‘‘Eğitmen’’ kadro unvanının gerektirdiği şartları taşımayan kişiye yapılan ödeme
‘‘Eğitmen’’ kadro unvanının gerektirdiği şartları taşımadığı halde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesine istinaden belediyede sözleşmeli ‘‘eğitmen’’ olarak çalıştırılan …’a bu kadro dolayısıyla yapılan ödemelerden dolayı kamu zararına neden olunması iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede,
5393 sayılı Kanunun 49’uncu maddesinin üçüncü paragrafında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. Bu fıkra uyarınca sözleşmeli olarak istihdam edileceklere ödenecek net ücret, söz konusu kadro unvanı için birinci derecenin birinci kademesi esas alınmak suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre tespit edilecek her türlü ödemeler toplamının net tutarının yüzde 25 fazlasını geçmemek üzere belediye meclisi kararıyla belirlenir...” düzenlemesi yapılmıştır.
Denetçi iddiasında, 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ‘‘Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 7’nci maddesinin h bendinde, ‘‘Eğitmen kadrosuna atanabilmek için,
1) Fakültelerin, yüksekokulların, meslek veya teknik liselerin ilgili bölümlerinden mezun olmak…….’’ Denildiği, Eğitmen kadrosunda çalıştırılan …’ın yukarıda bahsedilen eğitimle ilgili bir bölümden mezun olmadığı, dolayısıyla ‘‘eğitmen’’ kadrosunda sözleşmeli olarak çalıştırılmasının da mevzuata aykırı olduğu ifade edilmişse de, söz konusu yönetmelik mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Dolayısıyla 5393 sayılı Kanunun 49’uncu maddesine göre sözleşme yapılan eğitmenin niteliklerinin bu Yönetmeliğe göre tespiti mümkün değildir.
Öte yandan 5393 sayılı Kanunun 49’uncu maddesinin 5’inci fıkrasında “Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” denilmektedir. Sözleşmeyle çalıştırılacakların niteliklerinin ne olacağı 5393 sayılı Kanunda düzenlenmediğinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlere bakmak gerekmektedir. Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” a bakıldığında da “eğitmen” kadrosu için bir düzenleme yapılmadığı ancak benzer görev olarak addedilebilecek “eğitici” kadrosu için düzenleme yapıldığı ve bu kadro için de “Yükseköğretim kurumlarının en az lisans düzeyinde veya Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi ve dengi okul mezunu olmak” şartının yeterli olduğu görülmüştür.
Yapılan incelemede eğitmen kadrosuna sözleşmeli olarak atanan kişinin yüksek öğretim mezunu olduğu ve bunun dışında eğitim fakültesi pedagojik formasyon sertifikasının da bulunduğu görülmüştür.
Sonuç olarak, eğitmen kadrosu için aranan şartların ne olduğu konusunda 5393 sayılı Kanun’da belirleme bulunmamakla birlikte maddede belirtildiği üzere bu kişinin kadro unvanının gerektirdiği niteliği taşıması şarttır. Ancak bu nitelik aranırken, ilgili bölümden mezuniyet şartının gerektiğine dair herhangi bir hukuki dayanak bulunmamaktadır. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslardaki “eğitici” kadrosu için gerekli nitelikler, kişinin yüksköğretim mezunu olması ve eğitim fakültesi pedagojik formasyon sertifikasınında bulunması göz önüne alındığında, söz konusu kişinin sözleşmeli olarak eğitmen kadrosuna atanmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına (Üye … yukarıdaki gerekçeye katılmamakla birlikte, söz konusu kişi, yaptığı hizmet karşılığı sözleşmeye dayalı olarak ücretini aldığından ve atanmış olduğu “eğitmen” kadrosu yerine atabileceği alternatif bir unvan öngörülemediğinden, kamu zararının hesabı mümkün olmayıp 5018 sayılı Kanuna göre, aldığı ücretin kamu zararı olarak değerlendirilemeyeciğini ifade ederek ilişik olmadığını ifade etmiştir.)
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,