Eğitim Hizmeti Alımı
Üniversiteye ait Sürekli Eğitim Merkezi (…) bünyesinde düzenlenen Uzlaştırmacı Kursu için Cumhuriyet Savcısı …’dan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesinde doğrudan temin yöntemiyle uygulama dersi hizmeti alınması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak,
05.08.2017 tarih ve 30145 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin “Eğitim kuruluşlarına izin verilmesi” başlıklı 51’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan,
“Uzlaştırmacı eğitimi, üniversitelerin hukuk fakülteleri, Türkiye Barolar Birliği veya Türkiye Adalet Akademisi tarafından verilir. Bu kuruluşlar Bakanlıktan izin alarak eğitim verebilirler. İzin verilen eğitim kuruluşlarının listesi elektronik ortamda yayımlanır.”
Hükmü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 253’üncü maddesinde uzlaştırmacı eğitiminin kimler tarafından verileceği belirlenmiştir.
… Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliğinin 5’inci maddesinde Merkezin amacı, toplumun bütün kesimlerinin sürekli eğitim sürecinde yer alması için ihtiyaç duyulan her türlü eğitim programları, kurs ile sertifika programlarını düzenlemek ve bu şekilde Üniversitenin kamu, özel sektör ve uluslararası kuruluşlar ile işbirliğinin gelişmesine katkıda bulunmak olarak belirtildikten sonra 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde sırasıyla, “Merkezin amaçları doğrultusunda kurs ve seminerler düzenlemek” ve “kamu, özel sektör, ulusal ve uluslararası kuruluş ve kişilerin ihtiyaç duydukları alanlarda eğitim programları düzenlemek”, Merkezin faaliyet alanları arasında sayılmış bulunmaktadır.
Söz konusu yasal düzenlemelere dayanılarak … Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (…) tarafından, kursiyerlerden ücret alınmak kaydı ile uzlaştırmacı kursu düzenlenmiş ve kurs kapsamında yer alan derslerin verilmesi hizmeti de 4734 sayılı Kanunun 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine dayanılarak … Adliyesinde görevli Cumhuriyet Savcısı …’dan alınmıştır. Savunmalarda ifade edildiği üzere Cumhuriyet Savcısı … tarafından verilen uzlaştırmacı eğitimi dolayısıyla … toplam (174 saat X … TL) ….- TL gelir elde etmiş, ders veren …’a bu tutardan toplam brüt … TL ödeme yapılarak kalan tutar kurum hesaplarına aktarılmıştır. Bu durumda bir kamu zararından söz edebilmek için söz konusu hizmetin … tarafından daha ucuza temin edilebilir olduğunun kanıtlanması gerekir. Kaldı ki, ders veren kişiye yapılan ödemeler ders alanlar tarafından yapılan ödemelerle karşılanmıştır. Bahsi geçen Uzlaştırmacı kursunu …’in düzenlemeye yetkisinin olup olmadığının ve anılan kurs kapsamında verilen derslerin Cumhuriyet Savcısından 4734 sayılı Kanunun 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince temin edilip edilemeyeceğinin somut olayda kamu zararının oluşup oluşmadığı ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, ortada …’in yapması gerekenden daha fazla bir harcama yaptığını gösterir bir tespit mevcut değildir.
Açıklanan nedenlerle söz konusu hizmet alımı ile ilgili olarak somut bir kamu zararı hesabı mevcut olmadığından konu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına, Üyeler … ve …’nun karşı oyları ile ve oy çokluğuyla, karar verildi.
Azınlık Görüşü:
Üyeler … ve …’nun karşı oy gerekçesi,
“2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 3’üncü maddesinde, öğretim elemanları, yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileri olarak tanımlanmış ve anılan Kanunun 31’inci maddesinde, üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim - öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tanınmış kişilerin, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilecekleri ve öğretim görevlilerinin, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilecekleri veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti karşılığında veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilecekleri belirtilmiştir.
Yine aynı Kanunun 58’inci maddesinin (d) bendinde, sürekli eğitim merkezleri gibi döner sermaye gelirleri olan yükseköğretim kurumlarında üretilen mal ve hizmet gelirlerinden elde edilen döner sermaye gelirlerinin bu gelirlere katkısı bulunan öğretim elemanlarına dağıtılacağı belirtilmiştir.
Buna göre, Savcı …’a yapılan ödemenin savunmalarda iddia edildiği gibi döner sermayeye katkı payı olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle …’ın 2547 sayılı Kanunun 31’inci maddesinde belirtildiği şekilde … Üniversitesi’nde istihdam edilmesi gerekmekte olup, uygulamada böyle bir istihdam durumu söz konusu olmadığından, kendisine döner sermaye bütçesinden katkı payı şeklinde bir ödemede bulunulması mümkün bulunmamaktadır. Kaldı ki, savunmalarda adı geçen Savcıya yapılan ödemenin döner sermayeye katkı payı mahiyetinde olduğu belirtilmekle birlikte, uygulamada 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bir hizmet alımı yapılmıştır.
Yine, savunmalarda, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 2017 yılında …Adliyesinde tek Uzlaştırma Savcısı olarak görev yapan …’ın uygulamalı eğitimler için yeterli olduğunu bildirmesi ve önermesi sebebiyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda kendisinden eğitim hizmeti alındığı iddia edilmekle birlikte, söz konusu izin yazısı, uzlaşma konusunda kurslarda eğitim hizmeti verilebilmesine ilişkin değil, toplantı, konferans ve basın açıklaması gibi araçlarla toplumun uzlaşma müessesesi hakkında bilgilendirilmesine yönelik olduğundan, yapılan savunmanın bu yönüyle de dikkate alınması mümkün değildir.
Diğer taraftan, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun “Başka iş ve görevler” başlıklı 48’inci maddesinde, “Hâkim ve savcılar, bilimsel araştırma ve yayınlarda bulunabilirler. Davet edildikleri veya yetkili makamlarınca görevlendirildikleri, ulusal ve uluslararası kurul, kongre, konferans ve benzeri bilimsel toplantılarla meslekleri ile ilgili diğer toplantılara, görevlerini aksatmamak koşulu ile katılabilirler. Mesai gün ve saatlerinde bu tür toplantılara katılmak izne tâbidir.
Bu konuda Devlet memurları hakkındaki hükümler uygulanır.
Hâkim ve savcılar, Adalet Bakanının izin vermesi koşuluyla adalet yüksekokulları ile hizmet öncesi, hizmet içi ve bir üst göreve hazırlama kurslarında meslek ile ilgili konularda ders ve konferans verebilirler.
Hâkim ve savcılar, kanunlarda belirlenenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev alamazlar, kazanç getirici faaliyetlerde bulunamazlar. Eşlerinin, reşit olmayan veya kısıtlanmış çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini Adalet Bakanlığına onbeş gün içinde bildirmekle yükümlüdürler.”
Denilmek suretiyle, hakim ve savcıların kanunlarda belirlenenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev alamayacakları ve kazanç getirici faaliyetlerde bulunamayacakları hüküm altına alınmıştır. Bu madde aynı zamanda hakim ve savcılardan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine istinaden eğitim hizmeti teminine cevaz verilmediğinin bir göstergesi niteliğindedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, … Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (…) bünyesinde düzenlenen Uzlaştırmacı Kursu için 2547 sayılı Kanunun 31’inci maddesi hükmüne uygun olarak yapılacak bir görevlendirme ile Savcı …’ın görevlendirilmesi ve 2802 sayılı Kanunun 48’inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükmü gereği 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89’uncu ve 176’ncı maddeleri uyarınca kendisine ek ders ücreti ödenmesi gerekirken buna uyulmayarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesinde kendisinden doğrudan temin yöntemiyle uygulama dersi hizmeti satın alınması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, sorgu konusu edilen … TL kamu zararının raporda adları geçen sorumlularına ödettirilmesi gerekmektedir.”