HUZUR HAKKI:
... Yönetim Kurulunda ve sermayesinin tamamı kamuya ait bir şirket olan ... A.Ş’nin Yönetim Kurulunda görev yapan memur personele her iki yönetim kuruluna da katılmalarından dolayı huzur hakkı ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede,
13/7/2001 tarih 24461 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 631 nolu Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 12’nci maddesinde,
“Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden (…)(1) , kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Madde metninin önceki halinde yer alan “asli kadro ve görevleri dışında” ibaresi 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK’nin 5’inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddede yer alan “bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir” ibaresi “kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden görüleceği üzere, 2012 yılından önce memur personelin birden fazla komisyona katılmasından dolayı her biri için huzur hakkı alabileceğine ilişkin hükümde değişikliğe gidilmiş ve ister kurum içi ister kurum dışı görevlendirme olsun bu görevlerden yalnızca biri için huzur hakkı ücreti ödenebileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla ... Yönetim Kurulunda ve sermayesinin tamamı kamuya ait bir şirket olan ... A.Ş’nin Yönetim Kurulunda görev yapan memur personele her iki Yönetim Kuruluna da katılmalarından dolayı ayrı ayrı huzur hakkı ödenmesi mümkün değildir.
Sorumlular savunmalarında,...’ın 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesinde belirtilen mahalli idare kavramı kapsamına girmediğini, mahalli idareler mevzuatına değil kendi özel kanununa tabi bir kamu kurum olduğunu, ... Yönetim Kurulu üyeliğinin 2560 sayılı İSKİ Kanunu’ndan doğan zorunlu bir üyelik olduğunu ve bu üyeliğin kanundan kaynaklanan makama bağlı bir görev olduğunu, ... Yönetim Kurulu üyeliği için de Türk Ticaret Kanunu’na göre huzur hakkı ödendiğini ifade etmişlerdir.
Yukarıda yer verilen 631 sayılı KHK’nın 12’nci maddesi hükmü uyarınca, konu hakkında tereddüt gidermeye yetkili makam olması münasebetiyle Maliye Bakanlığı’nca Devlet Personel Başkanlığı’na verilen B.07.0.BMK.0.15-115468-117 12.06.12*6679 sayılı görüş yazısında,
“İlgi: 10/2/2012 tarihli ve B.02.1.DPB.0.12.00.647.02/2983 sayılı yazı. İlgi yazıda, kamu görevlilerinin kendi tercihi veya takdiri olmayan ve idarenin tasarrufuna bağlı olmaksızın mevzuat gereği yürütülmesi zorunlu olan görevler karşılığında yararlandığı huzur hakkı ödemelerinin 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi ile buna istinaden yayımlanan (162) Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği kapsamı dışında tutulması gerektiği belirtilerek, konu hakkında görüş istenilmektedir.
Bilindiği üzere, 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin (s) fıkrası ile değiştirilen ve 15/1/2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 12 nci maddesinde, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, kurum içi ve kurum dışı ayrımı yapılmaksızın bu görevlerinden sadece biri için ücret ödenebilir. Bu maddenin uygulanmasında oluşacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır. Anılan maddenin uygulamasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermek amacıyla Bakanlığımızca hazırlanan ve 31/01/2012 tarihli ve 28190 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (162) Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde,
1) Memurlar ve diğer kamu görevlilerinden kurum ve kuruluşların, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet ve komite ile benzeri organlarda görev alanlara, aldıkları görevler karşılığında ilgili mevzuatında herhangi bir ücret ödenmesinin öngörülmüş olması halinde 15/1/2012 tarihinden itibaren bu görevlerden sadece biri için ücret ödenecektir.
2) Maddede geçen “kurum ve kuruluşların” ibaresinden, memur veya diğer kamu görevlilerinin memur veya diğer kamu görevlisi sıfatı nedeniyle ilgili mevzuatı uyarınca belirtilen görevleri alabilecekleri, asli görevli bulundukları kurum da dahil olmak üzere her statüdeki kurum ve kuruluşların anlaşılması gerekmektedir. …” denilmektedir. Bu çerçevede, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görev aldığı yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu, komisyon, heyet, komite ve benzeri organlardaki üyeliklerinin uhdelerinde bulunan kamu görevinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Dolayısıyla, bu görevlerin bir kısmı mevzuat gereği belirli görev ve pozisyonlarda bulunulmasından dolayı kamu personelinin zorunlu olarak üyeliğini gerektirse de, diğer bir kısmı ise idari takdire bağlı olarak yetkili mercilerce kamu personeli arasından yapılan görevlendirmeler şeklinde olsa da, nihayetinde memur ve diğer kamu görevlilerine verilen bu görevlerin tamamı uhdelerinde bulunan kamu görevi sıfatından kaynaklanmaktadır. Kaldı ki, memur ve diğer kamu görevlilerine ilgili mevzuatta öngörülmemiş olan görevlerin verilmesine de imkan bulunmamaktadır. Ayrıca, 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesinde söz konusu görevlerden kamu görevlilerinin kendi tercihi veya takdiri olmayan ve idarenin tasarrufuna bağlı olmaksızın mevzuat gereği yürütülmesi zorunlu olan görevler karşılığında yararlandığı huzur hakkı ödemelerinin hariç tutulduğuna ilişkin bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.
Buna göre, idarenin tasarrufuna bağlı olmaksızın mevzuat gereği yürütülmesi zorunlu olan görevler de 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesi ile buna istinaden yayımlanan (162) Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, kamu görevlilerinin kendi tercihi veya takdirinin olup olmadığına bakılmaksızın, asli görevli bulundukları kurum da dahil olmak üzere her statüdeki kurum ve kuruluşun yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet ve komite ile benzeri organlarda aldıkları görevler karşılığında ilgili mevzuatında herhangi bir ücret ödenmesinin öngörülmüş olması halinde 15/1/2012 tarihinden itibaren bu görevlerden sadece biri için ücret ödenmesi gerekmektedir.” denilerek 657 sayılı Kanun’a tabi personelin ister Kanundan doğan görevlendirme olsun ister ihtiyari görevlendirme olsun, bu görevlendirmelerden yalnızca biri için huzur hakkı alabileceği kesinleştirilmiştir ve komisyon veya kurullarda yapılan görevlendirmelerde kişinin kendi tercihi veya takdirinin olup olmadığının da ödemelere etki etmeyeceği belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3’ üncü maddesinin e bendinde “Mahallî idare: Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri” şeklinde bir tanımlama yapılarak belediye bağlı kuruluşları da mahalli idare tanımı içerisine alınmıştır. Her ne kadar kendi kuruluş Kanunları olsa da hem 5018 sayılı Kanun ve diğer birçok Kanunda hem de doktrinde bağlı idareler mahalli idare tanımı içerisinde kabul edilmektedir.
Bu itibarla, ...Yönetim Kurulunda ve sermayesinin tamamı kamuya ait bir şirket olan...A.Ş’nin Yönetim Kurulunda görev yapan memur personele her iki yönetim kuruluna da katılmalarından dolayı huzur hakkı ödenmesi suretiyle sebep olunan toplam ...TL tutarındaki kamu zararının,
.Harcama Yetkilisi .ile Gerçekleştirme Görevlisine müştereken ve mütelsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.