Zamanaşımına uğratılmış davalar:
... Belediyesinden emekli olan işçilerin açtıkları alacak davalarında belediye avukatlarınca zaman aşımı def’inin ilk dilekçede ileri sürülmemesi üzerine zamanaşımına uğramış bu alacakların yargılanması neticesinde belediye aleyhine verilen kararlar dolayısıyla kamu zararına neden olunmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun Ücret ve Ücretin Ödenmesi başlıklı 32’nci maddesinin sekizinci fıkrası, Sözleşmenin Sona Ermesinde İzin Ücreti başlıklı 59’uncu maddesinin birinci fıkrası ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146’ncı maddesinde yer alan hükümler ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda, işçi alacaklarında zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte başlar. Kıdem tazminatında zamanaşımı ile ilgili düzenleme bulunmamakla birlikte Borçlar Kanunu’nun yukarıda yer verilen 146’ncı maddesi ve yargı içtihatlarıyla sabit olduğu üzere kıdem tazminatları 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. İhbar tazminatı da 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. İşçilerin ücretlerinin beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu 4857 sayılı İş Kanununda açıkça düzenlenmiştir. Fazla çalışma, hafta ve genel tatilde çalışma ücretleri ile ikramiye ve sosyal yardımlara ilişkin ücretler doğdukları anda muaccel olur ve bu tarihten itibaren zamanaşımı işlemeye başlar. Tüm bu işçi alacakları için dava açıldığında, davalının zamanaşımı savunması ile karşılaşılırsa, beş yıllık zamanaşımı süresi, davanın açıldığı tarihten geriye doğru hesaplanacaktır. Bu halde davanın açıldığı tarihten beş yıl önce muaccel hale gelen alacakların zamanaşımına uğradığı kabul edilecektir. İşçilerin yıllık izin ücretleri ise, yıllık iznin hak edildiği anda değil, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona erdiği anda muaccel olur. Diğer bir ifadeyle, iş sözleşmesi devam ederken yıllık izinlerin ücreti talep edilemez. Yıllık izinlerin ücreti ancak iş sözleşmesi sona erdiği anda talep edilebilir ve zamanaşımı da bu tarihten itibaren işlemeye başlar.
4857 sayılı Kanun kapsamındaki işçilerin fazla çalışma ücretleri ile yıllık ücretli izin ücretleri de beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak fazla çalışma ücretleri fazla çalışmanın gerçekleştiği ay muaccel hale gelir ve zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlarken, yıllık ücretli izin ücretleri, işçinin izne hak kazandığı tarihte değil, işçinin işten ayrılmasıyla muaccel hale gelir ve bu tarihten itibaren ileriye doğru beş yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğrar.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Ön İncelemenin Kapsamı başlıklı 137’nci ve İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Veya Değiştirilmesi başlıklı 141’inci maddesi hükümlerinden anlaşılacağı üzere, zamanaşımı, alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırdığından, davalının ileri sürmesi halinde dikkate alınır. Alacağın istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracı olarak zamanaşımı, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Zamanaşımı cevap dilekçesi ile veya cevap dilekçesi verilmesinden veya cevap verme süresinin geçmesinden sonra cevap dilekçesinin ıslahı veya davacının açık muvafakatiyle ileri sürülebilir.
... Belediyesinden emekli olan işçilerin açtıkları alacak davalarında belediye avukatlarınca zamanaşımı def’i, söz konusu alacaklar zamanaşımına uğramış olmasına rağmen, ilk dilekçede ileri sürülmediği gibi, sonradan cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle de ileri sürülmemiştir. Davalının (belediye) cevap süresinin geçmesinden sonra ileri sürdüğü zamanaşımı def’i de, davacı muvafakat etmediği için dikkate alınmamıştır. Böylece zamanaşımına uğramış alacakların yargılanması sonucunda mahkemece kurum aleyhine kararlar verilmiştir.
Belediye vekilleri Avukat ...ve Avukat ...savunmalarında, belediye Mali Hizmetler Müdürlüğünün dava dosyaları ile ilgili bilgileri kendilerine geç ulaştırması sebebiyle zamanaşımı def’ini zamanında ileri süremediklerini belirtmişlerse de, bu durum Kurumun iç işleyişi ile ilgilidir. Ayrıca, işçilerin emekli olduğu tarih ile dava açma tarihleri bellidir. Avukatların savunmada ifade ettikleri iç yazışmalar bu kişilere ne kadar ödeme yapıldığı ve alacak talebinin belirlenmesi ile ilgilidir. Diğer taraftan, zamanaşımı defi ileri sürmenin de hiçbir hukuki yaptırımı bulunmamaktadır. Netice itibariyle belediyenin yetkili avukatları zamanında zamanaşımı def’ini ileri sürmemiştir.
Bu itibarla, ... Belediyesinden emekli olan işçilerin açtıkları davalarda alacaklar zamanaşımına uğradığı halde belediye adına görevli ve yetkili olan avukatların dava açıldıktan sonra ilk dilekçede zamanaşımına uğradığını ileri sürmemeleri, böylece zamanaşımına uğramış alacakların yargılaması sonucunda mahkemelerce kurum aleyhine kararlar verilmesine neden olunması suretiyle sebep olunan ...TL tutarındaki kamu zararının, kurum avukatları Belediye vekili Avukat ...ile ...’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, (aynı Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca ilamın tebliğinden itibaren altmış gün içinde temyiz başvurusu ve 56’ncı maddesi uyarınca ilamın tebliğinden itibaren 5 yıl içinde yargılamanın iadesi başvurusu yolları açık olmak üzere),
Konunun Barolar Birliğine yazılmasına mahal olmadığına,
oy birliğiyle karar verildi.