KDV:
Belediye tarafından kahvehane, kafeterya, büfe, çay bahçesi ve benzeri amaçlarla kullanılmak üzere işletme hakkının devri şeklinde kiraya verilen gayrimenkullerden katma değer vergisinin tahsil edilmemesi neticesinde kamu zararına sebebiyet verilmesi ile ilgili olarak yapılan incelemede,
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 1 inci maddesinde verginin konusunu teşkil eden işlemler sayılmış ve Türkiye’de yapılan ve maddede sayılan işlemlerin katma değer vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı maddenin 3/f bendinde Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin, KDV’nin konusuna girdiği hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70’inci maddesinde,
“Aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır:
…
5. (Değişik bent: 04/12/1985 - 3239/55 md.) Arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, ihtira beratı (İhtira beratının mucitleri veya kanuni mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançlar, serbest meslek kazancıdır.), alameti farika, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar (Bu hakların kullanılması için gerekli malzeme ve teçhizat bedelleri de gayrimenkul sermaye iradı sayılır.), hükmü yer almaktadır.
Mezkûr Kanunun 17/4-d maddesinde iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin KDV’den müstesna olduğu belirtilmiştir.
Buna göre, iktisadi işletmelerin her türlü kiralama işlemleri KDV Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV’ye tabidir. İktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri ise KDV’den müstesnadır. Gelir Vergisi Kanunun 70 inci maddesinde sayılan gayrimenkuller dışındaki mal ve hakların kiralanması işlemleri ise iktisadi işletmeye dahil olup olmadığına bakılmaksızın KDV Kanununun 1/3-f maddesine göre KDV’ye tabi olacaktır.
İşletme hakkı, herhangi bir tesisin mülkiyet hakkı devreden tarafta saklı kalmak üzere belirli süre ve bir bedel karşılığında sözleşmede belirtilen esas ve usuller dahilinde karı ve zararı işletme hakkını devralan tarafa ait olmak koşulu ile gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilmesidir. Bir başka deyişle gayrimenkulün kendi başına iktisadi işletme mahiyetinde olması gerekmektedir. Örneğin spor salonu, halı saha, sosyal tesis, kültür merkezi, sinema, tiyatro, imalat tesisi vb. belirli bir teçhizat ve donanıma sahip taşınmazların kiralanması işlemi işletme hakkının kiralanması niteliğindedir. İşletme hakkının devrinde tek ölçüt teçhizat veya donanımın mevcut olması değildir. Kiralama işlemiyle gayrimenkule bağlı bir hak kiraya veriliyorsa, söz konusu kiralama işlemi işletme hakkının devri niteliğindedir. Örneğin, belediyeye ait büfe, çay ocağı, kahvehane, otopark gibi taşınmazların kiralanması işlemi işletme hakkının kiralanması niteliğindedir. Bu gibi yerlerin kiralanmasında kullanılacak yerin herhangi bir teçhizat veya donanıma sahip olmaması bu durumu değiştirmez. Zira belediyenin kiraya vermiş olduğu unsur aslında bir taşınmaz değil, taşınmaza bağlı bir haktır.
Söz konusu yerlerin kira dosyalarında yer alan kira sözleşmelerinin incelenmesi neticesinde, kiralama işlemlerinin normal bir taşınmaz kiralaması değil işletme hakkının kiralaması olduğu tespit edilmiştir. Zira, kira sözleşmelerinde söz konusu yerlerin ne amaçla işletilmek üzere kiralandığı açıkça belirtilmektedir.
Maliye Bakanlığının konu ile ilgili yayınladığı 08.08.2011 tarih ve KDVK-60/2011-1 sayılı sirkülerin “1.4. Kiralama İşlemleri” başlıklı bölümünde ilgili kanun maddeleri açıklanmış ve konuya ilişkin şu örnekler verilmiştir:
“…
Belediye veya bir devlet üniversitesi tarafından bir yerin çay bahçesi olarak işletilmek üzere kiraya verilmesi durumunda işletme hakkının kiralanması söz konusu olacağından, çay bahçesinin, kiraya veren kurumun bir iktisadi işletmesine dahil olup olmadığına bakılmaksızın, bu kiralama işlemi Kanunun 1/3-f maddesi gereğince KDV'ye tabi tutulacaktır.”
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, Belediye tarafından Gelir Vergisi Kanununun 70/5 inci maddesinde belirtilen işletme hakkı kiralamaları Katma Değer Vergisi Kanunun 17/4-d maddesinde sayılan istisna kapsamında değildir. Çünkü Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-d maddesinde istisna kapsamına alınan unsur iktisadi işletmelere dahil olmayan taşınmazlardır. Gelir Vergisi Kanununun 70/5 inci maddesinde belirtilen işletme hakkının kiralanması işlemi için Katma Değer Vergisi Kanununda herhangi bir istisna öngörülmemiştir. Bu sebeple Belediyenin Gelir Vergisi Kanununun 70/5 inci maddesinde belirtilen işletme hakkının kiralanması işlemi KDV’ye tabidir.
Her ne kadar, Belediye tarafından kahvehane, kafeterya, büfe, çay bahçesi ve benzeri amaçlarla kullanılmak üzere işletme hakkının devri şeklinde kiraya verilen gayrimenkullerden katma değer vergisinin tahsil edilmemesi neticesinde ... TL kamu zararına sebebiyet verilmişse de, söz konusu kamu zararının aşağıda belirtilen tahsilat makbuzlarıyla ilgililerinden tahsil edildikten sonra muhasebeleştirildiği anlaşıldığından konu hakkında ilişilecek bir husus kalmadığına oy birliğiyle karar verildi.