Muhtarlıklara bir takım ihtiyaçların karşılanması maksadıyla nakdi yardım yapılması:
.... Belediyesince muhtarlıklara bir takım ihtiyaçların karşılanması maksadıyla nakdi yardım yapılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmesi iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede,
2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 1’inci maddesinde,
“Köy muhtarları ile şehir ve kasaba mahalle muhtarlarına, 14.750 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.
Bu ödenek damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.
…” hükmü yer almaktadır.
4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun’un 20 ve 21’inci maddelerinde,
“Madde 20 – Mahalle muhtarları ve ihtiyar heyetleri tarafından görülecek hizmetlere karşılık olarak iş sahiplerinden harç alınır ve alınan harç miktarı, evrak ve vesikalar üzerinde gösterilir.
Hangi işlerden ne miktar harç alınacağı her mali sene iptidasında vilayet idare heyetlerince kararlaştırılır.
…
Madde 21 – Harçlar münhasıran muhtarlara aittir. Muhtarlık işlerinin tedviri için lüzumlu kira, ısıtma, aydınlatma, hademe ücreti gibi masraflar bu harçlardan ödenir.” denilmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Mahalle ve Yönetimi” başlıklı 9’uncu maddesinin son fıkrasında,
“Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar, kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre 2108 sayılı Kanun ile muhtarlara ödenek tahsis edildiği, 4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun uyarınca da muhtarlıkların düzenlemiş oldukları belgelerden harç geliri elde edeceği görülmektedir. Muhtarlık işlerinin yürütülmesi için gerekli giderlerin de bu harç gelirlerinden karşılanması gerektiği mevzuat hükmünden anlaşılmaktadır.
Ancak .... Belediyesi 08.12.2017 tarih ve 2017/01 sayılı Meclis Kararı ile Muhtarlıklar tarafından düzenlenmesi gereken belgelerin bilgisayar teknolojilerinin gelişmesiyle artık İl ve İlçe Müdürlüklerince düzenlendiği dolayısıyla harç gelirlerinin yetersiz olduğu ve muhtarlık binalarında sunulan muhtarlık hizmetlerinin ilçe sakinlerine en iyi şekilde ulaştırılması gayesiyle muhtarlıkların ihtiyaçlarını (kira, elektrik, doğalgaz, SGK vs. gibi) karşılayabilmeleri amacıyla aylık 1.000 TL olmak üzere her üç ayda bir toplu olarak takip eden ayın başında nakit olarak ödenmesi konusunda Başkanlık makamına yetki verildiği görülmüştür. Ancak 5393 sayılı Kanun uyarınca belediyeler, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarını göz önüne alarak bütçe imkanları doğrultusunda ancak ayni yardımda bulunabilecek olup sağlayacakları desteğin de ayni nitelikte olması gerekmektedir.
Her ne kadar, sorumlular savunmalarında 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 9’uncu maddesinin son fıkrasında yer alan “Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar” hükmünden nakdi yardımda bulunabileceğini söyleseler de, 5393 sayılı Kanun uyarınca belediyeler, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarını göz önüne alarak bütçe imkanları doğrultusunda ancak ayni yardımda bulunabilecek olup sağlayacakları desteğin de ayni nitelikte olması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle ayni yardım ve desteği sağlar hükmünden nakdi yardım yapılmasının önüne geçildiği anlaşılmaktadır.
5393 sayılı Kanun’un benzer mahiyetteki hükümleri incelendiğinde, kanun koyucunun muhtarlıklara nakdi yardım yapılması yönünde bir iradesinin olmadığı, eğer olsa idi bunun kanun metninde açıkça belirtileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim aynı Kanunun "Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14'üncü maddesinin (b) fıkrasında,
…
“Gerektiğinde, sporu teşvik etmek amacıyla gençlere spor malzemesi verir, amatör spor kulüplerine ayni ve nakdî yardım yapar ve gerekli desteği sağlar” denilmek suretiyle amatör spor kulüplerine nakdi yardımın yapılabileceğine açıkça cevaz verilmektedir. Fakat muhtarlara yapılacak yardımın düzenlendiği 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 9’uncu maddesinde yardım şeklinin ayni yardım ve destekle sınırlı tutulduğu görülmektedir.
Öte yandan 5393 sayılı Belediye Kanunu Tasarısının hükümet tarafından TBMM’ye sunulan taslak halinde, Mahalle ve yönetimi başlıklı 9 uncu maddesinde, işbu İlam konusu hüküm,
“ … Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkanları ölçüsünde gerekli yardım ve desteği sağlar, (…)”
Şeklinde iken, tasarının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi sonucunda Komisyon tarafından hazırlanan Raporda (Tarih: 14.6.2005, Esas No.: 1/1038, 2/272, 2/482, Karar No.: 41), 9’uncu maddedeki söz konusu hüküm ile ilgili olarak,
“Tasarının,
- 9’uncu maddesi, yapılacak yardımların ayni nitelikte olacağına açıklık getirilmesi amacıyla dördüncü fıkrasında yer alan "bütçe imkanları ölçüsünde gerekli" ibaresinden sonra gelmek üzere "ayni" ibaresinin eklenerek redaksiyona tabi tutulması suretiyle kabul edilmiştir.”
gerekçesiyle Komisyon tarafından değişiklik önerisi sunulmuştur. Tasarının TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sonucunda da, söz konusu hüküm, Plan ve Bütçe Komisyonunun kabul ettiği şekilde yasalaşmıştır. Dolayısıyla söz konusu hükmün gerekçesinde “yapılacak yardımların ayni nitelikte olacağı” açıkça vurgulanmış olup, 9’uncu maddedeki düzenlemenin sadece “ayni” yardım yapılmasına izin verdiğinin kabul edilmesi gerektiği açıktır.
Sorumlular yine aynı Kanun'un, belediyelerin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait yapım, bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebileceğini veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceğini ve bu amaçla gerekli kaynak aktarımında bulunabileceğini düzenleyen, 75’inci maddesine atıf yaparak muhtarlıklara nakdi yardım yapmalarında bir kanuna aykırılık olmadığını ifade etmişlerse de, bu savunma da yerinde görülmemiştir. Çünkü ortada bir yapım, onarım veya taşıma işi ya da ortak hizmet projesi bulunmaksızın yardım yapılmıştır.
Ayrıca sorumlular, muhtarların gelişen teknoloji ile birlikte muhtarlık gelirlerinin azaldığını dolayısıyla giderlerini karşılayamadıklarını söyleseler de Kanun, muhtarlıklara ayni olarak yardım yapılabileceğine cevaz vermiş olup nakdi yardımın önüne geçmiştir. Yani muhtarlıklara yardım yapılabilmekle birlikte yapılan yardımın ayni nitelikte olması gerekmektedir.
Sorumlular 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesine yer vermiş ve ikinci fıkranın bir bütün olarak değerlendirildiğinde g bendinde yer alan mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması yine mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan ödemeler sonucu oluşan kamu zararı şeklinde anlaşılması gerektiğini, bu nedenle 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesi tanımına giren bir kamu zararı olmadığını söylemişlerdir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’ inci maddesinde,
“Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde,
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Mezkur mevzuat hükmünde yer alan kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlar incelendiğinde, a) ve b) bentlerinde iş mal veya hizmet alımlarından doğabilecek kamu zararından bahsederken c) bendinde mal ve hizmet alımlarıyla ilgili olmayan transfer niteliğindeki giderler sırasında oluşabilecek kamu zararından bahsedilmiş, e) bendinde ise diğerlerinden tamamen bağımsız olarak idarenin gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması durumuna yer verilmiştir. Her biri farklı durumlarda oluşabilecek kamu zararı durumlarına yer veren bu bentlerin birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla sorumluların savunmalarında g) bendinde yer alan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” durumunun sadece mal veya hizmet alımlarıyla sınırlı olduğu iddiasının mevzuat ile örtüşmediği açıktır.
Öte yandan, kamu zararının doğmasına yol açan Meclis Kararı, Kararı alan meclis üyeleri ve kararı onaylayan üst yönetici tarafından gerçekleştirilmiştir. Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisinin söz konusu Meclis Kararını uygulamama gibi bir yetkileri bulunmamaktadır. Bu kişilerin ödeme emrinde imzaları bulunsa bile somut olayda kamu zararı ile illiyet bağları bulunmamaktadır. Kaldı ki ilgili kişiler söz konusu Meclis Kararı’nın mevzuata aykırı olduğunu bilseler dahi Meclis tarafından alınan Karara hangi noktada itiraz edebilecekleri belirsizdir.Bu bakımdan sorumluluğun sadece üst yönetici ile kararı alan meclis üyelerine yöneltilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.
Bu itibarla ve yukarıda açıklanan nedenlerle, … TL’nin tamamının,
Üst Yönetici ve Meclis Üyelerine,
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
iş bu İlamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanun’un 55’inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla,
AZINLIK GÖRÜŞÜ: Başkan .. ve Üye … ayrışık görüşlerinde, “5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Mahalle ve Yönetimi” başlıklı 9’uncu maddesinin son fıkrasında,
“Belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için bütçe imkânları ölçüsünde gerekli ayni yardım ve desteği sağlar, kararlarında mahallelinin ortak isteklerini göz önünde bulundurur ve hizmetlerin mahallenin ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesini sağlamaya çalışır.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, belediye, mahallenin ve muhtarlığın ihtiyaçlarını göz önüne alarak bütçe imkânları doğrultusunda ayni yardım ve destekte bulunabilecektir.
Rapor maddesinde muhtarlıklara elektrik, su, doğalgaz gibi giderlerini karşılamak amacıyla yapılmış bile olsa, sadece ayni yardımda bulunulabilmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla nakdi yardımda bulunulması suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddia edilmiştir.
Ancak 5393 sayılı Kanun’un yukarı alınan 9’uncu maddesinde “…gerekli ayni yardım ve desteği sağlar…” ifadesi bulunmaktadır. Hükümde yer alan “destek” ifadesi, belediyelerin muhtarlık faaliyetleri ile ilgili nakdi yardımda bulunmasına imkan vermektedir. Nitekim kanun koyucu sadece ayni yardım yapılmasını öngörmüş olsa idi, hükümde ilaveten “destek” kelimesine yer verilmezdi.
Savunmalarda söz konusu yardımın muhtarlıkların gelir kaynaklarındaki düşüş sebebiyle hizmetlerinin aksamamasını teminen elektrik, su, doğalgaz gibi ihtiyaçlarına katkıda bulunmak amacıyla yapıldığı ve mevzuata uygun olduğu ifade edilmiştir.
İlgili belediye meclis kararında da, bu yardımın muhtarlık faaliyetleri ile ilgili elektrik, su, telefon, internet, doğalgaz vb ödemeleri karşılamak üzere yapılan talebe istinaden olduğu belirtilmiştir. Bu durumda yapılan nakdi ödemenin, muhtarlık hizmet binalarının ihtiyaçlarının karşılanması amacını taşıyan bir destek ödemesi niteliğinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan, 4541 sayılı Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkiline Dair Kanun’un 21’inci maddesinde “Harçlar münhasıran muhtarlara aittir. Muhtarlık işlerinin tedviri için lüzumlu kira, ısıtma, aydınlatma, hademe ücreti gibi masraflar bu harçlardan ödenir.” denilse de, İçişleri Bakanlığınca uygulamaya geçirilen Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi ile ikametgah belgesi, nüfus sureti işlemleri gibi harç konusu bir çok işlemin e-devlet sistemi ile doğrudan yapılabilmesinin muhtarlıkların harç gelirlerinde önemli ölçüde düşüşe sebebiyet verdiği ve muhtarların zorunlu giderlerini karşılamasının mümkün olmadığı ya da kurumsal faturalarını ödemede zorlandıkları da bir gerçektir. Bu sebeplerle muhtarlıkların ihtiyaçlarını karşılamak üzere ilçe genelindeki tüm muhtarlara nakdi yardımda bulunmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır” demişlerdir.