Kültür Merkezinin belli bir kısmının protokol ile kira bedeli alınmaksızın tahsis edilmesi
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda,
........... Belediyesi ...........Kültür Merkezinin belli bir kısmının, ...........Sanat, Kültür ve Eğitim Vakfına ...tarihli protokol ile kira bedeli alınmaksızın tahsis edildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere kanuni dayanak olmaksızın belediye taşınmazının özel hukuk tüzel kişisi olan vakıflara tahsisi mümkün değildir. Tahsise ilişkin kanuni dayanağın olmadığı hallerde özel hukuk tüzel kişileri belediyelerin sahip oldukları taşınmazları, ancak kiralama yoluyla kullanabilirler.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 1’inci maddesinde de, “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.” denilerek belediyelerin kiralama işlerinin anılan Kanun hükümlerine tabi olduğu hükme bağlandıktan sonra “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75’inci maddesinde,
“Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.
(Ek cümle: 23/07/2010-6009 S.K/.) Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş indirim uygulanır. Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır.
İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.
(Ek fıkra: 23/07/2010-6009 S.K/.) Köy sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların işgalcilerinden tahsil edilen ecrimisil gelirlerinin yüzde beşi, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerde kullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ay içinde bu gelirlerin elde edildiği köy tüzel kişiliği hesabına aktarılmak üzere emanet nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar artırmaya yetkilidir.”
denilerek Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden alınacak ecrimsile ilişkin ayrıntılı düzenlemeye yer verilmiştir.
Her ne kadar adı geçen Vakıf tarafından söz konusu taşınmaz bir tahsis işlemine dayanılarak kullanılmış ise de, bahse konu tahsis işlemi kanuni dayanaktan yoksun olduğundan, söz konusu taşınmazı bedelsiz kullanımı nedeniyle Vakıfın fuzuli şagil kabul edilmesi ve kendisinden 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi hükmü uyarınca ecrimsil alınması zorunludur.
Nitekim savunmalarda, usulüne uygun olarak hesaplanan ……-TL ecrimsil bedeline adı geçen Vakıf taraf tarafından itiraz edilmeyip 24 ay taksitle ödenmesinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Ancak 2886 sayılı Kanun’un yukarıya aynen alınan 75’inci maddesinde, ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi indirim uygulanacağı hükme bağlandığından ve adı geçen Vakıf tarafından da ecrimsile itiraz edilmediğinden hesaplanan ……….-TL ecrimsil bedelinden yüzde yirmi indirim yapılması gerekmektedir. Bu indirim yapıldığında da tahsil edilecek ecrimsil alacağı tutarı ……..-TL olmaktadır.
Savunmalarda da indirimden sonra kalan ecrimsil alacağı tutarı ……..-TL’nin …….TL’sinin ahizinden tahsil edildiği, geriye kalan …..-TL’sinin ise tahsilat işlemlerinin devam ettiği belirtilmiştir.
Yukarıda da belirtildiği gibi 2886 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinin ikinci fıkrasında, ecrimisilin fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunacağı belirtilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un “Tahsil Zamanaşımı” başlıklı 102’nci maddesinde de, “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
…” denilerek kamu alacağı vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediği taktirde zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır.
Söz konusu olayda da ecrimsil alacağı 16.10.2009 tarihinde doğduğundan tahsilat süreci devam eden, diğer bir ifade ile henüz zamanaşımına uğramayan bu alacak ile ilgili olarak da sorumlulardan tazmini gereken kamu zararının oluştuğundan söz edilemez.
Bu itibarla, ........... Belediyesi ...........Kültür Merkezinin belli bir kısmının, ...........Sanat, Kültür ve Eğitim Vakfına 12.10.2009 tarihli protokol ile kira bedeli alınmasızın tahsis edilmesi nedeniyle hesaplanan ………-TL ecrimsil bedelinin,
………-TL’si için 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi hükmü uyarınca ilişilecek husus bulunmadığına,
……..-TL’si yukarıda tarih ve numaraları belirtilen makbuzlarla ahizi ...........Sanat, Kültür ve Eğitim Vakfından tahsil edildiğinden, tahsil edilen bu tutar için ilişilecek husus kalmadığına,
Oy birliği ile karar verildi.
Geriye kalan …….-TL’si için ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 102’nci maddesi hükmünde öngörülen tahsil zamanaşımı süresi dolmayıp tahsilat süreci devam etmekte olduğundan ve bu nedenle de sorumlulardan tazmini gereken kamu zararı oluşmadığından ilişilecek husus bulunmadığına (Üye …….’nın, “Söz konusu alacak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun kapsamına giren bir alacak olmadığından, bu alacak ile ilgili olarak anılan Kanunlarda hüküm altına alınan tahsil zamanaşımından söz edilemez. Bu nedenle tahsil edilmeyen söz konusu alacak tutarı …….-TL’nin sorumlulardan tazminine karar verilmesi gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğu ile karar verildi.