Damga vergisi:
Doğrudan temin yöntemi ile alınan muhtelif mal ve hizmet alımlarında sözleşme imzalanmasına karşın sözleşme tutarı üzerinden damga vergisi kesilmemesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede,
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun,
1 inci maddesinde, “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtlar Damga vergisine tabidir. Bu kanundaki kâğıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.”,
3 üncü maddesinde, “Damga Vergisinin mükellefi kâğıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kâğıtların Damga Vergisini kişiler öder. ...”
14'üncü maddesinde ise: “Kâğıtların Damga Vergisi bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarlarda alınır. (…) Belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktar aynı nispette vergiye tabidir. Bunların devri halinde aslından alınan verginin dörtte biri alınır. Mukavelenamelerin müddetinin uzatılması halinde aynı miktar veya nispette vergi alınır.”
Hükümleri yer almaktadır.
İlgili Kanuna ekli 1 sayılı tablonun “Akitlerle İlgili Kâğıtlar” kısmında ise, belli parayı ihtiva eden mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerin binde 9,48 oranında damga vergisine tabi olacağı belirtilmiştir. Ancak muhtelif alımlara ilişkin olarak düzenlenen sözleşmelerden damga vergisi kesintisi yapılmamıştır.
Her ne kadar muhtelif alımlara ilişkin olarak düzenlenen sözleşmelerden damga vergisi kesintisi alınmaması neticesinde …. TL kamu zararına sebebiyet verilmişse de, söz konusu kamu zararının …. sayılı banka dekontları ile ilgililerden tahsil edildiği anlaşıldığından konu hakkında ilişilecek bir husus kalmadığına oy birliğiyle karar verildi.