İDARİ PARA CEZALARININ ZAMANAŞIMINA UĞRATILMASI
Kabahat olarak nitelenen ve değişik kanunlarda düzenlenen haksız fiiller karşılığında uygulanan idari para cezalarından, tahsil edilemeyen ve 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar hesabında takip edilen alacakların, tahsiline ilişkin herhangi bir hukuki işlem yapılmaması sonucu … TL’nin zamanaşımına uğratılması hususunda,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17’nci maddesinin 4’üncü fıkrasında “Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunur.” denilmiştir.
Kanunun “Yerine getirme zamanaşımı” başlıklı 21’inci maddesinde,
“(1) Yerine getirme zamanaşımının dolması halinde idarî para cezasına veya mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar artık yerine getirilemez.
(2) Yerine getirme zamanaşımı süresi,
a) Elli bin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde yedi,
b) Yirmi bin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde beş,
c) On bin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde dört,
d) On bin Türk Lirasından az idarî para cezasına karar verilmesi halinde üç
Yıldır.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin zamanaşımı süresi on yıldır.
(4) (Değişik: 23/7/2010-6009/37 md.) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.
(5) Kanun hükmü gereği olarak idarî yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımı işlemez.”
Hükümleri yer almaktadır.
Kanunun “Genel kanun niteliği” başlıklı 3’üncü maddesinde ise,
(1) Bu Kanunun,
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında
Uygulanır.” denilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yukarıdaki maddeleri uyarınca, idarece uygulanan idari para cezalarının Kanunun 21’inci maddesinde belirtilen zamanaşımı süreleri içerisinde yerine getirilmesi, kanuni ödeme süresi içinde ödenmeyen idari para cezaları için 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 01.06.2005 tarihinden önce yürürlüğe girmiş olan diğer kanunlardaki idari para cezaları hakkında da, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun genel kanun olması sebebiyle bu Kanunun genel hükümleri uygulanacaktır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinde, “Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek” belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 11’inci maddesinde ise, üst yöneticilerin, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden mahallî idarelerde meclislerine karşı sorumlu oldukları ifade edilmiştir. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereğini, 11’inci maddenin son fıkrası uyarınca harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getireceklerdir.
5018 sayılı Kanunun mali hizmetler birimini düzenleyen 60’ıncı maddesinde, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek, mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. Kanunun 61’inci maddesinde ise, gelirlerin ve alacakların tahsili ile muhasebe hizmeti olarak tanımlanan diğer işlemlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Kanunun 71’inci maddesinde, kamu zararı “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış, kamu zararının belirlenmesindeki esaslar maddenin devamında sayılmıştır. Bu esaslardan biri de idare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmamasıdır.
3194 sayılı İmar Kanunu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve 5326 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önce yürürlüğe girmiş diğer kanunlara göre uygulanan idari para cezalarından, borçlularınca kanuni ödeme süreleri içinde ödenmemiş olanların 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar hesabında takip edildiği, idarece 5326 sayılı Kanunun 21’inci maddesinde belirtilen süreler içerisinde, söz konusu idari para cezalarının tahsiline yönelik olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereği yasal takip işlemlerinin yapılmaması sonucu …. TL alacağın zamanaşımına uğratıldığı görülmüştür.
Ancak, savunmalardan, “Ödenen”, “Mükerrer kayıt”, “Taksitle ödenen” ve “Taşınmazı üzerine haciz şerhi konulan” sütunlarındaki toplam … TL alacağın bir kısmının ödendiği ya da taksitle ödendiği, bir kısmının mükerrer kayıtlar nedeniyle hesaplarda olması gerektiğinden fazla göründüğü, bir kısmının ise borçlularının taşınmazları üzerine haciz şerhi konulmak suretiyle zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla , … TL’lik tutar için ilişilecek husus kalmadığına, ilgili tutarın sorgu konusu … TL’den düşülmesi suretiyle hesaplanan … TL kamu zararının, Üst Yönetici … (Belediye Başkanı) ve Muhasebe Yetkilisi … (Mali Hizmetler Müdürü)’e müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesi uyarınca ilamın tebliğinden itibaren altmış gün içinde temyiz başvurusu ve aynı Kanunun 56’ncı maddesi uyarınca ilamın tebliğinden itibaren 5 yıl içinde yargılamanın iadesi başvurusu yolları açık olmak üzere, oy birliğiyle,