AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 58227/08
Orhan ŞENSOY ve Ayhan Timuçin ŞENSOY/ Türkiye
Başkan,
Julia Laffranque,
Yargıçlar,
Jon Fridrik Kjølbro,
Stéphanie Mourou-Vikström
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 21 Kasım 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 12 Kasım 2007 tarihinde yapılmış yukarıdaki başvuruyu ve 17 Kasım 2009 tarihinde verilen kararı göz önünde bulundurarak, davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere karşılık olarak başvuranlar tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak aşağıdaki kararı vermiştir.
OLAYLAR
1. Türk vatandaşı olan ve Ankara’da ikamet eden başvuranlar Orhan Şensoy ve Ayhan Timuçin Şensoy sırasıyla 1948 ve 1975 yıllarında doğmuştur. Mahkeme önünde Ankara Barosu’na kayıtlı Avukat B. Yegül tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. A. Davanın Koşulları
2. Davanın koşulları, taraflar tarafından ibraz edildiği şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. İmarbank’ın Bankalar Düzenleme ve Denetleme Kurulu (“Kurul”) ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (“TMSF”) tarafından devralınmasının ardından, başvuranlar 22 Aralık 2003 Pazartesi tarihinde Ankara İdare Mahkemesi önünde İmarbank’ın devredilmesinin ardından izlenecek prosedürlere ilişkin 2003/6668 kararın iptal edilmesi için yargılamaları başlatmıştır. Başvurunun tebliğ edildiği tarihte yargılamalar Danıştay önünde halen derdestti.
B. İlgili iç hukuk
4. İç hukuka ilişkin bir açıklama Turgut vd/Türkiye ((k.k.), no. 4860/09, §§ 19-26, 26 Mart 2013)kararında mevcuttur.
ŞİKÂYETLER
5. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesine dayanarak yargılama süresinin aşırı olduğunu iddia etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. BAŞVURANLARIN AYRILMASI
6. Mahkeme 19 Kasım 2009 tarihinde Erdem ve Egin Erdem/Türkiye (no. 28431/06), Saygı/Türkiye (no. 55559/07), Karadağ/Türkiye (no. 26427/08), Güney/Türkiye (no. 38143/08) ve Şensoy/Türkiye (no. 58227/08) isimli beş başvuruyu birleştirmeye karar vermiş, söz konusu başvurular hakkında kısmi kabul edilebilirlik kararı vermiş ve bunları Hükümete tebliğ etmiştir. Ancak Mahkeme söz konusu başvuruların ayrılması gerektiği kanaatindedir Dolayısıyla, somut başvurunun diğer başvurulardan ayrılmasına hükmetmiştir.
II. SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİ HAKKINDA
7. Başvuran, yargılama süresinin Sözleşme’nin 6 § 1. maddesinde belirtilen “makul süre” şartıyla bağdaşmamasından şikâyetçi olmuştur.
8. Hükümet, 6384 sayılı Kanun uyarınca, uzun süren yargılamalar ve kararların icra edilmemesi hususlarına ilişkin başvuruların ele alınması için bir Tazminat Komisyonunun kurulduğunu belirtmiştir. Bu doğrultuda Hükümet, başvuranın Tazminat Komisyonuna başvurmadığı gerekçesiyle iç hukuk yollarını tüketmediğini ileri sürmüştür: ilgili gerekçe, Turgut ve Diğerleri ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013) davasında da Mahkeme tarafından kabul edilmiştir.
9. Mahkeme, Hükümet tarafından belirtildiği üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından, Türkiye’de yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemektedir Ardından, Mahkeme yukarıda anılan Turgut ve Diğerleri davasındaki kararında, başvuranların iç hukuk yollarını, yani yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle yeni bir başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Bu kararı verirken Mahkeme özellikle, bu yeni hukuk yolunun önceden (a priori) erişilebilir olduğu ve yargılamaların uzunluğuna ilişkin şikâyetler için makul bir tazminat yolu sunabildiğini değerlendirmiştir.
10. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasındaki kararında, daha önce Hükümete tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları, normal usul uyarınca inceleyebileceğini vurguladığını belirtmiştir.
11. Ancak, Mahkeme, Hükümetin başvuranın 6384 sayılı Kanun ile tesis edilmiş olan yeni iç hukuk yoluna başvurmamış olmalarına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak, yukarıda anılan Turgut ve Diğerleri davasında varmış olduğu sonucu yinelemektedir. Mahkeme, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddeleri uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle söz konusu başvurunun reddedilmesi gerektiği sonucuna varmaktadır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Oy birliğiyle, başvurunun geri kalanının kabul edilemez olduğuna;
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 14 Aralık 2017 Perşembe tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy