BELEDİYE MECLİS KARARINA AYKIRI SOSYAL DENGE ÖDEMESİ
a) … Belediyesinde çalışan sözleşmeli personele yapılan sosyal denge ödemelerinde Meclis kararına aykırı ödeme yapılması suretiyle kamu zararına neden olunması iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede,
4688 sayılı Kanun’un Geçici 14 üncü maddesi, “Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dâhil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir.” ile 32 nci maddesinin birinci fıkrasındaki, “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” hükmüne göre sözleşme sona erdiğinde belediye başkanı sosyal denge ödenmesiyle ilgili yazıyı meclise sevk ederek meclise teklifte bulunmalı, meclis tarafından sosyal denge ödenmesiyle ilgili karar verilmesi halinde belediye başkanı da ilgili sendika ile sözleşme imzalamalıdır.
2014 yılında alınan 07.04.2014 gün ve 27 numaralı Meclis kararında, “5393 sayılı Belediye Kanununun 38. maddesinin g bendi gereğince 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar için 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Sendikalaşma yasasına göre, sendikaya üye personellere Sosyal denge Yardımı verilmesine, ilgili sendikayla sözleşme yapmak için Belediye Başkanına yetki verilmesine oybirliğiyle karar verildi” denilerek yetki Belediye Başkanına verilmiştir.
… Sendikası ile … Belediyesi arasında 30.12.2015 tarihinde imzalanan ve 01.01.2016-31.12.2017 tarihleri arasında geçerli sözleşmenin
“Yararlanma Koşulları” başlıklı 6 ncı maddesinde,
(2) Memur gibi çalışan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. Maddesince alınan sözleşmeli personel yakacak ve kurban yardımından yararlandırılır.” Hükmü mevcuttur.
Her ne kadar söz konusu meclis kararında “657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar için Belediye Başkanına yetki verilmesine” ifadesi geçiyor ise de imzalanan sözleşme de sözleşmeli personele de yakacak ve kurban yardımı yapılmasının ön görüldüğü, sözleşmeli personele sosyal denge yardımı yapmanın kanunen mümkün olduğu ve bu durumun Meclisin bilgisi dahilinde olduğu, söz konusu meclis kararında ki ifadenin sehven “657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel” yazılması gerekirken “657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar” şeklinde yazıldığı, idari bir işlem hatası nedeniyle yapılan ödemenin kamu zararı oluşturmadığı değerlendirildiğinden ilişilecek husus bulunmadığına,
b) (a) şıkkı için tazmin denmediği takdirde, Sözleşmeli personele Toplu Sözleşme ile belirlenen aylık tavanın üzerinde sosyal denge ödemesi yapılması suretiyle kamu zararına neden olunması iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede,
12.07.2001 tarih ve 24460 sayılı resmi gazetede yayımlanan 4688 Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde
“Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadî teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır.”
“Toplu sözleşmenin kapsamı” başlıklı 28’inci maddesinde
“Toplu sözleşme, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar.
Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz.
Toplu sözleşme hükümleri, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerlidir.
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa göre aylık ödenmekte olanların aylıklarının hesabında da toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayıları esas alınır. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılık hali esas alınarak bağlanan yaşlılık, malullük veya ölüm aylıklarında yapılacak artışlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz ve bu aylıklar toplu sözleşme hükümlerine göre belirlenen aylık ve taban aylık katsayılarındaki artış dikkate alınarak artırılır.”
“Toplu sözleşmenin tarafları ve imza yetkisi” başlıklı 29’uncu maddesinde,
“Toplu sözleşme görüşmelerine kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti, kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti katılır.
Kamu İşveren Heyeti, Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakanın başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve heyet başkanınca uygun görülen bakanlık temsilcileri ile Hazine Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığı temsilcilerinden oluşur.
Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti, bağlı sendikaların toplam üye sayısı itibarıyla en fazla üyesi bulunan konfederasyonun Heyet Başkanı olarak belirleyeceği bir temsilci ile her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek birer temsilci, bağlı sendikaların üye sayıları esas alınmak kaydıyla toplam üye sayıları itibarıyla birinci, ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından belirlenecek birer temsilci olmak üzere onbeş üyeden oluşur. Heyet Başkanı ve temsilciler, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından onbeş gün önce konfederasyonlar tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Heyet Başkanlığı sıfatını haiz konfederasyon temsilcisinin toplu sözleşme görüşmelerine katılmaması veya görüşmelerden çekilmesi halinde Heyet Başkanlığı yetkisi, en çok üyeye sahip ikinci sırada bulunan konfederasyon temsilcisi tarafından kullanılır. Her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek temsilcinin toplu sözleşme görüşmelerine katılmaması veya görüşmelerden çekilmesi halinde aynı hizmet kolunda en fazla üyeye sahip ikinci sırada bulunan kamu görevlileri sendikası temsilcisi Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetine dahil edilir.
Toplu sözleşmeyi imzalamaya kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti Başkanı, kamu görevlileri adına sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü için Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümleri için ilgili sendika temsilcisi yetkilidir.
Bu madde hükümlerine göre toplu sözleşmenin imzalanan bölümlerine ilişkin Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.”
“Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde,
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz”
6289 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek 15 inci maddesinde, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”, hükümleri yer almaktadır.
Bu kanun hükümlerine göre, işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen, mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak, kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsayan toplu sözleşmenin, Kamu İşveren Heyeti ve kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetince imzalanacağı ve bu toplu sözleşme hükümlerinin mezkur kanun kapsamında olan belediyeler için de uygulanacağı açıkça anlaşılmaktadır.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3 üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine,4688 sayılı Kanunun 32 inci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” düzenlemesi yapılmıştır.
… Sendikası ile … Belediyesi arasında 30.12.2015 tarihinde imzalanan ve 01.01.2016-31.12.2017 tarihleri arasında geçerli sözleşmenin “Sosyal Denge Tazminatı Miktarı” başlıklı 7 nci maddesinde,
“(1)Sosyal denge tazminatı 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde belirtilen ödeme olup, her ay maaş günü ödenmek üzere aşağıdaki şekilde kararlaştırılmıştır.
….
d) Tüm 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olan personellere ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesince alınan sözleşmeli personele yılda bir defa olmak üzere Kurban Bayramından önce net 1.000,00TL (Bin Türk Lirası) Kurban yardımı verilir.
e) Tüm 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olan personellere ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesince alınan sözleşmeli personele Ocak ayında net 270,00TL (İkiyüzyetmiş Türk Lirası) Şubat ayında net 270,00TL (İkiyüzyetmiş Türk Lirası) olmak üzere Yakacak yardımı verilir.
….
şeklinde yapılan düzenleme imza altına alınmıştır.
Memurlara yapılan sosyal denge ödemeleri Kanuni sınırlar içinde kalmak şartıyla sözleşme hükümlerine göre ödenebilecektir. Yapılacak ödemenin aylık brüt tutarı hiçbir halde Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3 üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “4688 sayılı Kanunun 32. maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür.” ifadesine göre 2016 yılının ilk yarısı için aylık 843,76TL ve ikinci yarısı için aylık 885,96 TL’yi geçemeyecektir. 4688 sayılı Kanun ile Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşmesine aykırı düzenlemeler içeren ve Belediye ile sendika arasında yapılan sözleşme hükümlerinin bu hükme aykırı hükümleri geçersizdir.
Ancak, Sözleşmeli personele Eylül ayında yapılan 1.007,65 TL tutarındaki kurban yardımıyla aylık tavan sınır olan 885,96 TL’nin aşıldığı görülmüştür.
Her ne kadar savunmalarda söz konusu farkın 3’üncü Dönem Toplu Sözleşmede belirtilen tavan tutarın “net” tutar olarak kabul edilmesinden kaynaklandığı belirtilmişse de, söz konusu toplu sözleşmede “net” ifadesi yer almamaktadır. 4688 sayılı Kanun, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve diğer kanunlarda sosyal denge ödemelerinden damga vergisi haricinde hiçbir vergi ve kesinti yapılmaması gerektiği yazılmaktadır. Düzenleme veya metinlerde "net" ifadesi yer almadığı sürece vergi açısından bu tutarlar brüt kabul edilir. Net ödenmesi istenen tutarların net ödeneceği açıkça belirtilmelidir. 3’üncü Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan tutarın net olduğuna dair ibare olmadığından dolayı bu tutarın brüt olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan gerekçelerle 4688 sayılı Kanun ile Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşmesine aykırı olarak tavanı aşan miktarda ödeme yapılması suretiyle oluşan ......TL kamu zararının raporda belirtilen sorumlularına müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine oy birliğiyle