Memur ikramiye ödemeleri:
Mevzuata aykırı olarak memur personele 2017 yılı içerisinde iki maaş tutarında ikramiye adı altında ödemede bulunulması suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede,
2560 sayılı İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek 5’inci maddesine göre, bu kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacaktır.
İlgili Kanun’un ‘Genel Kurulun Görevleri’ başlıklı 6’ncı maddesinin (d) bendinde yer alan “yılda iki maaşı geçmemek üzere verilecek ikramiyelerin miktar ve zamanını belirlemek” ibaresi 11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)’nin 1’inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Daha sonra 666 sayılı KHK ile bu bentte yapılan düzenleme, 10.10.2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 27.12.2012 tarihli ve 2011/139 Esas, 2012/205 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Söz konusu iptal kararı üzerine 07.11.2016 tarihinde .. Genel Kurulu tarafından, “2560 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin (d) bendinde 666 sayılı sayılı KHK ile yapılan düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile iptal edilmesi nedeniyle, İdarede çalışan memurlara 2017 yılı Ocak ve Temmuz aylarında maaşları kadar ikramiye verilmesi” kararı alınmıştır.
Anayasa’nın “Anayasa Mahkemesi Kararları” başlıklı 153’üncü maddesinin üçüncü fıkrası “Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.” hükmünü, beşinci fıkrası “İptal kararları geriye yürümez.” hükmünü düzenlemektedir.
Yukarı alınan Anayasa hükmü bağlamında bakıldığında, Anayasa Mahkemesi’nin herhangi bir Kanun veya Kanun Hükmünde Kararnamenin bir veya birkaç maddesini ya da tümünü Anayasa’ya aykırılık gerekçesi ile iptal etmesi halinde, iptal edilen hüküm veya hükümlerin yürürlükte bulunduğu dönemde menfi olarak etkilenen gerçek ve tüzel kişiler, Mahkeme’nin iptal kararı üzerine geçmişe dönük hak talebinde bulunamayacaklardır.
Diğer bir deyişle, herhangi bir kanun hükmüne ilişkin yeni bir düzenleme içeren bir kanun hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı ile ortadan kaldırıldığında, eski düzenlemenin kendiliğinden yeniden yürürlüğe girmesi mümkün değildir.
Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesinin “yılda iki maaşı geçmemek üzere verilecek ikramiyelerin miktar ve zamanını belirlemek” hükmünü kaldıran 666 sayılı KHK düzenlemesini iptal etmiş olması, söz konusu hükmü kendiliğinden tekrar yürürlüğe sokmayacağından, yürürlükte bulunmayan ilgili hüküm uyarınca ahizlere ikramiye ödemesinde bulunulması mümkün değildir.
Savunmalarda sorumluluk yönünden, ödenen ikramiyelerin tamamen idarenin tasarrufunda olduğu bu nedenle Genel Kurul üyelerinin sorumlu olmaması gerektiği iddia edilmiştir.
Ancak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31’inci maddesine göre, kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun bu kurullara ait olacağı hükme bağlanmıştır. Bu doğrultuda ikramiyelerin ödenmesi yönündeki harcama talimatı mahiyetindeki Genel Kurul Kararını alan Genel Kurul üyelerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
Ödeme emri belgesini Harcama Yetkilisi veya Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla imzalayan kamu görevlileri de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 11’inci maddesi uyarınca, mevzuata aykırı emri üstünden yazılı olarak talep etmeden yerine getirmesi suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 32 ve 33’üncü maddeleri uyarınca sorumluluğa dahil olmuşlardır.
Bu itibarla, yürürlükte bulunan herhangi bir mevzuat hükmüne dayanmaksızın, idarede çalışan memur personele iki maaş tutarında ikramiye verilmesi suretiyle sebep olunan ve ayrıntıları aşağıda yer verilen tabloda gösterilen toplam ...TL kamu zararının,
Harcama Yetkilileri , Gerçekleştirme Görevlileri Kemal ve Genel Kurul Üyelerine
müştereken ve mütelsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.