Sosyal Güvenlik Primleri
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
A-) .............. Büyükşehir Belediyesince sözleşmeli personellere ödenen Sosyal Denge Tazminatlarından kesilmesi gereken sosyal güvenlik primlerinin kesilmemesi suretiyle ………-TL,
B-) .............. Büyükşehir Belediyesince sözleşmeli personellere ödenen Sosyal Denge Tazminatlarından gelir vergisi kesintilerinin yapılmaması suretiyle ……….-TL,
olmak üzere toplam ………-TL kamu zararına neden olunduğu görülmüştür.
30.06.1989 tarih ve 20211 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesinde,
“(Ek: 4/4/2012-6289/33 md.) Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun,
“Gelirin unsurları” başlıklı 2’inci maddesinde,
“ Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır:
…
3. Ücretler,
…”
“Ücretin tarifi” başlıklı 61’inci maddesinde,
“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.
…”
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun
“Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4’üncü maddesinde,
“(Değişik: 17/4/2008-5754/2 md.)
Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından,
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
…
sigortalı sayılırlar.
…”
“Prime esas kazançlar” başlıklı 80’inci maddesinde,
“ 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
…
b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.
c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur…” denilmektedir.
denilmektedir.
Anılan hükümler uyarınca, bir işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatler gelir vergisine tabi olduğu gibi, 5510 sayılı Kanun’un anılan 80’inci maddesinin (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında, her ne adla yapılırsa yapılsın bunlar için yapılan tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulacaktır. 375 sayılı KHK’nın ek 15’inci maddesine istinaden kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatları üzerinden de, bu ödemeler üzerinden gelir vergisi ve sigorta prim kesintisi yapılmayacağına ilişkin herhangi bir Kanun hükmü bulunmadığından, gelir vergisi ve sigorta prim kesintileri yapılması gerekmektedir.
Bahse konu olayda, .............. Büyükşehir Belediyesi ile .................Sendikası arasında düzenlenen Toplu Sözleşme’nin “İyileştirme Zammı” başlıklı 33’üncü maddesinde, 4688 sayılı Kanun’un 32’inci maddesi uyarınca 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde Tüm Bel Sen üyesi çalışanların halen almakta oldukları aylıklarına ilaveten her ayın maaş günü Sosyal Denge Tazminatı adı altında sözleşmeli memur personel için, ilk altı ayda ……. TL, ikinci altı ayda ………-TL ödeme yapılacağının hüküm altına alındığı, ancak, söz konusu Toplu Sözleşme hükmüne istinaden sözleşmeli memur personele yapılan sosyal denge tazminatı ödemeleri üzerinden gelir vergisi ve sigorta prim kesintisi yapılmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar sorumlularca yapılan savunmalarda, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesi uyarınca istihdam edilen sözleşmeli personele ödenecek sözleşme ücretlerinin, ilgili mevzuat ve personelle imzalanan sözleşmeler gereğince net olarak ödenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, sorgu konusu sözleşmeli personele yapılan sosyal denge tazminatı ödemelerinin dayanağı olan .............. Büyükşehir Belediyesi ile .................Sendikası arasında düzenlenen Toplu Sözleşme’de, söz konusu sosyal denge tazminatı ödemelerinin net olarak yapılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca ödemelerin net veya brüt yapılacak olması 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca ücret ve ücret niteliğindeki ödemeler üzerinden gelir vergisi tahakkuk ettirilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Sorumlularca yapılan savunmalarda öne sürülen bir diğer husus, anılan Toplu Sözleşme hükümleriyle sözleşmeli memur personele ödenen sosyal denge tazminatının mahiyeti itibariyle, yine 375 sayılı KHK’da düzenlenen, “Ek Ödeme” niteliğinde olduğu ve söz konusu “Ek Ödeme”ler damga vergisi haricinde herhangi bir vergiye ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmadığından, sosyal denge tazminatı ödemelerinin de gelir vergisi ve sigorta kesintisinden istisna tutulması gerektiği şeklindedir. Ancak, 375 sayılı KHK’nın “Ek Ödeme”yi düzenleyen Ek 9’uncu maddesinin 9’uncu fıkrasında, sözleşmeli personele yapılacak ek ödemenin damga vergisi hariç herhangi bir vergiye ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmayacağı açıkça belirtilmiş olup, 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesinde düzenlenen “Sosyal Denge Tazminat”ı ödemesi için ise, ne bahse konu KHK’da, ne de başka bir kanuni düzenlemede gelir vergisine ve sigorta kesintisine tabi tutulmayacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Yine sorumlularca yapılan savunmalarda, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Ve Toplu Sözleşme Kanunu’na 6289 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile eklenen Geçici 14’üncü maddenin 2’inci fıkrası gereğince, Toplu Sözleşme hükümlerine istinaden memur personele ödenen söz konusu ödemelerin mali yargılamaya konu edilemeyeceği, başlatılan mali yargılama işlemlerinin de kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6289 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30’uncu maddesi ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na eklenen Geçici 14’üncü maddesinin 2’inci fıkrasında,
“Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır.”
denilmektedir.
Anılan hüküm, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun yapılan ek ödemelerle ilgili bir düzenleme getirmekte olup bu ödemeler üzerinden kesilecek gelir vergisi konusunda bir istisna hükmü getirmemektedir. Söz konusu düzenlemeyle kamu görevlilerine memur temsilcileriyle toplu iş sözleşmesi düzenlenmek suretiyle yapılan ödemeler yasal dayanağa kavuşturulmakta ve bu düzenlemenin yürürlüğe girmesi öncesinde (15.02.2012 tarihine kadar) uygulanan toplu iş sözleşmeleri nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari ve mali takibat ve yargılama yapılmasının önüne geçilmektedir. Ancak söz konusu düzenleme, memur temsilcileriyle toplu iş sözleşmesi düzenlenmek suretiyle yapılan ödemelerin gelir vergisi ve sigorta prim kesintisinden istisna edileceğine dair herhangi bir hüküm içermediğinden bu konuda genel hükümler uygulanmaya devam edilecektir.
Bu itibarla,
A-) .............. Büyükşehir Belediyesince sözleşmeli personellere ödenen Sosyal Denge Tazminatlarından kesilmesi gereken sosyal güvenlik primlerinin kesilmemesi suretiyle oluşan kamu zararı tutarı ………-TL,
B-) .............. Büyükşehir Belediyesince sözleşmeli personellere ödenen Sosyal Denge Tazminatlarından gelir vergisi kesintilerinin yapılmaması suretiyle oluşan kamu zararı tutarı ………..-TL,
olmak üzere oluşan toplam kamu zararı tutarı …………-TL’nin,
…………..
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle ödettirilmesine, işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere,
(Üye …………. “5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesi uyarınca, muhasebe yetkilileri ödemelere ilişkin olarak ancak, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde, yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını ve hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlü olup ödemeye ilişkin bunlar dışındaki eksikliklerden sorumlu olmadıkları ve alacak takibiyle ilgili olarak ise, sadece tahakkuk birimlerince tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş alacakların takip ve tahsillinden sorumlu olduklarından, adı geçen muhasebe yetkililerinin bahse konu kesintilerin yapılmaması dolayısıyla, sorumlu tutulmaması gerekir. ” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı)
oy çokluğuyla karar verildi.