AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİİKİNCİ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 30965/12
Levent ŞENGEL ve Diğerleri / Türkiye
Başkan
Jon Fridrik Kjølbro,
Hâkimler
Marko Bošnjak,
Valeriu Griţco,
Egidijus Kūris,
Arnfinn Bårdsen,
Darian Pavli,
Saadet Yüksel,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismith’in katılımıyla 25 Ağustos 2020 tarihinde Daire halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
11 Nisan 2012 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranların listesi ekte yer almaktadır. İkinci başvuran Göksel Şengel, birinci ve üçüncü başvuranın oğludur.
2. Dava konusu olaylar, başvuranlar tarafından sunulduğu şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. 10 Mayıs 2004 tarihinde olayın gerçekleştiği tarihte 6 yaşında olan ikinci başvurana kaldırımda yürürken bir araba çarpmıştır. Sağlık raporuna göre kaza esnasında başvuranın bacağı kırılmıştır.
1. Ceza Yargılaması
4. Olaydan kısa bir süre sonra, ikinci başvurana çarpan aracın sürücüsü olan M.D. hakkında ceza soruşturması başlatılmıştır. Sürücü, taksirle yaralamaya neden olmakla suçlanmıştır. Birinci başvuran Levent Şengel, yargılamaya taraf olarak katılmıştır.
5. Gebze Asliye Ceza Mahkemesi, 6 Mart 2007 tarihinde, M.D.’nin suçunu sabit görmüş ve hakkında para cezasına hükmetmiştir.
6. Yargıtay, 14 Aralık 2010 tarihinde, davaya konu suç hakkındaki kovuşturmanın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. Başvuranlar, Yargıtay’ın vermiş olduğu kararı, 12 Ekim 2011 tarihinde, tazminat davası esnasında öğrendiklerini iddia etmişlerdir (aşağıya bakınız).
2. Hukuk Yargılaması
7. Birinci ve üçüncü başvuran, 2 Temmuz 2004 tarihinde, Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde kazaya karışan aracın sahibi şirket ve bu aracın sigorta şirketine karşı tazminat davası açmışlardır. Birinci ve ikinci başvuran, maddi tazminat olarak sırasıyla 10.000 TL ve 100 TL talep etmişlerdir. Başvuranlar, ayrıca, 30.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
8. Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi, 8 Kasım 2013 tarihinde, kararını vermiş ve sürücünün ikinci başvuranın yaralanmasında kısmen kusurlu olduğuna ve kazaya kasten sebep olmadığına hükmetmiştir. İkinci başvuranın kazadan sonra tamamıyla iyileştiğini göz önüne alarak mahkeme, birinci ve ikinci başvuranın maddi tazminat taleplerini, faiz talepleriyle birlikte, kabul etmiştir. Mahkeme, aynı şekilde, başvuranlara toplam 15.000 TL (yaklaşık 5.000 avro) manevi tazminat artı faiz ödenmesine hükmetmiştir
9. Taraflardan hiçbiri ilk derece mahkemesinin kararına karşı temyiz başvurusunda bulunmamış ve söz konusu karar 6 Mart 2014 tarihinde kesinleşmiştir.
ŞİKÂYETLER
10. Başvuranlar, Sözleşme'nin 6 § 1 kapsamında, ceza yargılamasının uzunluğu hakkında şikâyetçi olmuşlardır.
11. Başvuranlar, ayrıca, Sözleşme’nin 2, 6 § 1, 13 ve 14. maddeleri ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında, ceza yargılamasının zaman aşımına uğrayarak düşürülmesi nedeniyle ikinci başvurana çarpan kişinin hiçbir ceza almamasından şikâyetçi olmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRMEA. Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi
12. Mahkeme, öncelikle, somut davadaki ceza yargılamasının Yargıtay’ın vermiş olduğu kararla birlikte 14 Aralık 2010 tarihinde sona erdiğini ve başvurunun 11 Nisan 2012 tarihinde yapılmış olduğunu not kaydetmektedir. Bununla birlikte, başvurunun bu kısmı aşağıda gösterilen nedenlerden dolayı her halükârda kabul edilemez olduğundan başvuranların 6 aylık süre sınırına uyup uymadıklarını incelemeye gerek yoktur.
13. Başvuranların söz konusu ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında adil yargılanma haklarının ihlal edildiği hususunda şikâyetleri bakımından, Mahkeme, Sözleşme’nin üçüncü kişilerin bir suç nedeniyle kovuşturulması veya cezalandırılması için herhangi bir hak sağlamadığını yinelemektedir (bk. Perez/Fransa [BD], no. 47287/99, § 70, AİHM 2004‑I Fransa [BD], no 47287/99, § 70, AİHM 2004-I). Dolayısıyla, bir suçun mağduru, sadece, tazminat almak veya medeni haklarını başka şekilde korumak amacıyla fail aleyhindeki ceza yargılamasında taraf olarak yer almışsa, söz konusu yargılamayla bağlantılı olarak adil yargılanma haklarını ileri sürebilir (bk. örneğin Hafikli/Türkiye (k.k.), no. 13394/12, 30 Ağustos 2016). Mahkeme, söz konusu tarihte yürürlükte bulunan Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nun sivil taraflara ceza yargılaması sırasında tazminat talebinde bulunma olanağı vermiş olmasına karşın (bk. Beyazgül/Türkiye, no. 27849/03, §§ 36 ve 39, 22 Eylül 2009), dava dosyasında, ceza yargılamasına sivil taraf olarak katılan tek başvuran olan Levent Şengel’in bu yargılanma sonuçlanmadan önce bu yönde bir talepte bulunduğunu gösteren herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
14. Mahkeme, bu koşullarda ve bu konudaki yerleşik içtihadına dayanarak, başvurunun bu kısmının konu bakımından yetki yönünden (ratione materiae) Sözleşme hükümleriyle bağdaşmadığına ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir (bk. yukarıda anılan Hafikli).
B. Diğer Şikâyetler
15. Başvuranlar, ulusal adli makamların, zamanaşımına uğraması nedeniyle ceza yargılamasının düşmesi sonucu sürücüyü mahkûm etmemesinin Sözleşme’nin 2, 6 § 1, 13 ve 14. maddeleri ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesini ihlal ettiğini iddia etmişlerdir.
16. Mahkeme, yerel adli makamların, kazanın kaldırımda yürüdüğü esnada 6 yaşındaki başvurana çarpan sürücünün ihmali sonucunda gerçekleştiğini ve kasten olmadığını tespit ettiklerini gözlemlemektedir. Mahkeme, başvuranların itiraz etmediği bu tespitten ayrılmak için hiçbir neden görmemektedir.
17. Mahkeme, ikinci başvuranın yaralanmasının hayatını tehdit edecek bir nitelikte olmadığını ve bu yaralamaya neden olan koşulları göz önünde bulundurarak, başvuranların şikâyetlerinin bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğunu değerlendirmektedir. Mahkeme, Sözleşme’nin olaylar açısından mutlaka bir ceza hukuku yolu gerektirmediğini ve başvuranların, hukuk ve/veya idare mahkemeleri önünde başvurabilecekleri etkili bir hukuk yolu bulunması halinde de söz konusu madde koşullarının yerine getirilebileceğini hatırlatmaktadır (bk., bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Anna Todorova/Bulgaristan, no. 23302/03, § 73, 24 Mayıs 2011; Ciechońska/Polonya, no. 19776/04, § 66, 14 Haziran 2011; Gençarslan/Türkiye (k.k.), no. 62609/12, 14 Mart 2017; ve Nicolae Virgiliu Tănase/Romanya ([BD], no. 41720/13, §§ 161-163, 25 Haziran 2019).
18. Mahkeme, ayrıca, başvuranların Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde hukuk yoluna başvurduklarını ve söz konusu mahkemenin olayları ve kazanın taraflarının sorumluluğunu tespit ettiğini ve başvuranlara telafi imkânı sunduğunu gözlemlemektedir. Mahkeme, başvuranların söz konusu hukuk yargılamasının etkililiğine ve kendilerine ödenmesine hükmedilen tazminat miktarına itiraz etmediklerini ve bunun da Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği kararı temyize götürmediklerinden anlaşıldığını not etmektedir.
19. Mahkeme, yukarıda belirtilen hususlar ve benzer davalara ilişkin verdiği kararları (bk., örneğin, Sansal/Türkiye (k.k.), no. 28732/09, §§ 46-51, 2 Eylül 2014 ve Kaya ve Diğerleri/Türkiye (k.k.) no. 67385/09, §§ 28-31, 24 Mayıs 2016) göz önünde bulundurarak, başvuranların şikâyetlerinin açıkça dayanaktan yoksun olduğunu ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi uyarınca kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiğini değerlendirmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 17 Eylül 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Stanley NaismithJon Fridrik Kjølbro
Yazı İşleri Müdürü Başkan
Ek
Sırano.
Başvuranın Adı
Doğum tarihi
Uyruğu
İkamet Adresi
1
Levent
ŞENGEL
27.06.1974
T.C.
Kocaeli
2
Göksel
ŞENGEL
03.02.1998
T.C.
Kocaeli
3
Sabriye
ŞENGEL
25.07.1978
T.C.
Kocaeli
Full & Egal Universal Law Academy