Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-2-306 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-62/1646-582
Karar Tarihi : 21.12.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, 10
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖR : Yalçıner YALÇIN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Kare Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
Batı Mah. Dr. Orhan Maltepe Cad. Somtaş 2 Sitesi No:2/1
Pendik/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME 20
YAPILAN : - SMD Sağlık Malzemeleri Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti.
Abide-i Hürriyet Cad. Hasat Sok. Huzur Palas Apt. No:1/1
Şişli/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: SMD Sağlık Malzemeleri Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin
satış sonrası servis hizmetleri ve yedek parça satışı pazarında aşırı fiyatlandırma
yaptığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
SMD Sağlık Malzemeleri Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti. (SMD)’den Instrimentarium
OC 200 marka görüntüleme/diş röntgen cihazı satın alındığı,
SMD’nin bu marka ve model cihazın Türkiye’deki tek yetkili satıcısı ve servis 30
sağlayıcısı olduğu,
Satın alınan bu cihazın bir müddet sonra arızalandığı ve SMD tarafından verilen
servis hizmeti kapsamında (…..) TL fatura çıkarıldığı,
Yapılan araştırmalar sonucunda verilen servis hizmeti ve yedek parça fiyatının
fahiş olduğu sonucuna ulaşıldığı,
Anılan cihazın tamir edildikten sonra tekrar arızalandığı ve SMD’nin ödenmeyen
servis faturasını gerekçe göstererek satış sonrası hizmet vermeyi reddettiği
iddia edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 6.7.2011 tarih ve 4964 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine hazırlanan 04.08.2011 tarih ve 2011-2-306/İİ-11-196.HSÖ sayılı İlk 40
İnceleme Raporu 17.8.2011 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 11-45/1039-M sayı
ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
11-62/1646-582
2
İlgili karar uyarınca yapılan inceleme üzerine hazırlanan 30.11.2011 tarih ve 2011-2-
306/ÖA-11-412.YY sayılı Önaraştırma Raporu, 19.12.2011 tarih ve REK.0.16.00.00-
110.02.02/716 sayılı Başkanlık Önergesi ile görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; başvuru konusu ile ilgili olarak 4054 sayılı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı görüşüne yer
verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Teşebbüs: SMD 50
SMD, diş ve çene görüntüleme cihazlarının satışı alanında faaliyet göstermektedir.
Teşebbüs, Instrimentarium marka görüntüleme cihazlarının Türkiye’de münhasır
distribütörü olup, dolayısıyla bakım, onarım ve yedek parça piyasasında da tek yetkili
satıcı (garanti süreleri içerisinde) konumundadır.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Önaraştırma kapsamında incelenen iddialar tıbbi cihazlar pazarına yöneliktir. İlgili
yönetmeliklerde tıbbi cihaz; “…üretici tarafından amaçlanan uygulama için gerekli olan
donanım da dahil olmak üzere, insanlar üzerinde;
- Hastalığın teşhisi, önlenmesi, izlenmesi, tedavisi veya hafifletilmesi, herhangi bir 60
yaralanma veya sakatlığın teşhisi, izlenmesi, tedavisi, hafifletilmesi veya telafi
edilmesi,
- Anatominin veya fizyolojik prosesin incelenmesi, değiştirilmesi veya modifikasyonu,
- Gebeliğin kontrolü
amacıyla tek başına veya beraber kullanılan ve insan vücudu üzerinde esas kullanım
amacını farmakolojik, immünolojik veya metabolik vasıtalarla gerçekleştirmeyen ancak
bu vasıtalardan yardım alan her türlü alet, aparat, cihaz veya başka bir madde” şeklinde
tanımlanmıştır1. Tanımın genişliği sebebiyle tıbbi cihaz sektörü, çeşitli alanlarda çalışan
çok sayıda teşebbüsün faaliyet gösterdiği bir sektör konumundadır.
Önaraştırma kapsamında incelenen piyasa, tıbbi cihazlar sektörünün bir alt kolu olarak 70
tanımlanabilecek olan görüntüleme ve teşhis cihazları pazarının yine bir alt dalı olan diş
ve çene görüntüleme ve teşhis pazarıdır.
Bu cihazların özelliği, üretimde ileri teknoloji gerektirmeleri ve yüksek fiyatlarla satışa
sunulmaları olarak ifade edilmektedir. Söz konusu cihazların fiyatının, servis ve yedek
parça fiyatlarıyla kıyaslandığında çok yüksek olması nedeniyle, satın alındıktan sonra
başka marka cihazlarla çok zor değiştirilebileceği kanaati bulunmaktadır.
Teşebbüslerin faaliyette bulundukları ürün pazarındaki ve bu ürünlere ilişkin yedek parça
ve servis pazarındaki uygulamalarının esasen birbirleri ile yakın ilişki içinde olduğu
anlaşılmıştır. Ana ürün ile o ürüne ilişkin yedek parça, servis ve bakım gibi ürün ve
hizmetler, farklı zamanlarda ihtiyaç duyulan tamamlayıcı nitelikteki ürünlerdir. Birincil ve 80
ikincil ürünlerin fiyat ve talebi, bu ürünlerin tamamlayıcı nitelikte olması nedeniyle
birbirinden etkilenmektedir. Bununla beraber, müşteriler birincil ürünü seçerken, yaygın
bir servis ağı ya da ürünü tamir ettirebilecekleri bağımsız servis sağlayıcılarının mevcut
olup olmadığını göz önünde bulundurabilmektedir.
1 Ülkemizin Avrupa Birliği mevzuatına uyum çalışmaları çerçevesinde tıbbi cihazlara yönelik üç adet yönetmelik
(Vücuda Yerleştirilebilir Aktif Tıbbi Cihazlar Yönetmeliği, Tıbbi Cihaz Yönetmeliği ve Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi
Tanı Cihazları Yönetmeliği) hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur.
11-62/1646-582
3
Tamamlayıcı ürünlerin birbirlerinin fiyatı ve talebi üzerindeki etkisi nedeniyle, genel
olarak birincil ürün açısından rekabet içinde olan teşebbüslerin, bu ürün bakımından
rekabet güçlerini arttırmak amacıyla yedek parça fiyatlarını düşürmek ya da yaygın
servis hizmeti sağlamak gibi uygulamalar içinde bulunması beklenmektedir.
Bununla birlikte, üreticiler, ürünlerinin bağımsız servis sağlayıcıları tarafından tamir
edilmesi halinde, kötü tamiratların kendi firma imajlarını zedeleyebileceği düşüncesinde 90
olabilmektedir. Tamirat sonrasında, kullanılan üründeki sorunları devam eden müşteriler,
bağımsız servis sağlayıcıların verdiği hizmetin kalitesi yerine, ürünün kalitesinin düşük
olduğu sonucuna varabilmektedir. Böyle bir durumda teşebbüs, kendi servis ağı dışına
yedek parça sağlamamak suretiyle ürününe ilişkin servis hizmetini sadece kendisi
sağlamayı hedefleyebilmektedir. Ayrıca, özellikle yüksek teknolojili ürünlerde arıza tespiti
için özel alet ve yazılımların kullanılması zorunluluğunun, bu ürünlere ilişkin servis
hizmetinin sadece üretici tarafından sağlanmasını gerekli kıldığı durumlar da
olabilmektedir.
İkincil ürünleri içeren ardıl pazarın, tek başına ilgili pazar olarak belirlenmemesinin iki
koşuldan en az birinin varlığına bağlı olduğu kanaati bulunmaktadır: (a) Diğer üreticiler 100
tarafından üretilen ikame ikincil ürünlerin varlığı, (b) başka bir birincil ürünün ikame
olması dolayısıyla ikincil piyasada fiyatların yükselmesinin engellenmesi. İkinci ihtimali
değerlendirirken değiştirme maliyetini de ayrıca hesaba katmak gerekmektedir. Özellikle
birincil ürün fiyatının, ikincil ürün fiyatına nazaran çok yüksek olduğu durumlarda birincil
ürünü değiştirmek kolay olmayacaktır. Bu gibi durumlarda, ürünü daha önceden
alanlarla, gelecekte alacaklar arasında da ayrım yapılması gerekecektir. Rekabet
literatüründe; ileride alım yapacakların, ikincil ürünleri içeren ardıl pazarda dezavantajlı
koşullar sunan markaları tercih etmeyebileceği, ancak ürünü halihazırda almış olanların
bu ürünlerini cazip koşullarla ellerinden çıkarma imkanlarının bulunmadığı durumlarda
farklı marka ürünlere yönelme olasılıklarının da bulunmayacağı ifade edilmektedir. 110
Bu çerçevede; yedek parça temininin cihaz üreticisi firmanın tekelinde (distribütöründe)
olması, garanti kapsamında sunulan bakım onarım hizmetinin üretici firmanın
yetkilendirdiği distribütör firma tarafından yapılabilmesi ve cihazın değiştirme maliyetinin
yüksekliği gibi hususlar değerlendirildiğinde2, ilgili ürün pazarı “Instrumentarium marka
diş ve çene tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik teknik servis ve yedek parça
pazarı” olarak tanımlanmıştır.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
İlgili ürün pazarında ülkenin herhangi bir bölgesindeki rekabet koşullarının diğer
bölgelerden farklılık göstermemesi, başka bir deyişle, rekabet koşullarının ülkenin
tamamında homojen bir yapı sergilemesi nedeniyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak 120
belirlenmiştir.
I.3. Hakim Durum Analizi
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde hakim durum, “Belirli bir piyasadaki bir veya birden
fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim
ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” olarak ifade
edilmiştir.
Mevcut dosya kapsamında, diş ve çene tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarı
öncül pazar, bu cihazlara ait yedek parça ve teknik servis ise ardıl pazar olarak
değerlendirilmektedir. Görüntüleme cihazları üreticileri söz konusu cihazların yedek
parçalarının tek üreticisi konumundadır. Bu kapsamda verilen servis hizmetlerinin de 130
2 Rekabet Kurulu’nun 18.2.2009 tarih ve 09-07/128-39 sayılı kararı da dikkate alınmıştır.
11-62/1646-582
4
büyük bölümü yine üretici firmalar veya distribütörleri tarafından gerçekleştirilmektedir.
Söz konusu cihazların fiyatlarının yüksek olması ve cihazı bir kez alan müşterinin yüksek
yedek parça fiyatlarına rağmen cihazı değiştirememesi gibi piyasaya ilişkin hususlar,
ardıl pazardaki fiyatların öncül pazardan bağımsız bir şekilde değerlendirilerek, daha
yüksek düzeylerde belirlenebilmesine imkan tanıyabilmektedir. Öte yandan, dosya
kapsamında yapılacak değerlendirmelere herhangi bir etkisinin bulunmayacağından
hareketle detaylı bir hakim durum analizinin yapılmasına gerek duyulmamıştır.
Dolayısıyla, yapılacak değerlendirmelerin SMD’nin Instrumentarium marka diş ve çene
tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının bakım onarım ve yedek parça piyasasında
hakim durumda olduğu varsayımı altında gerçekleştirilmesinin uygun olacağı kanaatine 140
varılmıştır.
I.4. Değerlendirme
Şikayet konusunu genel olarak, SMD’nin bakım ve onarımını yaptığı Instrumentarium
marka cihaza yönelik olarak düzenlediği faturanın fahiş olması ve bu nedenle bakım ve
onarım talebinde bulunan Kare Sağlık’ın piyasada zor durumda bırakıldığı iddiaları
oluşturmaktadır.
Yapılan incelemeler neticesinde, şikayet konusu hususların aşağıdaki şekilde
gerçekleştiği anlaşılmıştır:
Kare Sağlık tarafından, teşebbüste bulunan Instrumentarium marka cihazın
arızalanması sonucunda arıza tespiti için SMD’den servis talebinde 150
bulunulmuştur,
Verilen servis hizmeti sonrasında tüp arızası tespit edilmiş ve tüpün değiştirilmesi
gerektiği ifade edilmiştir,
Verilen servis hizmeti öncesinde yapılan mutabakatta servis ve yedek parça
değişimi kabul edilmiş ve fiyat konusunda da onay verilmiştir,
Tüp değişimi için faturalandırma yapılmış ve Kare Sağlık bunu kabul etmiştir,
Tüp değişimi yapıldıktan sonra değişimi yapılan tüp arızalanmış, daha sonra iki
gün içinde tekrar yenisiyle değiştirilmiştir,
Tüp değişimi yapıldıktan ve cihaz çalışmaya başladıktan sonra Kare Sağlık ile
SMD arasında faturanın ödenmesi konusunda sorun çıkmış, Kare Sağlık 160
tarafından faturalandırılan fiyatın fahiş olduğu gerekçesiyle faturaya itiraz
edilmiştir,
Kare Sağlık iade faturası düzenleyerek değişen parçanın iadesini talep etmiştir,
Kare Sağlık tarafından gönderilen iade faturası, SMD tarafından tekrar iade
edilerek faturanın ödenmesi talep edilmiştir,
Fatura tutarı ödenmeyince SMD konuyu yargıya intikal ettirmiş olup, mahkeme
süreci halen devam etmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere, şikayete konu olan husus genel
olarak teşebbüslerin servis fiyatı üzerinde tam bir mutabakata varamamaları ve hukuki
bir ihtilafın oluşmasıdır. 170
Yapılan inceleme sonucunda, şikayete konu hususun arızi bir durum ile ilgili olduğu
anlaşılmış, SMD’nin sistematik bir şekilde servis ve yedek parçalarda fahiş fiyat
uygulayarak, tüketiciyi sömürücü bir politika güttüğüne veya benzer bir politika izleyerek,
rakibi olabilecek teşebbüsleri saf dışı bırakma amacı taşıdığına yönelik herhangi bir
11-62/1646-582
5
bulguya ulaşılamamıştır. Dolayısıyla, mevcut başvurunun iki taraf arasındaki
anlaşmazlık durumundan öteye geçmediği kanaatine ulaşılmıştır.
Ayrıca, yapılan yerinde incelemede elde edilen bazı fatura örneklerinden, SMD’nin
hizmet verdiği teşebbüslere uyguladığı benzeri servis ve yedek parça fiyatlarında da
aşırı fiyat farklılıklarının bulunmadığı, bu nedenle ayrımcı uygulama olarak kabul
edilebilecek bir kötüye kullanmadan da bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır. 180
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına, şikayetin reddine OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
(21.12.2011 tarih ve 11-62/1646-582 sayılı Kurul Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESİ 190
Kare Sağlık Hizmetleri Ltd (Kare) ile SMD Sağlık Hizmetleri LTD (SMD) arasında vuku
bulan ve Kare’nin Kuruma şikayetiyle gündeme gelen bir işlem sözkonusudur. Kurul
kararına mesnet olan raportör görüşü, başvuruya konu işlemde “SMD’nin sistematik
olarak servis ve yedek parçalarda fahiş fiyat uygulayarak tüketiciyi sömürücü bir politika
güttüğü veya benzer bir politika izleyerek rakibi olabilecek teşebbüsleri saf dışı bırakma
amacı taşıdığı” yönünde herhangi bir bulguya rastlanmadığı tespitine dayanmaktadır.
Raportörlerin yukarıdaki iddia ile ilgili olarak herhangi bir maliyet-fiyat analizi ve
karşılaştırmasına gitmediği dikkate alındığında, taraflar arasında aşırı fiyatlama 200
suçlamasına konu olan işlemin, “aşırı fiyatlama” olgusu çerçevesinde ele alınmadığı,
diğer bazı müşterilere de yakın fiyatların uygulandığından bahisle, aşırı fiyatlamanın
sözkonusu olmadığı görüşünün temelsiz ve yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.
Özel hukuka konu olmuş işlem savıyla konunun incelenmesinin, özel hukuka intikal
etmiş konu ile aşırı fiyat iddiasının birbirinden bağımsız olduğu dikkate alındığında, bu
safhada kesilmesinin yerinde olmadığı düşünülmektedir.
210
Metin TOPRAK
Kurul Üyesi
220
11-62/1646-582
6
21.12.2011 tarihli ve 11-62/1646-582 sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
230
Kurum kayıtlarına 06.07.2011 tarih ve 4964 sayı ile giren başvuruda; SMD
Sağlık Malzemeleri Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti. (SMD)’den Instrimentarium OC 200
marka görüntüleme/diş röntgen cihazı satın alındığı, SMD’nin bu marka ve model
cihazın Türkiye’deki tek yetkili satıcısı ve servis sağlayıcısı olduğu, satın alınan bu
cihazın bir müddet sonra arızalandığı ve SMD tarafından verilen servis hizmeti
kapsamında (…..) TL fatura çıkarıldığı, yapılan araştırmalar sonucunda verilen servis
hizmeti ve yedek parça fiyatının fahiş olduğu sonucuna ulaşıldığı, anılan cihazın tamir
edildikten sonra tekrar arızalandığı ve SMD’nin ödenmeyen servis faturasını gerekçe
göstererek satış sonrası hizmet vermeyi reddettiği iddiaları üzerine hazırlanan
04.08.2011 tarih ve 2011-2-306/İİ-11-196.HSÖ sayılı İlk İnceleme Raporu, 17.08.2011 240
tarih ve 11-45 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve soruşturma açılmasına gerek
olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bu karar
uyarınca yapılan önaraştırma ve sonucunda düzenlenen 30.11.2011 tarih, 2011-2-
306/ÖA-11-412.YY sayılı Önaraştırma Raporu’nun Kurul’umuzda incelenmesi
sonucunda mezkur kararı ile SMD Sağlık Malzemeleri Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti
hakkında şikayetin reddi ile bu konuda soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar
vermiş olup, bu teşebbüs hakkında soruşturma açılması gerektiği düşüncesiyle aşağıda
belirteceğimiz nedenlerle karara katılmıyoruz.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde; Kanunun 250
amacının, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı
anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini
kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak
rekabetin korunmasını sağlamak olduğu belirtilmiş, 40.maddesinin 1.fıkrasında; Kurul
resen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan doğruya soruşturma
açabileceği gibi, soruşturma açılıp, açılmayacağının saptanması bağlamında
önaraştırma yaptırabileceği, aynı Kanun’un 41.maddesinde de; yapılan önaraştırma
sonucunda düzenlenen raporu değerlendirerek soruşturma açılmasına veya
açılmamasına karar vereceği hükme bağlanmıştır. 40 ve 41.maddenin gerekçeleri
incelendiğinde de; Kurul’un kendisine yapılan her türlü ihbar, şikayet ve başvuruyu 260
mutlaka değerlendirmeye alarak, ihbar ve şikayetlerin ciddi bir şekilde ele alınmasının
amaçlandığı, yaptırılacak önaraştırmadan sonra ciddi bulunan iddiaların derinleştirilerek
soruşturma aşamasının yerine getirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, önaraştırma sonucunda rekabet
kurallarını ihlal eden eylem, karar ve anlaşmaların varlığının bulunmadığı hususunda
kurula tam bir kanaat gelmesi halinde soruşturma açılmamasına karar verileceği, ancak
önaraştırma sonucu elde edilen belge ve bilgiler bu kanıya ulaşılmasını sağlamıyorsa
bir başka deyişle bilgi ve belgelerin yetersizliği nedeniyle böyle bir kanaate varılamıyorsa
soruşturma açılması gerektiği açıktır. 4054 sayılı yasanın yukarıda açıklanan amacına 270
hizmet etmek adına, soruşturma açılmamasına karar
11-62/1646-582
7
verilebilmesi için önaraştırma sonucu elde edilen bilgi ve belgelerin, olayda rekabet ihlali
olmadığını açık olarak ortaya çıkarması gerekir. Danıştay’ın yerleşmiş içtihatları3 da bu
yöndedir. Danıştay kararlarında, rekabet ihlaline ilişkin ciddi bulgulardan çok, öncelikle
önaraştırma da elde edilen belge ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucu, iddia konusu
ihlallerin olmadığı yolunda kurula tam bir kanaat gelmesi hususunun varlığı
aranmaktadır.
Kare Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.’nin şikayeti, verilen servis hizmeti ve 280
yedek parça fiyatının fahiş olduğu noktasından doğmaktadır. Aşırı fiyat Rekabet
Sözlüğün’de; “Hâkim durumun kötüye kullanımı sonucunda bir ürünün ekonomik değeri
ile fiyatı arasında makul olmayan farklılığın bulunmasıdır. Hâkim durumdaki firmaların
aşırı fiyat uygulaması RKHK’nın 6. maddesi kapsamında “hâkim durumun kötüye
kullanılması” olarak değerlendirilebilmektedir.’’ şeklinde tanımlanmıştır.
AB rekabet hukukunun sömürücü aşırı fiyatlama davranışına müdahale
etmesinin yasal dayanağını Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Anlaşma’nın 102. maddesi
oluşturmaktadır. Bu maddede kötüye kullanma örnekleri arasında sayılan “Doğrudan ya
da dolaylı olarak haksız alım ya da satış fiyatları uygulamak veya haksız ticari koşullar
öne sürmek”, sömürücü aşırı fiyatlamayı da içine alan bir başlık olarak kabul edilmiştir. 290
Başka bir deyişle hakim durumdaki bir teşebbüsün aşırı fiyat yoluyla hakim durumunu
kötüye kullanması sadece ayrımcılıkla sınırlı değildir. Aşırı fiyat yoluyla tüketicinin
sömürülmesi şeklindeki davranışta hakim durumdaki teşebbüsün, kötüye kullanılma
hallerinden birisidir. Türk rekabet hukuku açısından değerlendirildiğinde ise, yukarıda
belirtildiği gibi 102. maddenin 4054 sayılı Kanun’daki karşılığı olan 6. maddede sayılan
kötüye kullanma örnekleri arasında böyle bir örnek bulunmamaktadır. Ancak, konuya
ilişkin olarak çeşitli Kurul kararlarında aşırı fiyat dediğimiz bu davranış, 6. maddenin ihlali
olarak değerlendirilmektedir.(2)
Yukarıda belirtildiği gibi aşırı fiyat eyleminin 4054 Sayılı Kanun’a aykırı bir
davranış olmasının ön koşulu, teşebbüsün hakim durumda olmasıdır. 4054 sayılı 300
Kanun’un 3.maddesinde hâkim durum, “Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla
teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve
dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmıştır.
Dosyamızda ilgili ürün pazarı; “Instrumentarium marka diş ve çene tıbbi görüntüleme ve
teşhis cihazlarına yönelik teknik servis ve yedek parça pazarı” olarak belirlenmiştir.
Kurulumuz kararının 4.sayfasında aynen; Mevcut dosya kapsamında, diş ve çene tıbbi
görüntüleme ve teşhis cihazları pazarı öncül pazar, bu cihazlara ait yedek parça ve
teknik servis ise ardıl pazar olarak değerlendirilmektedir. Görüntüleme cihazları
üreticileri söz konusu cihazların yedek parçalarının tek üreticisi konumundadır. Bu
kapsamda verilen servis hizmetlerinin de büyük bölümü yine üretici firmalar veya 310
distribütörleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Söz konusu cihazların fiyatlarının yüksek
olması ve cihazı bir kez alan müşterinin yüksek yedek parça fiyatlarına rağmen cihazı
değiştirememesi gibi piyasaya ilişkin hususlar, ardıl pazardaki fiyatların öncül pazardan
bağımsız bir şekilde değerlendirilerek, daha yüksek düzeylerde belirlenebilmesine imkan
tanıyabilmektedir.’’ denmiştir.
Yukarıda yaptığımız açıklamalar ve kurulumuz kararından da anlaşılacağı
üzere SMD Sağlık Malzemeleri Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti. ilgili ürün pazarında hakim
durumdadır. Bu durumda, şikayet edilen taraf hakim durumda kabul edildiğine göre,
aşırı fiyatlama konusunun irdelenmesi gerekir. Olayımızda şikayet edilen tarafın, ilgili
pazardaki ürünlerine ilişkin maliyet-fiyat analizi yapılmadığı dosyadan anlaşılmaktadır. 320
3 - Danıştay 13.Dairesinin 07.02.2011 gün ve E.2010-4155 ,K.2011-492 sayılı kararı
2- 26.5.2006 tarih ve 06-36/462-142 sayılı Kurul kararları
11-62/1646-582
8
Konunun açıklığa kavuşması gerçekten olayda sömürücü fiyatın olup, olmadığının
saptanması için maliyet-fiyat analizi yapılmalı ve ilgili teşebbüsün şikayete konu yedek
parçalara ilişkin alış faturaları temin ile diğer maliyet unsurları tespit edilerek bu analizin
yapılması adına soruşturma açılması gerektiği inancındayız.
Öte yandan, dosyada bulunan teklif mektuplarının incelenmesinden; SMD
Sağlık Malzemeleri Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti’nin Aydın Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
Başhekimliği’ne gönderdiği 05.10.2011 günlü teklif mektubunda “Tube head” isimli
parçayı (…..) Euro+KDV fiyatla verebileceğini belirtmesine karşın yine aynı parçayı
(Tuba Head) yakın tarih olan 28.10.2010 tarihinde ise Radyo Tek Ltd Şirketine ise (…..) 330
Euro + KDV fiyatla satabileceğini teklif etmiştir. 23 günlük bir süreçte aradaki fiyat farkı
(…..) Euro miktarındadır. Bu oldukça büyük bir fark olarak gözükmekte olup, bu
fiyatlamada bize konunun derinlemesine araştırılması gerektiği noktasına
götürmektedir.
Kurulumuz kararında, şikayete konu olan husus genel olarak teşebbüslerin
servis fiyatı üzerinde tam bir mutabakata varamamaları ve hukuki bir ihtilafın oluşması
olduğu, şikayet konusuyla ilgili hususlar Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan
dava ile halen devam ettiği, yapılan inceleme sonucunda, şikayete konu hususun arızi
bir durum ile ilgili olduğu anlaşılmış, SMD’nin sistematik bir şekilde servis ve yedek
parçalarda fahiş fiyat uygulayarak, tüketiciyi sömürücü bir politika güttüğüne veya benzer 340
bir politika izleyerek, rakibi olabilecek teşebbüsleri saf dışı bırakma amacı taşıdığına
yönelik herhangi bir bulguya ulaşılamadığı, bu nedenle, başvurunun iki taraf arasındaki
anlaşmazlık durumundan öteye geçmediği sonucuna ulaşıldığını belirtilmekte ise de; biz
konunun ayrımcılık değil, tüketicinin sömürülmesi noktasından aşırı fiyatlama yoluyla
hakim durumun kötüye kullanıldığını düşündüğümüz gibi, ayrıca taraflar arasında parça
ve servis ücreti yönünden borç alacak uyuşmazlığının mahkemeye intikalinin konumuzla
doğrudan ilgisinin bulunmadığı, olayın bu yönüyle yargıya intikal etmesinin, ilgili
teşebbüsün 4054 sayılı Kanun’a muhalif davranışının soruşturulması gerekliliğini ve
sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı inancındayız.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, SMD Sağlık Malzemeleri Dağıtım San. ve Tic. 350
Ltd. Şti’nin aşırı fiyatlama yoluyla hakim durumunu kötüye kullanıldığı yolunda ciddi
bulgular olması bir başka deyişle önaraştırma da elde edilen belge ve bilgilerin
değerlendirilmesi sonucu, iddia konusu ihlallerin olmadığı yolunda tarafımıza tam bir
kanaat gelmemesi nedeniyle konunun derinlemesine araştırılması gerektiği kanısıyla
ilgili teşebbüs hakkında 4054 Sayılı Kanun’un 41.maddesine göre soruşturma açılması
gerekirken anılan teşebbüs hakkında şikayetin reddi ile bu konuda soruşturma
açılmasına gerek olmadığına ilişkin kurulumuz kararına katılmıyoruz.
360
Doç.Dr.Cevdet İlhan GÜNAY Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy