Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-2-68 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 14-11/207-91
Karar Tarihi : 20.03.2014
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER: Doç. Dr. Aydın ÇELEN, Ebru İNCE
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Mustafa ŞİŞLİOĞLU
Şemsettin Günaltay Cd. No:252 D:4
Sahrayıcedit, Kadıköy/İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : TECHEM Enerji Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Büyükdere Cad. Nevtron İş Merkezi No: 119
Kat : 8 Meciyeköy/Şişli İstanbul
İSTA Enerji Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.
Kısıklı cad. Sarkuysan Ak Iş Merkezi No:4 A Blok
D:1-A 34662 Altunizade/İstanbul
TERMOSAR Isı Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Yıldızevler Mah. 708 Sok. No 8/3 Çankaya/Ankara
HONEY-HOME Otomasyon Bilişim ve İnşaat Sanayi Ticaret
Ltd. Şti.
Şerifali Mah. Turgut Özal Bulvarı Hatboyu Cd. Meral Plaza
N:169 K:3 Ümraniye/İstanbul
DAF Enerji ve Sanayi Ticaret A.Ş.
Acıbadem Mahallesi Dost Ozan Sokak No.1/1
34718 Acıbadem Kadıköy/İstanbul
BRUNATA Enerji Sistemleri Ltd. Şti.
Bebek Arnavutköy Cad. Tolun Apt. No:31/1
34345 Arnavutköy/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Isı pay ölçüm cihazlarının satışı alanında faaliyet gösteren
teşebbüslerin, cihazlara şifre koymak suretiyle diğer teşebbüslerin ısı tüketim
değerlerini okumalarını engelledikleri iddiası.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 27.11.2013 tarih ve 7968 sayı ile
giren başvuru üzerine hazırlanan İlk İnceleme Raporu Rekabet Kurulu’nun 09.01.2014
tarih, 14-01 sayılı toplantısında görüşülmüş ve konuya ilişkin soruşturma açılmasına
gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla 14-01/23-M sayılı karar ile önaraştırma
açılmıştır. Bunun üzerine hazırlanan 10.03.2014 tarih ve 2013-2-68/ÖA sayılı rapor
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) G. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle, ısı pay ölçer cihazlarına ait okuma
hizmetinin cihazlardaki şifreleme nedeniyle yalnızca ilgili markanın yetkili bayileri
tarafından verilmesi suretiyle, satış sonrası okuma hizmetleri bakımından marka
14-11/207-91
2/11
özelinde tekel yaratıldığı ve ilgili firmanın inisiyatifinde belirlenen okuma bedelleri ile
karşı karşıya kalındığı iddia edilmiştir. Şikayetçi, merkezi ısıtma sistemine sahip
binalarına, 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve ilgili düzenlemelerin gereği olarak
Honeyhome Otomasyon ve İnş. Ltd. Şti.’nin (HONEYHOME) çözüm ortağı Evotek
Bilişim ve Otomasyon Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti.’ne Honeywell marka ısı pay
ölçüm sisteminin kurdurulduğunu; ısı pay ölçerlerin firmaya özel şifreli üretildiği ve bu
nedenle ısıtma giderlerinin kullanım miktarı esasına göre paylaştırılmasına yönelik
okuma hizmetinin yalnızca ilgili firma [HONEYHOME] tarafından verilebildiğini; firmanın
her okuma döneminde dayatmalı olarak belirlediği ücreti bina yönetimine fatura ettiğini;
okuma hizmetine yönelik yapılan piyasa araştırmasında cihazın markasının sorulduğu,
sonrasında ise sadece satıcısının okuyabileceğinin söylendiğini; cihazı satan firmaların
rantlarını sürekli kılmak için okuma tekelini ellerinde tuttuklarını; okuma hizmetinin cihaz
satışından bağımsız olarak rekabete açık olması ve marka farkı gözetilmeksizin bu
hizmetin farklı firmalardan alınabilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
(4) H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle, önaraştırma konusu iddialar ile
ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı ifade edilmiştir.
I. KONUYA İLİŞKİN BİLGİ ve İNCELEMELER
(5) Isı Gider Paylaşım Sistemleri Hakkında Genel Bilgi: Isı gider paylaşım sistemleri,
merkezi veya bölgesel ısıtmaya sahip binaların ısı giderlerinin bağımsız bölüm
kullanıcılarına tüketimleri ölçüsünde paylaştırılmasını sağlayan sistemlerdir. Isı gider
paylaşım sistemlerinin temel bileşenlerini ısı ölçüm cihazları oluşturmaktadır. Isı ölçüm
cihazları, merkezi veya bölgesel ısıtmaya sahip binalarda bağımsız bölümlerin belirli
dönem içerisindeki ısı tüketimlerini ölçmede ve kaydetmede kullanılan ürünlerdir. Isı
ölçüm cihazlarının temelde ısı pay ölçerler ve ısı sayaçları (kalorimetre) olarak
sınıflandırıldığı görülmektedir. Bu ürünlerin 2 yıllık garanti süresi ve ortalama 10 yıl
ekonomik ömrü bulunmaktadır.
(6) Isı pay ölçerler (heat cost allocator), üzerine veya giriş hattına yerleştirildiği
radyatörlerin harcadığı enerjiyi radyatörün karakteristik sıcaklığına ve radyatör yüzeyi
ile oda sıcaklığı arasındaki farka dayalı olarak, ısı sayaçları (heat meter) ise üzerine
yerleştirildiği ısıtma hattından geçen ısı enerjisi miktarını debi ve giriş dönüş arasındaki
sıcaklık farkına göre ölçen cihazlardır.
(7) Bir binada hangi ölçüm cihazının kullanılacağı büyük ölçüde binanın sistemine bağlı
olarak tayin edilmektedir. Kolektörlü (tek kolonlu/mobil) sisteme sahip binalarda
dairelere ısı tek bir hat üzerinden taşındığından, diğer bir ifadeyle sıcak su daireye tek
bir yerden girip çıktığından, her bir daireye ısı taşıyan hat üzerine yerleştirilen bir ısı
sayacı ile ilgili dairenin ısı tüketimi ölçülebilmektedir. Bu sisteme sahip binalarda
dairelerdeki her bir radyatör üzerine yerleştirilerek ısı tüketimini ölçen ısı pay ölçerlerin
kullanılması da mümkündür. Çok kolonlu sisteme sahip binalarda ise ısı dairelere
birden fazla hat üzerinden taşındığından, yani radyatörler farklı hatlardan
beslendiğinden, ısı sayacının kullanılması mümkün olamamaktadır. Bu sisteme sahip
binalarda ısı tüketimi ölçümü ısı pay ölçerler ile yapılmaktadır.
(8) Isı ölçüm cihazlarının temel işlevi, bağımsız bölümlerin ölçümün yapıldığı dönem
içerisindeki ısı enerjisi tüketim miktarlarını tespit etmektir. Bu tespitin ardından binaya
ilişkin ısı gideri, bağımsız bölümlere ölçülen değerler oranında pay edilmektedir.
Isınmanın gerçekleştiği aylarda, çoğunlukla aylık periyotlarda yapılan bu tüketim
miktarının tespit edilmesi işlemi sektörde “okuma” olarak adlandırılmaktadır. Okuma,
ilgili dönemdeki tüketimin tespit edilmesinin yanı sıra sistemin işleyişindeki, bozuk
14-11/207-91
3/11
cihaz, kurulum hatası, manipülasyon vs. aksaklıkların tespit edilmesine de imkan
sağlayan önemli bir adımı oluşturmaktadır.
(9) Okuma işlemi, manuel, kablolu veya radyo frekanslı (R/F) olarak yapılabilmektedir.
Manuel okuma, ısı ölçüm cihazların ekranlarından ilgili dönemdeki tüketimin okunması;
kablolu okuma, cihazların endeks değerlerinin cihazlara bağlı kablolar aracılığıyla bir
merkezde toplanması suretiyle okunması; R/F okuma ise içerisindeki radyo modülü ile
endeksleri sinyal olarak ileten ısı ölçüm cihazlarının okuma cihaz ve ekipmanları ile
bina içerisine girilmeden uzaktan okunmasıdır.
(10) Manuel okuma, her ne kadar gerek ısı sayaçları gerekse ısı pay ölçerler bakımından
sektörde mevcut çoğu cihaz için yapılabilecek nitelikte olsa da pratikte yalnızca ısı
sayaçları için kullanılabilir bir yöntem olarak görülmektedir. Manuel okumanın ısı pay
ölçerler bakımından kullanılabilir olmamasının temel nedeni, her bir dairede radyatör
sayısı kadar olan her bir ısı pay ölçerin üzerinden okunması işleminin gerek zaman alıcı
olması ve gerekse daire içerisine girilmesini gerektirmesidir. Pek çok daire sakini için 3.
kişilerin okuma işlemini yapmak üzere daire içerisine girmesi rahatsız edici bir
durumdur. Kaldı ki paylaştırmanın adil olması bakımından aynı gün içerisinde yapılması
gereken okuma işlemi için daire sakininin ilgili günde evde bulunması gerekmekte olup,
gecikmeye neden olacak hiçbir sorun yaşanmasa dahi özellikle çok daireli bloklarda
okuma için bekleme süresi rahatsız edici olabilecektir. Isı pay ölçerler bakımından
manuel okuma işlemi bu hizmeti veren yetkili için de oldukça meşakkatli ve zaman alıcı
olup, bu durum manuel okuma maliyetlerini yükseltmektedir. Isı sayaçları ise genellikle
daire girişine monte edilen ve tek bir cihazın okunması ile ilgili daireye ilişkin tüketim
değerinin tespit edilebildiği ölçüm cihazlarıdır. Daire girişinde yer alan ısı sayaçlarının
okunması bakımından daireye girmeye gerek olmamakta, her daire için tek bir cihazın
okunacak olması ile de ısı pay ölçerlere kıyasen okuma için gerekli zaman, dolayısıyla
maliyet önemli ölçüde azalmaktadır.
(11) Kablolu okuma da büyük ölçüde ısı sayaçları için uygulanabilir bir yöntemdir. Isı
sayaçlarındaki veriler sayacın bağlandığı iletişim kablosu aracılığıyla binada bir
merkeze taşınmakta, okuma verilerin bu merkezden bir bilgisayara aktarılması ile
yapılmaktadır. İlgili merkezin R/F yöntemi ile uzaktan okunması da mümkün
olabilmektedir. Dolayısıyla okuma işlemi için sayaçların tek tek gezilmesine gerek
kalmamakta, bu sürece ilişkin maliyet ortadan kalkmaktadır.
(12) R/F okuma ise ısı ölçüm cihazlarının ölçüm endekslerinin, bu cihazlarla radyo frekansı
üzerinden haberleşen data toplayıcı cihaz ve ekipmanlar tarafından sinyal olarak
uzaktan alınması yöntemidir. Isı pay ölçerler kablosuz ürünler olması hasebiyle okuma
R/F yöntemi ile ve büyük ölçüde el bilgisayarı gibi bir okuma aparatıyla cihazlardan
endekslerin sinyal olarak alınması daha sonra ilgili verilerin bu aparattan merkeze
aktarılmasıyla yapılmaktadır. Isı pay ölçerlerin kablolu okunması ise ancak verilerin
binada kurulu bir data toplayıcıya sinyal olarak iletilmesinden sonra ilgili data
toplayıcıdan bir kablo ile bilgisayara aktarım ile mümkün olmaktadır.
(13) Yukarıda açıklanan nedenledir ki ısı pay ölçerler bakımından esas olan R/F okuma iken
ısı sayaçları bakımından ise kablolu okuma ön plana çıkmaktadır. Bu noktada, kablolu
okumanın merkezde veriler toplandıktan sonra uzaktan okumayı mümkün kılan cihaz
ve ekipmanların da sisteme entegre edilmesiyle R/F okumaya elverişli hale
getirilebileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
(14) Isı sayaçlarında kablolu okuma önemli ölçüde sektörde genel kabul gören, standarda
bağlanmış bir uygulama olarak belirginlik kazanmaktadır. Şöyle ki 1997 yılında
standartlaştırılan M-bus (meter bus) açık haberleşme protokolü uyarınca M-bus
14-11/207-91
4/11
arayüzüne sahip ısı sayaçları merkezi otomasyon ile okunabilmektedir. M-bus
sisteminde binaların şaftlarından bir M-bus iletişim hattı çekilmekte, tüm sayaçlar M-bus
ana iletişim hattına paralel olarak bağlanmaktadır. M-bus ana iletişim hattı ise tek bir
girişle okuma merkezinde bulunan dönüştürücüye (convertor) bağlanmaktadır.
Dönüştürücü sayesinde tüm sayaçların bilgileri çok kısa sürede ve yüksek doğruluk
oranı ile okunmaktadır.
(15) M-bus sisteminde yer alan elemanların tamamı M-bus protokolüne uygun standartlarda
üretilmiş olup, söz konusu standartlaşma sektördeki firmaların birbiri ile uyumlu
çalışabilen cihaz ve ekipman üretebilmesini mümkün kılmaktadır.
(16) Isı pay ölçerler bakımından ise hâlihazırda genel kabul gören bir sektörel standartlaşma
söz konusu olmayıp, Avrupa’da sektörde yer alan kuruluşlardan oluşan OMS (Open
Metering System) Grup bünyesinde bu yönde bir çalışma devam etmektedir. Isı pay
ölçerler bakımından ısı sayaçlarında olduğu gibi genel kabul gören bir açık haberleşme
protokolünün bulunmaması gerek ısı pay ölçerlerin gerekse bu cihazların okunmasını
sağlamak üzere kurulan sistemlerin büyük ölçüde firmaların kendilerine ait yazılım ve
altyapısı temelinde kurulmasına neden olmaktadır. Diğer bir ifadeyle, farklı firmalarca
üretilen sistem elemanları birbirleri ile haberleşememekte, dolayısıyla firma
standartlarında üretilmiş ve ancak ilgili firmanın cihaz ve ekipmanı ile haberleşebilen
dolayısıyla ancak kendi markasını taşıyan cihaz ve ekipmanla okunabilen ürünler söz
konusu olmaktadır. Bu noktada M-bus protokolünün bazı üretici firmalar tarafından ısı
pay ölçerlere kablosuz (wireless) M-bus sistemi dâhilinde taşınarak bu sistemin yakın
dönemde uygulamaya alındığı, bu kapsamda ısı pay ölçerli sistemlerin de
bileşenlerindeki revizyonla açık okuma protolüne uygun hale getirildiğinin bu firmalarca
belirtildiği ifade edilmelidir. Kablosuz M-bus sistemi ısı pay ölçerler bakımından,
yukarıda bilgisi verilen kablolu okuma yapılması esasına dayanmaktadır. Ancak daha
önce de ifade edildiği üzere, bu uygulama gerek sektör tarafından genel kabul gören bir
açık haberleşme protokolüne dayanmaması, gerekse ürün ve diğer sistem bileşenlerine
yönelik ciddi dönüşüm maliyeti barındırdığından hâlihazırda sektörde sınırlı bir
kapsama sahiptir.
(17) Yasal Mevzuat: Isı gider paylaşım sistemleri ülkemiz gündemine büyük ölçüde, amacı
“enerjinin etkin kullanılması, israfının önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi
üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının ve
enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması” olan 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu
ile girmiştir. 2007 yılı Mayıs ayında yürürlüğe giren 5627 sayılı Kanun’un 7. maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Merkezî ısıtma sistemine sahip binalarda,
merkezî veya lokal ısı veya sıcaklık kontrol cihazları ile ısınma maliyetlerinin ısı
kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemler kullanılır. Buna aykırı
olarak hazırlanan projeler ilgili mercilerce onaylanmaz.” hükmü ile merkezi ısıtma
sistemine sahip binalara ısı gider paylaşım sistemlerinin kurulmasına yönelik yasal bir
zorunluluk getirilmektedir. Bu madde ile bağlantılı olarak Kanun’un geçici 6.
maddesinde ise “Bu Kanunun yayımı tarihinden önce mevcut olan binalar ile inşaatı
devam edip henüz yapı kullanım izni alınmamış olan binalar için, bu Kanunun 7.
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren beş yıl
süreyle uygulanmaz.” hükmüyle mevcut ve inşaatı devam eden merkezi ısıtmaya sahip
binalar bakımından ısı gider paylaşımı sistemine geçiş için 5 (beş) yıllık bir süre
öngörülmüştür. Ancak öngörülen süreler sonunda geçiş yapılmaması durumu ile ilgili
Kanun’un “İdari Yaptırımlar ve Uygulama” başlıklı 10. maddesinde herhangi bir yaptırım
düzenlenmemektedir. Zorunluluğun idari bir yaptırıma bağlanmamış olmasının da
etkisiyle anılan süre 2012 yılı Mayıs ayı itibarıyla dolmuş olmasına rağmen ısı gider
14-11/207-91
5/11
paylaşım sistemine geçişin %15’in altında kaldığı görülmüştür. Süreci hızlandırmaya
yönelik olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesindeki çalışmalar devam etmektedir.
(18) 5627 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen hükümleri merkezi sisteme sahip binaların ısı
gider paylaşımı sistemlerini kullanmasını öngörmektedir. Merkezi sistemin ise konuyla
bağlantılı olarak Kanun ve ikincil düzenlemeler aracılığıyla yaygınlaştırılmaya çalışıldığı
görülmektedir. Bu kapsamda 5627 sayılı Kanun’un 16. Maddesi ile 634 sayılı Kat
Mülkiyeti Kanunu’nun 42. maddesinde yapılan “toplam inşaat alanı iki bin metrekare ve
üzeri olan binalarda merkezi ısıtma sisteminin ferdi ısıtma sistemine dönüştürülmesi,
kat maliklerinin sayı ve arsa payı olarak oybirliği ile verecekleri karar üzerine yapılır”
değişikliği ile merkezi sistemin ferdi ısıtma sistemine dönüştürülmesi zorlaştırılmaktadır.
Aynı paralelde Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin 13. maddesinin üçüncü
fıkrası ile ise, yapı ruhsatına esas olan toplam kullanım alanının 2.000 m2 ve üstünde
olan yeni yapılacak binalarda merkezi ısıtma sisteminin yapılacağı düzenlenmektedir.
İlgili düzenlemeler enerji verimliliği politikasının bina stoğu bakımından mümkün olduğu
ölçüde merkezi ısıtma sistemine sahip olunmasını öngördüğünü göstermektedir.
(19) Yasal dayanağını 5627 sayılı Kanun’dan alan ısı gider paylaşım sistemleri pazarına
ilişkin işleyiş ve uygulama esasları 2008 yılı Nisan ayında yürürlüğe giren Merkezi
Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin
Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik (Yönetmelik) ile düzenlenmektedir. Yönetmelik
temelde gider paylaşımı uygulamasına ve yetkilendirmeye ilişkin düzenlemeler
içermektedir. Dosya konusu ile bağlantılı olan, uygulamaya ilişkin esaslar bakımından
Yönetmelik, 5. maddenin ikinci fıkrasında merkezi veya bölgesel ısıtma sistemli
binalarda ısıtma tüketimlerinin ölçülmesi için mahallerin ölçüm ekipmanları ile
donatılmasını, bağımsız bölüm kullanıcılarının bu maksatla yapılacak iş ve işlemlere
izin vermek mecburiyetinde olduklarını, arıza ve bakım halleri hariç olmak üzere
bağımsız bölüm kullanıcılarının bu cihazlara müdahale etmeyeceğini hükme
bağlamaktadır. Ancak bu konuda Yönetmelikte bir yaptırım öngörülmemektedir.
(20) Yönetmelikte ısı tüketimleri ölçümünün yeterli personel ve donanıma sahip olmaları
halinde bina sahibi, bina yöneticisi, bina yönetim kurulu veya enerji yöneticisi tarafından
yapılabileceği; bu grubun personel ve donanıma sahip olmaması durumunda ise ölçüm
yapmak üzere Bakanlık tarafından yetki belgesi verilmiş yetkilendirilmiş ölçüm
şirketlerince bu faaliyetin üstlenilebileceği düzenlenmektedir. Yönetmeliğin 5.
maddesinin üçüncü fıkrası bina sahibi, bina yöneticisi, bina yönetim kurulu, enerji
yöneticisi, yetkilendirilmiş ölçüm şirketleri ve bölgesel ısı dağıtım ve satış şirketlerinin
tüketimleri aylık veya belirli dönemlerde ölçerek, bağımsız bölüm kullanıcılarına ait
gider paylaşım belgelerini düzenleyeceklerini hükme bağlamaktadır. Dolayısıyla
Yönetmelik okuma ve gider paylaşım belgesi düzenlenmesi hizmetlerinin verilmesini
cihaz satışı ile ilişkilendirmemekte, eş ifadeyle bu hizmetlerin cihazı satan firma
tarafından verilmesi yönünde herhangi bir düzenleme içermemekte, okuma ve gider
belgesinin gerekli ekipman ve donanıma sahip olması halinde bina yönetimi tarafından
dahi yapılabileceğini düzenlemektedir.
(21) Yönetmeliğin yürütülmesinden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı1 sorumlu olup,
Yönetmelikte ölçüm ve gider paylaşım belgesi düzenlemek üzere şirketlere yetki
belgesinin Bakanlık tarafından verileceği ve yetkilendirilmiş bu ölçüm şirketlerinin
Bakanlık tarafından denetleneceği düzenlenmektedir. Maddenin devamında
yetkilendirilen ölçüm şirketlerinin denetlenmesine ait usul ve esasların Bakanlık
1 Yönetmelikte Bayındırlık ve İskan Bakanlığı olarak yer almakta olup, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
2011 yılındaki reorganizasyon ile Çevre ve Orman Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı altında
birleştirilmiştir.
14-11/207-91
6/11
tarafından yürürlüğe konulacak tebliğ ile düzenleneceği yer almaktadır. Ancak
hâlihazırda bu yönde bir tebliğ bulunmamaktadır.
(22) Yukarıda yer verilen yasal çerçeve dâhilinde yönetilen ısı gider paylaşımı sistemine
yönelik uygulama geçmişi, gerek konuya ilişkin düzenlemeye ihtiyaç duyulan alanlar
olması – Yönetmelikte öngörülmesine rağmen denetime ilişkin Tebliğin çıkarılmamış
olması, Yönetmelikte Ölçü ve Ayarlar Kanunu’na atıf yapılmasına rağmen ısı ölçüm
cihazlarının henüz ilgili Kanunun ikincil düzenlemeler ayağına entegre edilmemiş
olması gibi – ve gerekse sisteme geçiş oranındaki düşüklük ve işleyişe ilişkin
aksaklıklar dikkate alındığında bu dönemin bir geçiş dönemi olduğunu, istenilen
düzeyde bir sektör işleyişinin/yapılanmasının henüz elde edilemediğini göstermektedir.
Nitekim Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri ile yapılan görüşmede de sistemin
işleyişine ilişkin boşlukların ve aksaklıkların bulunduğu ve bunların giderilmesine
yönelik olarak mevcut Yönetmeliği değiştirecek bir düzenleme çalışmasının olduğu
ifade edilmiştir. Bu çalışmada öngörülen değişiklik ve yeni düzenleme alanlarının ısı
gider paylaşım sistemleri pazarı bakımından esaslı ve temel konuları teşkil ettiği
görülmekte olup, 6 yıla yaklaşan uygulama geçmişine rağmen sektörün önemli
yönleriyle düzenlenmeye çalışılan, kuruluş aşamasında ve uygulamada esaslı sorunları
olan yeni bir pazar olmaya devam ettiğini göstermektedir.
(23) Sektörün Yapısı, İşleyişi ve Rekabet Koşulları: Isı ölçüm cihaz ve ekipmanlarının
üretimi ve satışı alanında daha ziyade uluslararası firmalar faaliyet göstermekte olup,
yerel üreticiler pazarda daha küçük oyuncular olarak yer almakta ve üretim yerine
ithalat yoluyla temin edilen ürünlerin satışı ve kurulumunu yapmaktadırlar. Bu
kapsamda ısı sayacının gerek yabancı gerekse yerli üretime konu olduğu, ısı pay
ölçerler bakımından ise yerli üretimin henüz söz konusu olmadığı ifade edilebilecektir.
Isı gider paylaşım sistemleri pazarında Türkiye’de faaliyet gösteren cihaz
üreticisi/satıcısı başlıca firmalar Techem Enerji Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
(TECHEM), İsta Enerji Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. (İSTA), Daf Enerji ve Sanayi Tic. A.Ş.
(DAF), Brunata Enerji Sistemleri Ltd. Şti. (BRUNATA), Siemens A.Ş. (SİEMENS),
Honeywell Otomasyon ve Kontrol Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. (HONEYWELL), Manas
Enerji Yönetimi Tic. ve San. A.Ş. (MANAS), Envotek Enerji Verimlilik Otomasyon
Yazılım ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti. (ENVOTEK) olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu
firmaların ürün portföylerinde genel olarak hem ısı sayacı hem de ısı pay ölçerleri
bulundurma eğilimi olduğu görülmektedir. Sektörde yer alan oyuncuların pazar payı
büyüklüklerine ilişkin net rakamlar bulunmamakla birlikte, inceleme sürecinde elde
edilen bilgiler TECHEM, ISTA, DAF, SIEMENS ve BRUNATA’nın sektörde yer alan
büyük oyuncular olduğunu ve yıllar içerisinde gerilemekle birlikte toplamda pazarın
yarısından fazlasına sahip olduklarını göstermektedir.
(24) Cihaz ve ekipman üreticisi firmalar, pazar stratejileri doğrultusunda ısı gider paylaşım
sistemleri okuma pazarında da yer almakta veya yalnızca cihaz satışı ile iştigal
etmektedir. Bu bağlamda örneğin, SİEMENS ve HONEYWELL yalnızca üretici firma
konumundayken, TECHEM, İSTA, BRUNATA, DAF gibi firmalar ise hem cihaz satışı ile
iştigal etmekte hem de okuma ve faturalandırma hizmeti vermektedir. Okuma
pazarında yer alan üretici firmaların kendilerini okuma firması olarak pazarda
konumlandırdığı ve gelirlerini diğer gruptan farklı olarak cihaz satışından ziyade okuma
ve faturalandırma hizmetinden temin etme eğiliminde oldukları görülmektedir.
Dolayısıyla bu iki grup firma bakımından SİEMENS ve HONEYWELL’in önemli
oyuncular olarak dâhil olduğu birinci grup üretici firmaların satış odaklı, TECHEM, İSTA,
BRUNATA, DAF’ın önemli oyuncular olarak dâhil olduğu ikinci grup üretici firmaların ise
hizmet odaklı pazar stratejisine sahip olduğu ifade edilebilecektir. Bu pazar stratejisi ile
14-11/207-91
7/11
(25) bağlantılı olarak ilk grup firmanın portföyünde ısı ölçüm cihaz ve ekipmanlarının yanı
sıra farklı sektörlerde kullanımı olan farklı ürün gruplarının da olduğu, ikinci grup
firmanın ise yalnızca okuma hizmetini vermeyi hedefledikleri ölçüm ürünlerini
portföylerine aldıkları görülmektedir. Dolayısıyla SİEMENS, HONEYWELL gibi firmalar
bakımından ısı ölçüm cihaz ve ekipmanları geniş bir ürün yelpazesinin bir parçası iken,
kendini okuma firması olarak konumlandıran İSTA, BRUNATA gibi firmalar ise okuma
hizmetini verdikleri ürünlerin üretim ve satışı ile iştigal etmektedir.
(26) Okuma hizmetini öncelikli faaliyet alanı gören bu şirketler bakımından gerek
organizasyonel yapı gerekse altyapı yatırımları bu alanda yoğunlaşmakta, ikincil nitelik
taşıyan cihaz satışı, okuma pazarının temin edilmesinde araç olarak kullanılmaktadır.
Bu noktada okuma hizmeti odaklı pazar stratejisinin ancak belirli olgunluğa ulaşmış
pazarlar bakımından belirginlik kazandığı da ifade edilmelidir. Zira yeni pazarlarda
sistemin kurulması sürecinde bu firmalar bakımından da birinci grupta olduğu gibi
büyük gelir kalemini cihaz satışları oluşturmaktadır. Okuma hizmetine odaklanan pazar
stratejisinin okuma pazarı bakımından sonucu, okuma hizmetinin üretici firma
tarafından üstlenilmesidir. Bu nedenledir ki anılan hizmetin verilebilmesini mümkün
kılan Bakanlık yetkisinin doğrudan bu firmalarca alındığı görülmektedir. Sektörde
gelirini cihaz satışından temin eden firmaların ise okuma pazarında doğrudan yer
almadığı, bu firmaların yetki almadığı, yetkinin okuma pazarında yer almak isteyen bayi
veya çözüm ortaklarınca alındığı görülmektedir. Dolayısıyla, örneklendirilecek olursa
okuma hizmetini vermek üzere Bakanlık yetki belgesini BRUNATA alırken,
SİEMENS’in okuma pazarına yönelik Bakanlık yetkisi bulunmamakta, bunun yerine
Siemens marka ısı ölçüm cihaz ve ekipmanların satışını yapan SİEMENS yetkili bayi
Termosar Isı Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (TERMOSAR), HONEYWELL yetkili
bayilerinden HONEY HOME Bakanlık yetkisini alarak okuma pazarında hizmet
vermektedir. Burada dikkat çeken husus, üretici firma kendisi okuma pazarında yer
almasa da yetkinin büyük ölçüde üreticinin yetkili bayilerince veya çözüm ortaklarınca
alınıyor olduğudur. Zira, özellikle sektörde genel kabul gören bir açık haberleşme
protokolünün olmadığı ısı pay ölçerler bakımından üretici firma, markasını taşıyan cihaz
ve ekipmanları ekseriyetle yetkili bayisine veya çözüm ortağına temin etmektedir. Bu
sayede üretici firma gerek satış sonrası hizmetlerde yaşanacak aksaklıklar dolayısıyla
markasının zarar görmesini engellemekte gerekse firmanın önemli teknolojik altyapı
yatırımı ile vücut bulan bu ürünleri belirli ölçüde koruma altında tutmaya devam
etmektedir. Dolayısıyla başta önemli marka bilinirliğine sahip firmalar olmak üzere,
üretici firmalar ile yetkilendirilmiş ölçüm şirketleri arasında ve özellikle ısı pay ölçerler
bakımından bir nevi güven bağının olduğu görülmektedir.
(27) Raporun “Yasal Mevzuat” bölümünde ele alındığı üzere, yetki belgesi pazarda okuma
ve faturalandırma (gider paylaşım belgesi düzenleme) bakımından bir zorunluluktur.
Yetki belgesi, ısı ölçüm cihazlarının satışı, projelendirmesi, kurulumu, uygulaması ve
ölçümü faaliyet konuları arasında yer alan şirketlere Yönetmelikte aranan şartları
sağlamaları halinde verilmektedir. Mevcut durumda Türkiye’de Bakanlık yetki belgesine
sahip 60 şirket bulunmakta, bunlardan önemli bir kısmı cihaz üreticisi olmayıp cihazı
üreticilerden temin ederek satışını gerçekleştiren şirketlerdir. Yetki alan ölçüm şirketleri
üstlendikleri okuma ve faturalandırma hizmetlerinin sürdürülmesi bakımından yasal
olarak sorumluluk altına girmektedir. Dolayısıyla Bakanlık bu hizmet bakımından bir
aksaklık olduğunda muhatap olarak yetkilendirilmiş ölçüm şirketini görmektedir. Bunun
doğal sonucu olarak, yetkilendirilmiş ölçüm şirketi okuma hizmetinin verilmesi
bakımından bayilerinden veya alt bayilerinden faydalanıyor olsa dahi, bu bayi ve alt
bayiler bu faaliyette acente işlevi görmekte, verdikleri hizmete karşılık bir komisyon
almaktadır.
14-11/207-91
8/11
(28) İlgili Ürün Pazarı: Cihaz üreticilerinin okuma pazarında tekel yarattığı iddiasını taşıyan
başvuruya konu ürün grubunu ısı pay ölçerler oluşturmaktadır. Bu bağlamda başvuru,
ısı pay ölçerlerin kapalı okuma protokolü çerçevesinde ilgili firmanın yazılım ve
şifreleme unsurlarının kullanıldığı cihaz ve ekipmanlarla ölçümlenmesini şikâyete konu
etmektedir. Önaraştırma sürecinde elde edilen bilgiler, başvuru ile paralel olarak R/F
okumanın esas olduğu ısı pay ölçerler bakımından genel kabul gören açık okuma
protokolünün hâlihazırda söz konusu olmadığını göstermektedir. Raporda yer verilen
bir diğer bilgi ise ısı sayaçları bakımından açık okumanın, M-bus protokolünün
kullanılmaması, ancak daha çok ek cihaz ve ekipmanla sistemin M-bus protokolün
öngördüğü kablolu okuma yerine R/F okuma haline dönüştürülmüş olması halinde
mümkün olmadığıdır. Dolayısıyla okuma pazarındaki faaliyet bakımından üretici
firmanın cihaz ve ekipmanına, R/F ile okunması gereken ısı ölçüm cihazları söz konusu
ise ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tür ısı gider paylaşım sistemlerinde ve özellikle üretici
firmanın okuma pazarında yer aldığı durumda okuma faaliyeti bakımından ilgili cihaz ve
ekipmanın 3. kişilere tedarik edilmemesi durumunda bir münhasırlıktan
bahsedilebilecektir. Ancak bu noktada ısı sayaçları bakımından manuel okumanın bu
hizmetin alıcısı konumundaki bina yönetimleri nezdinde bir seçenek olarak bulunması
nedeniyle, üretici firmaya okuma pazarında bağımlılık halinin evleviyetle ısı pay ölçerler
bakımından söz konusu olduğu görülmektedir.
(29) İlgili ürün pazarının belirlenmesinde önemli olduğu değerlendirilen bir diğer konu,
sektöre yönelik yasal mevzuat bakımından okuma hizmetinin cihazın satışını yapan
şirket tarafından verilmesi yönünde bir düzenleme olmamasıdır. Diğer bir ifadeyle,
yasal mevzuat okuma hizmetini cihaz satışından bağımsız ayrı bir faaliyet olarak ele
almaktadır.
(30) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde, ilgili ürün
pazarının marka bazında tanımlanmak üzere “ısı pay ölçerler okuma hizmeti pazarı”
olarak belirlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
(31) İlgili Coğrafi Pazar: Uygulamada şirketlerin alt bayi yapılanması ile farklı illere hizmet
verebildikleri görülmekte olup, coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
J. DEĞERLENDİRME
(32) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi hâkim durumun kötüye kullanılmasını
yasaklamaktadır. Bu kapsamda Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde incelenen bir
davranışın ihlal teşkil edebilmesi için davranışı gerçekleştiren teşebbüsün ilgili pazarda
hâkim durumda olması ve davranışın bir kötüye kullanma niteliği taşıması
gerekmektedir.
(33) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir inceleme yapılmak üzere açılan bu
dosyada ilgili ürün pazarı, marka bazında tanımlanmak üzere “ısı pay ölçer okuma
hizmeti pazarı” olarak belirlenmiştir. Marka bazında tanımlanma ihtiyacı, R/F okuma
sistemini kullanan ısı ölçüm cihazlarına yönelik sektörde genel kabul gören bir açık
haberleşme protokolü olmamasından, dolayısıyla her marka cihazın ancak ilgili
markaya ait cihaz ve donanımlar ile okunabiliyor olmasından kaynaklanmaktadır.
(34) İlgili ürün pazarının marka bazında tanımlanması ile ilgili markanın sahibi firma kendi
pazarında hâkim duruma gelmektedir. Ancak bu noktada, marka sahibi üreticinin
okuma pazarında olması ile olmaması durumunun ayrıştırılması gerekmiştir. Bu
kapsamda, okuma pazarında yer almayan üretici firmaların cihaz, ekipman ve donanım
gibi sistem bileşenlerini okuma pazarında yer alan yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerine
tedarik ettiği; okuma hizmetinin bu firmalarca kendi belirledikleri şartlar altında verdiği
görülmüştür. Dolayısıyla üretici şirketin kendisinin okuma pazarında yer almadığı
14-11/207-91
9/11
durumda firmanın ürünlerini tedarik edebilen herhangi bir yetkilendirilmiş ölçüm şirketi
bu hizmeti verebileceğinden bir hâkim durumdan bahsedilemeyecektir. Diğer durum ise
üretici firmanın yetkilendirilmiş ölçüm şirketi olarak okuma pazarında yer alması hali
olup, bu durumda üretici firma kendi markasına ait cihazların okunması hizmetini, kendi
belirlediği şartlarda üstlenmekte, cihaz ve ekipmanını diğer firmalara tedarik
etmemektedir. Cihazlarının okunma işleminde münhasırlık yaratan bu durum
bakımından üretici firmanın ilgili pazarda hâkim durumda olacağı açıktır. Başvurunun
konusunu da esasen bu durum oluşturduğundan konu bu eksende incelenmiştir.
(35) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında kötüye kullanma, ilgili teşebbüsün sahip
olduğu pazar gücünün avantajından faydalanarak doğrudan ya da dolaylı olarak tüketici
refahını azaltması muhtemel davranışlarda bulunmasıdır. Dosya özeline
indirgendiğinde, tüketici refahında doğrudan azalmaya yol açacağı iddia edilen durum
firmanın sahip olduğu pazarda okuma hizmetine yönelik aşırı fiyat uygulaması hali
olarak ele alınabilecektir. Tüketici refahında dolaylı azalmaya yönlendirilen iddia ise
marka özelinde tekel yaratılarak ilgili markaya ait okuma pazarına rakip teşebbüslerin
alınmayarak, pazarda rekabetin sınırlandırılmasıdır.
(36) Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, okuma hizmetini münhasıran üstlenen cihaz
satıcısı şirketlerin bu hizmete ilişkin uygulayacakları fiyatlar ve artışları bakımından
sözleşme ile kendilerini taahhüt altına soktukları anlaşılmıştır. Firmalar, yaptıkları
sözleşmelerde yer alan hükümlerle cihazlarında kapalı okuma protokolünün
uygulandığını bina sakinleri ile paylaşmakta ve uygulayacakları hizmet bedellerine
yönelik taahhütte bulunmaktadır. Dolayısıyla bina sakinleri, genellikle cihazların
ekonomik ömrü ile eşleşen süreler için yapılan sözleşme boyunca kendilerinden talep
edilecek bedellere ilişkin bir koruma temin edebilmektedir. Sektöre yaygın bu
uygulama, firmaların aşırı fiyat uygulama niyetinin olmadığını, ayrıca bu yönde
imkânlarını da kendi taahhütleriyle sınırlandırdıklarına işaret etmektedir. Konuya ilişkin
önem arz eden bir diğer konu Türkiye pazarının önemli büyüme potansiyeline sahip
ancak mevcut geçiş oranlarıyla oldukça küçük bir pazar olmasıyla ilgilidir. Pazarın
%15’in altında bir bölümünde ısı gider paylaşım sistemleri kurulu olup, firmaların
pazarın kalan %85’lik potansiyel bölümüne erişmek üzere önemli rekabet içerisinde
oldukları görülmektedir. Dolayısıyla firmalar gerek satış gerekse satış sonrası hizmetleri
ile pazarda bilinilirliğini artırma çabasında olup, pazardaki markalar arası rekabet satış
sonrası hizmetlere de tüketici refah artışı yönüyle etki etmektedir. Bu açıklamalar
doğrultusunda aşırı fiyat iddiasının yerinde olmadığı kanısına varılmıştır.
(37) İlgili ürün pazarlarında okuma hizmetinin münhasıran ilgili firma tarafından verilmesinin
kötüye kullanma teşkil edip etmeyeceğine yönelik değerlendirmeden ortaya çıkan
sonuçlar aşağıda yer almaktadır:
- Isı pay ölçeler bakımından sektörde genel kabul gören açık haberleşme
protokolü bulunmamakta, bu durum cihazların ancak kendisiyle haberleşebilen
cihaz ve ekipmanlarla okunabilmesi sonucunu doğurmaktadır.
- Isı pay ölçerlere yönelik açık okuma protokolünün olmaması, firmaların kendi
cihaz, ekipman ve yazılımlarını önemli teknolojik altyapı maliyetine katlanarak
üretmelerine neden olmaktadır.
- Firmaların kendi programlama ve yazılımına sahip mevcut cihaz ve ekipmanın
kolaylıkla açık okuma protokolüne uygun hale getirilmesi mümkün değildir.
- Okuma pazarının 3. kişilere açılması ancak ilgili cihaz, ekipman, yazılım gibi
sistem bileşenlerinin marka sahibi firmadan temin edilmesiyle mümkün
olabilmektedir.
14-11/207-91
10/11
- Okuma hizmetinin kalitesinin markanın imajına katkı sağladığı, bu bağlamda
okuma pazarında yer almayan marka bilinilirliği yüksek üretici firmaların
aralarında güven ilişkisi olan yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerine cihaz ve
ekipmanlarını tedarik etmek suretiyle, okuma pazarında da belirli ölçüde kontrol
sahibi olmayı tercih ettikleri anlaşılmaktadır.
- Yetkilendirilmiş ölçüm şirketi olmak üzere Bakanlık yetkisi alan üretici firmaların
pazar stratejilerinin okuma hizmeti odaklı olduğu, diğer ülkelerde de aynı
stratejiyi takip ettikleri görülmektedir. Bu strateji dolayısıyla okuma pazarında yer
almayan firmaların hedeflediği doğrudan cihaz satışından ziyade okuma
hizmetinden kazanç elde etmeyi amaçladıkları, bu doğrultuda cihaz satışlarında
kar marjlarını düşük tutma eğiliminde oldukları görülmektedir.
- Cihaz ve ekipmanlarını yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerine tedarik eden okuma
pazarında yer almayan üretici firmaların geniş bir ürün portföyü ile faaliyette
bulundukları, okuma pazarında yer alan üretici firmaların ürün portföyünün ise
ekseriyetle gider paylaşım sistemlerine yönelik olduğu görülmektedir.
- Türkiye bakımından pazarın işlerliğinin sağlanmasında esas teşkil eden denetim
gibi önemli konularda 6 yıla yaklaşan uygulama geçmişine rağmen yasal
mevzuat ve uygulama boşlukları bulunmaktadır. Bakanlık yetkisinin belirli temel
şartları sağlayan şirketlere verilmesi, ancak etkin bir denetimle
dengelenebilecekken yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerinin denetim usul ve
esaslarına ilişkin bir düzenleme hâlihazırda hayata geçirilememiştir.
- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde devam eden düzenleme çalışmasında
R/F sistemi ile okuma yapılan ısı ölçüm cihazlarının açık okuma protokolüne
dönüştürülmesine yönelik düzenlemelere yer verilmektedir. Bu kapsamda
firmaların cihazlarını 5 yıl içerisinde açık okuma sistemine uygun hale getirmesi
hükme bağlanmaktadır. Bakanlık yetkilileri bu düzenleme ile sektördeki önemli
uluslararası oyunculara getirilen yükümlülüğün, Avrupa Birliği’nde bu firmaların
da dâhil olduğu OMS (Open Metering System) Grup nezdinde devam eden açık
okuma protokolü çalışmalarında itici güç olacağını, bu firmaların Türkiye gibi
büyük pazarda yer almak için açık okuma protokolüne ilişkin çalışmalarını
hızlandıracaklarını ifade etmektedir.
- Sektörde kablolu okuma temelinde genel kabul gören meter bus (M-bus) açık
haberleşme protokolünün ısı sayaçları bakımından bir standart halini aldığı
görülmektedir. Okuma pazarında da yer alan üretici firmaların portföylerinde de
M-bus uyumlu ısı sayaçlarının olduğu bilgisi taraflarca sunulmuştur. Dolayısıyla
sektörün olağan işleyişi dâhilinde, ısı pay ölçerler bakımından da sektörde genel
kabul gören bir açık haberleşme protokolünün oluşması ile birlikte oyuncuların
bu standarda göre kendilerini pazarda konumlandıracakları ve bu ürünleri
portföylerine dâhil edecekleri düşüncesi hasıl olmuştur. Nitekim teşebbüslerden
elde edilen bilgiler bu yönde çalışmaların varlığına işaret etmektedir.
- Isı pay ölçerler bakımından, OMS Grup bünyesinde devam eden standartlaşma
çalışmaları sistemin işlerliğinin sağlandığı düzeyde belirli bir olgunluğa
ulaşmadan firmalara açık okuma sistemine geçişin dayatılması, sektörde
düzenlemeden kaynaklı bir piyasa aksaklığı yaratabilecektir. Piyasa aksaklığının
neden olabileceği sosyal refah kaybı, bu firmaların uluslararası pazarlardaki
tecrübelerinin Türkiye’de sektör yapılanmasına katkısı ölçüsünde artabilecektir.
Son tahlilde belirlenen sürede açık okuma sistemine geçiş yapmamış firmaların
pazardan çıkması sonucu doğacaktır. Kaldı ki firmalar her ne kadar Türkiye
14-11/207-91
11/11
önemli bir pazar olsa da, diğer ülkelerdeki faaliyetlerini de dikkate alarak
yapacakları fayda maliyet analizi sonucunda da pazardan çıkma kararı
alabileceklerdir. Dolayısıyla bu yönde bir düzenlemenin yaratacağı olası tüm
olumlu ve olumsuz yönler detaylı olarak değerlendirilmelidir.
- İnceleme sürecinde elde edilen bilgiler, sektöre ilişkin yasal mevzuat ve
uygulama boşluklarının yapılanma sürecinin kalitesini tehdit ettiğini
göstermektedir. Bu durum toplumda konuya ilişkin yeterli bilgi olmaması ile
birlikte değerlendirildiğinde, kalitesiz ürün ve hizmet sürecini beslemektedir.
Zayıf temellere dayanan bir sektör inşa edilmemesini teminen öncelikle sektörün
yapısal sorunlarına odaklanılması gerekmektedir.
- Bir sektörün satış ve satış sonrası hizmetler bakımından adil ve etkin bir rekabet
ortamına kavuşmasında sektörün yapısının sağlam kurgulanmış olmasının
öncelik arz ettiği, mevcut sektör yapısı dâhilinde önemli oyuncuların markalarına
yaptıkları yatırımların gözetilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
(38) Yukarıda açıklanan gerekçelerle üretici firmaların markalarına ait cihaz ve ekipmanı 3.
kişilere temin etmemesi sonucu oluşan münhasırlığın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında bir kötüye kullanma teşkil etmediği kanısına varılmıştır.
K.SONUÇ
(39) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma
açılmamasına
- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde yapılacak olan düzenlemelere katkı
sağlamak üzere, konuya ilişkin inceleme sonuçlarıyla ilgili olarak görüş bildirilmesi
yönünde Başkanlığın görevlendirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Meh met Akif ERSİN
Full & Egal Universal Law Academy