Gelir Vergisi
A) …’ün, üçüncü derece engellilik indirimi yerine ikinci derece engellilik indiriminden yararlandırılması sebebiyle gelir vergisi hesabında engellilik indiriminin hatalı uygulanması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak,
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 3’üncü maddesiyle değişik “Engellilik İndirimi” başlıklı 31’inci maddesinde,
“Çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Engellilik indirimi,
- Birinci derece engelliler için 440.000.000 lira
- İkinci derece engelliler için 220.000.000 lira,
- Üçüncü derece engelliler için 110.000.000 liradır.
Engellilik derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir. “denilmiştir.
27.12.2016 tarihli ve 29931 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 296 seri Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2017 yılında uygulanacak olan engellilik indirimi tutarları, birinci derece engelliler için 900 TL, ikinci derece engelliler için 470 TL ve üçüncü derece engelliler için 210 TL olarak belirlenmiştir.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’in,
Özürlü sağlık kurulu raporunun geçerlilik süresi başlıklı 13’üncü maddesinde,
“(1) Özürlü sağlık kurulu raporunun sürekli olup olmadığı ile süreli raporlarda raporun geçerlilik süresi mutlaka belirtilir.
(2) Özürlü sağlık kurulunca kişinin özür durumunun sürekli olduğuna karar verilmesi durumunda, özürlü sağlık kurulu raporunun ilgili bölümünde bu durum belirtilir. Ancak özür durumunun değişmesi halinde, kişinin talebi üzerine rapor ve buna bağlı kişinin özür oranı yeniden belirlenir.
(3) Özürlü sağlık kurulunca özürlünün özür durumunun sürekli olmadığına karar verilmesi halinde de bu husus ilgili bölümde belirlenerek özürlü sağlık kurulu raporunun geçerlilik süresi belirtilir. Zaman içinde değişebilen veya kontrolü gerektiren hastalıklar, hastanın önceki özürlü sağlık kurulu raporu da kurula sunularak, özürlü sağlık kurulunun belirleyeceği süre içinde yeniden görüşülür ve karara bağlanır.
(4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre alınmış olan sürekli raporlar ile süreli raporların geçerlilik süresi dolmadan tekrar rapor alınmak istenmesi durumunda, mükerrer rapor tanzimini önlemek maksadıyla, ilgililerin daha önce özürlü sağlık kurulu raporu alıp almadıklarına ilişkin beyanı istenir. İlgilinin beyanı üzerine veya bir başka şekilde, evvelce özürlü sağlık kurulu raporu verilmiş olduğunun tespiti halinde tekrar rapor verilmez. Kullanım amacına uygun olarak düzenlenmiş ve bu Yönetmelik hükümlerine göre alınmış olan sürekli raporlara sahip kişilerden kurumlarca yeniden rapor istenilmez.”
Kazanılmış haklar başlıklı 18’inci maddesinde ise,
“(1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce, özürlüler için düzenlenmiş sağlık kurulu raporlarıyla belirlenmiş olan özür oranları, çalışma gücü kayıp oranları, vücut iş görme gücü kaybı oranları, tüm vücut fonksiyon kaybı oranları geçerli olup bu oranlara dayanılarak sağlanmış sosyal destek ve yardım hizmetlerinin sürdürülebilmesi için yeniden özürlü sağlık kurulu raporu düzenlenmez.
(2) Ancak, süreli verilen raporlar ile ilgili olarak hastaneye yeniden sevk işlemi uyarınca veya herhangi bir sebeple yeni bir rapor istenmesi durumunda, özür oranları, bu Yönetmelik hükümlerine göre yeniden belirlenir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yapılan incelemede, …’ün 11.01.1983 tarihli sağlık kurulu raporunun alındığı tarihte geçerli olan mevzuata göre, % 50 oranındaki çalışma gücü kaybı nedeniyle ikinci derece engellilik indiriminden yararlandırılmaya başlandığı görülmüştür. Ancak, 193 sayılı Kanunda 2003 yılında yapılan değişiklikle birlikte çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayıldığından, 1983 yılında alınan sağlık kurulu raporunda, %50 oranında çalışma gücü kaybı bulunduğu …’ün engellilik indiriminin 2003 yılından itibaren üçüncü derece esas alınarak uygulanması gerekirken hatalı olarak ikinci derece dikkate alınarak uygulanması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği tespit edilmiştir.
Bu itibarla, …’ün üçüncü derece engellilik indirimi yerine ikinci derece engellilik indiriminden yararlandırılması sebebiyle gelir vergisi hesabında engellilik indiriminin hatalı uygulanmasından kaynaklanan … TL kamu zararının,
… TL’sinin, Harcama Yetkilisi … (… Daire Başkanı) ile Gerçekleştirme Görevlisi …’e (… Şube Md. V.),
… TL’sinin Harcama Yetkilisi … (… Daire Başkanı V.) ile Gerçekleştirme Görevlisi …’a (… Şube Müdürü)
Müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine, oybirliğiyle karar verildi.
B) …’a yapılan ücret ödemesinde, gelir vergisi matrahı hesaplanırken özel sağlık sigortası indiriminin fazla uygulanması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak,
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Gerçek ücretler” başlıklı 63’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının (3) numaralı bendinde, sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla, ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50’si ile ölüm, kaza, sağlık, hastalık, engellilik, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin (İndirim konusu yapılacak primler toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz.) ücretin gerçek safi değerinin tespitinde indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Ancak, anılan hükümde geçen “elde edilen ücret” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği hususu ise 85 seri Gelir Vergisi Sirkülerinin “8.2. Ödenen Şahıs Sigorta Primlerinin Ücret Matrahının Tespitinde İndirimi” başlıklı bölümünde, işveren tarafından çalışana hizmeti karşılığında ödenen aylık (maaş), prim, ikramiye, sosyal yardımlar ve zamlar gibi vergiye tabi sürekli nitelikteki ödemelerin brüt tutarlarının toplamı olarak açıklanmıştır.
Buna göre, …’un ücret matrahından indirim konusu yapılabilecek özel sağlık sigortası tutarı hesaplanırken, sadece aylık tutar, ek gösterge aylığı, taban aylık, kıdem aylık ve yan ödeme gibi vergiye tabi sürekli nitelikteki ödemelerin dikkate alınması gerekirken, özel hizmet tazminatı ve 666 sayılı KHK ile yapılan ek ödeme gibi gelir vergisine tabi olmayan ücret unsurlarının da dikkate alınması nedeniyle, indirim konusu yapılan % 15’lik tutarın fazla hesaplanması sonucu … TL kamu zararına neden olunduğu tespit edilmiştir.
Bu itibarla, …’a yapılan ücret ödemesinde, gelir vergisi matrahı hesaplanırken özel sağlık sigortası indiriminin fazla uygulanmasından kaynaklanan … TL kamu zararının,
Harcama Yetkilisi … (… Daire Başkanı) ile Gerçekleştirme Görevlisi …’e (… Şube Md. V.)
Müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine, oy birliğiyle karar verildi.