BORÇLANMA
… Belediyesinin, yapılan borçlanmaları hesaplarında tam ve doğru şekilde göstermediği, özel bankalardan cari hesap şeklinde tüketici kredisi kullanarak bu krediler için faiz ödemesinde bulunduğu, sınırı aşan borçlanmalar için İçişleri Bakanlığının onayı gerektiği halde alınmadığı ve böylece bu tutarlara ait faiz ödendiği hususunda,
5393 sayılı Belediye Kanununun 68’inci maddesinde, “Belediye görev ve hizmetinin gerektirdiği giderleri karşılamak amacıyla aşağıda belirtilen usul ve esaslara göre borçlanma yapabilir ve tahvil ihraç edebilir.
a) Dış borçlanma, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde sadece belediyenin yatırım programında yer alan projelerinin finansmanı amacıyla yapılabilir.
b) İller Bankasından yatırım kredisi ve nakit kredi kullanan belediye, ödeme planını bu bankaya sunmak zorundadır. İller Bankası hazırlanan geri ödeme planını yeterli görmediği belediyenin kredi isteklerini reddeder.
c) Tahvil ihracı, yatırım programında yer alan projelerin finansmanı için ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yapılır.
d) Belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketlerin, faiz dahil iç ve dış borç stok tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamaz. Bu miktar Büyükşehir belediyeleri için bir buçuk kat olarak uygulanır.
e) Belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketler, en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının yılı içinde toplam yüzde onunu geçmeyen iç borçlanmayı belediye meclisinin kararı, yüzde onunu geçen iç borçlanma için ise meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve İçişleri Bakanlığının onayı ile yapabilir.
f) Belediyelerin ileri teknoloji ve büyük tutarda maddi kaynak gerektiren alt yapı yatırımlarında Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kabul edilen projeleri için yapılacak borçlanmalar (d) bendindeki miktarın hesaplanmasında dikkate alınmaz. Dış kaynak gerektiren projelerde Hazine Müsteşarlığının görüşü alınır.
Yukarıda belirtilen usul ve esaslara aykırı olarak borçlanan belediye yetkilileri hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmeyen durumlarda 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun görevi kötüye kullanmaya ilişkin hükümleri uygulanır.
Belediye, varlık ve yükümlülüklerinin ayrıntılı bir şekilde yer aldığı mali tablolarını üçer aylık dönemler halinde İçişleri Bakanlığına, Maliye Bakanlığına, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına ve Hazine Müsteşarlığına gönderir.”
denilmektedir.
5393 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (e) fıkrasında yer alan “Belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketler, en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının yılı içinde toplam yüzde onunu geçmeyen iç borçlanmayı belediye meclisinin kararı, yüzde onunu geçen iç borçlanma için ise meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve İçişleri Bakanlığının onayı ile yapabilir.” hükmü gereği yüzde onu geçen iç borçlanma için meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve İçişleri Bakanlığının onayı gerektiği halde Bakanlığın onayı alınmamıştır. Ayrıca maddenin son fıkrasında da tarif edilen hususlara uyulmadığı taktirde hangi yaptırımların uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan mali tablo ve mali işlemlerin incelenmesinde de borç stoğunun doğru gösterilmediği tespit edilmiştir. 300 Banka Kredileri Hesabına kayıtların, bankaya yatan tutar kadar yapıldığı, banka kredilerinin faizlerinin muhasebe kayıtlarında tahakkukunun yapılmayıp faizin ödenmesi sırasında bilanço hesabı olmayan 630 Giderler Hesabıyla giderleştirildiği ve bu şekilde kurumun faiz dahil borç stok durumunun bilançodan tam ve doğru bir şekilde anlaşılamadığı görülmüştür. Bankalardan kullanılan kredilerin çekilen miktarının değil de kurumun banka hesabına yatan miktarının muhasebe kayıtlarına alınıyor olması, ilgili hesapların doğru ve güvenilir bilgi içermemesine sebep olmaktadır. Yine çekilen kredilerin faiz miktarları 381 Gider tahakkukları hesabına kaydedilmemektedir. Bu durum kurumun ne kadar faiz yükü altında bulunduğuna ilişkin doğru bilgiye ulaşılmasına engel oluşturmaktadır. Çekilen kredilerin 300 ve 400 Banka Kredileri Hesaplarına doğru ve tam olarak kaydedilmemesi ve bu kredilerin faizlerinin 381 ve 481 Gider Tahakkukları Hesabına hiç kaydedilmemesi, kurumun içinde bulunduğu borç yükünün doğru olarak tespit edilememesine sebep olurken, 5393 sayılı Belediye Kanununun 68’inci maddesini de işlevsiz kılmaktadır. Zira kurumun mali tabloları kurumun faiz dahil iç ve dış borç stok tutarına ilişkin bilgiyi tam ve doğru bir şekilde içermemektedir. Bankalardan kullanılan kredilerin tam ve doğru bir şekilde vadesine göre 300 veya 400 Banka Kredileri Hesaplarına kaydedilmesi, kredilerin faiz miktarları tahakkuk ettiğinde yine vadesine göre 381 veya 481 Gider Tahakkukları Hesabına kaydedilmesi, mali tabloların kurumun gerçek finansman durumunu göstermesi açısından gerekli olup ayrıca yasal bir zorunluluktur.
Bu itibarla, ilgili mevzuatına aykırı olarak borçlanma işlemi gerçekleştiren sorumlular hakkında, 5393 sayılı Belediye Kanununun 68’inci maddesi kapsamında gerekli soruşturma ve cezai işlemlerin yapılmasını teminen konunun....... Bakanlığına yazılmasına oy birliğiyle karar verildi.