İdari para cezasının Belediye bütçesinden ödenmesi:
… Belediyesi tarafından işletilen düğün salonunun zemin katında bulunan kına salonu unvanlı işletmesine, yüksek seviyede gürültü yapılmasıyla kesilen idari para cezasının Belediye bütçesinden ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede,
…. Belediyesi tarafından işletilen düğün salonunun zemin katında bulunan kına salonu unvanlı işletmesinden kaynaklanan gürültüden rahatsız olunduğu gerekçesiyle yapılan ihbar bildirimine istinaden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan denetimde, denetim anında şikayete konu salonda herhangi bir faaliyetin olmaması sebebiyle gürültü ölçümü alınamadığı ve İl Müdürlüğünce gereğinin yapılması konusunda … Belediyesine yazı yazıldığı, ancak buna rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı ve İl müdürlüğünce ....... Belediyesine yazı yazıldıktan 15 gün sonra yapılan denetimde kına salonundan kaynaklanan gürültü sebebiyle ses ölçümü yapıldığı ve mevzuatta belirtilen standartlardan daha yüksek seviyede gürültü yapılması sonucu …. TL idari para cezası verildiği ve İdari para cezası yargı yoluna başvurulmadan ödendiği için dörtte üç olarak uygulandığı ve … TL olarak ödendiği görülmüştür.
Çevre ve Şehircilik İl müdürlüğü yetkilileri tarafından 15.04.2017 tarihinde denetim yapıldığı, bu ihbar ve denetimle ilgili 27.04.2017 tarih ve … sayılı bilgilendirme yazısının postaya verildiği ve ancak 02.05.2018 tarihinde belediyeye adi posta şeklinde teslim edildiği, 30.04.2017 tarihinde 2. denetimin yapıldığı gerekli kontrol tedbirleri alınmadığı sebebiyle belediyeye idari para cezası kesildiği anlaşılmıştır.
Kabahatler Kanunun İdari Para Cezası başlıklı 17’nci Maddesinin 6’ncı Bendinde ki, “İdarî para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir.” Hükmüne istinaden ödemenin ¾ oranında yapıldığı daha sonra ise Belediye adına gönderilen idari para cezası uygulamasına karşı hukuk işleri müdürlüğü nezdinde … 2. İdare mahkemesi … E. noda kayıtlı iptal davası açıldığı görülmüştür ki bu şekilde yapılan bir uygulamanın hatalı olduğunu iddia etmek mümkün değildir.
Söz konusu idari para cezasını ödeyen harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisini de bu ödemeden sorumlu tutmak mümkün değildir. Bu kişiler sadece ödenmesi zorunlu olan cezayı ödemişlerdir ve bahis konusu idari para cezasının oluşmasında bir kasıt, kusur, ihmal ve tedbirsizlikleri bulunmamaktadır. İdareye, ancak oluşan kamu zararı konusunda niçin buna sebebiyet veren personele rücu edilmediği sorulabilir ki, rücu işleminin yapılabilmesi için de söz konusu idari para cezasına karşı açılan davanın kesinleşmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, idareye gerekli tedbirleri alması için gönderilen yazının geç ulaşması da göz önüne alınmak suretiyle, ödenen cezadan bu konuda kasıt kusur veya ihmali olan kamu görevlilerinin sorumlu olduğu, bu cezayı ödeyen harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, kaldı ki bu idari para cezasına karşı gerekli hukuki işlemlerin başlatıldığı görüldüğünden, konu hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, (Üye …. ve Üye ….’in “Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın kusuru bulunan memura idare tarafından ödettirilmesinin esas olacağı düzenleme altına alınmıştır. Ayrıca kamu zararı teşkil eden durum Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce tebligat yapılmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle belediye bütçesinden ödeme yapılması ile ilgili olup, söz konusu tutar kamu zararı oluşturmaktadır. Bu nedenle sorumlulardan tazmini gerekir” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla,