapılmaktadır. Analitik bütçe sınıflandırmasında da temel maaş unsurları “Bir kadroya dayalı olarak istihdam edilenlere ilgili mevzuatına göre yapılan aylık, ek gösterge, kıdem aylığı ve taban aylığı ödemeleri, …” olarak tanımlanmıştır.
Buradan hareketle “en yüksek Devlet memuru aylığı” kavramını dar anlamda düşünmek ve değerlendirmek günümüz uygulamasındaki gerçekliğe uygun düşmez. Ayrıca, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesinde geçen, “ … Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde, üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir...” ibaresindeki “ortalama aylık ödeme” kavramının da sosyal denge tazminatı ödemelerinin değerlendirmelerinde dikkate alınması gerekir.
Özetle, “en yüksek devlet memuru aylığı”nın geniş anlamda ve güncel yorumu dikkate alındığında, .....................Belediyesi tarafından personeline ödenen sosyal denge tazminatı ödemesinin aylık tutarlarının kamu zararı meydana getirecek bir meblağa ulaşmadığı değerlendirilmektedir.
Belirtilen gerekçelerle, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
B) Teftiş Kurulu Başkanına ……… tarihli Protokol kapsamında mevzuata aykırı ödeme yapıldığı görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinin altıncı fıkrasında, “Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, belediye başkanının talebi, kendilerinin ve kurumlarının muvafakatiyle, belediyelerin birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında geçici olarak görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirmelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında öngörülen şartlar dikkate alınır. Belediyelerde bu şekilde istihdam edilen personel kurumlarından izinli sayılırlar. Bu personelin görevlendirildikleri süre zarfındaki, görevlendirildikleri kadroya ait her türlü malî hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları belediye tarafından ödenir. İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır ve terfi haklarını kazananlar başkaca bir işleme lüzum kalmaksızın terfi ettirilirler. Bu şekilde görevlendirilenler, görevlendirme süresinin sona ermesinden itibaren onbeş gün içerisinde yazılı olarak kurumlarına başvurmaları hâlinde en geç bir ay içerisinde kadrolarına veya müktesebine uygun başka bir kadroya atanırlar.” denilmektedir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında İş Müfettişi olarak çalışmakta olan ………….., 5393 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesine göre …….. tarihinde .....................Belediyesinde Teftiş Kurulu Başkanlığına atanmıştır.
………… tarihli .....................Belediye Başkanlığı ile ............... Arasında Akdedilen 01.01.2010-31.12.2012 Dönemlerine Ait Sosyal Denge Sözleşmesinde Teftiş Kurulu Başkanına ………. TL brüt sosyal yardımı ve Ramazan Bayramı için net …… TL, kurban Bayramı için net …….. TL bayram yardımı ödemesi öngörülmüş, ……. tarihli .....................Belediye Başkanlığı ile ............... Arasında Akdedilen 01.01.2010-31.12.2012 Dönemine Ait Sosyal Denge Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Protokol ile “.....................Belediyesinde birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında 5393 sayılı Belediye Kanunun 49’uncu maddesine göre çalışmakta olan personele, kendi kurumlarından almış oldukları maaş ve ek ödemeleri dikkate alınarak oluşacak özlük hakkı farkları, fiilen görev yaptıkları sürece, .....................Belediyesi tarafından sosyal denge olarak ayrıca ödenir.” düzenlemesi yapılmış, …….. tarihli .....................Belediye Başkanlığı ile ............... Arasında Akdedilen 01.01.2010-31.12.2012 Dönemine Ait Sosyal Denge Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Ek Protokol ile de fiilen görev yapan çalışanlara her ay verilecek olan “brüt sosyal denge yardımı” ibaresi “net sosyal denge yardımı” olarak değiştirilmiştir.
Teftiş Kurulu Başkanı olarak görevlendirilen …………’in, İş Müfettişi olarak aldığı aylık ile Belediyede atandığı Teftiş Kurulu Başkanı olarak aldığı sosyal denge ödemesi hariç tutarlar karşılaştırılarak aradaki fark ayrıca sosyal denge ödemesi olarak yapılmıştır. Bu ödemenin yanında 03.01.2011 tarihli protokole istinaden ………..’in İş Müfettişi olarak aldığı aylık ile Belediyede atandığı Teftiş Kurulu Başkanı olarak aldığı sosyal denge ödemesi hariç tutarlar karşılaştırılarak aradaki fark ayrıca sosyal denge ödemesi olarak yapılmıştır. Yani bu kişiye 2018 yılının Ocak ayında hem …………. TL hem de 03.01.2011 tarihli protokole istinaden …………. TL ödeme yapılmıştır.
Savunmalarda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 1’inci derecenin 4’üncü kademesinde olan İş Müfettişinin 2018 yılı Ocak ayı maaş ödemesinin ……… TL iken, .....................Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanı olarak yapılan maaş ödemesinin -sosyal denge ödemesi hariç- ……….. TL olduğu, arada oluşan eksi maaş farkının ek protokole istinaden sosyal denge tazminatı olarak ödendiği belirtilmişse de, sosyal denge tazminatı ödemesi maaşın bir unsurudur. ……… tarihli Protokolde yer alan “.....................Belediyesinde birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında 5393 sayılı Belediye Kanunun 49’uncu maddesine göre çalışmakta olan personele, kendi kurumlarından almış oldukları maaş ve ek ödemeleri dikkate alınarak oluşacak özlük hakkı farkları, fiilen görev yaptıkları sürece, .....................Belediyesi tarafından sosyal denge olarak ayrıca ödenir.” düzenlemesi ile ilgilinin kendi kurumundan aldığı özlük hakkı ile Belediyeden aldığı özlük hakkı arasında eksi fark olur ise aradaki farkın ilave sosyal denge ödemesi olarak yapılması amaçlanmıştır. Sosyal denge ödemesi özlük hakkı kapsamındadır. Adı geçen kişinin Belediyeden aldığı özlük hakkı olarak ifade edilen ödeme toplamı (sosyal denge ödeme tutarı dahil) kendi kadrosu olan iş müfettişi olarak aldığı özlük hakkından fazla olduğu için …………… tarihli Protokol ile yapılan düzenlemeden yararlanması mümkün değildir.
Bu itibarla, adı geçen kişinin mevzuata aykırı olarak ………… tarihli Protokol hükmünden yararlandırılması sonucu oluşan kamu zararı tutarı …………. TL’nin,
………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……………..) ……………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (………..) …………….’e,
………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……………..) ……………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (………..) …………….’e,
………. TL’sinin Harcama Yetkilisi (……………..) ……………. ve Gerçekleştirme Görevlisi (………..) …………….’e,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödettirilmesine anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İşbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy:
Üye ...... .......’un karşı oy gerekçesi:
………… günlü .....................Belediye Başkanlığı ile ............... Arasında Akdedilen Protokol ile .....................Belediyesinde birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesine göre çalışmakta olan personele, kendi kurumlarından almış oldukları maaş ve ek ödemeleri dikkate alınarak oluşacak özlük hakkı farkları, fiilen görev yaptıkları sürece, .....................Belediyesi tarafından sosyal denge olarak ayrıca ödeneği kararlaştırılmıştır.
………… tarihli .....................Belediye Başkanlığı-..... Genel Müdürlüğü ile ............... Arasında Akdedilen 01.01.2010-31.12.2017 Dönemlerine Ait Sosyal Denge Sözleşmesinde Süre Uzatımıyla İlgili Değişiklik Yapılmasına Dair Ek Protokol ile Sosyal Denge Sözleşmesinin 23’üncü maddesinde yapılan değişiklik yeni bir sözleşme olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.
Yapılan ek protokoller ile yeni bir sözleşme yapılmak yerine var olan 2015 yılındaki güncel rakamlar TÜİK’in açıkladığı TÜFE ve ÜFE ortalamasına göre belirlenen oranda artış yapılarak sürekli artan miktarda sosyal denge ödemesi yapıldığı ve yapılan bu uygulamanın 4688 sayılı Kanuna uygun olmadığı değerlendirmesi ile 2012 yılı sosyal denge sözleşmesi ödemesi ile 2018 yılı sosyal denge sözleşmesi ödemesi arasındaki farkın kamu zararı olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.
Teftiş Kurulu Başkanının aldığı maaş -sosyal denge ödemesi hariç- tutarlar karşılaştırılarak arada oluşan eksi fark ayrıca sosyal denge ödemesi olarak ödenmiştir. Bu uygulama ………. günlü ek protokole istinaden yapılmıştır. Ek protokol “.....................Belediyesinde birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49'uncu maddesine göre çalışmakta olan personele, kendi kuramlarında almış oldukları maaş ve ek ödemeleri dikkate alınarak oluşacak özlük hakkı farkları, fiilen görev yaptıkları sürece, .....................Belediyesi tarafından sosyal denge olarak ayrıca ödenir.” hükmüne istinaden verilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.