SOSYAL DENGE ÖDEMESİ
İdare ile yetkili sendika arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesine istinaden ödenen sosyal denge tazminatlarının ilgili mevzuatıyla belirlenen tavan tutarı aşması suretiyle kamu zararına neden olunması iddiası ile ilgili olarak yapılan incelemede;
4688 sayılı Kanun’un “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesi;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.”
Aynı Kanun’a 04.04.2012 tarihli ve 6289 sayılı Kanun’la eklenen Geçici 14’üncü madde;
“(Ek: 4/4/2012-6289/30 md.) 15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.”,
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 6289 sayılı Kanun’la eklenen Ek 15’inci madde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükümlerini içermektedir.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’nci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.”
“Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 7’nci maddesinde;
“4688 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2019” şeklinde uygulanır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemelere göre; 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi doğrultusunda 375 sayılı KHK'nin Ek 15'inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı arasında, Toplu Sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sosyal denge sözleşmesi yapılabilecektir.
375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci maddesinde ise; sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği belirtilmiştir.
Bu bağlamda, mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı tarafından, Yerel Yönetim Hizmet Koluna yönelik bölümü BEM-BİR-SEN (Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası) Temsilcisi tarafından, kamu görevlileri adına imzalanmış ve yürürlüğe girmiştir.
4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında; sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %100’ü olarak belirlenmiştir.
Diğer yandan; 4688 sayılı Kanun’un geçici 14’üncü maddesinde, 15.03.2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebileceği; bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan sözleşmeler uyarınca unvanlar itibariyle ödenen aylık ortalama tutarların 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmeler uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutarların, tavan tutar olarak esas alınabileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, yeni imzalanacak sosyal denge sözleşmelerinde yukarıda belirtilen şekilde, 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmelerdeki personel lehine olan hükümler dikkate alınabilecektir.
Diğer bir ifade ile şayet 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan bir sözleşme var ise, bu sözleşme uyarınca unvanlar itibariyle ödenen ortalama aylık tutarlar ile 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutar (en yüksek Devlet memuru aylığının-ek gösterge dâhil %100’ü) kıyaslanacak ve yeni sosyal denge sözleşmesinde belirtilmek şartıyla hangisi yüksek ise unvanlar itibariyle tazminat ödemesine esas alınabilecektir. Bu durumda, bir tazminat olan sosyal denge ödemesinin tavanı; personelin kadro unvanına göre, ya Toplu Sözleşme’de belirtilen tavan tutar ya da 15.03.2012 tarihinden önce imzalanan ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan sözleşmeler uyarınca unvanlar itibariyle yapılan ödemelerin aylık ortalama tutarı olacaktır. Söz konusu sözleşmeler ise, kendi metninde belirlenen yürürlük süresine kadar geçerli olan sözleşmelerdir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeden de görüleceği üzere, sosyal denge sözleşmesinde düzenlenen tazminatın tutarı; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre belirlenebilecek, ancak, mevzuatında belirtilen tavan tutarı aşamayacaktır.
İdarenin sosyal denge tazminatı ödemelerinin incelenmesi neticesinde; İdare ve ilgili sendika arasında 15.03.2012 tarihinden önce imzalanmış ve 11.04.2012 tarihinde de yürürlükte olan bir sözleşme olduğu ancak, en son sosyal denge sözleşmesinin mevzuatında belirtilen şekliyle düzenlenmediği ve personelin tazminat tavan tutarının mevzuatına göre tespit edilmediği; İdare tarafından 2019 yılında personele ödenen sosyal denge tazminat tutarlarının tespitinde yukarıda belirtilen kıyaslama ve mevzuat hükümlerine aykırı olarak gerek 11.04.2012 tarihinde yürürlükte olan sözleşmede gerekse de Toplu Sözleşme’de yer alan tavan tutarların aşıldığı tespit edilmiştir.
Şöyle ki:
İdare ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM-BEL-SEN) arasında 23.12.2011 tarihinde imzalanan ve 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesinin “Mali Haklar” başlıklı Altıncı Bölümünde;
“Madde 27- İyileştirme Zammı
Tüm Bel Sen üyesi çalışanların halen almakta oldukları aylıklarına ilaveten her ay 320 TL ödenir.
Madde 28- İkramiye
Ramazan Bayramında net 250 TL, Kurban Bayramında ise net 400 TL ikramiye verilir.
Madde 29- Evlenme Yardımı
İşveren çalışanlara evlenmeleri halinde 500 TL evlenme yardımı yapar.
Madde 30- Ölüm Yardımı
İşveren,
Çalışanın görev esnasında kaza sonucu ölümü halinde net bir aylık giydirilmiş maaş tutarında ödeme yapar.
Madde 31- Yakacak Yardımı
Her ay 100 TL yakacak yardımı olarak verilir.” hükümleri yer almaktadır.
Söz konusu sözleşme hükümlerine göre sendika üyesi çalışanların aylıklarına ilave olarak iyileştirme zammı için ödenen 320,00 TL ve yakacak yardımı için ödenen 100,00 TL ile Ramazan Bayramı için ödenen 250,00 TL, Kurban Bayramı için ödenen 400,00 TL, evlenme yardımı için ödenen 500 TL’nin aylık tutarına isabet eden 1.150,00/12=95,83 TL’nin toplamı olmak üzere toplam 515,83 TL (320,00 TL+100,00 TL+95,83 TL), 2012 yılındaki sosyal denge sözleşmesine göre unvanlar itibariyle ödenebilecek sosyal denge tazminatı tutarının aylık ortalamasını göstermektedir.
Diğer yandan, 4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Toplu Sözleşme’ye göre 2019 yılında ödenebilecek sosyal denge tazminatı tavan tutarları; 2019 yılının ilk altı ayı için brüt 1.240,67 TL, ikinci altı ayı için brüt 1.315,36 TL’dir. (Söz konusu tavan tutarlar en yüksek devlet memuru aylığının, ek gösterge dâhil, %100’üdür.) 2012 yılı için hesaplanan net 515,83 TL’lik sosyal denge tazminatı tutarı, gelir vergisi ve damga vergisi oranları ile brüt tutara iblağ edildiğinde de 2019 yılı için belirlenen en yüksek devlet memuru aylığının brüt tutarının altında kaldığı görülmektedir.
Söz konusu kıyaslama neticesinde; 4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Toplu Sözleşme ile belirlenen tavan tutarlar ile 2012 yılında Belediye tarafından imzalanan sosyal denge sözleşmesine istinaden unvanlar itibariyle ödenebilecek sosyal denge tazminatı tutarları karşılaştırıldığında; belediye personeline, 2019 yılının ilk altı ayı için brüt 1.240,67 TL, ikinci altı ayı için brüt 1.315,36 TL’nin tavan tutar olarak esas alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
İdare ile TÜM-BEL-SEN arasında imzalanan ve 01.01.2018-31.12.2019 tarihleri arasında geçerli olan toplu sözleşmenin (sosyal denge sözleşmesi) “Mali Haklar” başlıklı Altıncı Bölümünde ise;
“Madde 22- İyileştirme Zammı
Tüm Bel-Sen üyesi ve bu sözleşmenin 6. Maddesinde düzenlenen fıkralara bağlı kalmak kaydıyla diğer memur ve sözleşmeli personelin halen almakta oldukları aylıklarına ilaveten;
a) İlk yıl net: 1300 TL olarak ödenir.
b) İkinci yıl net: 1450 TL olarak ödeme yapılır.
Madde 23- Ulaşım Zammı
Belediyede çalışan memur ve sözleşmeli personellere şehir içi ulaşım için belediye meclis kararı ile ücretsiz olarak faydalanmaları sağlanacaktır.
Madde 24- Taziye Yardımı
……750 TL….. Net olarak ödenir.
…….900 TL…..Net ödeme yapılır.
Madde 25- Çalışanların Eğitimi
Çalışanın bilgi ve becerisini artırmak, İş veriminin yükseltilmesi amacıyla işveren, tüm çalışanlara mesleki becerilerinin arttırılması ve mesleki bakımdan gelişmelerini sağlayacak eğitimleri yaptırır. Sendika, İşveren ve Odalar, Mesleki teşekküller, Dernekler vb. kurum ve kuruluşlar tarafından müştereken düzenlenen kurs, seminer ve konferanslar için işveren kendi salon, araç ve gereçlerini ücretsiz tahsis eder.
Ayrıca; Her Eylül ayında öğrenci belgeleri ibrazı eden çalışanın ilköğretim ve lise öğrenim gören her çocuğu için:
İlk yıl net: 350 TL;
İkinci yıl net: 400 TL ödeme yapılır.
Her yıl Eylül ayında öğrenci belgeleri ibrazı eden çalışanın yüksekokul, üniversite ve yüksek lisansta öğrenim gören her çocuğu için
İlk yıl net: 750 TL,
İkinci yıl net: 850 TL ödeme yapılır.
Madde 26- Evlilik Yardımı
Çalışanın evlilik yapması durumunda;
İlk yıl net:1000 TL,
İkinci yıl net:1250 TL ödeme yapılır.
Madde 27- Doğum Yardımı
Çalışanın veya eşinin doğum yapması halinde;
İlk yıl net: 500 TL,
İkinci yıl net 750 TL” hükümleri yer almış ve ödemeler de bu doğrultuda yapılmıştır.
Bu durumda, yukarıda ifade edilen mevzuat hükümlerine göre, 4688 sayılı Kanun’un Geçici 14’üncü maddesi hükmüne istinaden 2019 yılı için 11.04.2012 tarihinde yürürlükte bulunan sosyal denge sözleşmesi ile Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme hükümleri kıyaslandığında, belediyede çalışan personel için sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarının 4. Dönem Toplu Sözleşme gereği tespit edilen tavan tutar olması gerekirken, bu tutarın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
…
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.” denilmektedir. Bu bağlamda, sosyal denge sözleşmesinin yürürlükteki mevzuata uygun kurulmamasından dolayı ortaya çıkan fazla ödemeler mevzuatında öngörülmeyen ödemelerdir. Dolayısıyla, bu ödemeler kamu zararına neden olmuştur.
Mezkûr Kanun’un “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.” hükmüne yer verilmiş,
Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “Belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek, belediyenin hak ve menfaatlerini korumak” belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’inci maddesine göre, yetkili sendika ile sözleşme yapma yetkisi belediye meclisinin bu yöndeki kararını müteakiben belediye başkanına verilmiştir. Dolayısıyla hukuken geçerli bir sosyal denge sözleşmesinden bahsedilebilmesi için belediye başkanının imzasının bulunması gerekmektedir. Diğer bir deyişle, belediye başkanının sözleşmenin taraflardan biri olması gerekliliği, sözleşmenin kurucu unsurlarındandır. Bu nedenle, belediye başkanının mevzuat hükümlerine aykırı olarak düzenlenen ve bu nedenle oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.
Ayrıca, söz konusu sosyal denge sözleşmesi, 01.01.2018-31.12.2019 dönemini yani, yerel seçim tarihinden (31.03.2019) sonrasını kapsayacak şekilde eski belediye başkanı tarafından imzalanmıştır.
4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında sosyal denge sözleşmelerinin süresinin hiçbir şekilde mahalli idareler seçim tarihini geçemeyeceği ifade edilmiştir. Mezkûr hükme göre, yerel seçimler sonrası görevine başlayan yeni belediye başkanının mevcut bir sözleşmenin bulunup bulunmadığına bakmaksızın yeni bir sosyal denge sözleşmesi yapması yasal bir gerekliliktir. Ancak, yerel seçimler sonrasında ... Belediyesi ile yetkili sendika arasında yeni sosyal denge sözleşmesi yapılmamış, eski sözleşmenin uygulanmasına devam edilmiştir. Bu durumda, yeni belediye başkanının belirtilen tarihten itibaren sosyal denge sözleşmesini uygulamaya devam etmesi de “zımni onay” olarak değerlendirilmiş ve Nisan 2019 tarihinden sonrası için iki belediye başkanı da birlikte sorumlu tutulmuştur.
Diğer taraftan; 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun; “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesi;
“…
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
Aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesi;
“…
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükümlerini içermektedir.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli ve 5189-1 no.lu Kararı’nda da, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, yapılacak olan giderin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu kontrol etmekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, sorgu konusu kamu zararından sosyal denge sözleşmesini imzalayan belediye başkanı ile harcama sürecinde görevli ve yetkili olan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin de sorumlulukları bulunmaktadır.
Netice olarak; İdare personeline sosyal denge tazminatının mevzuatında belirlenen tavan tutarın üzerinde ödenmesi nedeniyle, ayrıntısı hesap tablosunda görüleceği üzere … TL kamu zararının;
Üst Yönetici, Harcama Yetkilisi ile Gerçekleştirme Görevlisine
müştereken ve mütelsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
Sorumluluğa ilişkin farklı görüşler:
(Daire Başkanı ve Üye’ün görüşü: 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin ilk fıkrasında “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir.” denilmektedir. Yani sosyal denge sözleşmelerini imzalamaya belediyelerde münhasıran belediye başkanı yetkili kılınmıştır.
İdarenin 01.01.2018-31.12.2019 tarihleri arasını kapsayan sosyal denge sözleşmesi işveren belediye adına Belediye Başkanı … tarafından imzalanmıştır.
Öte yandan, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında sosyal denge sözleşmelerinin süresinin hiçbir şekilde mahalli idareler seçim tarihini geçemeyeceği ifade edilmiştir. Mezkûr hükme göre, yerel seçimler sonrası görevine başlayan yeni belediye başkanının mevcut bir sözleşmenin bulunup bulunmadığına bakmaksızın yeni bir sosyal denge sözleşmesi yapması yasal bir gerekliliktir. Ancak, yerel seçimler sonrasında ... Belediyesi ile yetkili sendika arasında yeni sosyal denge sözleşmesi yapılmamış, eski sözleşmenin uygulanmasına devam edilmiştir. Bu durumda, yeni sözleşme yapılması gerekirken yapılmamış olması halinde, mevzuata uygun geçerli bir sözleşme bulunmadan ödeme yapılmış olması sebebiyle harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları doğmaktadır. Nitekim 5018 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine göre harcama yetkilileri harcama talimatlarının mevzuata uygun olmasından, gerçekleştirme görevlileri harcama talimatları üzerine yaptıkları iş ve işlemlerden sorumludur. Ayrıca Belediye ile yetkili sendika arasında akdedilmiş yeni sözleşme bulunmadığı gibi, eski sözleşmenin uygulanmasına devam olunması yönünde Belediye Başkanınından alınmış herhangi bir onay veya yazılı talimat da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yeni sözleşme imzalanmış olması gereken dönemde yapılan (Nisan 2019 sonrası) ödemeler için harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir.
Ancak Nisan 2019 öncesi dönemde yapılan mevzuata aykırı ödemelerden sözleşmeyi imzalayan belediye başkanı münhasıran sorumlu olup, sözleşmeye istinaden yapılan bu ödemelerden dolayı ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunan harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları bulunmamaktadır.
Bu itibarla; ... TL kamu zararının Nisan 2019 öncesine ilişkin … TL’lik kısmının münhasıran Belediye Başkanı …’e, Nisan 2019 sonrası döneme ilişkin … TL’lik kısmının ise harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerine ödettirilmesine karar verilmesi gerekir.)