Kasko bedeli ödenmesi:
... Belediyesine ait aracın kasko sigortası bedelinin bütçeden ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunması iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin giderleri” başlıklı 60 inci maddesinin (h) bendinde,
“Belediyenin giderleri şunlardır:
h) Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri ” denilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Devlete ve Kamu Kuruluşlarına Ait Araçlar” başlıklı 106 ncı maddesinde,
“Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler." hükmü yer almaktadır.
2017 yılı Bütçe Kanunu’na ekli E cetvelinin 31 inci sırasında,
“Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak,
d) Belediyelere ait itfaiye ve ambulans araçlarının kasko sigortası giderleri,
bütçelerinin ilgili tertiplerinden ... ödenir. ” denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere belediyenin giderleri arasında sigorta giderleri yer almakla birlikte, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca belediye araçları için sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. Dolayısıyla belediyeye ait itfaiye ve ambulans haricindeki diğer taşıtlar için ilgili Kanun maddesinde sözü edilen sigorta mali sorumluluk sigortası olup kanunen zorunlu olmayan sigorta bedelinin bütçeden ödenmesi mümkün değildir.
Savunmalar doğrultusunda, söz konusu belediye aracına kasko sigortası değil, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırıldığı anlaşılmıştır.
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 2 nci maddesinde,
“…
Ancak, özel otomobillerle ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar, genel ve katma bütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve kamu İktisadî teşebbüslerine ait otomobillerle yapılan taşımalar, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait motorlu taşıt ve bunların römorkları ile yapılan taşımalar, lastik tekerlekli traktörlerle çekilen römorklarla yapılan taşımalar bu Kanun hükümlerine tâbi değildir.
…” hükmü yer almaktadır.
Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde,
“…
(3) Aşağıdaki taşıtlarla yapılan taşımalar bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır:
…
ç) Resmi taşıtlarla ve bunların römorklarıyla yapılan ticari olmayan taşımalar,
…” denilmektedir.
Bahse konu Yönetmeliğin ‘Yapılması zorunlu sigortalar’ başlıklı maddesinde ise,
“MADDE 48 - (1) Bu Yönetmelik kapsamındaki yolcu taşımalarında, 2918 sayılı Kanunda tanımlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası ile 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa dayanılarak çıkarılan karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası, yaptırılması zorunlu olan sigortalardır.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’na göre sadece belediye otomobilleriyle yapılan taşımalar bu kanuna tabi olmadığı halde, Karayolu Taşıma Yönetmeliği hükümlerine göre resmi taşıtlarla yapılan ticari olmayan tüm taşımalar Yönetmelik kapsamı dışında tutulmuştur. Dolayısıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106 ncı maddesine göre belediyelere ait araçlara mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde, Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde resmi (belediye) taşıtlarla yapılan ticari olmayan tüm taşımalar Yönetmelik kapsamı dışında tutulduğundan zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırılması da zorunlu değildir.
Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan Karayolu Yolcu Taşımacılığı Ferdi Kaza Sigortası Yaptırma Mecburiyeti İle İlgili Muafiyetler ve İstisnalara İlişkin Genelge (2010/8)’de 01.07.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere,
“…
-Ticari amaçla yapılmayan taşımaların 4925 sayılı Kanunun 2 ’nci maddesinin 2 ’nci fıkrası ile kanun kapsamı dışında bırakılan taşımalar ile yine aynı kanunun 2 ’nci maddesinin
3’üncii fıkrasıyla düzenlenmesi ilgili mahalli idarelere bırakılan il sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamı dışında,
…
olduğu, sigorta teminatı için açıklanan kapsama dahil yetki belgesine tâbi bir taşımanın yeterli olduğu ancak taşımanın yetki belgesi olmadan yapılmasının teminatı ortadan kaldırmadığı kararlaştırılmıştır.” denilmektedir.
Sorumlular savunmalarında aracın personel servisi, kültür gezileri vb. etkinliklerde yolcu taşımacılığı amacıyla kullanıldığını ifade etmişlerdir. İlgili Hazine Müsteşarlığı Genelgesinden de anlaşılacağı üzere belediye minibüsü ile yapılan il sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımalar zorunlu ferdi kaza sigortası kapsam dışında tutulmuştur.
Sorumlular savunmalarında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60/h bendinde sigorta giderlerinin, belediye giderleri arasında sayıldığını ve sigorta türü yönünden herhangi bir ayrım yapılmadığını da ileri sürmüşlerdir.
Her ne kadar, 5393 sayılı Belediye Kanunun 'Belediye Giderleri’ başlıklı 60 inci maddesinin (h) bendinde “Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri’’ belediye giderleri arasında sayılsa da, sigorta giderleri ifadesi her türlü sigorta giderini değil, mevzuatın zorunlu kıldığı sigorta giderlerini ifade etmektedir.
Nitekim Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin ‘Hüküm Bulunmayan Haller' başlıklı 508 inci maddesinde,
"Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için yapılan düzenlemeler esas alınır.
…” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm uyarınca, bütçeye ilişkin söz konusu Yönetmelik’te hüküm bulunmadığı durumda genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için yapılan düzenlemeler esas alınabilecektir. Bu kapsamda 2017-2019 Dönemi Bütçe Hazırlama Rehberinin Ekinde yer alan Analitik Bütçe Sınıflandırması Rehberi’nin “IV-Giderlerin Ekonomik Kodlarının açıklamaları” başlıklı bölümünün 03-Mal ve Hizmet Alımı Giderleri harcama grubunda yer alan 03.5.4.02 Sigorta Giderleri başlıklı detay kodunun açıklama kısmında,
“Diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır. Ancak,
…
-Taşıtların zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri,
-İlgili mevzuatı gereği sigortalanması zorunluluğu bulunan bina, taşıt, malzeme vb. sigorta giderleri,
bu bölüme gider kaydedilecektir.” denilmektedir.
Ayrıca 2017 yılı Bütçe Kanunu’na ekli E cetvelinin 31 inci sırasında,
“Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak,
…
d) Belediyelere ait itfaiye ve ambulans araçlarının kasko sigortası giderleri,
…
bütçelerinin ilgili tertiplerinden ... ödenir. ” hükmü yer almaktadır.
Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında devlet mallarının sigorta ettirilmemesinin ilke olarak kabul edildiği ve bu ilkenin istisnalarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri ile belediyelere ait itfaiye ve ambulans araçlarının kasko sigortası giderleri bu temel ilkenin istisnası olarak yer alırken zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta giderleri ise bu temel ilkenin istisnaları arasında yer almamaktadır.
Bu itibarla, belediyeye ait araca Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırılması sonucu oluşan kamu zararı tutarı ... TL’nin,
Harcama Yetkilisi ... ile Gerçekleştirme Görevlisi ...’e,
müştereken ve mütelsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere
oy birliğiyle karar verildi.