personel mevzuatı:
29- Avukat kadrosunda çalışan ….'in Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığına atanması ve bu kadro için belirlenen tutarlar üzerinden kendisine ödemede bulunulması suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinde aynen,
“A) …
B) (Değişik: 4/5/1984 - KHK 199/1 md.) Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.
(Değişik ikinci paragraf: 13/2/2011-6111/101 md.) Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin,
a) …
c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,
hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır…”
denilmektedir.
Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin “Müfettiş ve mali hizmet uzmanı” başlıklı 12 nci maddesinde aynen,
“(1) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan norm kadro standartları cetvellerinde kendi alt gruplarında müfettiş ve mali hizmet uzmanı öngörülen kapsama dahil kurum ve kuruluşlar bu unvanlarda personel istihdam edebilirler. Bu şekilde istihdam edilecekler, en az dört yıllık lisans eğitimi veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden veya bunlara denkliği yetkili makamlarca kabul edilen yurt içi ve yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olanlar arasından yapılacak özel yarışma sınavı sonunda mesleğe müfettiş yardımcısı ya da mali hizmetler uzman yardımcısı olarak alınırlar. En az üç yıl çalışmak (Mülga ibare:RG-10/4/2014-28968) (…) şartıyla açılacak yeterlik sınavına girme hakkını elde ederler. Yeterlik sınavında başarılı olanlar ilgisine göre müfettiş ya da mali hizmet uzmanı olarak atanırlar.
(2) (Ek:RG-27/11/2011-28125) Bu Yönetmelik kapsamında teftiş kurulu başkanlığı ve/veya müdürlüğü bulunan mahalli idareler mevzuata uygun olarak hazırladıkları teftiş kurulu yönetmeliklerini İçişleri Bakanlığından alınacak uygun görüşten sonra yürürlüğe koyarlar. Söz konusu yönetmelik için uygun görüş alınmadan müfettiş ve müfettiş yardımcılığı kadrolarına atama yapılamaz.
(3) …”
Denilmektedir.
Denetçi görüşünde özetle, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin yukarıda da değinilen 12 nci maddesi uyarınca hazırlanacak yönetmelik çıkmadan teftiş kurulu başkanlığına atama yapılamayacağı, belediyece hazırlanan teftiş kuruluna ilişkin yönetmeliğin İçişleri Bakanlığınca verilen görüşe uygun olarak düzenlenmediği ve dolayısıyla teftiş kökenli olamayan söz konusu kişinin teftiş kurulu başkanlığına atanmasının mevzuata uygun olmadığı ileri sürülmüştür.
Yönetmeliğin yukarıda da değinilen 12 nci maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, Denetçi görüşünün aksine teftiş kurulu başkanlığına atama işlemi yapılması için yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin beklenmesine gerek bulunmamaktadır. Zira Yönetmelikte açıkça “Söz konusu yönetmelik için uygun görüş alınmadan müfettiş ve müfettiş yardımcılığı kadrolarına atama yapılamaz.” Denilmektedir. Denetçi görüşünde ifade edildiği üzere bu ifadenin genişletilerek teftiş kurulu başkanını da bu kapsamda değerlendirilebilmesine olanak bulunmamaktadır.
Yine Denetçi görüşünde, belediyeye ait teftiş kurulu yönetmeliği taslağının 7 nci maddesi ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığınca verilen görüşün belediyece dikkate alınmadığı, söz konusu öneride geçen “Teftiş kurulu başkanının atanması başlıklı 7 nci maddede "inceleme ve soruşturma yetkilerine haiz denetim elemanı olarak çalışmak" ibaresinden mesleğe özel yarışma sınavı ile girmiş ve yeterlik sınavı sonucunda denetim elemanlığına atanmış kişilerin anlaşılması gerektiği husussuna dikkat edilmelidir." ifadesinden teftiş kurulu başkanının da denetim kökenli olması gerektiği anlamının çıktığı ileri sürülmektedir. Yine belediye meclisince söz konusu öneriye uygun değişikliğin yönetmelikte yapılmadığı iddia edilmektedir.
İçişleri Bakanlığınca verilen görüşte, teftiş kurulu başkanlığına atanabilecek denetim kökenli kişilere ilişkin bir düzenleme belirtilmiştir. Buradan hareketle, Denetçi görüşünde belirtildiği üzere teftiş kurulu başkanlığına atanabilmek için teftiş kökenli olma zorunluluğu sonucu çıkarılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.
Yine Denetçi görüşünün aksine, teftiş kurulu başkanlığı diğer daire başkanlıklarından farklı bir statüde değildir. Zira teftiş kurulu başkanlarına ödenecek tutarlarla ilgili olarak mevzuatta da farklı bir hüküm bulunmamaktadır. Teftiş kurulu başkanları da belediyede görev yapan diğer daire başkanları ile aynı mali haklara sahiptir. Bu sebeple, 657 sayılı Kanunun 68/B maddesi hükümlerine göre bu kadroya atanma şartlarını taşıyanları arasından atama yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, avukat kadrosunda çalışan …’in Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığına atanması ve bu kadro için belirlenen tutarlar üzerinden kendisine ödemede bulunulması suretiyle …. TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddia edilmekte ise de, konu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına oy birliğiyle karar verildi.