yemek yardımı:
Sosyal yardım niteliğindeki yemek yardımının işçilere yıllık izin gibi çalışılmayan günlerde de ödenmesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede,
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tatil ücretine girmeyen kısımlar” başlıklı 50 nci maddesinde,
“Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.” Denilmektedir.
Yine aynı Kanun’un “Saklı haklar” başlıklı 45 inci maddesinde “Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz. Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” Denilmektedir.
01.01.2016-31.12.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin “Yemek Yardımı” başlıklı 34 üncü maddesinin “A” fıkrasında, “Her ay maaşla birlikte birinci yıl için brüt 320,00TL, ikinci ve üçüncü yıl için TÜFE oranında artırılarak yemek yardımı yapılır. Bu yardım hasta ve ücretli izinli olduğu günlerde de ödenir.” Denilmektedir.
4857 sayılı Kanun’un yukarıda da değinilen 50 nci maddesinde, sosyal yardımların, tatil ücretinin hesabında dikkate alınamayacağı hüküm altına alınmıştır. Denetçi raporunda, söz konusu hüküm uyarınca, ücretli izinli günlerde yemek yardımı yapılamayacağını, toplu iş sözleşmesine bu yönde bir hüküm konulmasının Kanun’a aykırılık oluşturacağı ifade edilmiştir. Ancak, 4857 sayılı Kanun’un yukarıda da değinilen 45 inci maddesinde, “Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” Denilmek suretiyle bu hususa bir istisna getirilmiştir. Kaldı ki, böyle bir istisnaya bile gerek kalmaksızın yapılan ödemeler sebebiyle bir kamu zararından söz edilemez. Zira, toplu iş sözleşmesinden de görüleceği üzere, yemek yardımı günlük olarak belirlenmemiş, aylık olarak belirlenmiştir. Bu tutar belirlenirken hafta sonu izinleri, ulusal ve dini bayramlar vb. çalışılmayan sürelerde dikkate alınmıştır. Denetçi iddiasının kabul edilmesi durumunda, hafta sonu tatili, milli ve dini bayramlar, sağlık izinleri vb. çalışılmayan günler içinde işçilere yemek yardımı yapılması kamu zararına yol açacaktır. Denetçi iddiasının geçerli olabilmesi ancak yemek yardımının günlük olarak hesaplandığı durumlarda geçerlidir ki, sorgu konusu olayda, toplu iş sözleşmesine yemek yardımının hasta ve ücretli izinli olunan günlerde de verileceğine dair hüküm koymak suretiyle bu yolda kapatılmış bulunmaktadır.
Sonuç olarak, her ne kadar Denetçi görüşünde sosyal yardım niteliğindeki yemek yardımının işçilere yıllık izin gibi çalışılmayan günlerde de ödenmesi neticesinde ... TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddia edilmekte ise de, konu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına oy birliğiyle karar verildi.