Kalkınma Ajansına aktarılması gereken kanuni payın hatalı hesaplanması:
a) … Kalkınma Ajansına aktarılması gereken kanuni payın hatalı hesaplanması hususunda,
5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun’un Gelirler ve Yönetilecek Fonlar başlıklı 19’uncu maddesinin d fıkrasında, belediyelerin bir önceki yıl gerçekleşen bütçe gelirleri üzerinden borçlanma ve tahsisi mahiyetteki gelir kalemleri hariç tutulmak üzere yüzde bir oranında, cari yıl bütçesinden Kalkınma Ajansına pay aktarılması gerektiği ifade edilmiştir. Bakanlar Kuruluna da bu oranı yarısına kadar indirme ya da Kanun’da belirlenen orana kadar yükseltme hususunda yetki verilmiştir. Buna istinaden 2011/2168 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belediyelerin kalkınma ajanslarına aktarılacak bütçe katkı payı oranı % 1’den % 0,5 ‘e düşürülmüştür.
Kalkınma Ajansları bir sonraki yılın bütçe hazırlıklarına, içinde bulunulan yılın haziran ayında başlamak zorundadır. İçinde bulunulan yıla ilişkin gerçekleşme veya kesinleşme tutarları, henüz yıl tamamlanmadığı ve gerçekleşme tutarları bilinemeyeceği için esas alınmaz. Bu nedenle bir önceki seneye gitmek yani içinde bulunulan yıldan önceki yıl gerçekleşen bütçe tutarlarını kabul etmek gerekmektedir. Burdur Belediyesinin 2013 yılı kesinleşmiş bütçe gelirlerinden borçlanmalar ve tahsisi mahiyetteki gelir kalemleri düşüldükten sonra kalan tutarın ‰5’i kalkınma ajanslarına gönderilmektedir.
Kalkınma ajansı payının hesaplanmasında “tahsisi mahiyetteki gelirlerin” hangi gelirler olduğu tartışma konusudur. Bu konuya açıklık getirmek için 25.10.2010 tarihli 3956 sayılı D.P.T görüşü ile İçişleri Bakanlığı’nın 08.07.2008 tarihli 40394 sayılı genelgesi bulunmaktadır. İçişleri Bakanlığı genelgesinin “Kanuni Paylar” ile ilgili genel bir düzenleme olduğu ve sorgunun buna göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. DPT görüşü ise doğrudan kalkınma ajansı payının hesaplanmasına yönelik bir düzenlemedir ve kalkınma ajansı payının hesaplanmasında DPT görüşünün esas alınması gerekmektedir.
Ayrıca, raporda belediyenin 2013 yılı borçlanma tutarı … TL olarak belirtilmişse de, borçlanılan tutar 2013 yılı bütçe gelirleri içerisinde gelir kalemi olarak yer almadığından, bu tutarın da, gönderilecek pay hesaplanırken kesinleşmiş net bütçe gelirlerinden düşülmesine mahal bulunmamaktadır.
Yukarıda bahsedilen durumlara istinaden, Kalkınma ajansı payının hesaplanmasında “tahsisi mahiyetteki gelirlerin” hangi gelirler olduğunu açıklayan 25.10.2010 tarihli 3956 sayılı D.P.T görüşüne göre kalkınma ajansı payı aşağıdaki şekilde yeniden hesaplanmıştır :
IV) 2013 Yılı Net Tahsilat: 31.745.435,52
V) Belediyenin Kanuni Paya Dahil Edilmeyecek Gelirleri:176.765,26
25. Toptancı Hali Resmi: 145.445,26
26. Kişilerden Alınan Bağış ve Yardımlar: 31.320,00
Pay Matrahı : 31.745.435,52 - 176.765,26 = 31.568.670,26
Pay Oranı : 0,005
Ödenmesi Gereken Pay Tutarı : 157.843,35
Ödenen Pay Tutarı : 157.843,35
KAMU ZARARI : 0,00
Bu itibarla, … Belediyesi tarafından, 2015 yılında …. Kalkınma Ajansına aktarılması gereken kanuni payın doğru hesaplanarak gönderildiği anlaşıldığından ilişilecek bir husus bulunmadığına oy birliğiyle karar verildi.
b) Kalkınma Ajansı’na gönderilmesi gereken payın zamanında gönderilmemesi ve bu nedenle gecikme faizi ödenmesi hususunda,
5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun’un Gelirler ve yönetilecek fonlar başlıklı 19’uncu maddesinin d fıkrasında, belediyelerin kalkınma ajansı payını Haziran ayının sonuna kadar göndermesi gerektiği, göndermediği takdirde, bu idarelere genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paydan ilgisine göre Maliye Bakanlığı ve/veya İller Bankasınca kesilerek ilgili ajans hesabına aktarılması gerektiği düzenlenmiştir. Maddede pay ödemesinin nasıl yapılacağı belirtilmiş olup ödeme yapılmaması halinde gecikme zammı ya da faizi alınacağına dair bir düzenleme yapılmamıştır. Kanun koyucu, gecikme zammı ya da faiz alınmasını öngörmesi durumunda bunu maddede açıkça düzenlemesi gerekirdi. Örneğin, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Çevre Temizlik Vergisi” başlıklı mükerrer 44’üncü maddesinin onuncu fıkrasında, “Tahsil ettiği vergiyi veya gecikme zammını yukarıda belirtilen süre içinde ilgili belediyeye yatırmayan idarelerden, bu tutarlar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme zammı tatbik edilerek tahsil edilir.” denildiği gibi özel bir düzenleme yapılması gerekir.
Böyle bir düzenleme olmadığına göre, gecikme zammı ya da faizi ödenmesi mümkün değildir.
Her ne kadar muhasebe yetkilisine sorgu tebiğ edilmiş ise de gecikme faizi ödenmesi hususunda 5018 Sayılı Kanun gereğince muhasebe yetkilisine sorumluluk yüklenmesi mümkün değildir.
Yapılan bu açıklamalara göre … TL’nin,
Harcama Yetkilisi ..’ya ve Gerçekleştirme Görevlisi … müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine oy birliğiyle karar verildi.