Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-184 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 10-47/851-291
Karar Tarihi : 1.7.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖRLER: İsmail Atalay YOLCU, Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Shell & Turcas Petrol A.Ş.
Temsilcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sk. Bimar Plaza No:38/8 Balmumcu
Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : - Shell & Turcas Petrol A.Ş.
Karamancılar İş Merkezi Gülbahar Mah. Salih Tozan Sk.
No:18 B Blok Esentepe-Şişli / İstanbul
- Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile anlaşmalı 86 bayi 20
E. DOSYA KONUSU: Shell&Turcas Petrol A.Ş. (Shell&Turcas) ile 86 bayii
arasındaki anlaşmaların, süreleri sonuna kadar grup muafiyetinden
yararlandığının tespiti talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 25.02.2010/1748 tarih ve 1748 sayı ile giren
bildirim üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4 ve 5.
maddeleri hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 25.06.2010
tarih ve 2010-1-184/MM-10-139.İ.A.Y. sayılı Muafiyet Ön İnceleme Raporu,
28.06.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-130/221 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-47 sayılı
Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; Shell&Turcas ile bildirime konu 30
bayileri arasındaki dikey anlaşmaların;
- İlgili dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapusal hak ve/veya bayilik sözleşmelerinin
18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süreleri beş yılı aşanlar için 18.09.2010 tarihinde
kadar,
- Yine ilgili dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapusal hak ve bayilik sözleşmeleri
18.09.2005 tarihinden sonra yapılanlar için ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl
süreyle,
2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanacağı, görüşü ifade
edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 40
H.1. Taraflar
Türkpetrol ve Madeni Yağlar T.A.Ş. ile İngiliz Burmah Castrol firması tarafından
ortaklaşa kurulan Turcas Petrolcülük A.Ş. (Turcas), Tabaş Petrolcülük A.Ş. (Tabaş)
tarafından devralınmış olup 1999 yılında iki şirket Turcas Petrol A.Ş. unvanı altında
birleşmiştir.
10-47/851-291
2
Rekabet Kurulunun 02.02.2006 tarih ve 06-08/103-29 sayılı kararı ile izin verilen işlem
sonucunda ise Turcas Petrol A.Ş. ve The Shell Company of Turkey Ltd., Shell&Turcas
Petrol A.Ş. unvanlı ortak girişim şirketi çatısı altında faaliyetlerini birleştirmişlerdir.
EPDK tarafından hazırlanan 2009 yılı Petrol Piyasası Raporu’nun ilgili bölümüne göre,
Shell & Turcas’ın bayiler aracılığıyla yapılan satışlar bakımından benzin türlerinde 50
pazar payının %28,7; motorin türlerinde ise yaklaşık %17 düzeyinde olduğu
görülmektedir.
Dosya mevcudu bilgilere göre bildirime konu anlaşmalar, Shell&Turcas bayrağı altında
faaliyet gösteren 86 ayrı istasyonla ilgili olarak tam listesi bildirim formu ekinde yer
alan bayiler ile yapılmıştır. İnceleme sürecinde 19.03.2010 tarih ve 2440 sayı ile
Kurum kayıtlarına giren yazı ile başvuru eki bayi listesine iki bayi ile yapılan
anlaşmalar ilave edilmiştir. Bildirim formu ekli listesinde yer alan 86 ayrı istasyonla ilgili
olarak yapılan anlaşmalara ilişkin aşağıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler,
bahse konu iki istasyon ile ilgili yapılan anlaşmalar bakımından da geçerlidir.
H.2. İlgili Pazar 60
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Taraflar arasındaki “Bayilik Sözleşmesi”nin kapsamı göz önüne alınarak, bildirime
konu işlem çerçevesinde ilgili ürün pazarları “oto lpg dışında kalan otomotiv yakıtları”,
“oto-LPG” ve “madeni yağ” olarak belirlenmiştir.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Gerek beyaz akaryakıt ürünleri, gerekse oto-LPG ve madeni yağ dağıtım faaliyetlerinin
yurt çapında gerçekleştirilmesi ve ilgili hizmetler bakımından rekabet şartlarının
farklılaşmasına neden olacak bir unsur bulunmaması nedeniyle, coğrafi pazar olarak
“Türkiye” kabul edilmiştir.
H.3. Tespit ve Değerlendirme 70
H.3.1. Bildirim Kapsamındaki Anlaşmaların Konusu ve Niteliği
4054 sayılı Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar”
başlıklı 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı
olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaların, uyumlu
eylemlerin ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak
olduğunu hükme bağlamıştır. Diğer yandan, belirli türden dikey anlaşmaların Kanun’un
4. maddesindeki yasaklamadan muaf tutulmasına ilişkin olarak çıkarılan 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesinde üretim ve dağıtım
zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında 80
belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan
anlaşmalar dikey anlaşma olarak tanımlanmaktadır.
Esasen, akaryakıt sektöründe dikey anlaşmaların çeşitli şekillerde kuruldukları
görülmektedir. Bunlardan en yaygın olarak görülen anlaşma türünde, akaryakıt
istasyonu ya da istasyon inşasına elverişli arsa/arazi maliki bayi adayı ile dağıtıcı
arasında bayilik ilişkisinin kurulmasına esas teşkil eden bir protokol yapılmakta, söz
konusu protokolde yüklenilen taahhüde istinaden, malik tarafından dağıtıcı lehine ilgili
taşınmaz üzerinde uzun süreli kira ya da intifa hakkı tanınmasını müteakiben taraflar
arasında ayrıca bayilik sözleşmesi yapılmaktadır.
Bir başka anlaşma türünde de bayilik faaliyeti yürütmek isteyen ancak akaryakıt 90
istasyonu sahibi olmayan kişiler, malik ile anlaşarak taşınmaz üzerinde kira hakkı elde
10-47/851-291
3
etmekte, söz konusu kira hakkına istinaden herhangi bir dağıtıcı ile bayilik ilişkisi
kurulmaktadır. Bu süreçte, dağıtıcı ile prensipte anlaşılmasının ardından; dağıtıcı, bayi
adayı ve malik arasında üçlü bir protokol yapılmakta; söz konusu protokol gereğince
malik tarafından ilgili taşınmaz üzerinde dağıtıcı lehine intifa hakkı tanınmakta;
nihayetinde dağıtıcı ile taşınmaz üzerinde kira hakkını elinde bulunduran bayi
arasında da bayilik sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yine sektörde yaygın olarak görülen bir başka anlaşma türünde ise daha önce dağıtıcı
lehine ilgili taşınmaz üzerinde kira ya da intifa hakkı tanıyan malik ile dağıtıcı arasında
bayilik sözleşmesi yapılmakta ve istasyon bir müddet malik tarafından bayi sıfatıyla 100
işletilmektedir. Daha sonra malik ile dağıtıcı arasındaki sözleşme herhangi bir sebeple
sona erdiğinde, malik tarafından bulunan ve dağıtıcı tarafından onaylanan üçüncü bir
kişi bayilik faaliyetini devralmakta ya da işletme hakkı doğrudan dağıtıcı tarafından
üçüncü bir kişiye kullandırılmaktadır.
Kuşkusuz sektörde yukarıda sayılanlar dışında da çeşitli şekillerde kurulan ve
sürdürülen dikey ilişkiler bulunmakla birlikte, bildirime konu anlaşmalar sayılanlardan
üçüncü duruma uyar nitelikte anlaşmalardır.
Bildirim formunda yer verilen bilgilere göre, bildirim formu ekinde örnek mahiyetinde
sunulan dikey anlaşma: Shell&Turcas ile Ahmet ÇELİK arasında imzalanan ve Ahmet
ÇELİK’e ait Niğde ili merkez ilçesi Ahmetpınarı köyü, tapuda 2359 ada, 19KIII pafta, 110
10 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde Shell&Turcas lehine 15 yıl süreli kira hakkı
tanınmasına ilişkin 27.7.2001 tarihli kira sözleşmesi ve 22.11.2001 tarihli İşletme
Sözleşmesi ile kurulmuş olup 28.05.2003 tarihinde Ahmet ÇELİK ile yapılan İşletme
Sözleşmesi sonlandırılarak, anlaşmaya konu istasyon üzerinde aynı tarihte bu kez
Bıyıklar Petrol Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Bıyıklar) ile Shell&Turcas
arasında imzalanan İşletme Sözleşmesi ile bayilik ilişkisi sürdürülmüştür. Son olarak
Bıyıklar ile Shell&Turcas arasında imzalanan İşletme Sözleşmesinin süresi 27.5.2008
tarihinde düzenlenen zeyilname ile 28.5.2013 tarihine kadar uzatılmıştır.
Gerek 22.11.2001 tarihli gerekse 23.1.2007 tarihli bayilik (işletme) sözleşmelerinin 2.
maddelerinde “SATICI sözleşmenin devamı süresince satışa arz edeceği bütün petrol 120
ürünlerini yalnız “SHELL”’den satın almayı ve hangi sebeple olursa olsun
başkalarından satın almamayı kabul ve taahhüt eder.” hükmü yer almaktadır. Aynı
sözleşmelerin 8. maddelerinde de, bayiin akaryakıt istasyonunda Shell&Turcas’ın
yazılı onayını almadan, Shell&Turcas’tan başka kaynaklardan temin edeceği petrol
ürünlerini satmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu açıdan, bildirim formu ekinde örnek mahiyetinde sunulan sözleşmeler
doğrultusunda Shell&Turcas ile bayiler arasında imzalanan protokoller, bayilik
sözleşmeleri, emanet sözleşmeleri ve benzerleri ile bunlarla bağlantılı intifa hakkı ya
da uzun süreli kira hakkı kurulmasına ilişkin resmi senetler ve sözleşmeler, bayi
üzerine rekabet yasağı getiren dikey anlaşmalar niteliğinde olup 2002/2 sayılı 130
Tebliğ’de yer alan düzenlemelere tabidir.
H.3.2. Bildirime Konu Dikey Anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ Bakımından
Değerlendirilmesi
2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının anlaşma
konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın
almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı her
türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5 (a) maddesinde ise Tebliğ ile
tanınan muafiyetin, anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı
aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
10-47/851-291
4
Diğer yandan, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinin devamında ise dikey 140
anlaşmaların hangi hallerde bahse konu 5 yıllık süre sınırına tabi olmayacağına
yönelik olarak aşağıdaki istisna hükmüne yer verilmiştir:
“Alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi
ile birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı
çerçevesinde sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile
bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının
konusu olan bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü,
söz konusu tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet
etmeme yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz
konusu tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir. 150
Buna göre istisna hükmü, ancak iki koşuldan birinin gerçekleşmiş olması halinde
sağlanmış kabul edilecektir:
- Alıcının (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini sürdürdüğü tesisin mülkiyeti ya arazi ile
birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı
çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtım firması) ait olmalı,
- Ya da alıcı bu faaliyetini, sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir tesiste sürdürmelidir.
Shell&Turcas tarafından sunulan bildirim formunda, bir önceki bölümde yer verilen
örnek bayilik anlaşmasından hareketle, işletici-malik ile dağıtıcı arasında başlayan
dikey ilişkinin, daha sonra malikin işletmeden el çekmesi ve dağıtıcının kira hakkını 160
elinde bulundurduğu istasyon üzerinde yeni bir bayi ile işletme sözleşmesi imzalaması
halinde, bu yeni sözleşme ile birlikte kiraya veren, işletici ve dağıtıcının ayrı kişiler
olması nedeniyle üçlü ilişkiye döndüğü belirtilmekte; bu itibarla 2002/2 sayılı Tebliğ’in
5 (a) maddesinde düzenlenen istisnanın, bu yeni ilişkiye uygulanması gerektiği öne
sürülmektedir. Yine bu yönde, Tebliğ’in ilgili hükmü kapsamında bir ilişkinin üçlü
olması (malik, dağıtıcı, malik ile bağlantısız işletici) sebebiyle ilgili tapusal hak
süresince rekabet etmeme yükümlülüğünün uygulanabileceği, bu durumun önceden
ya da sonradan ortaya çıkması ile ilgili olarak herhangi bir farklılık öngörmediği iddia
edilmektedir.
Ancak bu iddianın kabul edilmesi halinde tapuya şerh edilmiş kira ya da intifa 170
sözleşmelerine dayanarak mevcut bayilik ilişkilerinin dağıtım şirketleri tarafından
herhangi bir gerekçeyle sonlandırılması ve 3. kişilerle bayilik sözleşmesi yapılmasının
önü açılmış olacağından; esasen rekabet yasağına dayalı dikey sözleşmeler
üzerindeki 5 yıllık sınırlama da fiilen uygulanamaz hale gelecektir.
Bu nedenle istisna hükmünün nasıl anlaşılması ve uygulanması gerektiği Dikey
Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 38. paragrafında özellikle açıklanmış ve şu ifadelere yer
verilmiştir; “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna, “öncelikle ve özellikle”
ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya da şahsi haklar
kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması ve bunu
müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da kullanma/yararlanma 180
hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik ilişkisinin kurulması ile
sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan; faaliyetlerin sona
erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya
çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz konusu değildir.”
Bu çerçevede Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan istisna hükmü esas itibarıyla
istasyon sahibinin dağıtıcıya en baştan itibaren yalnızca kira veya intifa hakkı tanıdığı
ve fakat taraflar arasında herhangi bir bayilik ilişkisinin bulunmadığı durumları
düzenlemektedir. Başka bir deyişle alıcının satışlarını, sağlayıcının alıcı ile bağlantısı
10-47/851-291
5
olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu
olan yerde gerçekleştiriyor olması koşulu ilişkinin başlangıcından itibaren 190
sağlanmalıdır.
Ancak bildirim konusu dikey anlaşmalarda, ilişkinin başlangıcında malikten alınan kira
veya intifa hakları bulunmakla birlikte malikler söz konusu istasyonlarda, işleticilik
hakkını devredene kadar bayilik faaliyetini de yürütmüşlerdir. Kılavuz’da açıkça yer
verilen hususlar çerçevesinde muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan bayilik
ilişkisinin bir başka gerçek veya tüzel kişiye devredilmiş olması nedeniyle dikey
anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkmış olması, muafiyetten yararlanılabilecek
sürenin uzamasına yol açmayacaktır. Dolayısıyla başvuru konusu dikey anlaşmaların
2002/2 sayılı Tebliğ’in 5 (a) maddesinde yer alan istisna hükmü kapsamında
değerlendirilmesi mümkün değildir. 200
Nitekim TOTAL/Akdağ dosyasında Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13.
Dairesi’nin E.2006/1604 sıra numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen
13.05.2008 tarihli ve K.2008/4196 sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeyi haklı
kılmaktadır. Söz konusu kararda, Total’in bayiiyle kurmuş olduğu hukuki ilişkinin yani
taraflar arasındaki dikey anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira sözleşmesi
olmak üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra şu ifadelere yer
verilmektedir:
“İşletme sözleşmesinin birer yıl süreli yapıldığı ve bu sözleşmenin 1.3.2005 tarihinde
Total tarafından tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmakla birlikte, kira sözleşmesinin
işletme sözleşmesine olan etkisi nedeniyle işletme sözleşmesi de kira sözleşmesiyle 210
birlikte 2017 yılı itibarıyla sona erecek bulunduğundan, taraflar arasında imzalanan
işletme sözleşmesinin süresinin belirsiz hale geldiği yolunda ciddi bulguya
ulaşılmaktadır.
Bu durumda, 2002/2 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca, belirsiz bir süre için veya beş
yıldan daha uzun bir süre için anlaşma yapılarak bayiye rekabet etmeme
yükümlülüğünün getirilmesi, anlaşmayı Tebliğ dışına çıkarabileceğinden, şikâyete
konu olan işletme sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine uygunluk
denetiminin yapılması gereklidir.”
Söz konusu karar dikkatle irdelenecek olursa; Yüksek Mahkeme’nin bayilik sözleşmesi
de dâhil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında sonradan oluşacak değişikliklerin değil, 220
anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun olarak kurulup
kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu çerçevede yapılması
gerektiğine işaret ettiği görülecektir. Bir başka deyişle; dikey anlaşmanın esaslı
unsurlarından olan bayilik sözleşmesinin sonlandırılması halinde dahi 2002/2 sayılı
Tebliğ ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine uygunluk değerlendirmesi yapılması
gerekirken, bayilik sözleşmesinin tarafının değişmesi halinde de uygunluk
değerlendirmesinin evleviyetle yapılması gerekmektedir.
Bir önceki bölümde yer verilen sözleşme hükümlerinden görüldüğü üzere, bahse konu
dikey anlaşmalar ile bayilerin faaliyetleri üzerine 2002/2 sayılı Tebliğ anlamında
rekabet yasağı getirilmekte olup söz konusu yasağın süresinin belirlenmesinde ise 230
gerek bayilik sözleşmeleri, gerekse Shell&Turcas lehine tesis edilen intifa hakkı, kira
hakkı ve benzeri etkiye sahip sözleşmelerin sürelerinin dikkate alınması
gerekmektedir.
Danıştay’ın mezkûr kararı ve bu karar üzerine Rekabet Kurulunun konuyla ilgili olarak
daha önce almış olduğu kararlar ile sabit olduğu üzere; intifa, tapuya şerh edilmiş kira
veya benzer etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme
10-47/851-291
6
yükümlülüğünün süresinin 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen 5 yıllık üst sınırı fiili
olarak aşmasına neden olmaktadır.
Diğer taraftan, 2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin
Açıklanmasına Dair Kılavuz’un 32. paragrafında yer alan açıklamalar doğrultusunda, 240
gerek bahse konu anlaşmaların niteliği, gerekse mevzuattan kaynaklanan
yükümlülükler dikkate alındığında, bildirimlere konu anlaşmalar bakımından rekabet
yasağına ilişkin hükümlerin anlaşmanın geri kalanından ayrılabilmesi mümkün
olmadığından, anlaşmaların beş yılı aşan süreler bakımından bir bütün olarak 2002/2
sayılı Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinden yararlanamayacağı sonucu ortaya
çıkmaktadır.
Öte yandan, 18.9.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş
yılı aşan dikey anlaşmaların 18.9.2010 tarihinde kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan
grup muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.9.2005 tarihinden sonra
yapılan dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı 250
Tebliğ ile düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır. Bu bakımdan, Shell&Turcas ile
bildirime konu bayileri arasındaki dikey anlaşmaların, dikey anlaşmalara esas teşkil
eden tapusal hak ve/veya bayilik sözleşmelerinin 18.9.2005 tarihi itibarıyla kalan
süreleri beş yılı aşanlar için 18.9.2010 tarihinde kadar; yine ilgili dikey anlaşmalara
esas teşkil eden tapusal hak ve bayilik sözleşmeleri 18.9.2005 tarihinden sonra
yapılanlar için ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
tanınan grup muafiyetinden yararlanacağı kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Shell&Turcas Petrol A.Ş. ile bayileri arasındaki dikey anlaşmaların, 260
1- İlgili dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapusal hak ve/veya bayilik sözleşmelerinin
18.9.2005 tarihi itibarıyla kalan süreleri beş yılı aşanlar için 18.9.2010 tarihinde kadar,
2- İlgili dikey anlaşmalara esas teşkil eden tapusal hak ve bayilik sözleşmeleri
18.9.2005 tarihinden sonra yapılanlar için ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl
süreyle
2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanacağına OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy