AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 13336/09
Yılmaz ŞENLİK / Türkiye ve diğer 5 başvuru
(ekteki listeye bakınız)
Başkan,
Nebojša Vučinić,
Hâkimler,
Paul Lemmens,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 19 Aralık 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Ekteki listede gösterilen çeşitli tarihlerde yapılan yukarıdaki başvuruları göz önüne alarak,
Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere karşılık olarak başvuranlar tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranlar Türk vatandaşlarıdır. İsimleri, doğum tarihleri ve ikamet adresleri ekte yer almaktadır.
2. Başvuranlar, İzmir Barosuna bağlı Avukat D. Eser tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuranlar, farklı arazilerin sahipleriydi. Karayolları Genel Müdürlüğü (bundan böyle “Müdürlük” olarak anılacaktır), 1988 ve 1994 yılları arasındaki farklı tarihlerde ihtilaf konusu arazileri kamulaştırmaya karar vermiştir. Ancak, başvuranlara, kamulaştırma kararları resmi olarak bildirilmemiştir.
5. Müdürlük 1993 ve 1999 yılları arasındaki farklı tarihlerde yol yapımı için araziyi kullanmaya başlamıştır.
6. Başvuranlar 22 Nisan 2005 tarihinden itibaren, Müdürlüğe karşı hukuk mahkemeleri nezdinde davalar açmış ve arazilerine kamulaştırmasız el atıldığı için tazminat talep etmişlerdir.
7. İlk derece mahkemeleri, 2005 ve 2007 yılları arasındaki farklı tarihlerde başvuranların temsilcisinin katılımıyla duruşma yapmış ve başvuranlara, yasal faiz eklenmek suretiyle tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Başvuranlar söz konusu kararları temyiz etmemiştir. Ancak, Müdürlük temyiz etmiştir. Yargıtay, söz konusu kararları onamış ve daha sonra Müdürlüğün düzeltme taleplerini reddetmiştir. Dolayısıyla, söz konusu kararlar 2006 ve 2008 yılları arasındaki çeşitli tarihlerde kesinleşmiştir.
8. İlk derece mahkemeleri tarafından verilen nihai kararların tebliğinden sonra, başvuranlar söz konusu kararların nüshalarını İzmir İcra Dairesine sunmuş ve icra işlemlerini başlatmışlardır.
9. Müdürlük 19 Mart 2009 ve 13 Ocak 2010 arasındaki çeşitli tarihlerde yasal faizle birlikte tazminat için hükmedilen miktarları tam olarak ödemiştir.
10. Başvuruların ayrıntıları, ekteki tabloda yer almaktadır.
B. İlgili iç hukuk ve uygulama
11. Tazminat Komisyonuna ilişkin iç hukuk ve uygulamanın açıklaması (bk. aşağıda 20. paragraf) Demiroğlu ve Diğerleri/Türkiye ((k.k, no. 56125/10, 4 Haziran 2013) kararında yer almaktadır.
12. 3 Ekim 2001 tarihinde değiştirildiği şekliyle Anayasa’nın 46. maddesinin ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:
“ Madde 46:
...
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. ...
...
...herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.
13. İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 32(1) maddesi, icra dairesinin, para borcuna dair bir mahkeme kararının ibraz edilmesinden sonra borçluya icra emri çıkaracağını öngörmektedir. Aynı madde ayrıca, mahkeme kararı ile belirlenen para miktarının icra emrinde gösterileceğini öngörmektedir.
ŞİKÂYETLER
14. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, arazilerine kamulaştırmasız el atılması nedeniyle hükmedilen tazminatın ödenmesinde gecikme olduğundan şikâyetçi olmuşlardır.
15. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca, Anayasa’nın 46. maddesinde tanımlandığı üzere, ulusal mahkemelerin kamu borçlarına uygulanabilir olan azami faiz oranını uygulamamasının, mal ve mülk dokunulmazlığı haklarını ihlal ettiğinden şikâyetçi olmuşlardır.
16. Başvuranlar, tazminat için hükmedilen miktarların ödenmemesine ilişkin şikâyetleri konusunda hiçbir etkili hukuk yolunun bulunmaması nedeniyle Sözleşme’nin 13. maddesinin ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuşlardır.
17. Bununla beraber başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca, ulusal mahkemeler tarafından hükmedilen tazminat miktarlarının, kamulaştırmasız el atılan arazilerinin piyasa değerinden daha düşük olduğundan şikâyetçi olmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
18. Mahkeme İç Tüzüğü’nün 42 § 1 maddesi uyarınca, başvuruların benzer olgusal ve hukuki arka planları dikkate alındığında birleştirilmesi gerektiği kanaatindedir.
A. Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi Hakkında (kararın geç icrası)
19. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında, yetkililerin ulusal mahkemeler tarafından kendilerine ödenmesine hükmedilen tazminat miktarının ödenmesini geciktirmiş olmasından şikâyetçi olmuşlardır.
20. Hükümet 6384 sayılı Kanun uyarınca, Türkiye’de yargılamaların uzunluğuna, kararların geç icra edilmesine ve icra edilmemesine ilişkin başvuruların ele alınması amacıyla bir Tazminat Komisyonunun kurulduğunu kaydetmiştir. Hükümet dolayısıyla başvuranların Tazminat Komisyonuna herhangi bir başvuru yapmamış olmaları nedeniyle, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduklarını ileri sürmüştür.
21. Mahkeme, Hükümet tarafından da ortaya konulduğu üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) başvurusunda pilot karar usulünün uygulanmasını müteakip Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemiştir. Ardından, Mahkeme, Demiroğlu ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013) davasındaki kararında, başvuranların söz konusu yeni hukuk yoluna başvurmadıklarından, tüm iç hukuk yollarını tüketmedikleri gerekçesiyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Mahkeme bu kararı verirken özellikle, söz konusu yeni hukuk yolunun yetkililerin mahkeme kararlarını icra etmemesine ilişkin şikâyetler bakımından, muhtemel surette (a priori) erişilebilir ve makul bir çözüm sunacak nitelikte olduğunu düşünmektedir.
22. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasındaki kararında, Hükümete önceden tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları, yine de normal usul uyarınca inceleyebileceğini vurguladığını belirtmiştir.
23. Ancak Mahkeme, Hükümetin başvuranların 6384 sayılı Kanun ile tesis edilmiş olan yeni iç hukuk yoluna başvurmamış olmalarına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak, yukarıda anılan Demiroğlu davasında varmış olduğu sonucu yinelemektedir.
24. Mahkeme yukarıdaki hususlar ışığında, başvuruların bu kısmının, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle reddedilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.
B. Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi Hakkında (hükmedilen tazminat miktarlarına azami faiz oranın uygulanmaması)
25. Başvuranlar, arazilerine kamulaştırmasız el atılması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarlarına Anayasa’nın 46. maddesinde öngörüldüğü gibi azami faiz oranının uygulanmamasının, onları önemli ölçüde maddi kayba uğrattığından şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranlar bu konuda Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanmışlardır.
26. Hükümet bu argümana itiraz etmiştir.
27. Mahkeme, Sözleşme’nin 35 § 1 maddesi uyarınca, bir hususu ancak iç hukuk yollarının tüketilmesi sürecinde nihai karar tarihinden itibaren altı ay içerisinde sunulması halinde ele alabileceğini yinelemektedir. Mahkemenin, Hükümetin bu yönde bir itirazı olmaması durumunda dahi altı ay kuralının uygulanmasını iptal etme olasılığı bulunmamaktadır (bk., Belaousof ve Diğerleri/Yunanistan, no. 66296/01, § 38, 27 Mayıs 2004; Miroshnik/Ukrayna, no. 75804/01, § 55, 27 Kasım 2008 ve Toner/Birleşik Krallık (k.k.), no. 8195/08, 15 Şubat 2011).
28. Başvuranlar somut davalarda, hükmedilen tazminat miktarlarına uygulanan düşük faiz oranından şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranların arazilerine kamulaştırmasız el konulmasından dolayı hükmedilen tazminat miktarlarına uygulanabilir faiz oranı, 2005 ve 2007 yılları arasında ilk derece mahkemelerinin kararlarıyla belirlenmiş ve başvuranların hiçbiri, Yargıtay nezdinde söz konusu kararlara karşı temyiz başvurusunda bulunmamıştır. Bu doğrultuda, başvuranların şikayetine ilişkin nihai kararlar, ayrıntıları ekte verilmiş olan ilk derece mahkemelerinin kararlarıdır (bk., bu davaya uygulanabildiği ölçüde (mutatis mutandis), Sarıca ve Dilaver/Türkiye, no. 11765/05, §§ 31-32, 27 Mayıs 2010). Mahkemenin kanaatine göre, ilk derece mahkemelerinin kararlarını aynı tarihte başvuranların temsilcisinin huzurunda vermiş olduğu dikkate alındığında, başvuranların söz konusu kararların verildiği tarihlerde nihai kararlar hakkında bilgi sahibi olması gerekiyordu. Ancak somut başvurular Mahkeme’ye 2009 yılında farklı tarihlerde (bk. ekli liste), yani mahkeme kararlarının kesinleşmesinden itibaren altı ayı aşkın bir sürede yapılmıştır (bk., Şat/Türkiye, no. 34993/05, §§ 16-18, 14 Haziran 2011 ve Gerçek ve Diğerleri/Türkiye, no. 54223/08, §§ 16-18, 13 Aralık 2011).
29. Mahkeme yukarıdaki hususlar ışığında başvuruların bu kısmının vaktinde yapılmamış olduğu ve Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
C. Sözleşme’nin 13. maddesi hakkında
30. Bununla beraber başvuranlar Sözleşme’nin 13. maddesine dayanarak Türk hukukunda idareyi mahkeme kararlarını uygulamak ve borçlarını ödemek zorunda bırakabilecekleri hiçbir etkili hukuk yolu bulunmadığından şikâyetçi olmuşlardır.
31. Hükümet, başvuranların kararların geç icrasına ilişkin şikâyetleri için iç hukukta etkili hukuk yollarının tasarruflarında bulunduğunu iddia etmiştir. Bu nedenle Hükümet, Mahkemeyi somut davalarda Sözleşme’nin 13. maddesinin ihlal edilmediği yönünde karar vermeye davet etmiştir.
32. Mahkeme, 6384 sayılı Kanun ile oluşturulan Tazminat Komisyonunun, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi amaçları doğrultusunda yerel mahkeme kararlarının icra edilmemesi hakkında şikayette bulunmak için Sözleşme’nin 13. maddesi anlamında başvuranlara bir hukuk yolu sunduğunu hatırlatmaktadır (bk., Turgut ve Diğerleri/Türkiye (k.k.), no. 4860/09, §§ 59-60, 26 Mart 2013).
33. Dolayısıyla Mahkeme başvuruların bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
D. Diğer Şikâyet
34. Bununla beraber başvuranlar Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, ulusal mahkemeler tarafından hükmedilen tazminat miktarlarının, kamulaştırmasız el atılan arazilerinin piyasa değerinden daha düşük olduğundan şikâyetçi olmuşlardır.
35. Mahkeme, elinde bulunan tüm belgeler ışığında ve şikâyette bulunulan hususların yargı yetkisine girdiği ölçüde, bu şikâyetin Sözleşme veya Protokollerinde belirtilen hak ve özgürlüklerin ihlaline işaret etmediği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla Mahkeme söz konusu şikâyeti Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddeleri uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddetmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 18 Ocak 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıNebojša Vučinić
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Başvuru numarası ve tarihi
Başvuranın adı, doğum tarihi ve ikamet yeri
İlk derece mahkemesinin adı, karar tarihi ve numarası
Yargıtay kararının tarihi ve numarası (Müdürlüğün temyizinden/düzeltme talebinden sonra verilen)
Fiili ödeme tarihi
13336/09
Şenlik
10.02.2009
Yılmaz Şenlik
09.04.1959
Çanakkale
Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesi
31.10.2007
E:2006/289
K:2007/313
07.07.2008
E:2008/8538
K:2008/9358
11.01.2010
17901/09
Ergül
13.03.2009
Ümit Ergül
21.05.1948
Etem Ergül
05.01.1954
Müfit Ergül
22.02.1960
Volkan Ergül
14.07.1986
Funda Ergül
29.03.1993
İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi
12.12.2005
E:2005/393
K:2005/423
02.11.2006
E:2006/8465
K:2006/11453
19.03.2009
17907/09
Yıldır
13.03.2009
İhsan Yıldır
1933
İzmir
İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi
20.02.2006
E:2005/302
K:2006/59
15.02.2007
E:2006/13597
K:2007/1706
24.03.2009
18977/09
Elgay
27.03.2009
Cengiz Elgay
04.03.1946
İzmir
Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesi
28.06.2007
E:2006/312
K:2007/201
21.04.2008
E:2008/3366
K:2008/5196
31.12.2009
18978/09
Özalp ve Bölükbaş
27.03.2009
Güler Özalp
07.11.1964
Kuşadası
Duran Bölükbaş
03.07.1941
Marmaris
İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi
17.07.2007
E:2007/44
K:2007/304
26.05.2008
E:2008/6167
K:2008/6903
06.01.2010
23496/09
Baykal ve Diğerleri
02.04.2009
Erdoğan Baykal
15.02.1935
Doğan Baykal
30.04.1960
Seçil Karakuş
18.03.1974
Serpil Şenlik
1963
İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi
17.07.2007
E:2006/390
K:2007/301
03.04.2008
E:2008/2370
K:2008/4194
13.01.2010
Full & Egal Universal Law Academy