Personel Ataması
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve duruşmada hazır bulunanların dinlenilmesi sonucunda,
Denetçi tarafından, ..... ........’ın mevzuata aykırı olarak Şube Müdürlüğüne atanması sonucu kamu zararına neden olunduğu iddia edilmişse de,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 51’inci maddesine dayanılarak hazırlanan ve 11.07.2007 tarih ve 26490 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin,
“Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, belediye zabıta teşkilâtının kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını, zabıta memurlarının niteliklerini, görevde yükselme ve mesleki eğitimlerini, kıyafetleri ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.”,
“Görevde yükselme şartları” başlıklı 17’nci maddesinde, “(1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır.
a) Zabıta şube müdürlüğüne atanabilmek için,
1) Meslekle ilgili yüksek öğrenimi bitirmesi veya en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak,
2) En az iki yıl zabıta amiri olarak çalışmış olmak,
3) 1-4 dereceli kadrolara atanmak için 657 sayılı Kanun’un 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak,
4) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak,
5) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,
6) Kadro durumu elverişli olmak,
…
şartları aranır.
(2) Belediyeler, atanılacak görevin niteliği itibariyle aranacak hizmet sürelerini, 657 sayılı Kanun’un 68 inci maddesinin (B) bendi hükümlerine göre değerlendirerek kendi kurumlarında ve diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini dikkate alarak belirlerler. Bu sürelerin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması şarttır. Ancak, yeni kurulan belediyeler ile görevde yükselmeyle ilgili ilanlara başvuru olmaması halinde en az iki yıl çalışmış olmak şartı aranmaz.”,
“Yönetmelikte hüküm bulunmayan haller” başlıklı 51’inci maddesinde, “(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde,
“ı) 15/3/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik,
hükümleri uygulanır.”,
hükümleri yer almaktadır.
Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin 17’nci maddesine göre, zabıta şube müdürlüğüne atanabilmesi için kişinin meslekle ilgili yükseköğrenimi bitirmiş veya en az 4 yıllık yükseköğrenim mezunu olması, en az iki yıl zabıta amiri olarak çalışmış olması, 1-4 dereceli kadrolara atanmak için 657 sayılı Kanun’un 68 inci maddesinde belirtilen süre kadar hizmetinin bulunması, son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olması, görevde yükselme sınavında başarılı olması, kadro durumunun elverişli olması ve hizmet süresinin en az iki yılının zabıta teşkilatında geçmiş olması gerekir.
..... ........’ın hizmet cetveline göre ……. tarihinde ………. Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünü bitirdiği, …….. tarihinde ....... Belediyesine zabıta memuru olarak atandığı, ………. tarihinde .....................Belediyesine zabıta memuru olarak naklen atandığı, ……….. tarihinde .....................Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığına atandığı, ……… tarihinde .....................Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı Zabıta Şube Müdürü olarak atandığı, ……… tarihinde .....................Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı Şube Müdürlüğüne, ……… tarihinde .....................Belediyesi Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Şube Müdürlüğüne atandığı anlaşılmıştır.
Raporda, söz konusu kişi zabıta şube müdürlüğüne atanmak için gerekli en az iki yıl zabıta amiri olarak çalışmış olma ve görevde yükselme sınavında başarılı olma şartlarını sağlamadığı için zabıta şube müdürlüğüne atanamayacağı belirtilmişse de yargı kararlarında, mevzuata aykırı bir atamanın memur lehine kazanılmış bir hak doğurmayacağı aşikar olmakla beraber, bu işlemin bir çok tesir ve neticeler tevlit ettiği ve idarece mevzuata aykırı bir atama işleminin her zaman geri alınabileceğini kabul etmenin “istikrar ilkesiyle” bağdaştırılamayacağı, mevzuata aykırı atamadan sonra memur hakkında kanuna uygun müteaddit terfiler cereyan ettiği takdirde, idare tarafından kanunsuz terfiin geri alınmasının tecviz edilemeyeceği belirtilerek konuyla ilgili farklı içtihatlar bu yönde birleştirilmiştir. İstikrar ilkesi, bu karar çerçevesinde, olayların nitelik ve özellikleri de dikkate alınarak idari yargıda uygulanmaktadır. Yine yargı kararlarında sözü edilen “müteaddid terfiiler” ibaresinden en az iki derece terfiin yapılmış olmasının anlaşılmasının gerektiği, bunun da altı yıllık bir süreye karşılık geldiği vurgulanmaktadır. Ele alınan olayda ise ilgilinin ……… tarihinde Destek Hizmetleri Daire Başkanlığına atandığı, ……… tarihinde Zabıta Şube Müdürü, ……….. tarihinde İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı Şube Müdürlüğüne, ………… tarihinde ise Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Şube Müdürlüğüne olarak atandığı müşahede edilmiştir.
Burada hukuk düzenince korunan iki kurumdan bahsetmek yerinde olacaktır. Bu kavramlar kazanılmış hak ve müesses durum kavramlarıdır. Hukuki istikrar ilkesinin bir gereği olan müesses durum belirli bir sürenin geçmesinin ardından hukuk düzenince korunan bir kavramdır. Kazanılmış hak hukuka uygun bir işlemden doğarken, müesses durumun devreye girebilmesi için ilgili tasarrufun hukuka aykırı olması gerekir. Doktrinde hukuka aykırılığı söz konusu olmasına rağmen işlemin tesis edilmesinden uzun bir süre geçmişse iyiniyet ve idari istikrar ilkeleri ile birey lehine ortaya çıkan hukuki sonuçların korunması müesses durum kavramıyla açıklanır. Somut olayda mevzuata aykırı atamanın üzerinden 9 yıl gibi uzun bir sürenin geçmiş olması ve ilgilinin hilesinin, gerçek dışı beyanının neden olmadığı anılan işlemde iyiniyetinin bulunduğu kabulü ile müesses durumun ortaya çıktı ve kişi lehine ortaya çıkan hukuki sonucun korunması gerektiği anlaşılmıştır.
Yapılan tüm bu açıklamalar muvacehesinde, ilgilinin hilesinin ve gerçek dışı beyanının neden olmadığı bu atama işleminde aradan 9 yıl geçtikten sonra yapılan ödemelerin kamu zararı olarak değerlendirilmesi hukuki istikrar ve hakkaniyet ilkesi ile çatıştığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan ……….. TL ödeme ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İşbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.