İŞÇİ YEMEK YARDIMI ÖDEMESİ:
İşçilere sosyal yardım niteliğindeki yemek yardımının yıllık izin gibi çalışılmayan günlerde ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede,
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tatil Ücretine Girmeyen Kısımlar” başlıklı 50’nci maddesinde, “Fazla çalışma karşılığı olarak alınan ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz, ” denilmektedir. Aynı Kanunun “Yıllık İzin Ücreti” başlıklı 57’nci maddesinde, yıllık izinli olunan günlere ilişkin ücretin hesaplanmasında da 50’nci madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Toplu İş Sözleşmesinin Genel Esasları Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve sözleşmenin içeriği” başlıklı 33 ’üncü maddesinin beşinci fıkrasında, “Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez. ” düzenlemesi yapılmıştır.
... Belediyesi ile ...Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin “Öğle Yemeği-Yemek Yardımı” başlıklı 43’üncü maddesinde, “İşçilere, fiilen çalışmalarına bakılmaksızın her ay net 275,00TL yemek yardımı verilir.” şeklinde düzenlenen hüküm imza altına alınmıştır.
Toplu iş sözleşmesinde yer alan hükümlerin kanun hükümlerine aykırı olamayacağı ve bu doğrultuda yemek yardımının İş Kanunun 50’inci maddesine göre yıllık izinli olunan günlerde ödenmesinin mümkün olamayacağı iddia edilmiş ise de,
4857 sayılı İş Kanunu’nun 45’inci maddesinde,
"Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.
Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır." denilmektedir.
Belediye ile ...sendikası arasında yapılan toplu iş sözleşmesinin yukarıya da alınan 43’üncü maddesinde işçilere fiilen çalışmalarına bakılmaksızın yemek yardımı verileceği hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un yukarıda da değinilen ve sorguda iddia olunan kamu zararına dayanak olarak ileri sürülen 50’nci maddesinde, sosyal yardımların, sadece “tatil ücretinin” hesabında dikkate alınamayacağı hüküm altına alınmış olup denetçi raporunda konu edilen ücretli izinde geçen süreler için bir düzenleme bulunmamaktadır. Üstelik söz konusu maddede yemek yardımının karşılığı olarak zikredilen “sosyal yardımlar” ifadesi, sadece iş yerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçiler için kullanılmış olup, bütün işçiler için uygulanması da mümkün değildir. Öte yandan 4857 sayılı Yasanın diğer hükümleri de incelendiğinde, hazırlama, tamamlama, temizleme işleri dışında çalışan işçilerin “ücretli izinde” geçen süreleri için sosyal yardım yapılıp yapılamayacağına ilişkin sarih ve emredici bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu açıdan bakıldığında, toplu iş sözleşmesinde yer alan rapor konusu “İşçilere, fiilen çalışmalarına bakılmaksızın her ay net 275,00TL yemek yardımı verilir.” şeklindeki 43’üncü madde düzenlemesi, denetçi iddiasının aksine, 4857 sayılı Kanunun emredici hükümlerine aykırılık taşımamaktadır.
Öte yandan, 4857 sayılı Kanun’un yukarıda da değinilen 45 inci maddesinde, “Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” denilmek suretiyle sözleşmede işçi lehine hükümlere yer verilebilmesine de imkan tanınmıştır. Bu nedenle Denetçi raporunda yer alan, söz konusu 50’nci madde hükmü uyarınca, ücretli izinli günlerde yemek yardımı yapılamayacağı, toplu iş sözleşmesine bu yönde bir hüküm konulmasının Kanun’a aykırılık oluşturacağı iddiasının, bir karşılığı bulunmamaktadır.
Kaldı ki, böyle bir istisnaya bile gerek kalmaksızın yapılan ödemeler sebebiyle bir kamu zararından söz edilemez. Zira, toplu iş sözleşmesinden de görüleceği üzere, yemek yardımı günlük olarak belirlenmemiş, aylık olarak (maktu) belirlenmiştir. Bu tutar belirlenirken hafta sonu izinleri, ulusal ve dini bayramlar vb. çalışılmayan süreler de dikkate alınmıştır. Denetçi iddiasının kabul edilmesi durumunda, hafta sonu tatili, milli ve dini bayramlar, sağlık izinleri vb. çalışılmayan günler için de işçilere yemek yardımı yapılması kamu zararına yol açacaktır. Denetçi iddiasının geçerli olabilmesi, yukarıda ifade edilen çekinceler saklı olmak kaydıyla, ancak yemek yardımının günlük olarak hesaplandığı durumlarda geçerli olabilir ki, sorgu konusu olayda, toplu iş sözleşmesine yemek yardımının “fiilen çalışmalarına bakılmaksızın”, yani hasta ve ücretli izinli olunan günlerde de verileceğine dair hüküm koymak suretiyle bu yol da kapatılmış bulunmaktadır.
Sonuç olarak, her ne kadar Denetçi görüşünde sosyal yardım niteliğindeki yemek yardımının işçilere yıllık izin gibi çalışılmayan günlerde de ödenmesi neticesinde ...TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddia edilmekte ise de, konu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca işbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.