Gezi Düzenlenmesi
… tarihli ve … sayılı İlamın …’nci maddesiyle, … Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile ... Ltd. Şti. arasında … tarihinde …-TL bedelli birim fiyatlı sözleşmeye istinaden yapılan “Konya Gezisi” hizmet alımı işinde, önceki kafilelerle Konya’ya götürülmüş olan kişilerin daha sonraki kafilelerle tekrar tekrar Konya’ya götürülmesi suretiyle kamu zararına neden olunduğu gerekçesiyle …-TL’nin sorumlularından tazminine hükmedilmişti.
Anılan tazmin kararına karşı sorumlularca Temyiz Kuruluna sunulan itiraz dilekçesinde konunun esasının kamu zararı içermediği, kamu zararına esas bilgi ve belgelerde sehven yapılan hata ve yanlışlıkların bulunduğu ve veri kaybı yaşandığı ifade edilmiş olup söz konusu temyiz talebi üzerine anılan Kurul; … tarih ve … sayılı Kararı ile konunun esasının ve gönderilen belgelere göre kamu zararı miktarının yeniden değerlendirilmesi için … sayılı İlamın …’nci maddesiyle …-TL’ye verilen tazmin hükmünü bozarak konunun Dairemize gönderilmesine karar vermiştir.
Temyiz Kurulunun bu Kararı üzerine düzenlenen … tarihli Ek Raporun Dairemizde yargılanması sonucunda düzenlenen … tarihli ve … sayılı İlamın …’nci maddesiyle, Konya’ya götürülmüş kişilerin daha sonraki kafilelerle tekrar tekrar Konya’ya götürülmesi suretiyle oluşan ve sorumlularca gönderilen yeni bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeniden hesaplanan …-TL’nin sorumlularından tazminine hükmedilmiştir.
Hakkında tazmin hükmedilmiş olan sorumlularca bu defa … sayılı Ek İlamın …’nci maddesine ilişkin olarak temyiz talebinde bulunulmuş olup, anılan talep üzerine Temyiz Kurulunun … tarihli ve … tutanak sayılı Kararı ile Dairemizce verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun tasdik kararı üzerine sorumlularca … tarihli dilekçe ile karar düzeltilmesi talebinde bulunulmuş olup, bu talep üzerine yapılan inceleme sonucunda anılan Kurulca verilen … tarihli ve … tutanak sayılı Kararla;
Karar düzeltilmesi talebinde bulunan sorumlunun, daha önce maddi hata ile yanlış düzenlenen hakediş ekindeki yolcu listelerinin, hakediş dosyası muhteviyatında yer alan ve daha önce Sayıştay Başkanlığına da sunulmuş olan kültür gezilerine gönderilen kişilerin nüfus cüzdanları ile gönderilen tarihlere göre gerçekçi olarak yeniden tasnif edildiğini bildirdiğini,
Sorumlunun temyiz dilekçesinden; bu tasnif işleminin, … tarihinde Sayıştay Başkanlığı nezdinde tek nüshası bulunan 7 torba halinde 2013 yılında tüm gezilere katılan kişilerin nüfus cüzdanı fotokopileri alınarak gerçek durumu yansıtan kişi listeleri düzenlenmek suretiyle gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını,
ifade etmek suretiyle, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 55’inci maddesi, “Yargılamanın iadesi” başlıklı 56’ncı maddesi ve “Karar düzeltilmesi” başlıklı 57’nci maddesi bağlamında konunun esası yönünden sorumlu tarafından ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanun’a aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca Kararın düzeltilmesini icap ettiren başka bir husus da ileri sürülmediğinden;
… sayılı Ek İlamın …’nci maddesiyle verilen …-TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden … tarihli ve … tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının …’nci maddesine ilişkin olarak karar düzeltilmesine mahal olmadığına,
Ancak, denetleme veya hesap yargılaması sırasında bulunmayan hükme tesir edebilecek bazı belgelerin hükümden sonra ortaya çıkması sonucu yargılamanın iadesi sebeplerinin olduğu durumlarda konunun ilgili Daire tarafından incelenmesi ve yargılamanın iadesi gerekçelerinin bulunup bulunmadığına Sayıştay Daireleri tarafından karar verilmesi gerektiğinden; sorumlunun karar düzeltilmesine ilişkin bu başvurusunda dilekçe ekinde yeni belge olarak ibraz edilen ve Dairesinin daha önceden görmediği belgeler, yargılamanın iadesini gerektirebileceğinden; bu incelemenin ifasını teminen konunun Dairemize gönderilmesine,
karar verilmiştir.
Temyiz Kurulunun anılan Kararı üzerine, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Konunun usul yönünden değerlendirilmesi:
Sorumlularca karar düzeltme istemiyle Temyiz Kuruluna verilen … tarihli dilekçeye ek olarak 14 klasör halinde sunulan, Konya gezisine katılan 11.970 kişinin nüfus cüzdanlarının kişilerin gönderildiği tarihlere göre yeniden tasnif edilmesi sonucunda düzenlenmiş yolcu listelerinin hükme tesir edebilecek nitelikte olması ve hükümden sonra ortaya çıkması sebebiyle konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi gereğince yargılamanın iadesi suretiyle görüşülmesine (Üye … ve Üye …’ın; “6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Yargılamanın iadesi” başlıklı 56’ncı maddesinin birinci fıkrasında, “52 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer tarafından yargılamanın iadesi istenebileceği gibi Sayıştay dairelerince de doğrudan doğruya buna karar verilebilir.” hükmü yer almaktadır. İlgililerce yapılmış herhangi bir yargılamanın iadesi istemi bulunmasa da, Temyiz Kurulunca verilen … tarihli ve … tutanak sayılı Kararda; Daireden yargılamanın iadesi incelemesinin ifası istenmiş olup, yargılamanın iadesini gerektirebilecek yeni belge iddiasının Dairece bu suretle öğrenilmiş olması göz önünde bulundurularak, yargılamanın iadesini gerektiren bir hususun bulunup bulunmadığı yönünde Daire tarafından doğrudan doğruya bir inceleme yapılmasına karar verilmesi mümkündür.
Somut olaya ilişkin olarak sunulan bilgi ve belgeler bakımından yargılamanın iadesi şartlarının bulunup bulunmadığı yönünden ise;
Sorumlularca karar düzeltme talebiyle Temyiz Kuruluna sunulan dilekçede yeni ortaya çıktığı ileri sürülen durum, daha önce maddi hatayla yanlış hakediş dosyası muhteviyatındaki yolcu listelerinin, kültür gezilerine gönderilen hemşehrilerin nüfus cüzdanları ve gönderilen tarihlere göre gerçekçi olarak yeniden tasnif edildiği iddiasıdır. Hatalı ve yanlış olduğu iddia edilen yolcu listeleri ise 2013 yılı denetimlerinde tespit edilen hakedişlerin ekinde yer alan ve Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumluların hazırladığı veya kontrol ederek onayladığı belgelerdir. Bu belgeler esas alınarak Dairece … tarih ve … sayılı İlamın …’nci maddesiyle …-TL’nin sorumlularından tazminine hükmedilmiştir.
Dairece verilen ilk tazmin hükmü sorumlularca temyiz edilmiş olup; konunun esasının kamu zararı içermediği, belge ve bilgilerde sehven hata ve yanlışlıklar yapıldığı ve veri kaybı yaşandığı iddiaları sorumlularca yapılan temyiz talebine gerekçe olarak sunulmuştur. Bu talep üzerine anılan Kurulun … tarihli ve … sayılı bozma kararı neticesinde sorumlulardan eldeki mevcut bilgi ve belgelerin yeniden sunulması talep edilerek bu belge ve bilgiler esas alınmak suretiyle düzenlenen ek rapor Dairece yargılanmış ve … tarih ve … sayılı Ek İlamın …’nci maddesiyle yeni bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeniden hesaplanan kamu zararı tutarı olan …-TL için tazmin hükmü verilmiştir. Bu tazmin hükmü ise Temyiz Kurulunun … tarihli ve … tutanak sayılı Kararı ile tasdik edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “sonradan delil gösterilmesi” başlıklı 145’inci maddesinde, “Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.” denilerek sonradan delil gösterilebilmesi için delil sunan tarafın yargılamayı geciktirme amacı taşımaması ve delillerini süresi içinde sunamamasının kendi kusurundan kaynaklanmaması gerektiği hükme bağlanmıştır.
6085 sayılı Kanun’un “Hukuk Muhakemeleri Kanunun uygulanacağı haller” başlıklı 61’inci maddesi uyarınca 6100 sayılı Kanun’un ispat ve delile ilişkin hükümleri hesap yargılaması için de geçerlidir.
Yolcu listelerinin doğru bir biçimde tasnif edilerek sunulması imkanı yargılamanın önceki aşamalarında sorumlulara tanındığı halde denetleme yılı olan 2013 yılından karar düzeltilmesi dilekçesinin verildiği … tarihine kadarki altı yıl içinde tasnif işleminin gerçekleştirilmemiş olmasında sorumluların kusurunun bulunduğu açık olup sorumlularca tasnif işlemlerinin yapılamamasının kendi kusurlarından kaynaklanmadığını ispat eden herhangi bir delil ileri sürülmemiştir.
Bu çerçevede, yargılamanın ve ilgili kanun yollarının önceki aşamalarına ilişkin gelişmeler ve sonradan delil gösterilmesi konusunu düzenleyen ilgili mevzuat göz önüne alındığında, sunulan belge ve iddia edilen hususların yargılamanın iadesini gerektirecek nitelikte belge olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle 6085 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasında tadadi olarak sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin … sayılı Ek İlamın …’nci maddesi için oluşmadığı değerlendirildiğinden yargılamanın iadesine mahal olmadığına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla karar verildi.
Konunun esas yönünden değerlendirilmesi:
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;
“Hemşehri Hukuku” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur.
Belediye, hemşehriler arasında sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması konusunda gerekli çalışmaları yapar. Bu çalışmalarda üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, sivil toplum kuruluşları ve uzman kişilerin katılımını sağlayacak önlemler alınır.
…” ,
“Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde ise, “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a)…kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, … sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.”,
hükümlerine yer verilmek suretiyle belediyelerin, hemşerileri arasında sosyal, kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve kültürel değerlerin korunması kapsamında çalışmalar yapabileceği ifade edilmiştir.
Bahse konu Kanun’un “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinin (n) bendinde, “Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler.” hükmüne yer verilerek sosyo-kültürel faaliyetler için yapılan giderler belediye giderleri arasında sayılmıştır.
Belediye tarafından, bahse konu mevzuat çerçevesinde hizmet satın alınması yolu ile düzenlenen Konya gezi programına 45 kişilik 266 adet otobüs üzerinden toplam 11.970 kişi götürülmüş ve bahse konu iş için hakediş ödemesi söz konusu 11.970 kişi için gerçekleştirilmiştir.
Söz konusu gezi programına katılan bir kısım vatandaşın aynı yere birden fazla götürülmesi noktasında gerek mali mevzuatta gerekse de söz konusu hizmet alımına ait Şartname ve Sözleşme’de vatandaşların geziye birden fazla kez katılımını engelleyen bir düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca gezi programına katılan tüm vatandaşların söz konusu hizmetten bilfiil faydalandığı ve bu itibarla işin Şartname ve Sözleşmesi’ne uygun olarak alınan bir hizmet karşılığında Belediye tarafından yüklenici firmaya ödeme yapıldığı görülmektedir.
Kaldı ki, sorumlularca Temyiz Kuruluna karar düzeltme istemiyle sunulmuş olan … tarihli dilekçe eki yolcu listelerinin, geziye katılan kişilerin nüfus cüzdanı fotokopileri ve gezi tarihlerine göre tekrar tasnif edilmesi neticesinde anılan gezilere mükerrer biçimde katılım olmadığı da anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, gönderilen yeni belgeler doğrultusunda Konya gezisine katılan kişiler için bir mükerrerlik olmamakla beraber, böyle olması durumunda bile yapılan ödemede yukarıda açıklanan gerekçelerle mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, … Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile ... Ltd. Şti. arasında … tarihinde …-TL bedelli birim fiyatlı sözleşmeye istinaden yapılan “Konya Gezisi” hizmet alım işine ilişkin olarak yapılan ödeme mevzuatına uygun olduğundan … tarihli ve … sayılı Ek İlamın …’inci maddesiyle verilen …-TL’ye ilişkin tazmin hükmünün;
…-TL’sinin Harcama Yetkilisi (Kültür ve Sos. İşl. Müd. V.) … ve Gerçekleştirme Görevlileri (Bilgisayar İşletmeni) …, (İşçi) …, (Grafiker) … ve (VHKİ) …’in,
…-TL’sinin Harcama Yetkilisi (Kültür ve Sos. İşl. Müd. V.) … ve Gerçekleştirme Görevlileri (Bilgisayar İşletmeni) …, (Eğitmen) …, (Bilgisayar İşletmeni) … ve (İşçi) …’in,
…-TL’sinin Harcama Yetkilisi (Kültür ve Sos. İşl. Müd. V.) .. ve Gerçekleştirme Görevlileri (Bilgisayar İşletmeni) …, (Bilgisayar İşletmeni) …, (Eğitmen) … ve (Tekniker) …’un,
uhdelerinden kaldırılarak sorumluların beraatlerine 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca Ek İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy
Üye … ve Üye …’ın karşı oy gerekçeleri:
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde, “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmiş ve aynı Kanun’un “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından harcama yetkililerinin sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır.
Danıştay’ın 18.06.1980 tarihli ve D5D, E.1978/2766, K.1980/2236 sayılı Kararı’nda ise, idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız nitelikte olmadığı, söz konusu yetkinin kamu yararı amacı ve hizmet gereği ilkeleriyle sınırlı olduğu ifade edilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde, memurların görevlerini yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermeleri gerektiği, aksi halde oluşacak zararlardan sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca kamu kaynağı kullanan Belediye personelinin, bu kaynağı mahalli müşterek ihtiyaçlar çerçevesinde ve hizmetin gerektirdiği ölçüde mevzuata uygun olarak kullanması gerektiği açıktır.
Bu çerçevede, Belediye tarafından daha önceki kafilelerle Konya gezisine götürülmüş olan kişilerin farklı kafilelerle tekrar tekrar aynı geziye götürülmesi görevli memurların yeterli dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklanmış olup, kişilerin mükerrer defa geziye katılması hizmet gereği olarak veya İdarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilemez. Dolayısı ile söz konusu geziye vatandaşların farklı kafilelerle birden çok kez götürülmesinin kamu zararı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Bununla birlikte, her ne kadar sorumlular tarafından konunun esasının yeniden değerlendirilmesi ve varsa kamu zararı tutarının yeniden hesaplanması için Temyiz Kuruluna sunulmuş olan … tarihli dilekçe ekinde yer alan yolcu listelerinin kişilerin nüfus cüzdanları ve gezi tarihleri esas alınarak yeniden tasnif edildiği ve bu tasnif sonucunda geziye herhangi bir mükerrer katılım olmadığının anlaşıldığı ifade edilmekteyse de, sunulan bu yolcu listelerinin Denetçi tarafından incelenmemiş olduğu, düzenlenen ek raporda Denetçinin konuyu yalnızca usul yönünden değerlendirerek yargılamanın iadesine mahal olmadığı yönünde görüş bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, bahse konu yolcu listelerinin mükerrer yolcu kayıtları içerip içermediğinin tespiti için konunun hüküm dışı bırakılarak Denetçisine iade edilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.