İdari Para Cezası
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesilen idari para cezasının Kurum bütçesinden ödenmesine rağmen cezaya sebebiyet veren sorumlulara rücu edilmemesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak,
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine 04/04/2015 tarih ve 6645 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile eklenen paragrafta “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan sigortalıların hizmet bilgilerinin 100 üncü madde kapsamında Kurumca oluşturulan yazılım programına bilgi girişi yapması gereken işyerlerince, Kurumca belirlenen süre içinde elektronik ortamda Kuruma hiç gönderilmemesi hâlinde sigortalı başına aylık brüt asgari ücretin beşte biri, geç gönderilmesi hâlinde ise sigortalı başına aylık brüt asgari ücretin onda biri tutarında, idari para cezası uygulanır. Ancak, idari para cezası ilgili yılın aralık ayında geçerli olan brüt asgari ücretin yirmi dört katını geçemez.” denilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun,
Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında,
“Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.”
Kişisel sorumluluk ve zarar başlıklı 12’nci maddesinde ise,
“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.
Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.
Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. …” hükümlerine yer verilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31’inci maddesinde, bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu, “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinin birinci fıkrasında, bütçelerden harcama yapılabilmesinin harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkün olduğu, ikinci fıkrasında ise, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu olduğu ifade edilmiştir.
Yine, anılan Kanunun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrasında kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlanmış olup, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde ise, kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi kamu zararı olarak değerlendirilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sonucu Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Yüksek Kuruma tahakkuk ettirilen idari para cezasının bu cezaya sebebiyet veren kişiler tarafından karşılanması gerekmektedir. Öte yandan, uygulamada bu cezanın Kurum bütçesinden ödendiği ve ilgili harcama biriminin en üst yöneticisi konumunda olan harcama yetkilisi tarafından bu cezaya sebebiyet veren kişiler hakkında gerekli rücu işlemlerinin başlatılmaması sonucu mevzuata aykırı davranıldığı tespit edilmiştir.
Bu itibarla, Yüksek Kurum Bütçesinden ödenen idari para cezası ile ilgili olarak bu cezaya sebebiyet veren kişilere rücu edilmesi gerekirken rücu işleminin yapılmaması sonucu oluşan … TL tutarındaki kamu zararının,
İdare adına rücu işlemini başlatmayan Harcama Yetkilisi (… Daire Başkanı) …’a,
Münferiden, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine, oy birliğiyle karar verildi.