AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 54578/19
Baran ŞİMŞEK/TÜRKİYE
(Bk. ekli tablo)
Başkan
Gediminas Sagatys,
Hâkimler
Stéphane Pisani,
Juha Lavapuro
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Viktoriya Maradudina’nın katılımıyla 19 Haziran 2025 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
4 Ekim 2019 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu dikkate alarak,
Davalı Hükümet tarafından sunulan görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir.
OLAYLAR VE USUL
Başvuran ile ilgili bilgiler ekteki tabloda yer almaktadır.
Başvuranın Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında yerel mahkemelerin görevinden uzaklaştırılmasına dair kararlarındaki yetersiz gerekçelendirmeye ilişkin şikâyetleri Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmiştir. Aynı olaylar temelinde ayrıca Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamında ayrı bir şikâyet ileri sürülmüştür.
HUKUK
Hükümet, başvuranın, idare mahkemelerinde başlattığı yeniden yargılamaların ardından 1 Şubat 2024 tarihinde görevine iade edildiği hususunda Mahkeme’yi bilgilendirmediğini ileri sürmüştür. Ayrıca, idare mahkemesinin 1 Aralık 2013 tarihli kararına uygun olarak kendisine maddi tazminat ödendiğini de belirtmiştir. Dolayısıyla Hükümet, Mahkeme’den, Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi uyarınca, bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle başvurunun kayıttan düşürülmesi hususunda talepte bulunmuştur.
Başvuran herhangi bir yorumda bulunmamıştır.
Mahkeme, bir başvurunun, diğer hususların yanı sıra, Mahkeme’yi aldatmak amacıyla kasıtlı olarak asılsız olaylara dayandırılması hâlinde, bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddedilebileceğini kaydetmektedir (bk. X ve Diğerleri/Bulgaristan [BD], no. 22457/16, § 145, 2 Şubat 2021 ve G.I.E.M. S.R.L. ve Diğerleri/İtalya [BD], no. 1828/06 ve diğer 2 başvuru, § 172, 28 Haziran 2018). Eksik ve dolayısıyla yanıltıcı bilgiler verilmesi, özellikle söz konusu bilgilerin davanın temeliyle ilgili olması ve bu bilgilerin paylaşılmamasına dair yeterli bir açıklamanın sunulmamış olması hâlinde, başvuru hakkının kötüye kullanılması anlamına gelebilir (bk. Gross/İsviçre [BD], no. 67810/10, § 28, AİHM 2014). Mahkeme önündeki yargılama sırasında yeni ve önemli gelişmelerin meydana geldiği ve başvuranın, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 47 § 7 maddesindeki açık yükümlülüğe rağmen, bu bilgiyi Mahkeme’ye açıklamadığı ve böylece Mahkeme’nin olaylar hakkında tam bir bilgiye sahip olarak karar vermesini engellediği zamanlarda da aynı durum geçerlidir (bk. Miroļubovs ve Others/Letonya, no. 798/05, § 63, 15 Eylül 2009 ve Centro Europa 7 S.r.l. Ve Di Stefano/İtalya [BD], no. 38433/09, § 97, AİHM 2012). Bu tür durumlarda bile, başvuranın Mahkeme’yi yanıltma niyeti yeterli kesinlikte ortaya konmalıdır (bk. yukarıda anılan Centro Europa 7 S.r.l. ve Di Stefano, § 97 ve Gross, § 28).
Mevcut davaya gelindiğinde, Mahkeme, başvuranın görevinden uzaklaştırılmasının özel hayatı üzerinde ciddi sonuçları olduğundan ve yerel mahkemelerin davayı reddederken yeterince gerekçelendirme sunmadığından şikâyet ettiğini kaydetmektedir. Başvuran, hem idare mahkemeleri nezdinde başlattığı yeniden yargılamalar hakkında hem de başvurusu Mahkeme önünde incelenmeyi beklerken gecikmiş maaşlarının tazminatıyla ödenerek görevine iade edildiği konusunda Mahkeme’yi bilgilendirmemiştir. Mahkeme, başvurunun özüne ilişkin bu önemli gelişmenin saklandığını ve bu ihmal için ikna edici bir açıklama yapılmadığını tespit etmiştir (bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Şeker/Türkiye ((k.k.), no. 30330/19, §§ 21-22, 7 Eylül 2021).
Yukarıda belirtilenler ışığında Mahkeme, mevcut başvurunun, Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılmasını teşkil ettiği kanaatindedir. Dolayısıyla, başvurunun Sözleşme’nin 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, 10 Temmuz 2025 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Viktoriya Maradudina Gediminas Sagatys
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Başkan
EK
Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamındaki şikâyetlere konu başvuru
(Mahkeme kararlarında gerekçe olmaması veya yetersiz gerekçelendirme)
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuranın adı
Doğum yılı
Ulusal yargılamaların konusu
Mahkemenin ele almadığı temel argüman
Mahkemenin Karar Tarihi
Mahkemenin adı
Anayasa Mahkemesinin Kararı
Yerleşik içtihat kapsamındaki diğer şikâyetler
54578/19
4.10.2019
Baran ŞİMŞEK
1980
Başvuranın FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu şüphesiyle görevinden uzaklaştırılmasının ardından görevine iade edilmesi talebi.
Başvuranın görevden uzaklaştırılmasının nedenleri. Özellikle, başvuranın temel argümanı,15 Temmuz 2016 darbe girişimiyle herhangi bir bağının bulunmadığı ve darbe girişiminin arkasında olan veya darbe girişimine yardım ve yataklık eden herhangi bir kişiyle herhangi bir bağlantısının olmadığı ve yerel mahkemelerin başvuranın FETÖ/PDY ile bağlantısına ilişkin şüphenin gerekçelerini incelemediğine ilişkindir. İş Mahkemesi, başvuranın stratejik bir kurum olan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunda (TÜBİTAK) çalıştığını ve TÜBİTAK’ın çalışanlarının FETÖ/PDY ile bağlantılı olduklarına dair şüphelerine dayanarak çalışanlarının sözleşmesini feshetme hakkına sahip olduğunu belirterek davayı reddetmiştir.
8.02.2017
Ankara 34. İş Mahkemesi
9.05.2017
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi
9.10.2017
Yargıtay 22. Ceza Dairesi
4.04.2019
Anayasa Mahkemesi
4.04.2019
2017/39435
8 § 1 maddesi- itibar hakkına müdahale ve mesleki ve sosyal alanda başkalarıyla ilişki kuramama ve sürdürememe- (bk. Pişkin/Türkiye, no. 33399/18, § 229, 15 Aralık 2020)