Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2022-4-025 (Ortak Girişim)
Karar Sayısı : 22-29/486-195
Karar Tarihi : 30.06.2022
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,
Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Cengiz ÇOLAK,
Berat UZUN
B. RAPORTÖRLER : Hakan SABUNCU, Esma AKSU, Emine YAŞAR, Ayberk GÜLTEKİN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - The Goldman Sachs Group, Inc.
Temsilcileri: Sezin Elçin CENGİZ, Esma AKTAŞ
Ferko Signature Büyükdere Caddesi No:175 Kat:10
Levent 34394 İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Sojitz Corporation ve The Goldman Sachs Group, Inc
tarafından tam işlevsel bir ortak girişim kurulması işlemi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 07.06.2022 tarih, 28624
sayı ile giren ve 22.06.2022 tarih ve 29117 sayı ile tamamlanan bildirim üzerine
düzenlenen 27.06.2022 tarih ve 2022-4-025/Öİ sayılı Ortak Girişim Ön İnceleme
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirime konu işleme izin verilmesinde
sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Başvuruda, Sojitz Corporation (SOJITZ) ve The Goldman Sachs Group Inc.
(GOLDMAN SACHS) tarafından tam işlevsel bir ortak girişim (OG) kurulması işlemine
izin verilmesi talep edilmiştir1.
(5) Bildirim konusu işlemin temelini, taraflar arasında 23.03.2022 tarihinde imzalanan
Ortak Girişim Sözleşmesi (Sözleşme) oluşturmaktadır. Buna göre oluşturulacak OG
(HoldCo ve AmCo birlikte), iki ayrı tüzel kişilik olacak şekilde kurgulanmıştır.
Gayrimenkul varlık yönetimi hizmetleri ve mülk yönetimi hizmetleri sürecini HoldCo
yönetecek olup AmCo, HoldCo’ya gayrimenkul ve bina alım satım işleri alanında
operasyonel destek sunacaktır. HoldCo’da iki ana şirket de kontrol sahibi olacak,
AmCo’da ise HoldCo kontrol sahibi olacaktır. Bununla beraber her iki şirketin
kurulması da şartla birbirine bağlı olup AmCo, yalnızca HoldCo’ya hizmet verecektir.
(6) 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar
Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) 5(4) maddesinde de “Şartla bağlanan ya da
kısa bir zaman dilimi içerisinde menkul kıymetlerle seri bir şekilde gerçekleşen yakın
ilişkili işlemler, bu madde kapsamında tek bir işlem olarak kabul edilir.” hükmü
bulunmaktadır. Bu bağlamda, HoldCo ve AmCo’nun kuruluş ve diğer işlemleri bir
diğeri olmadan gerçekleşmeyeceğinden işlem, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5(4)
1 Bildirilen işlem Avrupa Birliği, Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Kore ve Ukrayna rekabet otoritelerinin de
izinlerine tabidir.
22-29/486-195
2/5
maddesinde tarif edildiği gibi tek bir işlemdir. Dolayısıyla her iki şirketin kurulması
bütünlük arz etmektedir.
(7) Söz konusu işlemin ekonomik gerekçesi (.....) olarak ifade edilmiştir. Planlanan
işleme izin verilmesi durumunda GOLDMAN SACHS ve SOJITZ, (.....) taahhüt
etmektedirler.
(8) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde, “Bu Tebliğ bakımından kontrol, ayrı ayrı ya da
birlikte, fiilen ya da hukuken bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağını
sağlayan haklar, sözleşmeler veya başka araçlarla meydana getirilebilir. Bu araçlar
özellikle bir teşebbüsün malvarlığının tamamı ya da bir kısmı üzerinde mülkiyet veya
işletilmeye müsait bir kullanma hakkı, bir teşebbüsün organlarının oluşumunda ya da
kararları üzerinde belirleyici etki sağlayan haklar veya sözleşmelerdir.” hükmü yer
almaktadır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre, “Bağımsız bir iktisadi varlığın tüm
işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin oluşturulması, bu maddenin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bir devralma işlemidir. Bu tür işlemlerde, işlem
taraflarının her biri devralan olarak kabul edilir.” Bu çerçevede gerek içtihat gerekse
doktrin uyarınca 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında bir ortak girişim işleminin; i) ortak
kontrolün bulunması, ii) ortak girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak kurulması
unsurları açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
(9) Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuzu’nun
(Kontrol Kılavuzu) 48. paragrafında “İki ya da daha fazla teşebbüs ya da kişi başka bir
teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama imkânına sahipse ortak kontrolden söz
edilecektir.” denilmektedir.
(10) Bildirim Formu ve Sözleşme hükümleri incelendiğinde, GOLDMAN SACHS ve
SOJITZ, HoldCo üzerinde hisse oranlarını %(.....) ve %(.....) olarak kurgulamıştır.
Sözleşmenin 3.3.1. maddesindeki hüküm uyarınca HoldCo’nun Yönetim Kurulu (.....)
SOJITZ, (.....) GOLDMAN SACHS tarafından atanacak olan toplam (.....) üyeden
oluşacaktır. Bununla beraber, AmCo, HoldCo’nun (.....) sahip olduğu bağlı şirketi
olacaktır. Sözleşmenin 4.4.1. maddesindeki hüküm uyarınca ise AmCo’nun Yönetim
Kurulu (.....) SOJITZ, (.....) HoldCo tarafından atanacak olan toplam (.....) üyeden
oluşacaktır. AmCo’nun şirketi temsile yetkili Yönetim Kurulu üyesinin (.....) kişi olacağı
ve bu kişinin de HoldCo’nun Yönetim Kurulu kararına bağlı olarak belirlenmiş olan
Yönetim Kurulu üyeleri içinden seçileceği belirtilmektedir.
(11) Bununla birlikte Sözleşmenin 5.1.1. maddesinde hem HoldCo hem de AmCo’nun iş
ve faaliyetlere ilişkin yönetim kurulu kararlarının alınabilmesi için ana şirketlerden
azınlık hisseye sahip olan SOJITZ’e stratejik kararların alınmasına ilişkin veto hakkı
verilmiştir. Buna göre, SOJITZ iş planı ve yıllık bütçenin onaylanmasını ve bunlar
üzerinde değişiklik yapılmasına yönelik veto hakkına sahip olacaktır. Bu kararlar,
OG’nin (HoldCo ile AmCo birlikte) ticari faaliyetlerine ilişkin stratejik kararlar olup
Kontrol Kılavuzunun 56 ve 57. paragraflarında da yer verildiği gibi stratejik kararlarda
SOJITZ’in veto hakkına sahip olması ayrıcalığından dolayı GOLDMAN SACHS ve
SOJITZ’in OG üzerinde ortak kontrol hakkı bulunacaktır. Dolayısıyla, tüm bu
sözleşme hükümlerinden OG’nin işlem taraflarının ortak kontrolünde olacağı
kanaatine varılmıştır.
(12) İktisadi bağımsızlık, ortak girişimin, stratejik kararların alınması bakımından
taraflarından tamamen ayrı hareket etmesini değil, operasyonel anlamda bağımsız
faaliyette bulunabilmesini ifade etmektedir. Zira ortak kontrol altındaki bir varlığın
stratejik olarak ana teşebbüslerden tamamen bağımsız olması gerçekçi olmayacaktır.
22-29/486-195
3/5
Bu sebeple OG’nin bağımsız iktisadi varlık olup olmadığı, pazarda aktif bir rol
üstlenmeye hazır bir durumda olup olmadığıyla ve devamlılık (en azından pazarda
kalıcı bir değişiklik meydana getirebilecek kadar devamlı) saikiyle kurulup kurulmadığı
ile ilgilidir.
(13) Planlanan işlem sonucu kurulacak olan OG, faaliyetlerini kalıcı olarak yerine getirmek
için tüm kaynaklara sahip olacaktır. Bildirim Formu’na göre OG’nin bağımsızlığının
sağlanabilmesi için yeterli başlangıç sermayesi olarak ana şirketler yaklaşık (.....)
(yaklaşık (.....)) para transferi yapma hususunda anlaşmaya varmıştır2. OG, bağımsız
bir portföy şirketi olarak varlıkları, çalışanları, geliri, sistemleri ve ayrı bir yönetim
kurulu da dahil olmak üzere kendi kaynaklarına sahip olacaktır3. Buna paralel olarak,
OG’nin GOLDMAN SACHS veya SOJITZ için üretim veya Ar-Ge faaliyetleri
yürütmeyeceği ve ana şirketlerinin ürünleri için yalnızca bir satış acentesi konumunda
olmayacağı aksine bağımsız bir şekilde gayrimenkul varlık yönetimi hizmetleri ve mülk
yönetimi hizmetleri sağlayacağı belirtilmektedir. OG’nin kuruluşunun hemen ardından
üçüncü kişilere hizmet verebilecek durumda olacağı ancak ilk kuruluş aşamasında,
GOLDMAN SACHS tarafından kontrol edilecek olan şirketlere gayrimenkul varlık
yönetimi ve mülk yönetimi hizmetleri sağlayacağı, daha sonrasında, kuruluşundan
(.....) yılına kadar, OG’nin ticari faaliyetinin yaklaşık (.....)’unun üçüncü şahıslarla
yapabileceğini tahmin ettikleri ifade edilmektedir. Taraflarca üçüncü taraflara yapılan
satışların da artarak devam edeceği vurgulanmıştır. OG’nin ana şirketlere; ilk kuruluş
aşamasında, GOLDMAN SACHS tarafından kontrol edilecek olan şirketlere
gayrimenkul varlık yönetimi ve mülk yönetimi hizmetleri sağlaması dışında bir bağlılığı
olmayacaktır. Kontrol Kılavuzunun 85. paragrafında “Ortak girişimin sadece bir
başlangıç süresi için faaliyetlerinde neredeyse tamamen ana şirketlerine yaptığı
satışlara veya onlardan yaptığı alımlara bağlı olması normalde tam işlevsellik niteliğini
etkilemez. Bu tür bir ilişki ortak girişimin pazarda yer edinmesi için gerekli olabilir.
Ancak, söz konusu pazara özgü koşullara bağlı olarak, normal şartlarda bu süre üç
yılı geçmemelidir” denilmekte, 86. paragrafta ise ortak girişim cirosunun %50’den
fazlasını üçüncü kişilere yaptığı satışlardan elde ediyorsa, bunun tipik olarak bir tam
işlevsellik göstergesi olacağı, şayet ortak girişim ana şirketlerine üçüncü kişilere
davrandığı şekilde davranacaksa ortak girişimin tahmini satışlarının en azından
%20’sinin üçüncü kişilere yapılacak olmasının da yeterli olabileceği belirtilmektedir.
OG’nin pazarda var olması ve kalıcı bir değişiklik meydana getirebilmesi için taraflar
arasında (.....) yıllık dönemi kapsayan ve OG’nin ticari faaliyetlerinin (.....)’unu üçüncü
taraflarla yapacağını öngören bu anlaşmaların makul olduğu değerlendirilmektedir.
Ayrıca, taraflarca üçüncü taraflara yapılan satışların da artarak devam edeceği
vurgulanmıştır. Dolayısıyla, OG’nin işlem taraflarıyla ve bunların herhangi bir portföy
şirketiyle kalıcı olarak önemli miktarda alım ve satım yapması gibi bir hedefi
bulunmadığı anlaşılmakta ve OG’nin işlem sonrasında operasyonel ve ekonomik
açıdan bağımsız olacağı değerlendirilmektedir.
(14) Yukarıdaki bilgi ve değerlendirmeler neticesinde bildirim konusu işlemin, ortak kontrol
ve tam işlevsellik kriterlerini karşıladığı ve 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi
kapsamında bir devralma işlemi olduğu kanaatine varılmıştır. Öte yandan tarafların
cirolarının 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinde belirtilen eşikleri aşması nedeniyle,
işlem izne tabidir.
(15) 2010/4 sayılı Tebliğ’in ekinde yer alan Bildirim Formu’nda etkilenen pazar, “Türkiye’de
a) Taraflardan ikisinin veya daha fazlasının aynı ürün pazarında ticari faaliyette
2 Sözleşmenin 2.2. maddesine göre taraflar şirkete (…..) katkıda bulunacaktır.
3 Sözleşmenin 3.2-3.7; 4.3-4.5. maddeleri.
22-29/486-195
4/5
bulunduğu (yatay ilişki), b) Taraflardan en az bir tanesinin bir diğerinin faaliyet
gösterdiği herhangi bir ilgili pazarın alt veya üst pazarında ticari faaliyette bulunduğu
(dikey ilişki), tüm ilgili ürün pazarlarından ve ilgili coğrafi pazarlardan oluşmaktadır.”
şeklinde tanımlanmaktadır.
(16) Bildirim Formu’nda, OG’nin (HoldCo ile AmCo birlikte) gayrimenkul varlık yönetimi
hizmetleri ve mülk yönetimi hizmetleri alanlarında faaliyet göstereceği belirtilmektedir.
OG taraflarının dünya çapında yönettikleri fonlar aracılığıyla çok çeşitli sektörlerde
faaliyetleri bulunmaktadır. Buna göre, ana şirketlerden GOLDMAN SACHS ve
SOJITZ’in ülkemizde ciro elde ettikleri ürün pazarları ile OG’nin gayrimenkul ve mülk
yönetim hizmetleri faaliyeti arasında Türkiye’de yatay ve/veya dikey örtüşme
bulunmamaktadır. Diğer yandan Bildirim Formu’nda OG’nin yalnızca Japonya’da
gayrimenkul ve mülk yönetim hizmetleri pazarında faaliyet göstereceği ve Türkiye’de
faaliyet göstermeyeceği ifade edilmektedir. Dolayısıyla OG, ana şirketler ile aynı,
alt/üst veya komşu ürün pazarlarında faaliyet göstermeyeceğinden işlemle birlikte
Türkiye pazarında mevcut veya potansiyel herhangi bir yatay/dikey örtüşme
oluşmayacaktır.
(17) Ayrıca taraflardan elde edilen bilgiler çerçevesinde işlem taraflarının küresel seviyede
yürüttükleri faaliyetler göz önünde bulundurulduğunda da; OG’nin yalnızca
Japonya’da faaliyet göstereceği, dolayısıyla ticari faaliyetinin kurulu bulunduğu ülke ile
sınırlı olacağı, gayrimenkul ve mülk yönetimi pazarındaki faaliyetleri ile ana şirketlerin
faaliyetleri arasında küresel düzeyde de yatay ve/veya dikey bir örtüşme bulunmadığı
anlaşılmaktadır.
(18) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 13. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir ortak girişim
işleminin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi açısından rekabetçi davranışların
koordinasyonu riski taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. OG
taraflarının ülkemizde ilgili pazarlarda veya alt/üst pazarlarda faaliyeti
bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra tarafların başka alanlarda da ülkemizde örtüşen bir
faaliyeti bulunmamaktadır. Ana teşebbüslerin ülkemizde OG’nin faaliyet gösterdiği
ilgili pazarlarda veya alt/üst pazarlarda faaliyetlerinin bulunmaması ve OG’nin
Türkiye’de faaliyet göstermeyecek olması sebepleriyle işlemin koordinasyon riski
yoluyla rekabeti kısıtlama ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
(19) Yukarıda yer verilen inceleme ve değerlendirmeler sonucunda söz konusu işlemin
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi kapsamında başta
hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak
üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki
etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran nitelikte olmadığı,
dolayısıyla bildirime konu işleme izin verilebileceği kanaatine varılmıştır.
22-29/486-195
5/5
H. SONUÇ
(20) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı
Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ
kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda etkin rekabetin önemli ölçüde
azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine, gerekçeli
kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu
açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy